🔴Eğitim Sen olarak, eğitimin ve toplumun kılık-kıyafet uygulamaları üzerinden tek tipleştirilmesi çabaları ve ideolojik gerekçelerle yapılan dayatmalara karşı; her eğitim öğretim yılında aldığımız kılık-kıyafet kararını; MEB'in son genelgesiyle yeniden gündeme getirilen önlük dayatmasını da kapsayacak şekilde güncelledik.
Karar için ⬇️
https://t.co/gWpWEwApeH
Mücadele yoldaşımız Adnan Demir’i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Anısı, dostluğu ve mücadelesi bizlerle yaşayacak. Başımız sağ olsun. Işıklar içinde uyusun.
🔴Eğitimi Tek Tipleştiren, Öğretmeni Denetim Altına Alan MEB Genelgesini Kabul Etmiyoruz!
Eğitim Sen olarak yıllardır altını çiziyoruz, eğitim iktidarların kendi siyasal ve ideolojik hedeflerine göre biçimlendireceği bir alan değildir.
Öğretmenlerin ihtiyacı önlük talimatı değil; insanca yaşayabilecekleri ücret, güvenceli çalışma, mesleki itibar ve mesleki özerkliktir. Okulların ihtiyacı daha fazla proje, platform ve bürokratik veri girişi değil; yeterli bütçe, yeterli öğretmen, kadrolu yardımcı personel ve güvenli eğitim ortamlarıdır.
Çocukların ihtiyacı, kendilerine ne düşüneceklerinin öğretildiği, ideolojik yönlendirmeye ve tek tipleştirmeye dayalı bir eğitim sistemi değil; bilimsel bilgiye ulaşabildikleri, düşünmeyi, sorgulamayı, eleştirmeyi ve üretmeyi öğrenebildikleri, farklılıkların eşit ve özgür biçimde var olabildiği, demokratik katılımı ve birlikte yaşamı esas alan özgür ve demokratik bir eğitim ortamıdır.
MEB’e çağrımız nettir: Öğretmenlerin kıyafetinden başlayarak okul yaşamının her ayrıntısını merkezden kontrol etmeye çalışmak yerine eğitim emekçilerinin sesini dinleyin. Norm fazlası sorununu öğretmenleri resen atamalarla yerinden ederek ya da alanları dışında görevlendirerek değil, öğretmen ihtiyacını, okul ve derslik sayılarını, öğrenci mevcutlarını ve alan ihtiyaçlarını esas alan sağlıklı bir norm kadro planlamasıyla çözün. Okulların bütçe ve personel ihtiyacını kamusal kaynaklarla karşılayın. Öğretmen açığını kadrolu ve güvenceli atamalarla giderin.
https://t.co/QzEiHyoe1K
🔴Anayasa Mahkemesi, Sendikamız Eğitim Sen’in aldığı karar doğrultusunda öğle aralarında nöbet görevini yerine getirmeyen öğretmenlere verilen disiplin cezaları nedeniyle sendika hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Anayasa Mahkemesi kararında, öğle arasında nöbet tutmama eyleminin öğretmenlerin çalışma koşullarına ilişkin olduğuna ve sendika kararına dayanılarak gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Mahkeme, bu niteliğiyle söz konusu eylemin sendikaların çekirdek faaliyet alanıyla doğrudan ilgili olduğunu açıkça ortaya koydu.
Başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm idari makamları, sendikal hakların kullanılmasını disiplin soruşturmaları ve cezalar yoluyla sınırlandırmaya yönelik uygulamalardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
https://t.co/6mZO5sQEO1
Mülakat uygulaması sonucunda hak ettikleri hâlde atamaları yapılmayan ve uğradıkları haksızlığa karşı yaklaşık iki yıldır mücadele eden 1.611 öğretmenin kararlılığı; başta sendikamız Eğitim Sen olmak üzere birçok sivil toplum örgütünün yürüttüğü mücadele sonucunda, nihayet iktidarı geri adım atmak zorunda bırakmıştır.
Ankara’nın sokaklarından Bakanlık kapısına, öğretmenlerin anne ve babalarına dahi gaz sıkılmasından gözaltılara, ters kelepçeli gözaltılardan açlık grevine uzanan bu mücadele; bir lütuf, ayrıcalık ya da yeni bir istihdam olanağı talebi değil, KPSS’deki başarılarına rağmen mülakatla ellerinden alınan atanma hakkının mücadelesidir. Bugün bir çözümden söz edilebiliyorsa bu, öğretmenlerin ısrarlı, kararlı ve meşru mücadelesinin sonucudur. Hakları için yan yana gelen, seslerini duyurmak için türlü baskılara rağmen geri çekilmeyen mülakat mağduru öğretmenlerin mücadelesini ve dayanışmasını selamlıyoruz.
Ancak açıklanan formül, bu hakkın doğrudan teslim edilmesi yerine öğretmenlerin önce PİKTES kapsamında “geçici süreli öğretici” olarak istihdam edilmesini, ardından MEB kadrolarına geçirilmesini öngörmektedir. Mülakatla yaratılmış bir hukuksuzluğun giderilmesi için yeni bir ara statüye, projeye ya da dolambaçlı bir idari formüle ihtiyaç yoktur. Bu öğretmenler PİKTES kapsamında istihdam edilmeyi değil, mülakat nedeniyle gasp edilen öğretmen olarak atanma haklarının iadesini talep etmektedir.
Yapılması gereken son derece açıktır: Bu öğretmenlerin atamaları, hiçbir geçici statüye ve yeni bir koşula bağlanmadan doğrudan yapılmalıdır. İki yıldır sürdürülen bir haksızlık, üç aylık yeni bir bekleme süresiyle daha da uzatılmamalı; öğretmenlerin hakkı eksiksiz, koşulsuz ve derhâl teslim edilmelidir.
Hakkâri’de dağ keçilerinin yaşamını tehdit eden katliam ihalesi iptal edilsin! Doğamıza, yaşam hakkına sahip çıkıyoruz. Dağ keçilerinin katledilmesine izin vermeyelim!
📅 12 Ağustos Çarşamba Günü ⏰ 17.30 📍 Sendika Binası Önü
1968 yılında TÖS tarafından düzenlenen Devrimci Eğitim Şûrası’yla temelleri atılan Demokratik Eğitim Kurultayı geleneğini, kamusal, bilimsel, laik, cinsiyet eşitlikçi ve anadilinde eğitim mücadelemizin birikimiyle sürdürüyoruz.
“Eşitlik ve Özgürlük İçin” şiarıyla, 25-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenecek 6. Demokratik Eğitim Kurultayı’nda buluşuyoruz.
ÇSGB önünde yaptığımız eylemimiz İlke Tv Ana Haberde.
İnsanca yaşam için %35 #EkZam talebiyle topladığımız 48 klasör dolusu imzayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde gerçekleştiridimiz basın açıklaması sonrası bakanlığa teslim ettik. @ilketvcomtr@hilalinzraporu
Eğitim Sen Yükseköğretim ve Eğitim Sekreteri Evrim Gülez, okul güvenliği gerekçesiyle yapılan düzenlemedeki "gerekli görülen durumlar" ve "diğer alanlar" gibi ifadelerin uygulamada keyfiliğe yol açabileceğini belirtti.
Hakkari Emek ve Demokrasi Platformu olarak 17 Temmuz’da geniş bir katılımla gerçekleştirdiğimiz “Hakkari’nin Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı”nın sonuç bildirgesini kamuoyunun bilgisine ve takdirine saygıyla sunuyoruz.
Çalıştayda ele alınan tespitler, öneriler ve ortak aklın ürünü olan sonuç bildirgesinin tamamına ikinci twitte ulaşabilirsiniz. 👇👇
Hakkari İl ve İlçe sağlık kurumlarında var olan sorunlara dikkat çekmek, çözüm taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak için sendika binamızda basın açıklaması düzenledik.
#SağlıkHaktırYokSayılamaz#SağlıktanTasarrufEdilemez
🔴Akademik-Bilimsel Özerkliğe, Öğretim Elemanlarının İfade Özgürlükleri ve Özlük Haklarına Tehdit Niteliğindeki Torba Kanun’un 26. Maddesi Geri Çekilmelidir!
Temel hak ve özgürlüklere müdahale niteliği taşıyan, fişlemeyi akademiye genişleterek kurumsallaştıran, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerinde aradığı hukuki güvencelerin hiçbirini taşımayan, idarenin takdir yetkisini sınırsızca genişleten, keyfi ve kötü niyetli uygulamalara alan açan ve tüm bu sebeplerle hem Anayasa hem de Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olan 26. madde, kanun teklifinden çıkarılmalıdır.
Üniversitenin-akademinin tüm bileşenlerini, toplumsal muhalefet öznelerini ve demokratik kamuoyunu duyarlı olmaya, tepki göstermeye ve mücadele ortaklığına çağırıyoruz.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen)
Türk Tabipleri Birliği (TTB)
Ortak açıklamanın tamamı için⬇️
https://t.co/6sMaxArraf
🔴2026 YKS Sonuçları Eğitim Sistemindeki Çöküşü Bir Kez Daha Ortaya Koydu
Sonuçların en kaygı verici göstergelerinden biri, sınav puanının hesaplanabilmesi için gereken düzeyde doğru cevap veremeyen, kamuoyunda “sıfır çeken” olarak ifade edilen adayların sayısındaki artıştır. Geçen yıl 40 bin 818 olan bu sayı, bu yıl 67 bin 87’ye yükselmiş; yalnızca bir yılda 26 bin 269 kişilik kaygı verici bir artış yaşanmıştır. On binlerce gencin sınav puanının hesaplanmasına yetecek düzeyde doğru cevap verememesi, bireysel başarısızlıkla açıklanamayacak kadar yaygın ve sistemli bir eğitim sorununun açık göstergesidir.
Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Gençleri sınav cenderesine sıkıştıran rekabetçi ve piyasacı eğitim anlayışı derhal terk edilmelidir. Bunun yerine öğrenciyi merkeze alan, gelişimi rekabetin önüne koyan, pedagojik ve bilimsel ölçütlere dayalı nitelikli bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Eğitim, tüm kademelerde yeterli kamusal kaynak ayrılarak parasız, bilimsel ve demokratik bir hak olarak sunulmalıdır.
https://t.co/GEMuv5Gppg