Sezen Aksu’dan, Atatürk’e hakaret eden ve tutuklanan 17 yaşındaki gence mektup:
“Ah çocuk… Bu davranışının seni ne kadar küçük düşürdüğünü anlayabilseydin keşke…
Bu yaptığınla Atatürk değerinden kaybeder zannedecek kadar meraksızlığa, bilgisizliğe mahkum edildiğin için, sadece mahallenin alkışlarına talipsin.
Bugün kendine bir iyilik yap, ‘Benim bugüne kadar hiç kendi fikrim oldu mu?’ sorusunu bir sor. Bugüne kadar merak etmediklerini bir kereliğine de olsa merak et.
Kendini hiç fark etmediğin için; yasaklarla, günahlarla sana anlatılanlara itiraz edemediğin; enerjisi, öz değeri içine kapatılmış, dış dünyayla bütün algı şansları elinden alınmış bir çocuk olduğun için, bu edebiyatsız, bilimsiz ama zahmetsiz hayatın konforuna teslim olmuşsundur belki.
Bir düşün, kendini nerelerde yetersiz, değersiz hissettiğini ama kendine dürüst ol. Gir arama motorlarına, merak ettiğin bir konuda mesela kimlik meselesiyle ilgili -ki insanın en önemli değeri- bütün kaynakları oku, bunları size kimlerin yaptığını, neden yaptıklarını öğrenmek zorundasın, hakikatle gerçekten ilgileniyorsan elbette.
Belki seni bu kadar düşmanlaştıran nedeni keşfedersin… Bunun sonucunda zihninde oluşan fikir senindir. Böyle taşkın, ölçüsüz, ilkel tepkiler, senin kimliğini ilk insan kategorisinden hallice yapar.
Bu da ömür boyu değer duygusundan, saygıdan açlığa mahkumiyet yani kimliksizleşmektir.
Bu o kadar ağır bir şeydir ki insanı canavara dönüştürür. Atatürk’e hiçbir şey olmaz çocuk! O saygıyı hak etmek istiyorsan düşünmek zorundasın.
Bu arada terbiye iyi bir şeydir; senin de herkesin de hayatını güzelleştirir. Öğrenmek iyi bir şeydir, cevherini ortaya çıkarır.”
Hakkari’de yaşayan 11 yaşındaki Esra Yücel, 2016 yılında çöp atmak için dışarı çıktığında Veysi, Zahir ve Nihat Yılmaz adlı kuzenler tarafından İSTİSMARA uğradı. İstismar anını kamerayla görüntüleyen sapıklar, Esra Yücel’i olayı kimseye anlatmaması için ölümle ve görüntüleri yaymakla tehdit etti.
Daha sonra failler tarafından uçurumdan atılan Esra Yücel, bir sonraki gün köylüler tarafından bulunarak hastaneye kaldırıldı. Esra Yücel ise hastanede sanıkların ismini ve İSTİSMARA uğradığı anları anlattı.
Çocuğun ifadesi doğrultusunda üç zanlı, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 8 aylık tutukluluklarının ardından DNA testleri, HTS ve PTS kayıtlarına ve çocuğun beyanlarına rağmen, ‘somut delil yok’ gerekçesiyle sanıklar SERBEST bırakıldı.
Sanıkların serbest bırakılmasının ardından Esra Yücel, 2017’nin şubat ayında yaşamına son verdi.