Sanırım sizi aşk kurtaracak. Buradan bakınca öyle görünüyor.
Kimsenin kimseye güvenemediği bir coğrafyada; insanlık ölmüş, onlar hiçbir şey yokmuş gibi sürekli aşktan bahsediyor.
Siz ne içiyonuz? Kahveyle çayla, rakıyla birayla olacak iş değil bu...
Değişik bir şeyler de olmuyor. İnekler uçmuyor, kediler konuşmuyor, insanlar uyanmıyor...
"Uyanmak bilmek değil, fark etmektir. Herkes bildiğine inanır."
Derinden...
Her şey birbirine bağlıysa
On kişiden dokuzu dağlıysa
Sevdiğin börek de yağlıysa
Yapacak bir şey yok...
Herkes birbirinin aynıysa
Rol yapmak bu kadar kârlıysa
Aradığın insan da Marslıysa
Yapacak bir şey yok...
Derinden...
Kendimi birçok şeyden mahrum bıraktım.
Her şeyin bir yanılsama olduğuna ve bu duruma alıştıkça özgürleşeceğime inandım.
Sonunda şunu anladım: Bir şeyin varlığı da yokluğu da ona yüklediğim anlam kadarmış.
Derinden...
Şaka yapmıyorlar, ciddi ciddi beyaz atlı prens arıyorlar.
Not: Beklentiler diyorum, uçmuş diyorum... Çok da fazla zorlamayın, yoksa karizmayı çizdirirsiniz diyorum.
Hayata dair edineceğin deneyimlerin sonucunda;
Her olasılığa açık olacak, herkesten her şeyi bekleyecek ve olabildiğince mesafeli olacaksın.
Aldana aldana, çarpıla çarpıla en sonunda bunları öğreneceksin.
İyi dersler...
Sözlü ve yazılı iletişimden ziyade; beden dili, bakışlar, mikromimikler, ses tonu, konuşma üslubu gibi birçok detay var.
İnsanoğlu çok karmaşık bir varlık. Bir insanı tam anlamıyla tanıyabilmek zor iş.