Bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkası olan İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Peygamber Efendimizin müjdesine nail olan Sultan Fatih’i, o büyük kumandanın kahraman ordusunun tüm neferlerini rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum.
Fethin 573’üncü yılı kutlu olsun, mübarek olsun.
Kudüs’ün Fethi’nin 838’inci yıl dönümünde, bu mukaddes şehrin ikinci fatihi Selahaddin Eyyubi’yi ve kahraman askerlerini rahmetle yâd ediyorum.
Hazreti Nebi’nin ve ondan önce gelen peygamberlerin bizlere emaneti olan Kudüs için mücadele etmeyi azim ve kararlılıkla sürdüreceğiz.
Nice güzel şiiri, hatırayı, seyahatnameyi, biyografiyi, mektup tarzında kaleme aldığı eşsiz eseri edebiyatımıza armağan eden Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi Yavuz Bülent Bakiler’in vefatından derin üzüntü duydum.
Merhum Bakiler’e Allah’tan rahmet diliyor; ailesine, dostlarına ve edebiyat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Rabb’im mekânını cennet eylesin.
Milletimizin Çanakkale ve Millî Mücadele’den sonra canıyla, kanıyla, bütün varlığıyla yazdığı, kıyamete kadar iftiharla anılacak şanlı bir destan olan 15 Temmuz’un 9’uncu yıl dönümünde, gövdesini siper edip o hayâsız akını durduran tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. 🇹🇷
O gece canını ortaya koyarak vatanına, devletine, ezanına, bayrağına sahip ç��kan tüm gazilerimize teşekkürlerimi sunuyorum.
Darbe girişiminin ilk anlarından itibaren sokakları, caddeleri, meydanları dolduran, havalimanlarına akın eden, geleceğine ve iradesine sahip çıkan, zilleti esaret, şehadeti nimet bilen tüm vatandaşlarıma şükran duygularımı ifade ediyorum.
O gece eli yüreğinde bizler için dua eden, nerede olursa olsun tepkisini güçlü bir şekilde ortaya koyan yurt dışındaki 7 milyon vatandaşımıza…
Gönül coğrafyamızın dört bir tarafında bize destek olan, Türkiye ve Türk milleti için kaygılanan dost ve kardeşlerimize de minnettarlığımı iletiyorum.
Eğer bağımsızlık istiyorsan, eğer özgürlük istiyorsan, eğer bu topraklar üzerinde şerefinle, namusunla, izzetinle yaşamak istiyorsan, eğer ekonomik refah istiyorsan, eğer bolluk, bereket, dirlik istiyorsan, eğer huzur istiyorsan cenge her zaman hazır olacaksın.
Tarihimizin en muhteşem destanlarından biri olan İstanbul’un Fethi’nin 572’nci seneidevriyesi mübarek olsun.
Çağ kapatıp çağ açarak bu zaferi milletimize hediye eden Fatih Sultan Mehmet Han ve ordusunu rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum.
Ülkemize kazandırdığı eserler ve yaptığı hizmetlerle geride her zaman hayırla yâd edilecek nadide bir miras bırakan 8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ı aramızdan ayrılışının 32’nci yıl dönümünde saygı ve rahmetle yâd ediyorum.
Bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum…
Sokaklara çıkarak, yanına sol örgütleri, marjinalleri, Vandalları alarak millî iradeye parmak sallama dönemi geride kalmıştır.
Sokak terörüyle siyasete, adalete istikamet çizilen günler eski Türkiye’yle birlikte mazide kalmıştır.
Türkiye demokratik bir ülkedir, bir hukuk devletidir; üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstünlüğünün egemen olduğu bağımsız bir ülkedir.
Cesaretiniz varsa bırakın demokrasi işlesin, bırakın hukuk işlesin.
Yüreğiniz yetiyorsa bırakın mahkemeler hiçbir baskı altında kalmadan Türk milleti adına kararını versin.
Bırakın akla kara, masumla mücrim hukuk tarafından ortaya çıkarılsın.
Siz ister kabul edin ister kabul etmeyin…
Türkiye’de hiç kimse hukukun kapsama alanı dışında değildir.
Türkiye’de suç işleme özgürlüğü olan imtiyazlı bir azınlık yoktur ve olmayacaktır.
Demokrasinin, hukukun, meşru zeminin dışında çözüm arayanlar bugüne kadar daima avuçlarını yalamışlardır, inşallah bundan sonra da emellerine ulaşamayacaklardır.
CHP ve yandaşlarının tahriklerle kamu düzenini bozmasına, milletimizin huzurunu kaçırmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz.
Türkiye üzerinde operasyon yapılmasına, ameliyat yapılmasına, toplum mühendislikleriyle 85 milyonun arasına yeni nifak duvarları örülmesine müsamaha göstermeyeceğiz.
Bin yıldır olduğu gibi Alevi’si Sünni’siyle, Kürt’ü Türk’üyle, Laz’ı Çerkes’iyle bu topraklar üzerinde bir ve beraber yaşamaya, kardeşçe yaşamaya inşallah devam edeceğiz.
Bir olacağız, beraber olacağız, birlik olacağız, diri olacağız; kendi menfaatlerini korumak için 85 milyonun kardeşliğine pusu kuranları hep birlikte bozguna uğratacağız.
Tarih boyunca büyük zaferlere imza atan şanlı ordumuz, bir Peygamber Ocağı olarak dosta güven, düşmana korku vermeye devam edecektir.
Şunun çok net bilinmesini isterim:
Ordumuz üzerinden siyasi hesap görülmesine müsaade etmeyiz.
Tüm dünyada üstün disipliniyle bilinen ordumuz içinde bu disipline zarar verecek bir durumu görmezden gelmez, demokratik denetim mekanizmaları çerçevesinde gerekli adımları mutlaka atarız ve atacağız.
Ordumuzun tekrar yıpratılmasına izin vermeyiz.
FETÖ’cü hainlerden ve vesayet artıklarından temizlendikçe ordumuz, terör örgütleriyle mücadele ve vatan savunmasında destanlar yazmaya devam etmektedir.
Suriye’den Irak’a, Libya’dan Somali, Katar ve Kosova’ya kadar görev üstlendiği her yerde başarılarıyla, caydırıcılığıyla, disipliniyle göz dolduran; kökleriyle bağları güçlendikçe daha da güçlenen Türk Silahlı Kuvvetleri, milletin ordusudur, milletin göz bebeğidir.
Dahası bu ordu, milletin her bir ferdinden teşekkül eden bir ordudur.
Millet olarak kahraman ordumuzla her zaman gurur duyuyoruz.
Bizler; İslam’ın ahkamı olan Muhammed Mustafa’nın (sav) ilke ve inkılablarına yapışarak, Allah’a (cc) “Kul” olmaya çalışan “Muhammed Mustafa’nın (sav) askerleriyiz” elhamdülillah.
Bugün ki Devletimiz, Osmanlı Devletimizin bakiyesi üzerine kurulmuş mirasçısıdır, evladıdır.
Bu sebeble bu topraklarda yaşayıpta Osmanlı’ya düşmanlık etmek hainliktir.
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’ye yönelik Tahran’da gerçekleştirilen kalleş suikastı şiddetle kınıyor ve lanetliyorum.
Bu suikast; Filistin Davasını, Gazze’nin şanlı direnişini ve Filistinli kardeşlerimizin haklı mücadelesini akamete uğratmaya, Filistinlilerin moralini bozmaya, onları sindirmeye yönelik bir alçaklıktır.
Daha önce Şeyh Ahmed Yasin’e, Abdülaziz El Rantisi’ye ve daha pek çok Gazzeli siyasi isme yapılan menfur saldırıların amacı ne ise, İsmail Heniye kardeşime yönelik düzenlenen suikastın amacı da odur; ancak siyonist barbarlık bugüne kadar olduğu gibi emellerine yine ulaşamayacaktır.
İslam dünyasının daha güçlü duruşu ve insanlığın ittifakıyla inşallah Gazze’deki zulüm ve soykırım başta olmak üzere İsrail’in coğrafyamızda estirdiği terör mutlaka son bulacak, bölgemiz ve dünyamız huzura kavuşacaktır.
Bunun için Türkiye olarak bütün yolları denemeye, bütün kapıları zorlamaya ve Filistinli kardeşlerimizi tüm imkanlarımızla, tüm gücümüzle desteklemeye devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, özgür, egemen ve bağımsız Filistin Devleti’nin tesisi için çalışmayı sürdüreceğiz.
Menfur saldırı sonucu şehit olan kardeşim İsmail Heniye’ye Allah’tan rahmet; ailesine sabır, Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimiz ile İslam alemine başsağlığı diliyorum.
Rabbim cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.