İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümünü tebrik ediyor, Millî Mücadele’mizi büyük bir zafere ulaştıran başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere tüm kahramanlarımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum. Tüm İzmirli vatandaşlarımıza selamlarımı iletiyorum.
Zamanın hızına yetişmek zor; şimdilerde herkes yapay zekânın sunduğu filtrelerle 80’lerin, 90’ların puslu renklerinde geçmişini arıyor. Bense o filtrelere uzaktan, biraz da tebessümle bakıyorum.
Aslında o yıllara dönmek için piksellere ya da algoritmalara gerek var mı bilmiyorum. Çünkü o seneler zaten bizzat ömrümün en diri, en sahici sayfalarında asılı duruyor.
Belki de insan, gençliğinin bir nostalji akımına dönüştüğünü gördüğü gün anlıyor yaş aldığını.
Elimde 90’lı yıllardan, Karaçi Üniversitesi kampüsünün o nemli, sıcak ikliminden kalma bir fotoğraf karesi… Ne yapay bir efekt ne de ödünç alınmış bir gençlik yanılsaması var. Cebimizde hayallerimiz, omzumuzda dünyanın yükünü anlama hevesi; Karaçi Üniversitesi’nin geniş avlularında ders aralarına sığdırdığımız uzun sohbetler, geleceğe dair kurulan büyük cümleler var.
Zaman akıp gidiyor, geriye sadece o günlerin samimiyeti ve bu sararmış kâğıtların fısıldadığı hatıralar kalıyor. Akım dediğiniz geçip gider; bize kalan, bizzat yaşadığımız gençliğin o solmayan izidir.
“Her şeyi içeri alsalar bile bebek mamalarına kesinlikle el koyuyorlar.
Sindirim sistemlerini bozmak için bileşimini değiştiriyorlar.”
Baby formula /
Digestive System