T3 bana ait değil ama Tradingview versiyonunu kodladıktan sonra popüler oldu bir anda.
Matriks tarafında avcı adıyla metastock kodundan devşirme hali vardı onu da orijinal ismine çevirmiş olduk.
Geliştiricisi Tim Tillson 👏🏻👏🏻👏🏻
Çok severim, manuel işlemler yaparken çok sık kullandığım bir göstergeydi.
@mertozkul ile sabahtan akşama Day Trade ve Scalping yaparken en sevdiğimiz yöntem Tillson Ters J yöntemiydi. (https://t.co/GpXuixYQeq)
TILLSON T3 MOVING AVERAGE anlatım videosu:
https://t.co/0trgeofZuY
Napıyorsunuz sevgili FinTwit ailesi?
Herkes parayı buldu sanırım… sesiniz pek çıkmiyor 😊
2026’da daha az yazmaya çalışıyorum, biraz daha izliyorum, biraz daha dinliyorum piyasayı. Ocak ayı hızlı başladı, iştah yüksekti. Ama Şubat’ta bilanço dönemi ve tırmanan jeopolitik tansiyonla birlikte o tempo yerini doğal bir konsolidasyona bıraktı.
Endekse baktığımızda zirvesinden yaklaşık %3 uzaktayız. Kağıt üzerinde büyük bir şey yok gibi duruyor.
Ama portföylere baktığımızda tablo biraz farklı… Birçok hissede %6–10 arası geri çekilmeler var.
Sebep ne?
Endeks ağırlığı yüksek birkaç senedin piyasa üzerindeki etkisi. Endeks düşmüyor gibi görünüyor çünkü ağırlığı yüksek hisseler dengeyi sağlıyor. Siz ekrana bakıyorsunuz:
“Endeks 14.000 civarında, gün içi -0.20, -0.30… güçlü duruyor.”
Satmak istemiyorsunuz. Güçlü hissediyorsunuz.
Ben de hissediyorum.
Ama bir de işin arka planı var.
DSTKF ve KLRHO gibi çoğumuzun portföyünde olmayan ama son iki ayda endekse ciddi puan katkısı yapan hisseler vardı. İki aylık periyotta yaklaşık 700 puan katkıdan bahsediyoruz. Şimdi onlar düzeltmeye girince endeksteki baskı bir anda daha görünür hale geliyor.
Ve işte o noktada şu tablo çıkıyor:
Endeks %3 geri çekilmiş ama portföyünüz %6–9 arası ekside.
Bu bize neyi gösteriyor?
Hisselerin temel ve teknik analizini yapmak önemli. Ama artık sadece bilanço okumak ya da grafik çizmek yetmiyor. Piyasa mühendisliğini de hesaba katmak zorundayız. Ağırlık etkisi, endeks katkısı, fon akışı, beta dağılımı… Bunları görmezden gelirsek tabloyu eksik okuruz.
“Elimde DSTKF yok, KLRHO yok, bana ne?” diyemiyoruz.
Çünkü sistem bütün. Endeks bir organizma gibi çalışıyor.
Ama gelelim asıl meseleye…
Bu bir bozulma mı, yoksa sağlıklı bir soluklanma mı?
Bence şu an gördüğümüz şey daha çok sindirme süreci. Ocak ayındaki sert başlangıcın ardından fiyatlar bir miktar dengeleniyor. Bilançolar ayıklanıyor. Güçlü olanla zayıf olan ayrışıyor. Jeopolitik başlıklar manşetleri meşgul ediyor ama şirketlerin operasyonel gerçekliği devam ediyor.
Ben yılın geri kalanı için hala umutluyum.
Çünkü:
• Enflasyonla mücadele süreci devam ediyor.
• 12 aylıkları geride bırakıyoruz 2026 ümitliyiz.
• Yabancı ilgisi de var muhteşem değil ama az da deği.
• Ve en önemlisi, volatilite fırsat üretir.
Bu dönem belki endeksi yenme dönemi değil, doğru hisseyi seçme dönemi.
Belki agresif olma zamanı değil, sermayeyi koruyarak ilerleme zamanı.
Ama piyasanın tamamen bittiği bir dönem de değil.
Unutmayın, trend düz bir çizgi değildir.
Trend zikzak yaparak ilerler.
Bazen siz trende göre geri kalırsınız, bazen trend sizi taşır.
Önemli olan yıl sonunda nerede olduğunuz.
Sabırlı olanın, dağılımı doğru yapanın, psikolojisini yönetenin kazanacağı bir yıl olacağını düşünüyorum.
Sessizlik varsa belki de bu fırtına öncesi değil, güç toplama sessizliğidir.
Sadece naçizane bir görüşüm yine çok fazla arz karşılamaya başladık. Dengeyi gözetmek gerekir diye düşünüyorum.
Yıl daha uzun.
Oyun bitmedi.
#xu100 #borsa