Empat Negara Eropa Bersatu Kecam Proyek Israel, Tegaskan Permukiman Tepi Barat Ilegal https://t.co/VJXNrspdVq
Meski msh kurang..pertama belum ada tindakan yg nyata menghentikan genosida dari negara2 tsd. Kedua, msh juga pasok senjata ke srael atas nama perdagangan.
Suasana Upacara Hari Kemerdekaan ke-81 Republik Indonesia di kantor DPP PKS pagi ini.
Seperti halnya dilakukan pada setiap tahunnya. Agenda PKS Upacara Hari Kemerdekaan di kantor PKS seluruh Indonesia
#PKS81tahunRI
Lütfen bu fotoğrafı yayın. Sessizliğimizle bu zulmün ortağı olmayalım. Bir çocuğun sesi olmak, insan kalabilmenin tek yoludur...
#ChildrenUnderAttack#ProtectChildren
Lütfen bu fotoğrafı yayın. Sessizliğimizle bu zulmün ortağı olmayalım. Bir çocuğun sesi olmak, insan kalabilmenin tek yoludur...
#ChildrenUnderAttack#ProtectChildren
Posso farvi una richiesta? Per favore, non smettete di parlare della Palestina. Lasciate un punto per influenzare l'algoritmo. 💔🇵🇸 Mi seguireste per sostenere?
Posso farvi una richiesta? Per favore, non smettete di parlare della Palestina. Lasciate un punto per influenzare l'algoritmo. 💔🇵🇸 Mi seguireste per sostenere?
Sahabat! Mari awali pagi kita dgn Quran, dzikir, doa utk diri dan utk sesama, juga jangan lupa lanjut OR. Kuta sambut do'a Rasulullah utk Ummatnya.
YA Allah berkahi Ummatku di spesial di setiap pagi...
Physicians for Human Rights (PHRI) memperingatkan bahwa dr. Hussam Abu Safiya, Direktur Rumah Sakit Kamal Adwan, menghadapi ancaman bahaya langsung terhadap nyawanya, menyusul kunjungan pengacaranya, Nasser Odeh, di bagian interogasi bawah tanah "Rakevet" di dalam Penjara Nitzan "Israel".
Berdasarkan kesaksian pengacara tersebut, dr. Hussam tampak dengan tangan dan kaki diborgol, menderita luka-luka baru dan memar di kepala, wajah, serta lehernya. Ia juga mengalami kesulitan bernapas dan berbicara, serta kondisi kelelahan parah yang membuatnya hampir kehilangan kesadaran lebih dari sekali.
Dipastikan pula bahwa beliau menjadi sasaran penyerangan setiap hari, telah kehilangan kesadaran beberapa kali, dan tidak menerima perawatan medis yang diperlukan.
Dr. Hussam mengatakan kepada pengacaranya: "Ini terakhir kalinya Anda melihat saya ... Mereka membawa saya ke sini untuk membunuh saya. Saya tidak melihat diri saya akan tetap hidup. Ini adalah akhir."
@QudsNen@sahabatalaqsha
Efendiler, bizi unuttunuz!
Arabalarınızın anahtarlarını, cep telefonlarınızı, kol düğmelerinizi değil bizi unuttunuz!
Sizi, doların yükselişi ve insanlığın alçalışı kadar telaşlandırmadı bu ölüm.
Günler öncesinden beklediğiniz dizinizi izlemek için haftalar öncesinden katledilip kaldırımlarda çürüyen bedenlerimizi unuttunuz!
Size benim ne kadar öldüğümü değil, bana sizin ne kadar suskun olduğunuzu gösterdiler.
Siz, kahvenizi nasıl içtiğinizi unutan işçilerinize kızarken, kaç kurşunla nasıl öldüğümü unuttunuz! Fosfor bombaları size kırgın olan kalbimi de öldürmek üzere.
Ayağa kalktığınızı biliyorum ama bizim için değil, sevdiğiniz futbolcuları ve oyuncuları görmek için.
Hesap lütfen diye bağırdığınızı biliyorum ama zalimlere değil, kürdan eskittiğiniz lüks masaların garsonlarına.
Üzülüyorsunuz biliyorum ama bedenlerimize kaç kurşunun girdiğine değil, büyük protokoller için sakladığınız elbiselere giremeyen bedenlerinize. Ne büyük gam, ne büyük keder!
Bu zalimler beni değil, Mescidi Aksâ'da secdeye gidecek olan bin başı vurdular.
Biliyorum ki siz sıklaştırıyorsunuz evet ama safları değil dünya ile muhabbeti.
Biliyorum ki dolduruyorsunuz evet ama kardeşinizin yerini değil, Pazar bulmacalarını ve riyanın boşluklarını.
Biliyorum ki, toplanıyorsunuz evet ama biz mazlumlar için değil, bizim kaç ölü yaptığımız konuşulurken sizin bulutlara bakarak ağzı açık uyuduğunuzu görmesinler diye gevşekliğinize çeki düzen veriyorsunuz.
Tavana bakıp, esvaplarınızın ucuyla gözlük camlarınızı silerek not aldıklarınız arasında, uyandığınızda unuttuğunuz eksilmiş kardeşlerimizin isimleri var. İşte biri daha.
Kayıtlara geçerken bir Filistinli... Ailesi için bir cenaze işlemi... Ümmet için sukut...
Beni sessizliğiniz defalarca kefenlemiştir ama sizden daha fazla haykıran toprağa ilk defa gireceğim.
Bana şans dile ey unutan!
Sizden dilendiğimiz 'birlik olmaktı' ama beyhude. Siz size bizi unutturan zalimleri sevdiniz. Birbirinize 'iyi şanslar' dilerken, bir köpeğin bedenlerimiz üstünde şansını kurşun kurşun denediğini görmüyorsunuz.
Bize şans dile, ey rehavetin, ey sefaletin sahibi! Ey mazlum kardeşinin ahından başka mülkü olmayan! Ey benim sesime sağır! Şehadetin hafiflettiği bedenlerimizden kalan o büyük vebale isabet ol!
İşte bu yüzden etkileniyorsunuz evet ama eksilmemizden değil, bizleri son dakika haberi olarak sunan sunucunun neon yeşili ceketinden!
Bu zulmün içinden nasıl çıkacağımızı değil, bir selfielik pozlarda nasıl çıktığınızı konuşuyorsunuz!
Biz, bulduğumuz şehadete sarılıp umduğumuz cennete gidiyoruz.
Bizim bundan sonra eve dönüşümüz olmasa da gidecek bir cennetimiz var. Bizi belki zaferlerle gömecekler lakin zalimleri çaldıkları topraklarımız bile örtmeyecek.
Kendi vatanının yanağından böyle sessiz bir gözyaşı gibi süzülerek gidenin adıdır Müslüman.
Bir kardeşi Kelime-i şehadetin içinde çağlarken,
Diğer kardeşi Kelime-i rehavet içinde susturan neydi?