Herkesin bilip de kimsenin dile getirmediği, yakın tarihin başlangıç aşamasında ülkelerin geçmiş projeleri günümüzün Ortadoğu’sunda şekilleniyor. Hemen şimdi ! Türkiye’den göç etmenin yeni evresi yakında başlayacak.
After carefully monitoring the situation in Venezuela for the last 24 hours, the EU has found out that the water bottle of Maduro did not have the EU-regulation approved attached cap.
Adamın biri doktora gider ve rahatsızlıklarını anlatır. Doktor, sürekli kullandığı bir ilaç olup olmadığını sorar. Adam bir ilaç ismi verir ve “Onu kullanıyorum” der. Doktor da “Kullandığınız o ilaç bağımlılık yapar, biliyorsunuz değil mi?” diye sorar. Adam şöyle cevap verir: “İyi de doktor bey, ben neredeyse 15 yıldır o ilacı her gün kullanıyorum ve bağımlılık yaptığını hiç görmedim.”
Her gün aynı şeyleri yapıp, aynı şekilde düşünerek, aynı şekilde konuşarak ne değişebiliriz ne de değiştirebiliriz. Sıkışıp kaldığımız ezberlerin, şablonların, tabuların farkına bile varamayız. Hiç kimse durduğu yerden bir adım bile kıpırdamazsa yeni ve yaratıcı çözüm olanaklarını da oluşturamayız.
Sıkışıp kaldığımız yer, 40 yıllık çatışma ortamının yol açtığı acılar, öfkeler, ön yargılar ve bunların sebep olduğu güvensizliklerdir. Bunlar önemsiz demiyorum ama bunları aşmanın, yaralarımızı sağaltmanın yollarını bulamazsak “bağımlılıklarımızın” farkına bile varamayacağız, köklü ve kalıcı çözüme ulaşmakta zorlanacağız.
İnancı, düşüncesi, idealleri uğruna canını vermenin kutsallaştırıldığı bir toplumsal gerçeklikte iki temel zorlukla karşı karşıya kalırız. Birincisi, canını feda etmiş olanların kıymetli hatırasının ve canlarını vererek yarattıkları değerlerin manevi baskısını silip bir kenara atamayız, atmamalıyız da. İkincisi de bir düşünce, inanç uğruna çok sayıda can feda edilmişse o düşünce ve inanç, sosyolojik ve siyasi açıdan otomatikman “doğru” haline gelmez ancak bizler bunu kabul etmekte zorlanırız. Vatan uğruna, bayrak uğruna, ideoloji uğruna veya örgüt uğruna bunca can feda edilmişken yeni şeyler düşünüp yeni şeyler yapmaktan işte bu nedenle korkar, çekiniriz.
Fakat artık bir noktada şuna ikna olmamız gerekiyor, gelinen aşamada tek bir evladımız bile canını boş yere feda etmedi. Yürütülen süreçte eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasiyi esas alan bir “kardeşlik hukuku” oluşturmaya, bir ve beraber yaşamaya odaklanmışsak kaybettiklerimizin hatırasına halel gelmeyecek demektir.
Dolayısıyla tüm taraflara ve sürecin ana aktörleri olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, MHP lideri Bahçeli'ye ve PKK kurucu lideri Öcalan'a bir kardeşiniz, barış için çabalayan bir siyasetçi olarak sesleniyorum; lütfen somut adımlar atmaktan vazgeçmeyin, onun bunun ne dediğine bakmayın, kendinize güvenin ve 86 milyonun barışı hasretle beklediğine inanın.
Ayrıca silahları tümden bırakarak dağdan inmeyi bekleyen insanlar “önder” olarak tanımladıkları Abdullah Öcalan'ın sadece güvenlik birimlerince değil siyasetçiler tarafından da ziyaret edilip dinlendiğini görmek ve bu şekilde siyasete dönüşün mümkün olduğunu ve devletin bu konuda samimi ve ciddi olduğunu görmek, güvenmek ve silahları tümden bırakmak istiyorlar.
Değerli milletvekillerine de seslenmek istiyorum; gençlerimizi yıllarca dağlara, sınır ötesi operasyonlara gönderdiniz. En büyük riski onların omuzlarına yüklediniz ve ne yazık ki bazıları bunun bedelini canlarıyla, kanlarıyla ödediler. Şimdi risk alma ve bu çatışmayı kökten bitirme olanağı yakalanmışken lütfen siz de azıcık risk alın ve İmralı Adasına giderek bu meseleye noktayı koyun. Üstelik alacağınız risk gençlerimiz gibi ölüm riski de değil, azıcık siyasi risktir.
Hep birlikte cesur davranalım, son düzlükte ezberlerimize, korkularımıza takılıp da tarihi barış fırsatını zora sokmayalım lütfen.
Hepinize içten selam, sevgilerimi gönderiyor, en kısa zamanda özgürlük, barış, demokrasi ve kardeşlik dolu günlerde buluşmayı umuyorum.
Selahattin Demirtaş
8 Kasım 2025
Edirne Cezaevi
9.hafta hak ihlalleri raporu
-Boğaziçi üniversitesinde direniş sürüyor.
-Emekli vatandaş,Röportajdaki ifadeleri nedeniyle gözaltına alındı.
-Yunan halkı,sorumluların hesap vermesini istiyor.
-Cemevi’ne biber gazlı çirkin saldırı.
-Hapishanelerde son 11 ayda 709 kişi vefat etti.
-Nevşin mengü’ye hapis cezası.
-Kayyım atamaları son gaz.
-“Çiftçinin Anası ağlıyor”dedi,ifadeye çağrıldı.
8.hafta hak ihlalleri raporu
-Vanda Kayyım protestosu,348 kişi gözaltına alındı.
-TÜSİAD sessizliğini bozdu,Erdoğan Had bildirdi!
-Bylock bahanesiyle onlarca gözaltı
-X platformu da sansür’e destek oldu,onlarca gazetecinin hesabı kapatıldı.
-Kız çocukları davasında 3 tahliye
-Birlikte TUS’a çalışan 17 doktor’a gözaltı
-Son 6 ayda 50 bin kişi cezaevine girdi.
-Akın Öztürk’ün avukatları: “BM, darbeyle alakasına dair hiçbir delil bulunamadığını tespit etti ”
7.hafta hak ihlalleri raporu
-BM Akın Öztürk için,Ağır hak ihlali var,derhal tahliye edin’ dedi.
-Güney Afrika,İsraille ilgili ‘soykırım’ davasına devam edecek.
-Gazeteci Özlem Gürses’in ev hapsi kaldırıldı.
-86 yaşındaki hasta tutuklu tahliye edilmiyor.
-TÜSİAD başkanı hukuk vurgusu yapınca soruşturma gecikmedi.
-AİHM Yine Türkiyeyi mahkum etti.
-Hakan şükür lehine karar veren Hakimlere terör suçlaması.
-Kayyımlara yaptırım yolda.
6.hafta hak ihlalleri raporu
-İHD eski başkanı gözaltına alındı
-Gezi dosyası yeniden açıldı
-Depremin 2.yılında binlerce insan çadırkentlerde yaşıyor
-İsrail,BM insan hakları konseyinden çekildi
-Trump’ın Gazze planına tepki yağıyor
-Aleviler çözüm peşinde
-CHP’nin Gazze eylemine izin yok
-Devlet denetleme kuruluna sınırsız yetki
Her birey, kökeni veya inancı ne olursa olsun, eşit haklara ve saygıya layıktır. Irkçılık ve dini ayrımcılık, sadece nefret ve ötekileştirmeyi besler.
Tek ayrım ;
"İyi insan ve kötü insan " diye olmalı .
Birlikte daha adil ve sevgi dolu bir dünya inşa etmek umuduyla ..