Dünyalık dostlardan gördüğümüz vefayı, ahretlik dostlardan görmedik. En yüksek manevi payeleri verip gönlümüzün en hassas yerine koyduklarımızdan gelen vefasızlık ağır gelse de kalbin yükünü yine ancak insanı zaaflarıyla kabul edip beklentiyi mahlukattan kesmek hafifletiyor.
Şam ziyaretimizin son noktası, İslam Medeniyeti'nin simgesel ilk büyük mabetlerinden olan ve Emevi Camisi olarak bilinen Ben-i Ümeyye Mescidi oldu. Cuma namazı sonrası mihrabından cemaate hitap etme imkânımız oldu. Hitapta hem Şam’ın İslam tarihindeki yeri hem de 60 yıllık zulüm ve istibdattan sonra birliği, beraberliği koruyarak ülkenin yeniden imarına dair düşüncelerimizi âcizane paylaştım. Türkiye-Suriye kardeşliğinin emsalsiz örneğini hatırlattım. 115 sene önce aynı camide yapılan bir toplantıda Anadolu'dan giden Bediüzzaman Said Nursi'nin Hutbe-i Şamiye'sinden; ye’si öldürmek, ümidi ihya etmek ve ümmetin maruz kaldığı üç hastalık olan cehalet, fakirlik ve tefrikaya kar��ı ilim, amel ve vahdet çağrılarını yenileme imkânı buldum.Evkaf Bakanı Ebulhayr Şükri hocamıza ve Türkiye Cumhuriyeti Şam Büyükelçisi Sn. Nuh Yılmaz’a bu emsalsiz, nazik ev sahipliklerinden dolayı en kalbî teşekkürlerimi arz ederim. Mevla, büyük imtihanlardan geçen dost ve komşu Suriye halkına barış ve kardeşlik içinde ülkelerini yeniden imar etmeyi nasip ve müyesser eylesin. Amin.
Şam Bizim Neyimiz olur? | Şam Emevî Camii Konuşması | Prof. Dr. Mehmet Görmez
https://t.co/HVmLC7svHT
Bu makam yazıldığı zaman Kurban Bayramı geldi.
"Allahu Ekber" "Allahu Ekber" "Allahu Ekber"ler ile nev'-i beşerin beşten birisine, üçyüz milyon insanlara birden "Allahu Ekber" dedirmesi;
koca küre-i arz, büyüklüğü nisbetinde o "Allahu Ekber" kelime-i kudsiyesini semavattaki seyyarat arkadaşlarına işittiriyor gibi, yirmibinden ziyade hacıların Arafat'ta ve îd'de beraber birden "Allahu Ekber" demeleri,
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın binüçyüz sene evvel âl ve sahabeleriyle söylediği ve emrettiği "Allahu Ekber" kelâmının bir nevi aks-i sadâsı olarak rububiyet-i İlahiyenin "Rabbü'l-Ardı ve Rabbü'l-Âlemîn" azamet-i unvanıyla küllî tecellisine karşı geniş ve küllî bir ubudiyetle bir mukabeledir, diye tahayyül ve hiss ve kanaat ettim.
(Asa-yı Musa)
Ey koca İstanbul! Müsavat ve uhuvveti sende devr-i istibdadda, yalnız tımarhanede; meşrutiyeti, yalnız tevkifhanede gördüm. Elveda ey gelin libası giymiş acuze-i şemtâ! Usandım, sen zehirli bala benzersin. Belki medenî libası giymiş vahşi adama benzersin. .
Asar-ı Bediiyye
Hamas lideri Meşal:
Arap ülkeleri bizi yalnızlığa terk etti. İran ise kendi çıkarları gereği bizi destekledi. Biz bu desteğe mecbur olsak bile Suriye dahil İran’ın hiç bir zulmüne rıza gösterip destek olmadık.