Diyarbakır’da Özgürlük Yürüyüşüne Polis Engeli!
Alparslan Kuytul Hocaefendi, eşi Semra Kuytul Hocahanım ve 32 kardeşimizin haksız tutukluluğuna tepki göstermek için yürüyüş yapmak isterken #DiyarbakırEmniyeti bize müdahale ederek engelliyor.
Neymiş izin almadan yürüyüş yapmak yasakmış.
Anayasanın 34. Maddesi gereğince: "Herkes, önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."
Israrla anayasayı söylememize rağmen keyfi müdahele ediyorlar.
Maalesef Emniyete kanunları öğretecek bir zamanda yaşıyoruz.
Memleketi öyle bir polis devletine dönüştürmüşler ki böyle bir kanundan haberleri bile yok.
Hocamıza SürgünZulmü
HocamıSerbest Bırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
Alparslan Kuytul Hocaefendi'nin talebeleri ve sevenleri 5 Ocak Meydanında yaptıkları basın açıklaması sonrası adalet yürüyüşü gerçekleştirdi!
Özgürlükİçin Meydandayız
HocamıSerbest Bırakın
FurkanHareketi Tertemizdir
Kocaeli Emniyetinden Hukuksuz Gözaltı!
Alparslan Kuytul Hocaefendi, Semra Kuytul Hocahanım ve tutuklu bulunan Furkan Hareketi Mensupları için Kocaeli’de "Özgürlük Yürüyüşü" düzenlemek isteyen 19 Furkan Hareketi mensubu, emniyet güçlerinin müdahalesiyle gözaltına alındı.
#KocaeliEmniyeti
Bugün Adaletin Günü Olsun!
Alparslan Hocamızı, Semra Hocamızı ve diğer Furkan gönüllüsü kardeşlerimizi serbest bırakın!
Hocamı SerbestBırakın
SemraKuytulu SerbestBırakın
FurkanHareketi Tertemizdir
AdanaEmniyetinde Zulüm
DinDüşmanıKomite İşBaşında
DEVLETTEN BÜYÜK GÜÇ YOK MU?
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Alparslan Kuytul’u hedef aldığı paylaşımına Kur’an ayetiyle başlıyor.
Kuytul’a:
“Din bezirgânı, bozguncu!”
diyor.
Ardından:
“Senin de suyun yeterince ısındı Kuytul! Akıllanmamışsın, sıra sana da gelecek!”
diye devam ediyor.
Ve aynı metinde şu cümleyi kuruyor:
“Devletten büyük hiçbir güç yoktur.”
Ertesi sabah Alparslan Kuytul’un evine operasyon yapılıyor ve Kuytul gözaltına alınıyor.
Sonra ne oluyor?
Oktay Saral bu paylaşımını siliyor.
Şimdi mesele yalnızca Alparslan Kuytul değildir.
Mesele, Türkiye’de devlet, millet, hukuk, siyaset ve din arasındaki sınırların ne hale getirildiğidir.
Önce Saral’ın o iddialı cümlesinden başlayalım:
“DEVLETTEN BÜYÜK HİÇBİR GÜÇ YOKTUR.”
Hayır Saral.
Devletten büyük güç vardır.
Hukuk devletinde önce MİLLET vardır.
Çünkü Anayasa ne diyor?
“Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.”
Devlet milletin sahibi değildir.
Millet devletin meşruiyet kaynağıdır.
Devlet millete hükmetmek için yaratılmış kutsal ve dokunulmaz bir kudret değildir; milletin haklarını, hukukunu ve güvenliğini korumak için vardır.
Bu nedenle demokratik hukuk düzeninde devletin üzerinde millet iradesi vardır.
Ama siz paylaşımınıza Kur’an ayetiyle başladığınıza göre bir şeyi daha hatırlatmak gerekiyor:
Devletten de milletten de büyük olan ALLAH’ın kudretidir.
Kur’an ne diyor?
“Ey mülkün gerçek sahibi olan Allahım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden çekip alırsın… Hiç kuşku yok sen her şeye kadirsin.”
Âl-i İmrân 3/26.
Öyleyse ayetle başlayıp birkaç paragraf sonra:
“Devletten büyük hiçbir güç yoktur”
demek nasıl bir çelişkidir?
Kur’an’ı referans gösteriyorsanız, mutlak kudret devlete değil Allah’a aittir.
Demokratik Cumhuriyeti referans gösteriyorsanız, egemenlik devlete değil millete aittir.
Yani hangi kapıdan girerseniz girin aynı yere çıkıyoruz:
DEVLET MUTLAK GÜÇ DEĞİLDİR.
Devlet milletindir.
Millet devletin tebaası değildir.
Ve devlet yöneticileri de devletin sahibi değildir.
Daha açık söyleyelim:
Hükümet devlet değildir.
AK Parti devlet değildir.
Cumhurbaşkanlığı devletin sahibi değildir.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı mahkeme değildir.
Hepsinin üzerinde hukuk vardır.
Milletin verdiği yetki vardır.
Ve bir Müslüman açısından bütün dünyevi iktidarların üzerinde Allah’ın kudreti vardır.
Asıl vahim olan ise bundan sonra başlıyor.
Bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanı bir vatandaşa:
“Akıllanmamışsın.”
diyor.
Ne demek “akıllanmamışsın”?
Hangi suçun hukuki karşılığıdır “akıllanmamak”?
İktidarı eleştirmek mi?
Devlet uygulamalarını eleştirmek mi?
Bir operasyonu sorgulamak mı?
Savcılıkların görevi siyasi iktidara karşı konuşanları terbiye etmek midir?
Sonra:
“Sıra sana da gelecek.”
diyor.
Ve ertesi sabah sıra gerçekten Kuytul’a geliyor.
Üstelik bu ilk örnek de değildir.
Oktay Saral daha önce Fatih Altaylı için de:
“Suyun ısınmaya başladı.”
dedi.
Ardından Altaylı gözaltına alındı ve tutuklandı.
Şimdi aynı metafor:
“Senin de suyun ısındı.”
Ve yine ardından adli operasyon.
Tüm bu olanların HUKUKLA ZERRE KADAR İLGİSİ VAR MI?
Tevhidi Anlatmak bu zamanda ne zormuş
Yaratan Allah hükmetsin demek bile suç olmuş
Alparslan Hoca'nın tek suçu tevhidi konuşmuş
Hakim Bey bu suçu işlemeye Biz de talibiz
Öncüler Şahit Türkiye Şahit Biz Şahidiz!
AlparslanHocaya Tehdit
AlparslanHocam Seninleyiz
📖 Furkan Nesli Dergisi | 165. Sayı
Furkan Hareketi Sakarya olarak Furkan Nesli Dergisinin “İslam Coğrafyasına ve Ümmetimize Oynanan Büyük Oyun: BOP” başlıklı 165. sayıyı okuduk ve kritiğini gerçekleştirdik.
İslam coğrafyasının bugününü ve yaşanan gelişmelerin arka planını, dergimizin ortaya koyduğu perspektif üzerinden değerlendirdik.
#FurkanNesliOkuyorum
#Sakarya
#FurkanNesliDergisi