Kimsin nesin bilmiyorum da malsın galiba.Hata olmazsa nasıl tadı çıkacak bu oyunun.Ortada bir mücadele var ve demek ki işe yarıyor neden tesadüf oluyor.
TESADÜFLER NEDENSE HEP GALATASARAY’IN LEHİNE!
⚽ Çorum FK 2-2 GS (90’) – Savunma hatası, son dakikada gelen 1 puan!
⚽ Başakşehir 2-3 GS (90’) – Savunma hatası, son dakikada gelen 3 puan!
⚽ GS 1-0 Kocaelispor (71’) – Kaleci hatası, 3 puan!
⚽ GS 3-1 Kasımpaşa (90’) – Savunma hatası, kritik gol ve 3 puan!
⚽ Gençlerbirliği 0-1 GS (88’) – Kaleci hatası, son dakikada gelen 3 puan!
8 MAÇIN 5’İNDE RAKİP HATALARI, TOPLAM 13 PUAN!
Bir maç olur tesadüf dersin, iki maç olur şans dersin…
Peki, aynı senaryo sürekli aynı takımın lehine yaşanıyorsa buna ne diyeceğiz?
Galatasaray’ın başarısını inkâr etmiyorum ama futbol tarihinde bu kadar kritik anda rakiplerinin hatalarından faydalanan başka bir takım var mı?
BU KADAR TESADÜF GERÇEKTEN TESADÜF MÜ, YOKSA GALATASARAY’IN BALI MI?
Dere yatağını imara açıyorsun, binlerce ev, iş yeri hatta Avm yaptırıyorsun, sonra da yağmur yağınca sel felaketi oldu diyorsun. Felaket sensin. Senden daha büyük felaket mi var.
Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir.
Biz onlara benzemeyiz.
Hukukun dışına çıkan kim olursa hesabını sorarız ve soruyoruz.
Atamış olduğu hakim ve savcılar FETÖ'cü çıktı ama suçlu o değil.!
Ergenekon adı altında askerimize operasyon yapılmasına izin verdi sonra "Pardon" dedi ama suçlu o değil.!
"Ben ekonomistim" dedi, enflasyonda dünyanın zirvesini paylaşıyoruz ama suçlu o değil.!
Sur'da hendekler kazılırken "Asla operasyon yapmayın" dedi, çatışmalarda şehitler verdik ama suçlu o değil.!
"Kardeşim Esad"dan "Katil Esed"e geçildi, milyonlarca sığınmacı ülkeye doldu, sınırlar yol geçen hanına döndü ama suçlu o değil.!
Açılım Süreci dediler, Habur'da çadır mahkemeleri kurup davul zurnayla karşıladılar, süreç çökünce "Bizi aldatmışlar" dediler ama suçlu o değil.!
Oy uğruna çürük binalara İmar Barışı çıkarıp müjde diye sattılar, depremde binlerce canımız enkaz altında kaldı, "Kader" dediler ama suçlu o değil.!
"Faiz sebep, enflasyon sonuç" diyerek akla ve bilime savaş açtılar, Türk lirasını pul edip halkı sefalete sürüklediler ama suçlu o değil.!
Devletin en kritik kurumlarının kapılarını cemaatlere, tarikatlara sonuna kadar açtılar, kurumların içini boşalttılar ama suçlu o değil.!
Liyakatı bitirip mülakatla kendi kadrolarını kayırdılar, gençlerin emeğini ve geleceğini çaldılar ama suçlu o değil.!
Seçim kazanmak için hesapsızca vaatler verdiler, bütçede açılan devasa kara delikleri kapatmak için halkın sırtına yeni vergiler bindirdiler ama suçlu o değil.!
Özetle;
Kararı alan o, yetkiyi kullanan o, kürsüye çıkıp esip gürleyen o...
Fakat ne zaman bir stratejik hata yapılsa, ne zaman bu millet ağır bedeller ödemek zorunda kalsa ya eski ortakları suçlu, ya bürokratlar suçlu, ya dış güçler suçlu, ya da milletin kendisi!
Yetkiyi tek elde toplayıp sorumluluğu tek bir gün olsun üstlenmeyen bu anlayışta; faturayı ödeyen hep biz olduk ama suçlu asla o olmadı.
Siz önce soyup soğana çevirdiğiniz belediyelerin hesabını vereceksiniz.
Hem şehir şehir, meydan meydan dolaşıp milletin malını çalanlara sahip çıkacaksınız hem bize siyasi etik dersi vermeye kalkacaksınız.
Biz buna müsaade etmeyiz, biz bu rezil siyasete prim vermeyiz.
Milli Eğitim Bakanı Tekin:
▬ Bir veli olarak rahatsız olduğum kıyafetler var.
▬ Mesela bir öğrenci veya öğretmen, önünde LGBT veya çağrışım yapacak bir tişörtle okula gidiyorsa bu beni rahatsız eder.
▬ Sömürgeci bir ülkenin bayrağını reklam edecek şekilde gidiyorsa bu beni rahatsız eder.
▬ Benim öğretmenim öğrencilere bir marka dayatması yapacak şekilde okula gidiyorsa bu beni rahatsız eder.