“Atmosferdeki Karbonu Gidermek Zorundayız” Pınar Öncel / @ClaimCarbon Kurucusu
🔗 https://t.co/eBEX0Vti4o
Atmosferi bir küvet gibi düşünün: Emisyonları hızla artıyor, ama doğa eşit bir hızla gideri büyütemiyor. Sonuç olarak küvet taşıyor.
Fosil yakıtları bugün tamamen bıraksak bile birikmiş karbon atmosferde kalmaya devam edecek.
Yani artık sadece emisyonları azaltmak değil, atmosferdeki karbonu da gidermek yani yok etmek zorundayız.
#PınarÖncel #CliamCarbon
Atmosferi bir küvet gibi düşünün: Emisyonları hızla artıyor, ama doğa eşit bir hızla gideri büyütemiyor. Sonuç olarak küvet taşıyor.
Fosil yakıtları bugün tamamen bıraksak bile birikmiş karbon atmosferde kalmaya devam edecek.
Yani artık sadece emisyonları azaltmak değil, atmosferdeki karbonu da gidermek yani yok etmek zorundayız.
#PınarÖncel #CliamCarbon
Nepal’deki Felakete Ne Sebep Oldu?
26 Ağustos’ta Nepal-Çin sınırında yaşanan felaket, büyük bir buz ve kaya kütlesinin dağ yamacından koparak vadiye düşmesiyle başladı. Oluşan kaya-buz çığı, aşağı doğru ilerlerken su ve tortuyla birleşerek yıkıcı bir akıntıya dönüştü.
Olayın ardından sosyal medyada bir barajın bombalandığı yönünde iddialar da yayıldı. Ancak bilim insanlarının incelemeleri, felaketin büyük bir kaya-buz çığıyla başladığını gösteriyor.
Dundee Üniversitesi’nden buzulbilimci Simon Cook, benzer olayların Himalayalar’ın yanı sıra İsviçre ve İtalya gibi dağlık bölgelerde de görüldüğüne dikkat çekiyor.
Küresel ısınma, dağ yamaçlarını kararlı tutmaya yardımcı olan uzun süre donmuş toprak ve kaya tabakalarının, yani permafrostun çözülmesine ve zayıflamasına yol açabiliyor. Bu da bu tür yıkıcı olayların meydana gelme riskini artırıyor.
#Nepal #İklimKrizi #KüreselIsınma #İklimDeğişikliği
Uçak İzleriyle İklim Kontrol Ediliyor mu?
Uçakların arkasında görülen beyaz izler zaman zaman “chemtrail” adı verilen ve gizli kimyasallarla iklimin kontrol edildiğini öne süren iddialarla ilişkilendiriliyor. Peki bu izler gerçekte nasıl oluşuyor?
Bu izler, uçak motorlarından çıkan su buharının yüksek irtifadaki soğuk ve nemli havada yoğunlaşıp donarak buz kristallerine dönüşmesiyle oluşan yoğunlaşma izleri, yani “contrail”lerdir.
İklim değişikliğinin temel nedeni ise gizlice püskürtülen kimyasallar değil; başta kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların kullanımı olmak üzere insan faaliyetlerinden kaynaklanan sera gazı emisyonlarıdır.
“Balkonuma güneş paneli kurmama izin ver, bırak elektriğimi kendim üreteyim.”
Kendi elektriğini üretmek isteyen insanların önündeki en büyük engel teknoloji ve maliyetler değil, mevzuat ve çıkar ilişkileri.
Almanya ve İspanya’da balkon tipi güneş panelleri hızla yaygınlaşırken, Türkiye’de çatıya ya da balkona küçük bir sistem kurmak bile hâlâ oldukça zor. Oysa iki panel birçok hanenin elektrik ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabiliyor.
#Enerji #GüneşEnerjisi #panel #Elektrik
Kim Bu İklim İnkârcıları?
1988'de NASA iklim bilimcisi James Hansen, insan kaynaklı küresel ısınmanın çoktan başladığını ve müdahale edilmezse geri dönülemez felaketlerle karşılaşacağımızı ilan etti. Ancak fosil yakıt şirketleri ve onlarla birlikte hareket eden aktörler, emisyon azaltım politikalarından doğacak ekonomik kayıpları önlemek için iklim inkârcısı hareketi büyüttü. Plan basitti: Şüphe yarat, bilimi inkâr et.
Bugün biliyoruz ki bazı şirketler küresel ısınmayı onlarca yıl önce kendi bilimsel çalışmalarında tespit etmişti. Buna rağmen yıllarca bilimsel verilere savaş açıldı. Şimdi ise gerçek dönüşümler yerine "çevreci dönüşüm" algısı pazarlanıyor. Bunun adı yeşil badana.
Tüm bu manipülasyonlara rağmen iklim krizine karşı tek sağlam dayanak bilimdir. Bilimsel gerçekliği inkâr etmek ise daha çok felaket, daha çok yıkım demektir!
#İklimKrizi #İklimDeğişikliği #KüreselIsınma #FosilYakıtlar #İklimİnkarcılığı #Greenwashing #YeşilBadana #Bilim
İklim krizi gerçeğini kabul etmeyen inkârcı cephenin en sık başvurduğu argümanlardan biri de bilim insanlarının bu konuda ortak bir görüşünün olmadığıdır. Ama işin gerçeği, hakemli bilimsel dergilerde yayın yapan bilim insanlarının yüzde 99’u iklim krizinden ve kaynağının da insan olduğundan emin.
#ikliminkarcılığı
"İklim zaten sürekli değişir, bu bir kriz değildir!”
Gerçek şu ki gezegenin 4.5 milyar yılı bulan tarihi boyunca iklim birçok kez değişti. Fakat günümüzde yaşanan iklim değişikliği bunlardan çok daha farklı.
Bilim insanları yaptıkları araştırmalarla, günümüzde yaşanan iklim krizinin ardından insan faaliyetlerinin olduğunu ortaya koydu. Sanayi Devrimi'nden bu yana insanlığın fosil yakıt tüketimi gezegenin dengesini bozdu. Aşırı hava olayları peşi sıra gelirken sıcaklık rekorları neredeyse her gün yenileniyor.
İnsan kaynaklı iklim değişikliği o kadar hızlı ilerliyor ki doğa ve canlılar buna ayak uydurmakta güçlük yaşıyor. İnsanlığın bu krizle baş etmesinin ilk adımı ise iklim krizini kabul etmek ve bu krizin failinin insanlık olduğu gerçeğiyle yüzleşmekte yatıyor.
#İklimDeğişikliği #İklimKrizi #İklimİnkârcılığı #KüreselIsınma #FosilYakıtlar #17Amaç
"İklim değişiyor ama bunun insanlarla ilgisi yok"
Bu, iklim inkârcılarının en sık dile getirdiği iddialardan biri. Ancak bilimsel veriler bunun doğru olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Sanayi Devrimi'nden bu yana yaşanan sıcaklık artışının temel nedeni insan faaliyetleri. Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan sera gazları, atmosferi bir battaniye gibi örtüyor ve sıcaklıkların artmasına neden oluyor.
Dünya'nın ortalama sıcaklığı Sanayi Devrimi öncesine göre yaklaşık 1,4°C arttı. Son 11 yıl kayıtlara geçen en sıcak yıllar oldu. Atmosferde güvenli kabul edilen 350 ppm karbondioksit seviyesi bugün yaklaşık 430 ppm.
Bilimsel veriler gayet net. Bugün yaşadığımız iklim krizinin başlıca nedeni insan faaliyetleridir. Sıcaklık artışını Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5°C'de sınırlamak için emisyonları hızla azaltmalıyız!
#İklimDeğişikliği #İklimKrizi #İklimİnkarcılığı #Bilim #KüreselIsınma #FosilYakıtlar #SeraGazları #Karbondioksit #ParisAnlaşması #17Amaç
“İran ABD Radarlarını Vurdu, Ortadoğu’ya Yağmur Yağdı” ☔
Savaşın ardından görülen yağışlar, sosyal medyada yeni bir komplo teorisini doğurdu: “ABD ve İsrail bulutları çalıyordu, radarlar vurulunca yağmur yağdı.”
Gerçek ise çok daha sıradan: Bulut tohumlama teknolojisi hava olaylarını kontrol edemez, yoktan yağmur bulutu oluşturamaz. “Bulut hırsızlığı” diye bir teknoloji ise hiç yok.
Ortadoğu’daki aşırı hava olaylarının asıl nedeni, fosil yakıtların yol açtığı iklim krizidir. Bilim yerine komplo teorilerine sarılmak, gerçeği değiştirmiyor.
Gerçekten daha fazla elektrik üretim kapasitesine ihtiyacımız var mı?
Özgür Gürbüz, Türkiye’nin kurulu elektrik gücü yaklaşık 125 GW iken, 2025 yılında en yüksek elektrik talebinin yaklaşık 60 GW seviyesinde gerçekleştiğini söylüyor. Yani mevcut kurulu güç, en yoğun tüketim anındaki ihtiyacın bile oldukça üzerinde.
#i̇klimkrizi #sürdürülebilirlik #nükleerenerji #güneşenerjisi
📢 Yeni video serimiz başlıyor: İklim İnkârcılığı Sözlüğü
İlk bölümde en yaygın iddiayı ele alıyoruz:
“İklim değişikliği yoktur.”
Bilim ne söylüyor? İklim neden değişiyor? Doğal iklim değişimleriyle bugün yaşadığımız kriz arasındaki fark ne? Ve bu inkâr söylemi neden hepimizi ilgilendiriyor?
#İklimİnkârcılığıSözlüğü #İklimKrizi #İklimDeğişikliği #Bilim #FosilYakıtlar #İklimAdaleti
“Bilim insanları iklim krizi konusunda hemfikir değil” söylemi, en yaygın iklim inkârcılığı iddialarından biri.
Oysa hakemli bilimsel çalışmaların ortaya koyduğu tablo net: Bilim insanlarının %99’u iklim krizinin gerçek olduğu ve temel nedeninin insan faaliyetleri olduğu konusunda hemfikir.
#İklimKrizi #İklimDeğişikliği #İklimİnkârcılığı #Bilim
İklim İnkârcılığı Bir Çıkar Düzeni mi?
İklim inkârcılığı, bilimsel gerçeklere karşı yürütülen organize bir dezenformasyon stratejisidir. Fosil yakıt şirketlerinin ekonomik çıkarları, komplo teorileri ve dikkat ekonomisiyle birleşerek iklim krizine karşı mücadeleyi geciktiriyor. Bilime açılan bu savaşın bedelini ise yalnızca insanlar değil, yerküre üzerindeki tüm canlılar ödüyor.
#İklimKrizi #İklimİnkarcılığı #Bilim #FosilYakıtlar #Dezenformasyon #DikkatEkonomisi
Nükleer Hortlak
"Geçen sene 2025'te tüm dünyada şebekeye bağlanan, yani elektrik üretmeye başlayan reaktör sayısı 1'di. Çin'de 1,1 GW'lık bir reaktör devreye alındı."
“ Çin’de yine aynı dönemde 330 gigavat güneş enerjisi ve yaklaşık 300 gigavat rüzgâr enerjisi kuruldu. Yani 1 birim nükleere karşılık yaklaşık 600 kat daha fazla yenilenebilir enerji kurulumu gerçekleşti. Ama kimse bundan söz etmiyor. Burada büyük bir algı oyunu oynanıyor.”
#Enerji #YenilenebilirEnerji #GüneşEnerjisi #RüzgarEnerjisi #NükleerEnerji
"İklim değişiyor ama bunun insanlarla ilgisi yok"
Bu, iklim inkârcılarının en sık dile getirdiği iddialardan biri. Ancak bilimsel veriler bunun doğru olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Sanayi Devrimi'nden bu yana yaşanan sıcaklık artışının temel nedeni insan faaliyetleri. Kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan sera gazları, atmosferi bir battaniye gibi örtüyor ve sıcaklıkların artmasına neden oluyor.
Dünya'nın ortalama sıcaklığı Sanayi Devrimi öncesine göre yaklaşık 1,4°C arttı. Son 11 yıl kayıtlara geçen en sıcak yıllar oldu. Atmosferde güvenli kabul edilen 350 ppm karbondioksit seviyesi bugün yaklaşık 430 ppm.
Bilimsel veriler gayet net. Bugün yaşadığımız iklim krizinin başlıca nedeni insan faaliyetleridir. Sıcaklık artışını Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5°C'de sınırlamak için emisyonları hızla azaltmalıyız!
#İklimDeğişikliği #İklimKrizi #İklimİnkarcılığı #Bilim #KüreselIsınma #FosilYakıtlar #SeraGazları #Karbondioksit #ParisAnlaşması #17Amaç
“Nükleer rönesans yok; nükleer hortlak var!” Özgür Gürbüz/ Gazeteci
Nükleer enerjinin dünyada yeniden yükselişte olduğu söylemi, mevcut verilerle örtüşmüyor. Küresel ölçekte nükleer kurulu güç sınırlı bir artış gösterirken, güneş ve rüzgâr enerjisi çok daha hızlı büyümeye devam ediyor. Türkiye’de ise yüksek maliyetli nükleer yatırımlar sürerken, daha düşük maliyetli yenilenebilir enerji seçenekleri ve balkon tipi güneş enerjisi sistemleri gibi uygulamalar hâlâ yeterince değerlendirilmiyor. Enerji yatırımları ile iklim politikalarının birlikte ele alınması, emisyonları azaltacak bütüncül bir yaklaşımın önemini ortaya koyuyor.
https://t.co/Xds0RCi9Zp
🎥 17. Amaç Youtube’da. Abone olmak için link bio’da!
#İklimKrizi #Enerji #NükleerEnerji #YenilenebilirEnerji #GüneşEnerjisi
Kim Bu İklim İnkârcıları?
1988'de NASA iklim bilimcisi James Hansen, insan kaynaklı küresel ısınmanın çoktan başladığını ve müdahale edilmezse geri dönülemez felaketlerle karşılaşacağımızı ilan etti. Ancak fosil yakıt şirketleri ve onlarla birlikte hareket eden aktörler, emisyon azaltım politikalarından doğacak ekonomik kayıpları önlemek için iklim inkârcısı hareketi büyüttü. Plan basitti: Şüphe yarat, bilimi inkâr et.
Bugün biliyoruz ki bazı şirketler küresel ısınmayı onlarca yıl önce kendi bilimsel çalışmalarında tespit etmişti. Buna rağmen yıllarca bilimsel verilere savaş açıldı. Şimdi ise gerçek dönüşümler yerine "çevreci dönüşüm" algısı pazarlanıyor. Bunun adı yeşil badana.
Tüm bu manipülasyonlara rağmen iklim krizine karşı tek sağlam dayanak bilimdir. Bilimsel gerçekliği inkâr etmek ise daha çok felaket, daha çok yıkım demektir!
#İklimKrizi #İklimDeğişikliği #KüreselIsınma #FosilYakıtlar #İklimİnkarcılığı #Greenwashing #YeşilBadana #Bilim
İklim İnkârcılığı Bir Çıkar Düzeni mi?
İklim inkârcılığı, bilimsel gerçeklere karşı yürütülen organize bir dezenformasyon stratejisidir. Fosil yakıt şirketlerinin ekonomik çıkarları, komplo teorileri ve dikkat ekonomisiyle birleşerek iklim krizine karşı mücadeleyi geciktiriyor. Bilime açılan bu savaşın bedelini ise yalnızca insanlar değil, yerküre üzerindeki tüm canlılar ödüyor.
#İklimKrizi #İklimİnkarcılığı #Bilim #FosilYakıtlar #Dezenformasyon #DikkatEkonomisi
📢 Yeni video serimiz başlıyor: İklim İnkârcılığı Sözlüğü
İlk bölümde en yaygın iddiayı ele alıyoruz:
“İklim değişikliği yoktur.”
Bilim ne söylüyor? İklim neden değişiyor? Doğal iklim değişimleriyle bugün yaşadığımız kriz arasındaki fark ne? Ve bu inkâr söylemi neden hepimizi ilgilendiriyor?
#İklimİnkârcılığıSözlüğü #İklimKrizi #İklimDeğişikliği #Bilim #FosilYakıtlar #İklimAdaleti