Bir elçisi Şehid edildi diye Mute savaşını Roma'ya karşı ilan eden peygamber'in, 57 lider, 2 milyar ümmetinin 2 milyon dindaşı Gazze'de imha ediliyor. Bu kadar!
Bakan’ın Kur’an okuması övünç sebebi; Müslümanların Kur’an’a göre yaşama talebi ise gözaltı sebebi…
Ne yaman bir çelişki!
Rahmetli Seyyid Kutub’un şu tespiti, bugün yaşanan tabloyu adeta özetliyor:
“Onlar Amerikancı İslam’ı istiyorlar. Onlar abdesti bozan şeylere fetva veren, ama Müslümanların siyasi, ekonomik ve sosyal durumlarına fetva vermeyen İslam’ı istiyorlar.”
Kur’an kendisiyle övüneceğimiz bir kitapsa — ki hiç şüphesiz öyledir — Kur’an’a göre yönetilmeyi, Kur’anca yaşamayı ve hayatın her alanında onun hükümlerinin hâkim olmasını istemek neden bu kadar rahatsız ediyor?
Kur’an yalnızca güzel sesle okunacak, törenlerde tilavet edilecek veya siyasi söylemlere malzeme yapılacak bir kitap değildir.
O; hayatı düzenlemek, adaleti tesis etmek, hakkı bâtıldan ayırmak ve insanlığa yol göstermek için indirilmiştir.
Kur’an okunurken alkış tutup, Kur’an’ın hükümleri dile getirildiğinde baskıya, gözaltılara ve sindirme politikalarına başvurmak; Kur’an’a duyulan saygıyla değil, onun hayata hâkim olmasına duyulan rahatsızlıkla açıklanabilir.
Kur’an okununca memnun olanlar, Kur’an yaşanmak istenince neden öfkeleniyor?
#NatoyaKurbanAranıyor
"Ben daha evvel o koca koca adamların hiç bu kadar küçüldüğünü görmemiştim." Abdullah ibn Mesud’un (r.a.) tarihe geçen bu sözleri, bizlere hakiki gücün nerede olduğunu gösteriyor.
⚠️ Mekke'nin göbeğinde, müşriklerin karşısında tek başına ayağa kalkan bu adam kimdi? Koca koca adamları imanıyla dize getiren o ismin hikayesini kaçırma!
Dövüldü, tekmelendi ama asla susmadı! Kur'ân sevgisi ve iman dolu yüreğiyle Mekke'ye kafa tutan Abdullah ibni Mes'ûd'un destansı hikayesi yayında.