İSTİKLAL KADINLARI HAREKETİ DERNEĞİNDEN İSTİFA VE KAMUOYU AÇIKLAMASI
İyi niyetlerle, Türk kadınlarının ve Türk milliyetçilerinin ortak değerlerine hizmet etmek amacıyla çıktığımız bu yolun geldiği noktada, İstiklal Kadınları Hareketi Derneğindeki üyeliğimden ve dernek bünyesindeki tüm görevlerimden istifa ediyorum.
Tarafıma teslim edilen dernek defter ve evraklarını incelemem neticesinde, hukuken açıklığa kavuşturulması ve kamuoyunun vicdanının rahatlatılması gerektiğine inandığım hususlara ilişkin elimde bulunan bilgi ve belgeleri yetkili makamlara teslim ederek İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulundum. Halihazırda devam eden soruşturmanın gizliliğine duyduğum saygı nedeniyle dosyanın içeriği ve kişiler hakkında herhangi bir değerlendirmede bulunmayacağım.
27.08.2026 tarihinde İstanbul İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüne denetim tebliğini almak üzere gittiğimde, denetimin yapılan şikayetler üzerine gerçekleştirileceği tarafıma şifahen bildirilmiş, 02.09.2026 tarihinde denetim yapılacağına ilişkin resmi evrak da tarafıma tebliğ edilmiştir. Denetimin hangi idari süreç sonucunda başlatıldığına ilişkin nihai değerlendirme elbette ilgili idari makamlara aittir. Ben yalnızca tarafıma bildirilen hususu kamuoyuyla paylaşıyorum.
02.09.2026 tarihinde denetime bizzat katıldım. Düzenlenen denetim tutanağında; daha önce İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına teslim ettiğim defter ve belgelerin soruşturma kapsamında bulunması nedeniyle denetime ibraz edilemediği, ayrıca karar defterinin kaybolduğunun Dernek Yönetim Kurulu Başkanı tarafından bildirildiği ve bu nedenle zayi belgesi talebiyle dava açıldığı kayıt altına alınmıştır. Bu sebeplerle denetim o tarihte tamamlanamamıştır.
Bu süreç boyunca, hukuken ve vicdanen doğru olduğuna inandığım şekilde hareket ederek ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve derneğin kuruluş amacına uygun biçimde yoluna devam edebilmesi için elimden geleni yaptım.
Çünkü bu yola çıkarken esas aldığımız ve korumakla yükümlü olduğumuz en üstün değer; herhangi bir kişi, makam veya oluşum değil, Türk milleti ve Türk kadınıdır. Hiçbir kişi, hiçbir aidiyet ve hiçbir kişisel menfaat bu değerlerin üzerinde değildir. Türk milliyetçilerinin samimi duygularının da kişiler veya kurumlar etrafında değil, yalnızca bu değerler etrafında birleşmesi gerektiğine inanıyorum.
Devam eden bir soruşturmanın neticesi hakkında, hukuki süreç tamamlanmadan kesinlik ifade eden hiçbir yaklaşımın içinde olmam mümkün değildir. Türk yargısının dosyadaki bilgi ve delilleri hukuk çerçevesinde değerlendirerek gereken kararı vereceğine inanıyorum. Benim sorumluluğum ise bildiğim gerçekleri ve elimde bulunan belgeleri hiçbir kişi, ilişki veya aidiyeti gözetmeksizin yetkili makamlara sunmaktır. Bunu yaptım; bundan sonra da bildiğim ve gördüğüm hususları yetkili makamlar önünde olduğu gibi ifade etmeye devam edeceğim.
Hiçbir aidiyetin, hiçbir ilişkinin ve hiçbir kişisel hesabın hukukun ve savunduğumuz değerlerin önüne geçirilmesini kabul etmedim; bundan sonra da etmeyeceğim.
Kamuoyuna saygıyla duyururum.
Aslıhan Alkan Bat
Kurucu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
@istiklalkadin
Marco’nun kariyerinde 2016-2025 arası ilk 11 oyuncusu olduğu tek bir sezon bile yok. Bir de 2019 yazında çok büyük bir sakatlık geçirip çaprazı kopardı.
Bu adam 10 yıl sonra ilk kez geçen sene her maç 90 dakika oynayan bi adam oldu. Mart ortasında da patladı.
Bu işi playstation sanıyorlar. Adam zaten maç oynamaya alışık değil, bu sene 3 ay sakatlık yaşadı üstüne kilo aldı. Hoca neden her maç 90 dakka oynatmıyor dediler.
Alın size asensio.
Hiçbir şeyi ismail kartaldan iyi bilmiyorsunuz
Bunca zaman sustuk. Oğuzhan Uğur, bu videoyu gözaltına alınmadan önce çekti; montajı devam ederken gözaltına alındı. Bugün o video tamamlandı. Şimdi söz, yalnızca gerçeklerin. Buyurun izleyin. Artık söz, Oğuzhan Uğur’da.
#OğuzhanUğur
Mevzular 60 | Oğuzhan Uğur Bilgilendirme https://t.co/SSjqkZGo0Y @YouTube
Fatih Altaylı: “Oğuzhan Uğur da tutuklandı. Doğrusu hiç ama hiç ihtimal vermiyordum tutuklanacağına.
Çünkü medyaya yansıyan suçlamalar ve sorulan sorular tutuklanma ihtimalini zayıflatıyordu.
Açık söyleyeyim, ilk anda “Acaba mı?” kuşkusu oluşmuştu çoğunluk gibi bende de. Banka yurt dışından gelen yüksek miktarda parayı “şüpheli işlem” olarak MASAK’a bildirmiş ve inceleme sonucunda soruşturma başlamıştı. Ciddi bir durum gibi görünüyordu.
Sonra basına yansıyan tarafları okudum. Eğer tüm suçlamalar bundan ibaret ise “tutuklama kararı” biraz abartılı bir “tedbir” olmuş.
Dediğim gibi, açık kaynaklardaki bilgiler ortada tutuklamaya de��er bir durum olduğunu göstermiyor.
“Şüpheli işlem” denilen yurt dışından geldiği söylenen miktar 14 bin TL. Ve anlaşıldığı kadarı ile YouTube’dan gelen para. Yayınların izlenmesi karşılığı gelen ve miktarına bakılırsa büyük ihtimalle Reels’lerin izlenmesinden kaynaklanan bir gelir.
Daha büyük miktardaki para ise Oğuzhan Uğur’un Gain yayın platformu ile yaptığı bir anlaşmadan kaynaklanan bir gelir. Ve zaten o günlerde Oğuzhan Uğur ve hatta başka YouTube yayıncıları Gain ile yaptıkları bu anlaşmaları neredeyse davul zurna ile duyurmuşlardı.
Uğur bunu duyururken Gain’in yönetim kurulunda da yer alacağını, platforma danışmanlık yapacağını da söylemişti. O sırada Gain’in sahibi kara para ile anılan biri değil, her yerde inşaatlar yapan, İstanbul’un neredeyse tüm spor kulüpleriyle sponsorluk anlaşmaları imzalayan, Galatasaray’ın stadyumuna adını veren Rams Grubu’ydu.
Yani belirsiz kaynaklardan, gizli fonlardan gelen bir para göründüğü kadarıyla mevzubahis değildi. Gain’den gelen bu para ile şirket üzerine bir ev almıştı. O da kayıtlardaydı.
Birkaç kez gidip geldiği ve hacim yarattığı söylenen para ise bir otomobil alımından kaynaklanıyordu. 9 milyon TL’lik bir ödeme banka havalesi ile yapılmış, ancak isim yanlışlığı nedeniyle geri dönmüş, isim düzeltilerek tekrar yollanmıştı.
Herkesin başına gelebilecek sıradan bir hataydı. Yaratılan sözde “hacmin” kimseye ne bir faydası ne de bir zararı olmuştu.
Vergi açısından sorun var mıydı, bu verilerle bilemeyiz ama açıklanan veriler kaynağı belirsiz bir paraya işaret etmiyor.
Hatta Oğuzhan Uğur’un yayıncılıktan çok da fazla para kazanamadığını gösteriyor. Çünkü bu gelirlerden Oğuzhan Uğur ekibine maaş ödüyor, vergi ödüyor, işletme masraflarını yapıyor.
Dediğim gibi eğer ortada bilmediğimiz, açıklanmamış bir şey yok ise, Ahbap Derneği ile arasında bilmediğimiz bir para alışverişi söz konusu değilse Oğuzhan Uğur’un tutuklanması “haksız” bir karardır.”
Oğuzhan Uğur ile yaptığımız son programın yayınlanmasının üzerinden 2 ay geçti. Programda anlattığım düşman ceza hukuku uygulamasına Oğuzhan Uğur’da maruz kaldı. En kısa zamanda özgürlüğüne kavuşması dileği ile
Mevzular Açık Mikrofon | Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ https://t.co/tniYfbSdsK @YouTube aracılığıyla @zaferpartisi@BabalaTv@OguzhanUgur
@mediafener0 Nasıl semedo kalsın diyorsunuz anlamıyorum. Sezon boyunca birkaç mac harici 10 üzerinden 5 üstünde oyunu yok. Yedirdiği goller de üstüne üstlük. Maaşını kesinlikle haketmiyor kesinlikle gitmesi gerekli.