BM sisteminin sembolize ettiği çok taraflılık, egemen eşitlik, anlaşmazlıkların diplomasiyle çözümü gibi prensipler, sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda.
Hukuksuzluğun norm haline geldiği bu konjonktürde Türkiye’nin tavrı bellidir…
Yakın çevremizde füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin dahi kılına zarar gelmemesi için dikkatli, temkinli, sabırlı fakat haksızlıklar ve haydutluklar karşısında da bir o kadar dirayetli olmaya devam edeceğiz.
Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun köşe taşlarından biri, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefiyle yürüttüğümüz çalışmalardır.
Dün olduğu gibi yarın da bu süreci hazmedemeyenler, Türkiye’yi girdiği bu yoldan geri döndürmek isteyenler, bu hayırlı süreci var gücüyle engellemeye çalışanlar olacaktır.
Biz bunlara aldırmayacağız.
Doğru bildiğimiz yolda emin, kararlı ve cesur adımlarla ilerleyeceğiz.
Bu fırsatı, bu imkânı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Meclisteki diğer siyasi partilerimizin de müspet katkılarıyla sürecin menziline varması için sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz.
Yaklaşık yarım asırdır milletimizin ayağına bağ olan…
On binlerce vatandaşımızın canını yakan…
Nice annenin yüreğine ateşler düşüren…
Ülkemize ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu musibetten Türkiye’yi inşallah kurtaracağız.
Aynı hassasiyeti, aynı öz güvenli ve yapıcı yaklaşımı her bir milletvekilinden, tüm siyasi partilerden beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Bu akşam Türkiye Büyük Millet Meclisimizde, değerli milletvekillerimizle iftar sofrasının manevi atmosferinde bir araya gelmekten büyük memnuniyet duydum.
Bizleri bu güzel iftar sofrası etrafında buluşturduğu için Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımıza ve organizasyonda emeği geçen her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum.
Şehircilikte en büyük başarı hikâyesini deprem bölgemizde yazdık.
Milletimize verdiğimiz sözü tutarak 3 yıl içinde tam 455 bin 327 bağımsız bölümü tamamladık.
500 Bin Sosyal Konut Projemiz kapsamında kurasını çektiğimiz 31 bin 73 konutun Ankara’mız ve ülkemiz için hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Deprem bölgemizde bu sene içinde, Ankara’mız dâhil diğer şehirlerimizde ise önümüzdeki yılın Mart ayından itibaren tamamlayıp teslim edeceğimiz bu hanelerde hak sahibi kardeşlerimizin şimdiden sağlıkla, huzurla, ağız tadıyla oturmasını Rabb’imden niyaz ediyorum.
500 Bin Sosyal Konut Projemizde sadece bina yapmıyoruz.
Değerlerimizi ve kültürümüzü tüm renkleriyle yaşatacak mahalleler de inşa ediyoruz.
İçinde çocuklarımızın neşeyle oynayacağı, gençlerimizin spor yapacağı, yaşlılarımızın sağlık hizmeti alacağı ve vatandaşlarımızın misafirlerini ağırlayacağı mahalle konaklarımızı da şehirlerimize kazandırıyoruz.
Bunlar da ülkemize, milletimize hayırlı olsun…
Dün İstanbul Çekmeköy’deki bir lisede uğradığı saldırıda vefat eden Fatma Nur Çelik öğretmenimize Rabb’imden rahmet diliyorum.
Merhum öğretmenimizin ailesi ve yakınlarına sabır, büyük bir fedakârlıkla ülkemize hizmet eden eğitim camiamıza başsağlığı temenni ediyorum.
Elleri öpülesi öğretmenlerimize yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi, hiçbir mazereti olamaz.
Bırakın şiddeti, Hazreti Ali Efendimizin “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” buyurduğu öğretmene yönelik saygısızlık bile inancımızda ve kültürümüzde asla kabul edilemez bir davranıştır.
Başsavcılığımız adli, Bakanlığımız idari soruşturmayı başlatmıştır.
Milletçe hepimizi hüzne boğan bu olayın üzerine kararlılıkla gidilecek, failin hak ettiği cezayı alması için gereken mutlaka yapılacaktır.
Saldırıda yaralanan öğretmenimize ve öğrencimize de yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum.
Rabb’im, Fatma Nur öğretmenimizin mekânını cennet eylesin.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilleriyle bir araya geldiği iftar programında önemli mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanımız, konuşmasında dünyanın adalet, huzur ve güven bakımından zor bir dönemden geçtiğini vurgularken, Türkiye’nin bu süreçte nasıl bir duruş sergilediğini açık bir dille ifade etti.
Cumhurbaşkanımız, “Biz tarafsız değiliz, biz hakkın, barışın ve insanlığın tarafındayız.” diyerek, Türkiye’nin adaletsizlikler karşısında sessiz kalmayacağını bir kez daha ortaya koydu.
Küresel düzende yaşanan belirsizliklere rağmen Türkiye’nin diyalogdan, barıştan ve dayanışmadan yana tavrını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
Cumhurbaşkanımızın sözleri, hem milletimizin vicdanında hem de uluslararası alanda Türkiye’nin konumunu güçlü biçimde yansıtmaktadır.
Her koşulda barışın, adaletin ve insan onurunun korunması yönündeki bu duruş, Türkiye’nin yeni dönemde de aynı ilkeler doğrultusunda hareket edeceğinin göstergesidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmalarından:
“Yıllardır bize hukuktan, insan hak ve hürriyetlerinden bahsedenlerin bizzat kendileri bugün bu değerleri yok sayıyor, çiğnemekte hiçbir beis görmüyor.
Öldürmenin, katletmenin, haydutluğun, soykırımın ve soykırımcıların değil, hakkın, hakikatin, nerede olursa olsun insanı yaşatmanın tarafındayız.
Birleşmiş Milletler sisteminin sembolize ettiği prensipler, bizzat bu sistemin kurucuları tarafından acıkınca yenilen putlara dönüştürülmüş durumda.
Biz bölgemizi ve insanlığı ilgilendiren meselelerde asla tarafsız değiliz, huzurun ve istikrarın, evrensel değerlerin, adaletin ve kalkınmanın tarafındayız.
Füzeler havada uçuşurken 86 milyonun tek bir ferdinin kılına zarar gelmemesi için dikkatli fakat haksızlıklar karşısında da dirayetli olmaya devam edeceğiz.
(Terörsüz Türkiye) Türkiye'yi girdiği bu yoldan döndürmek isteyenler olacaktır. Bunlara aldırmayacağız. Doğru bildiğimiz yolda cesur adımlarla ilerleyeceğiz.
Bu fırsatı, bu imkânı heba etmeyecek, heba edilmesine izin vermeyeceğiz.”
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın barış diplomasisi, kararlılıkla ve aralıksız bir şekilde sürmektedir.
Cumhurbaşkanımız, bölgemizde ve dünyada kalıcı huzur, istikrar ve güven ortamının tesis edilmesi için gece gündüz çalışmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, her şartta ve her zeminde barışın tarafı olmayı ilke edinerek diyalog ve müzakereyi önceleyen yapıcı tutumunu güçlü bir iradeyle ortaya koymaktadır.
İnsanlığın ortak vicdanını merkeze alan diplomasi anlayışımızla, gerilimlerin azaltılması ve kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz.