🇹🇷26 Ağustos1922
Başkomutan Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK 104 yıl önce
KOCATEPE'de" Vakit tamam. İnşallah zafer bizimdir"dedi ve Anadoludan düşmanı atmak için
#BüyükTaarruz u başlattı
❤M.K.ATATÜRK ve tüm şehitlerimizi minnetle anıyoruz🙏
İyiakşATATÜRKÇÜLER 🇹🇷
Murat Ağırel, kendisini "FETÖ'cü" olmakla suçlayan Melih Gökçek'e yanıt verdi:
"Bu FETÖ mensubu hainleri siz iyi bilirsiniz. Oğlunuz bu hainlerin okulunda okudu, eşinizin adı bu hainlerin yetiştiği okulların tabelasında yer aldı.
FETÖ’ye 'parsel parsel' arazi veren, genel sekreteri FETÖ’cü olan, kapının önüne boş damacana gibi konulmuş belediye başkanı; FETÖ kumpasında yargılanmış bana 'Sana FETÖ’cüler destek veriyor' martavalına sığınıyor.
Daha önce argümanınız PKK’ydı, sanırım 'Terörsüz Türkiye' sürecinden mütevellit bugün DHKP-C olmuş. Yakında Guatemala’daki adı sanı bilinmeyen bir örgütün de beni gizliden desteklediğini iddia ederseniz…
Bırakın bu bıdı bıdıları.
Ben çok basit bir soru sordum:
Oğlunuzun ve onun eşinin 30 bin avro sermayeyle kurduğu şirket nasıl oldu da kısa sürede milyonlarca avroluk mal varlığına ulaştı?
Bu paranın kaynağı nedir?
Bu kadar basit. Hodri meydan. Bekliyorum."
Aziz İhsan Aktaş’ın 99 AKP’li, 27 MHP’li, 21 kayyım belediyesi ve 132 kamu kuruluşundan ihale aldığını kendisi söylüyor.
Ama yargılananlar arasında bir tek AKP’li-MHP’li belediye başkanı, bir tek kayyım vali-kaymakam, bir tek genel müdür yok.
Burada sorulması gereken çok açık:
Aynı kişiyle iş yapanlar neden aynı hukuki ölçüyle incelenmiyor?
İhale almak tek başına suç değildir. Ama bir yerde aynı ilişki suç şüphesi sayılıyorsa, diğer yerlerde de aynı ciddiyetle araştırılmalıdır.
Hukuk; partiye, makama ve siyasi kimliğe göre değişmez.
Muhalefete başka, iktidara başka hukuk olmaz.
Türkiye’nin ihtiyacı rövanş yargısı değil; bağımsız, tarafsız ve herkese eşit uygulanan adalettir.
Kim suç işlemişse yargılansın.
Ama hukuk herkese aynı uygulansın.
Tutuklanmadan önce “AKP’ye geçecek misiniz?” sorusuna yanıt veren Sinem Dedetaş:
Ben böyle büyük bir ahlaksızlığı yapamam.
Bir tane onurumuz var, yani onu kaybedemeyiz.
Yatarsın, çıkarsın… Suçsuzluğundan eminsen bir gün senin suçsuz olduğun ortaya çıkar.
Ama onurunu kaybedersen onun geri dönüşü yok.
Sinem Dedetaş 25 gündür tutuklu
Bu da geçer ya hû!
Örgütle suçladılar, çöktü. Örgüt olmadığını 2 yıl sonra ikrar ettiler.
İddianameyi hazırlayan savcı, önce hakkımda 415 yıl ceza istedi.
Mahkemeye gelince, istenen ceza 234 yıla kadar düştü.
Bugün ise hakkımda 23 yıl cezaya karar verdiler.
Ya kendi çıkarı için iftiracı olmuş ya da baskı gördüğü için iftiraya zorlanmış kimi insanların ifadeleriyle bize bu cezaları vermeyi tercih ettiler.
Güzel ülkemde cana kast edene, kadın cinayetine, çocuklarımıza el uzatana bile reva görülmeyen ceza, sırf siyasi kimliklerimiz ve görüşlerimiz nedeniyle bize reva görüldü.
Neredeyse 2 yıldır tutsağım…
İlk günden beri dediğim gibi, çocuklarımın, ailemin, yol arkadaşlarımın ve 6 yıl hizmet ettiğim Beşiktaşlı komşularımın yüzünü öne e��ecek tek bir suçum olmadı. Benim alnım ak, başım dik.
Her zamankinden daha kararlıyım: “İftira at beraat et” düzenini yol arkadaşlarımızla birlikte ülkemizden söküp atacağız.
Bedeli ne olursa olsun, hep birlikte halkın ve hakkın yolunda yürümeye devam edeceğiz.
Er ya da geç, gücü yetenler değil hakkı yetenler kazanacak!
Rıza Akpolat
Silivri Zindanı
Özgür Özel:
*Mahkeme Heyeti, bu kadar kini nerede biriktirdi, bize ne zaman bu kadar dü��man oldu?
*Dilek Hanım ve benle ne derdi varsa
*Ekrem İmamoğlu'na bir başsavcı vekili 'Bu işler böyle, gün değişir, siz iktidar olursunuz, biz oraya geçeriz, siz bizi yargılarsınız' demişti
*Yani adaleti aramak yok, 'biz ve onlar' var
*2 düşman kutup var, nasıl düşmanlaştılar ?
*Ne zaman bu kadar kini biriktirdiler ?
*Biz onlara ne yaptık ?
Şuşu'm @sukodegilsusu bak kimin fotoğrafını buldum...😂 Murat @mrtyslmrt fotoğrafın sayfaya düşmüş...😂 Sen de eksik kalma kankana destek lazım olur @metin10711453 😂
Barış Terkoğlu: “Sinem Dedetaş diyor ki: ‘Bana bir teklif yapıldı. O teklifleri kabul etseydim burada olmayacaktım. Hapse girmezdim.’
Üçüncü kişiler yoluyla, AKP’ye geçerse rahat edeceği, bu baskıdan kurtulacağına dair tekliflerde bulunulmuş.
O da ‘Hiç böyle bir şey düşünmüyorum’ diye cevap vermiş.
Sonunda da kuyu tipi cezaevine giden süreç başladı.”