Zeynep Sudan: “Bugün Türkiye’nin üzerinde yeterince durulmayan ancak giderek büyüyen bir sorunu var, yalnızlaşan gençler.
İş bulamamanın, eğitimden kopmanın, ekonomik baskının ve sosyal ilişkilerin zayıflamasının oluşturduğu derin bir yalnızlıktır.
Biz gençlerimizi yalnızca sınavlara hazırlıyoruz. Oysa onları hayata hazırlamak zorundayız. Sadece diploma vermek yetmez. İnsan ilişkilerine, kültüre, spora, sanata ve gönüllülüğe de yatırım yapmak gerekir.”
Elif Esen: “12’nci Yargı Paketi’nin 5’inci maddesiyle öğrencilerin disiplin, sınıf geçme, not, yurt, kredi ve burs işlemleri; kamu görevlilerinin geçici görevlendirme, izin, lojman ve yolluk uyuşmazlıkları; 65 yaş aylığı ve bazı meslek kuruluşlarının disiplin cezalarına ilişkin davalar heyet yerine tek hâkim önüne bırakıldı.
Hiçbir vatandaş yıllarca mahkeme kapısında beklememelidir. Ancak hız, adaletin yerine geçen değil, adil yargılanmanın bir gereğidir.
Adaletin ölçüsü yalnızca dosyanın ne kadar hızlı kapatıldığı değil; kararın ne kadar dikkatli, gerekçeli ve denetlenebilir olduğudur.”
Ali Babacan: “Türkiye'nin çıkışı geniş bir tabana dayanan ve ülkenin sorularını çözecek kapasitede yeni bir alternatifin inşasıyla mümkün.
Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin karşılığını aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var. İşte biz buna talibiz.”
Ali Babacan: “Bizim bütün hazırlığımız hem parlamentoda 300+1'i sağlayacak bir çoğunluk hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 50+1'i almak.
Seçimlerden hemen sonra bir Anayasa değişikliği süreciyle de Türkiye'nin bir an önce demokratik parlamenter sisteme geçmesini başlatacağız.”
Ali Babacan: “Varlık Fonu şu anda Türkiye'nin en büyük kara deliklerinden birisi haline geldi.
Varlık Fonu'nu ben yıllarca kurdurtmadım. Çünkü Hazine Bakanının imzası olmadan böyle bir şey kurulamıyor.
Ben ayrıldıktan sonra yaptıkları ilk işlerden birisi Varlık Fonu'nu kurmak oldu.”
Ali Babacan: “İyi ki de DEVA Partisi'ni kurmuşuz, iyi ki bu yola girmişiz.
Doğruları açık açık söylüyoruz, kim hata yapıyorsa yüzlerine vuruyoruz.
Bir sonraki seçimlerde çok daha farklı ve güzel bir birliktelikle vatandaşlarımızın karşısına ‘Aradığım buydu’ diyeceği bir şekilde çıkacağız.”
Ali Babacan: “Seçimlere giderken iki soru önemli olacak.
‘Bu insanlar ülkeyi yönetebilir mi, yönetemez mi? Verdiğim oy araya gider mi, desteklerim ama acaba kazanabilirler mi?’
‘Hem yönetebilir hem de destek veririm ve bu güçlü bir yapı olur’ duygusunu bizim mutlaka vatandaşlarımıza geçirmemiz gerekiyor.”
Ali Babacan: “Böyle kamuoyunda tanınan, bilinen, rakamları büyük olan kuruluşların çok erken aşamada denetlenmesi, hesaplarına bakılması lazım.
‘Bunu yapamadık, bilemedik, erişemedik...’
Külahıma anlatsınlar. Devlet bilir, yeter ki o niyet olsun.”
Ali Babacan: “Şu anda herkesin cep telefonunda yüzlerce kumar makinesi var. Bunlar yasal, izin verilen web sitelerinden giriliyor.
Diyorlar ki ‘Yasa dışı kumarla, bahisle mücadele ediyoruz.’ Çünkü lisans ve izin verdikleri şirketler genelde iktidara yakın şirketler.”
Ali Babacan: “Ülkeyi yönetenler ‘Biz dindar bir nesil yetiştireceğiz’ iddiasıyla kendilerini ortaya atmışken sonuçlar itibarıyla baktığımızda ateizmin, deizmin arttığı, sanal kumar ve bahisin gittikçe yaygınlaştığı, gençlerimizin en umutsuz olduğu bir Türkiye tablosu maalesef bize sunulmuş durumda.”
Elif Esen: “Sormamız gereken asıl soru şu:
Vatandaş neden milyarlarca lirayı Kızılay dururken, geçmişinde ciddi mali sorunları bulunan bir sanatçının derneğine emanet etti? Neden Ahbap’a daha çok güvendi?
Tüm bu yaşananlar, devlet kurumlarının kaybettiği güvenin sonucudur. Vatandaşın yardımlaşma duygusu, güveni yeniden tesis edilmek zorundadır.”
Hasan Karal: “Tarım ve Orman Bakanlığının üreticilere kovan başına 140 lira temel destek vermesine rağmen, ormanlık alanlarda konaklayan arıcılardan kovan başına 100 lira Arı Konaklatma Ekosistem Hizmet Bedeli alınması doğru değildir.
Arıcıyı destekler gibi yapıp desteğin büyük bölümünü geri almak kabul edilemez. Bu uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.”
Ali Babacan: “Dünyanın en kritik güvenlik konularının ülkemizde konuşulmuş, tartışılmış, karara bağlanmış olmasından gurur duyarız.
Ancak yasaklar sonucu NATO Zirvesi boyunca Ankara'da âdeta hayat durdu, esnaf kepek kapattı.
Kendi insanını ülkemize gelen misafirlere karşı bir güvenlik riski gibi gören bir anlayış, güçlü devlet anlayışı değildir.”
Genel Başkanımız Ali Babacan, bu akşam saat 21.00'de Tivi6'da, Tacire Baktaş ve Mehmet Ali Kulat ile Anketler Konuşuyor programında gündemi değerlendirecek.
@tivi6medya@tacirebaktas11@malikulat
Mehmet Emin Ekmen: “PanoramaTR Araştırma Raporu’na göre yargıya güvensizlik %71,6’ya yükselmiş durumda.
Vatandaşlarımızın sadece %25,3’ü ‘Yargıya güveniyorum’ diyor. %75,7’si ‘Benim adliyeye bir işim düşerse haksızlığa uğrarım’ diye endişede bulunuyor.
‘Türkiye’de mahkeme kararlarında rüşvet etkili olmaktadır’ ifadesi ise %56,8 seviyesinde destek buluyor.”
Elif Esen: “Dosyayı ‘Türkiye her bakımdan kaybetti’ diye anlatmak da ‘Irak’ın taleplerinin çoğu reddedildi, ortada sorun yok’ demek de gerçeğin tamamını yansıtmamaktadır.
Fakat vatandaşın vergileriyle, alın teriyle Irak’a yaklaşık 1 milyar 471 milyon dolar, yani yaklaşık 70 milyar TL ödeneceği ortada duran acı bir gerçek.”
Zirve bittiğine göre şimdi ülkenin dört bir yanındaki vatandaşımızın derdine eğilme zamanı.
NATO liderlerinin ayağına sıfır asfaltı serenlerin; şimdi milletin yıllardır beklediği yolları tamamlaması gerekiyor.
Güçlü devlet, kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlettir.
İdris Şahin: “Ankara, havalimanı ile şehir merkezi arasında raylı sistem bağlantısı bulunmayan Avrupa’nın sayılı başkentlerinden biri olarak kaldı.
2026’da tamamlanacağı söylenen hattın 2026’da ihalesi dahi yapılamadı. Ankaralı artık yeni bir müjde cümlesi duymak istemiyor. Finansmanı, ihale tarihi ve bitiş günü belli olan gerçek bir takvim bekliyor.”