İETT 1 Günde;
773 Hatta,
5 milyon yolcu taşıyor,
67 bin sefer,
1,4 milyon km yol yapıyor.
Millete hizmet için, daha konforlu bir ulaşım için çalıştık, liyakatli kadrolarımız çalışmaya devam ediyor.
Bu zor ekonomik dönemde, 550 yeni araçla İETT filomuzu yeniliyoruz. İstanbul’umuza hayırlı olsun.
“Devletin büyüklüğü sarayların ihtişamıyla ya da kullandığı büyük uçakla ya da en büyük zırhlı araçla değil, vatandaşının karşısında ne kadar adil olduğuyla ölçülür.”
📍 Silivri / Makam aracı davası
“Gücün sınanmadığı yerde hukuk zayıflar. Sessizliğin, korkunun çoğaldığı yerde zulüm cesaret bulur. Zalimlere fırsat doğar.
Dolayısıyla onların bu pervasızlığına müsaade edecek, onlar karşısında susacak birisi değilim.”
📍 Silivri / Makam aracı davası
Yüzbinlerce mağduru olan FON VURGUNU SKANDALI her yönüyle aydınlatılmalıdır.
Siyasette ve bürokraside bu skandal ile ilişkisi olanlar açığa çıkarılmalıdır.
12 gizli ismin %10000 kâr ettiği ve ortadan kaybolduğu iddiaları şeffaflıkla aydınlatılmalıdır.
Endişem; kıyamet koparırcasına yapılan kara para ve holding operasyonları sonrası herkesin tahliye edildiği durumun tekrarıdır.
Bu tarihi skandal, bugünlük “kurban” seçilen isimlerin birkaç ay sonra tahliye olması ile soğutulmamalıdır.
40 tane kabzımalla sözde gıda pahalılığı ve 40 belediye ile sözde kamu yolsuzluğu operasyonu yapanlara söylüyorum:
ASRIN GERÇEK YOLSUZLUĞU FON VURGUNU soruşturmanızı bu millet titizlikle takip edecektir.
Gerçeklerden kaçış ise mümkün olmayacak, millet iktidara geldiğinde bütün sorumlular hukuk önünde hesap verecektir.
Milletin hakkı, sizin hakkınızdan büyüktür.
Şu an itibariyle 100. duruşmadayım ve yürüme mesafesinde 99. duruşmaya katıldığım bir duruşmadan buraya, 100. duruşmaya katılmak için geldim.
Ülkemizin siyasete bulaşmış yargı eliyle nasıl, esasen telafisi güç zararlar gördüğünü her ortamda ifade ettim.
Siyasetin güdümüne girmiş bir yargının yalnızca hukuku değil, anayasayı, yasaları, devlet düzenini, kurumları, ekonomiyi, toplumsal güveni ve nihayet siyasetin kendisini nasıl tahrip ettiğini, her mahkemede anlatmaya çalıştım.
Bu feryat, aynı zamanda hem ülkem içindi, hem devletim içindi, vatanım içindi ve aynı zamanda gelecek içindi.
Yani bu yaşanan kötülüklerin, siyasi davaların, siyasi saiklerle yürütülen bu kötü saldırıların hiç kimsenin başına gelmemesi için bu mücadeleyi verdim ve vermeye devam ediyorum.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de.
Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl aynı gün yine ABD’deydi. Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı.
Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi. Hal böyleyken, Türkiye ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi.
Kazanan hep ABD!
Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptı��ınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı.
Biz neden bu haldeyiz?
Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar.
Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır.
Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır.
Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir.
Ülkemizin geçtiği bu zor günlerde; hukuk ve demokrasi mücadelesine verdiği destekle milletimizin umudu olan kıymetli Genel Başkanım Özgür Özel’in doğum gününü kutluyorum.
Sayın Genel Başkanım Özgür Özel; öncelikle yeni yaşınızı en içten dileklerimle kutluyor; adaletin, umudun ve güzel günlere olan inancımızın güçlendiği sağlıklı ve huzurlu nice yıllar diliyorum.
Bu anlamlı gün vesilesiyle sizin adınıza çok kıymetli dostumuz Ferdi Zeyrek’in adını ve hatırasını yaşatan vakfa bağışta bulunmak istedim. Onun ardında bıraktığı dayanışma ruhuna ve çocukların geleceğine uzanan iyilik mirasını büyütmenin doğum gününüzü anlamlandıran en güzel armağanlardan biri olacağına inandım.
Adalete olan inancımızın ve umudumuzu hep birlikte büyüttüğümüz güzel günler dileğiyle @eczozgurozel
Adalet çökmüş!
Ekonomi çökmüş!
Faturası da milletin sırtına yüklenmiştir.
“Siyasi vurgun” peşinde koşanlar, “VURGUNUN” her türlüsünü bu millete yaşatmış; nihayetinde bu iktidar da dibe vurmuştur. Yönetme becerisi kalmamıştır.
Ekonomi ve Adalet yönetimlerinde krizin derinleşmesinin ancak iki nedeni vardır.
Birincisi, becerisizlik ve acemilik.
İkincisi, art niyetli menfaat istismarı.
Bu kara düzeni kuran da 86 milyonun içini karartan da bellidir. Bu rejim, denetleyici ve düzenleyici kurumların içini boşaltmış; milletin hakkını koruyacak liyakatli kamu görevlilerini dışlamıştır.
Liyakatten sadakate, deneyimden eş - dost - akraba sistemi kurulmuştur.
Her kurum, bir kişinin ağzına bakmak zorunda bırakılmıştır.
Kurtuluşun reçetesi; seçimdir, milletin iradesidir, siyaset vurguncularının evlerine gönderilmesidir.
Yarının bugünleri aratmaması için hemen ve derhal seçim!
Tarihinin en büyük yatırımlarını bizim dönemimizde yapan İSKİ, hizmet etmeye devam ediyor.
Yıllarca kangren olmuş altyapı sorunlarını çözmekten, içme suyu kapasitesinin artırılmasına; atık suların arıtılması için devasa arıtma tesislerinden, derelerin ıslahına milyarlarca liralık yatırımlar…
Kürsüdeki gözyaşları…
İBB soruşturması için aylardır aynı şeyi söyledim.
Eşler, çocuklar hedef ve rehin alındı, itirafçılık ailelere zulümle geldi, dedim.
Bunun canlı örneği dün kürsüde, mahkeme huzurunda yaşandı.
30 yıllık aile dostunun çirkin ithamlarına maruz kalan Ağaç A.Ş. Genel Müdürümüz Ali SUKAS, sanığa şunu sordu: “Oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin?”
Bu soru, kürsüdeki sanığı ağlattı. Gözyaşları aktı. 60 yaşını aşan kürsüdeki sanık, dostunun bu sorusuyla gözyaşlarını silerken “Bu soruya cevap vermek istemiyorum.” diyebildi.
Bu “ah”ların elbet bir faturası olacak!
Bu zulmün adil yargı önünde elbet bir sonucu olacak! Kürsüdeki gözyaşları…
İBB soruşturması için aylardır aynı şeyi söyledim.
Eşler, çocuklar hedef ve rehin alındı, itirafçılık ailelere zulümle geldi, dedim.
Bunun canlı örneği dün kürsüde, mahkeme huzurunda yaşandı.
30 yıllık aile dostunun çirkin ithamlarına maruz kalan Ağaç A.Ş. Genel Müdürümüz Ali SUKAS, sanığa şunu sordu: “Oğlun tutuklanmasa bu ifadeyi verir miydin?”
Bu soru, kürsüdeki sanığı ağlattı. Gözyaşları aktı. 60 yaşını aşan kürsüdeki sanık, dostunun bu sorusuyla gözyaşlarını silerken “Bu soruya cevap vermek istemiyorum.” diyebildi.
Bu “ah”ların elbet bir faturası olacak!
Bu zulmün adil yargı önünde elbet bir sonucu olacak!
“Gel, üye ol, Türkiye’nin umudu ol!”
Kadınlara, gençlere, ailesi için emek ve ekmek mücadelesi verenlere; bu ülkenin geleceğinden umudunu kesmeyen herkese sesleniyorum, siz yolu açacaksınız ki Türkiye huzura kavuşacak.
Ne diyordu Mehmet Akif? “Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.”
Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi olun.
YENİ Parti’nin sahibi bir kişi, bir makam, bir kadro değildir.
YENİ Parti’nin sahibi halktır.
86 milyonun her ferdi bu yolculuğa davetlidir.
https://t.co/paCxg4Rc9A
İstanbul Büyükşehir Belediyemiz liyakatli kadroları ile şehrimize hizmet etmeye devam ediyor.
7,5 yıldır “İstanbul Modeli” hemşehrilerini hiç yalnız bırakmadı. En zor anında hep yanında oldu.
Bugün açıklanan İBB Öğrenci Destek Paketi 9 milyarlık bütçesiyle tarihe geçmiştir.
Geçim sıkıntısının çok büyük olduğu bu dönemde; gençlerimiz, çocuklarımız İBB’nin elini omuzlarında hissedecek.
Bugün milyonlarca çocuğumuz yeniden sıralarına, öğretmenlerimiz öğrencilerine kavuşuyor.
Her çocuk okula aynı heyecanla ama ne yazık ki aynı imkânlarla başlayamıyor. Oysa bir çocuğun geleceğini ailesinin geliri, doğduğu şehir ya da mahallesi belirlememeli.
Cumhuriyetimizin en büyük iddiası her çocuğa eşit bir başlangıç, nitelikli eğitim ve hayâllerinin peşinden gidebileceği bir gelecek sunmaktır.
Bir çocuğun okula aç gitmediği, anne ve babasının kırtasiye ve servis masrafını kara kara düşünmediği, öğretmeninin geçim kaygısıyla değil, öğrencileriyle ilgilendiği bir Türkiye mümkün.
Yeni eğitim - öğretim yılında öğrencilerimize başarı, öğretmenlerimize kolaylıklar diliyorum.
Çocuklarımızın yolu açık, geleceği aydınlık olsun.
Sizleri çok seviyorum!
Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz.
Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi.
Bu esnada, beraat veren hakim hemen değiştiriliyor. Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin.
Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır.
Bu asla tesadüf değildir. Bütün davalarımda hakimler değiştirildi. Müdahale edilen mahkemelerin “Türk Milleti adına” değil, siyaset ve bir kişi adına karar verdiğine artık şüphe yoktur.
Tuzla skandalı; bunun son, açık ve sarih kanıtıdır. Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin.
Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum.
Millet şahidimdir!
Bugün tam 13 ayrı davanın muhatabıyım. Bunların 12'si ceza davası, biri idari yargı davasıdır.
Peki bunlar ne zaman yaşanıyor?
İktidarın karşısında 4 kez seçim kazanmışken, milletimizin teveccühüyle ana muhalefetin Cumhurbaşkanı Adayı olmuşken…
Üsküdar’da Özgür Özel ile buluşmak; kardeşlikle, mertlikle, cesaretle, kararlılıkla buluşmak…
Milli iradenin muhafızı olmak; onurumuza, haysiyetimize, şerefimize sahip çıkmak…
Çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğine sahip çıkmak…
Köprüye, otoyola, sandığa, 87 milyon yurttaşa ait olan her şeye sahip çıkmak, Üsküdar’da olmaktır.
Yenilenin, omuz omuza verin, güç verin, güç alın, milletimizin, kendinizin sesi olun!
Haydi milletçe Üsküdar’a!
Allah, bu memleketi halkını sevmeyenlerden, insanları birbirine düşürenlerden, milleti kutuplaştıranlardan, taraf olmazsan bertaraf olursun diyenlerden, tarafını seç diyenlerden, korkutarak transfer yapanlardan, hapse atarak milli iradeyi gasp edenlerden, farklı düşüneni düşman görenlerden, muhaliflerini susturmaya çalışanlardan korusun.