‼️"Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sevip onu yükseltmek için çalışır. Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir."
(Mustafa Kemal Atatürk)
#DevletinDiliTürkçedir #NatoyaKurbanAranıyor #niyeböyle
95 yaşındaki Rahmi Koç'un lüzumsuz fıkrası için "cinsiyetçi hakaret, Kürt kadınını aşağılama" falan diyerek suç duyurusunda bulunurken önden gidiyorlardı. Oraya kadar gidebiliyorlar demek ki. Buradaki cinayetin ucu kime dokunduysa gidememişler. Genelde öyledirler.
Yer, Kütahya Emet Belediyesi…
MHP’li Mustafa Koca yönetimindeki belediye 26 Mayıs’ta, “parke taşı döşeme” ihalesine çıkıyor. İhale komisyonu, KAR-SU-SER firmasını aşırı düşük teklif verdiği için değerlendirme dışı bırakıyor.
İhale, bu firmaya verilmeyince belediye karışıyor.
Belediye başkanı Mustafa Koca, komisyon üyelerini makam odasında topluyor, ihalenin iptal edilmesi talimatını veriyor, komisyon üyeleri olan memurları tam maaş ödememekle ve çeşitli bahanelerle ceza vermekle tehdit ediyor. İlerleyen dönemde gerçekten de bazı memurlar maaşlarını tam alamıyor ve görev yerleri değiştiriliyor!
Ve 19 Haziran tarihinde ihale, “belediyenin maddi durumunun elverişli olmadığı” gerekçesiyle iptal ediliyor.
“Ödeneği bulunmayan hiçbir iş için ihaleye çıkılamaz.” kanunu hiçe sayılıyor.
“Maddi durum yeterli değil” diye ihaleyi iptal eden belediye, ihale dışı bırakılan KAR-SU-SER firmasına ihale iptali kararından 1 gün sonra, 20 Haziran’da 312 bin TL’lik fatura kesiyor!
İlerleyen dönemde, ihaleyi alan HAS-ER-YAK firmasının teklif ettiği birim fiyatı 155 TL iken, aynı iş için “doğrudan temin yöntemiyle” 248 TL ile 253 TL arasındaki birim fiyatlarından KAR-SU-SER firmasına 2025 yılında toplamda 34 adet fatura kesiliyor! Toplam bedel toplamda 10 milyon 11 bin 703 lira 32 kuruş…!
İYİ Parti Emet İlçe Başkanı Hüsnü Kaymak, “ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve zimmet” suçlamasıyla Mustafa Koca hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Konunun yargıya intikal etmesi için İçişleri Bakanlığı’nın soruşturma izni vermesi gerekiyor.
Bakalım İçişleri Bakanlığı bu izni verecek mi? İzliyoruz!
Malkoçoğlu oldu, Kara Murat oldu.
Kıbrıs'ta Teğmen Yavuz oldu.
Yobazlarla savaşta cumhuriyetin neferi Öğretmen Kemal oldu.
Olmadıkları da vardı.
Mesela "âkil adam" pespayeliğinin bir parçası olmadı.
Çocukluk anılarımızı, terör destekçisi isimlerle yarenlik edip paramparça da etmedi.
Aslan gibi geldi, aslan gibi geçti bu dünyadan Cüneyt Arkın.
Dört sene olmuş ölümsüzlüğe uçalı.
Rahmetle, sevgiyle anıyorum.
Mekânı cennet, yoldaşı melekler olsun.💐🇹🇷
Rojin Kabaiş cinayeti davasından Van Barosu neden çekildi?
Babanın psikolojisi bozuksa ailede başka kimse yok mu?
Van Barosu baskı mı gördü?
Van Barosu şehrinde işlenen başka cinayetlerde de benzeri karar aldı mı?
Genç bir kız için adalet mücadelesi yapamayan bir baro olur mu?
Konuşan şahıs, Silopi'den Şehit korucu Osman İnal'ın oğlu Hasan İnal!
APO seviciler, ona özgürlük isteyenler, ona statü peşinde koşanlar, söylenenleri dinleyin önce!
Öyle yukarılarda karar veririz olur diye düşününler, nasıl bir ateşi harlandırıyorsunuz bilseniz!
Diyarbakır’da Kürt Dil Konferansı yapıldı.
Diyarbakır Belediyesi yöneticilerinin yönettiği konferansta alınan kararlar:
• Kürtçe bilmeyen personel için zorunlu dil atölyeleri düzenlenmesi
• Kurum, kuruluş, sokak, cadde ve park adlarının Kürtçeleştirilmesi
• Kürtçenin kurum içi yazışmalarda esas dil olması
• Kurum ve kuruluşların dil çalışmaları için bütçelerinden özel pay ayırması
• Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamalarında Kürtçenin birinci dil olarak kullanılması; diğer dillerin çeviri olarak yer alması benimsendi.
• Kreşler, çocuk merkezleri, oyun odaları ve anaokulları gibi alanlarda Kürtçe çalışmaların yaygınlaştırılması
"Biz suç işlemedik ki af isteyelim. Af, maf istemiyoruz!"
PKK üst düzey militanı ve silah yakanların içindeki Bese Hozat böyle diyor!
Duyuyor musunuz süreçciler?
Biliyorum bu yaklaşımı biliyorsunuz ama kulak arkası ediyorsunuz, çünkü ...
Ümit Özdağ, MHP’li İsmail Özdemir’e yüklendi:
• İsmail Özdemir, 15 Temmuz’da benim Henry Barkey ile birlikte olduğum yalanını söylemiş.
• Gelelim Barkey aslında kiminle birlikte sorusuna
• Barkey ve Graham Fuller 1999’da bir kitap yazdılar.
• Kitabın adı Türkiye’nin Kürt Meselesi.
• Bu kitapta PKK ile müzakerelerin nasıl yürütüleceğini kaleme aldılar.
• Bugün MHP’nin PKK’yla müzakerelerde yol haritasını işte bu kitap çiziyor.
• Müstafi tümamiral Cihat Yaycı, Fuller ve Barkey’in yol haritasını bütün Anadolu’yu gezerek de anlatıyor.
• Anladınız mı şimdi kim kim ile kol kolaymış?
❗️Neden İstanbul Ticaret Odası Başkanlığına aday oldum?
Çünkü; İstanbul Ticaret Odası, birkaç kişinin yönettiği değil, yüz binlerce üyesinin ortak aklıyla geleceğe yürümesi gereken bir kurum olmalıdır.
Yıllardır denizcilikten sanayiye, ilaç sektöründen turizme kadar farklı sektörlerde ürettim, yatırım yaptım, istihdam sağladım; Türk ulusunun menfaatleri doğrultusunda çalıştım, çabaladım.
Sahada çalıştım, risk aldım, kazandım, kaybettim ama hiçbir zaman üretmekten ve ülkeme hizmet etmekten vazgeçmedim.
Bugün İTO Başkanlığına makam için değil, değişim için adayım, bu düzeni değiştirmek için adayım.
Şeffaf bir yönetim, hesap verebilir bir anlayış, genç girişimcilere fırsat, kadın girişimcilere daha güçlü destek, KOBİ'lere gerçek çözümler, İstanbul ticaretini dünya ile rekabet edecek seviyeye taşıyacak projeler ve her şeyden önemlisi Türk Ulusunun çıkarları doğrultusunda hizmet etmek için yola çıktım.
Bu mücadele, gerçekten yalnızca benim mücadelem değildir. Bunun iyi bilinmesini istiyorum.
Bu, sesini duyuramayan her İTO üyesinin, değişim isteyen her tüccarın, sanayicinin, girişimcinin, kısacası her vatan evladının mücadelesidir.
Bu, kuruluşunda tek bir Türk’ün yer almadığı, 1923’te Atatürk’ün yaktığı ateşle Türkleştirilen ancak günümüzde ne Atatürk’ü ne de Türk’ü akıllarına getirmeyen İstanbul Ticaret Odası'nı yeniden üyelerinin, yeniden bu ülke evlatlarının odası yapma mücadelesidir.
Bu, Türk ulusu için bir mücadeledir.
Gelin, şahsi menfaatlerin odak noktası haline getirilen İstanbul Ticaret Odası’nı yeniden yüce Türk devletinin ve yüce Türk ulusunun çıkarları doğrultusunda hareket eden, tek amacı bu aziz millete hizmet etmek olan bir yer yapalım.
Desteğiniz, sadece bir adaya değil; daha güçlü, daha şeffaf ve daha adil bir İstanbul Ticaret Odası’na verilmiş destek olacaktır.
Birlikte başaracağız! Bizi yalnız bırakmayın…
Bayrak mitingine katılın çağrımdaki sözlerimden alınan bazı siyasetçiler olmuş.
Kendileriyle yaptığım görüşmede “Çağrılmadıklarını ve İyi parti mitingi olarak yapıldığını” gerekçe gösterdiler.
Tamam o zaman hadi bir araya gelin ve ortak bir eylemle “teröriste statü verilmesine karşı, Atatürk çizgisinde” bir eylem yapın.
Ben de eleştirilerimi geri alıp özür dileyeyim.
Vatanseverim diyen siyasetçiler söz konusu vatan olunca bize mazeretlerle gelmeyin.
Birlik olun Türk Milletinin iradesi olun
Hep beraber sahada olun.
Mesut Özarslan mutlak butlan sonrası AKP'ye kabul edildi...
Oysa aylardır kapıdaydı, çünkü PORTAŞ soruşturmasının ucunun Mansur Yavaş'a çıkarılması masadaydı...
Butlan yönetiminin Yavaş'ı aday yapmayacak olması Özarslan'a kapıyı açtı. Tekrar edeyim, mutlak değil şartlı butlan!
Timur Soykan: "Bugün itibarıyla yüzü aşkın kişi tutuklandı. Bakın kim için? Trump için. Gazze’de katliam yapan, Gazze’de çocukları açlıktan öldüren, İsrail’le iş birliği yapan, o soykırıma ortak olan Trump için…
Niye tutuklanıyor bu insanlar biliyor musunuz? Trump’ı üzerler, NATO’yu protesto ederler diye. Gazze’de çocukları açlıktan öldürenleri protesto ederler, onları üzerler diye, bu memleketin yöneticileri bu memleketin vatandaşlarını hapse atıyor. Utanılacak bir şey söyleyeyim mi size? En utanılacak şey bu."
Kaldırıma bırakılan birkaç demir için kesilecek 3 bin 700 liralık cezayı önlemek için başkan ile görüşmek,başkan yardımcısına mesaj göndermek ‘’rüşvet ‘’ sayılıyor.
Çocuğuna ve yeğenine çanta, bot, mont yardımı yapılan bir garsonun teşekkür amacıyla verdiği bir şişe alkol, dosyada “emanet” adı altında rüşvet sayılıyor.
Eşinden ayrılmış, maddi zorluk yaşayan ve sağlık sorunları bulunan çocuğu için kreş ücretinde indirim istemek için başkan yardımcısı ile görüşmesi, yapılmamış bir indirim nedeniyle “kamu zararı” suçlamasıyla karşı karşıya kalıyor.
Ve bütün bu gerekçeler tutuklama gerekçesi oluyor.
Bugün köşemde, rakamların ve manşetlerin arkasındaki dosyaları, insanların nasıl suçlandığını ve kamuoyunun bilmediği ayrıntıları yazdım.
Kararı siz verin.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cengiz Aytmatov Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. İlyas Topsakal: Filistin bizden bağımsız, biz Filistin'in işine karışamayız diyemezsiniz. Biz Türk milliyetçisi bunu diyemez zaten. Diyorsa Türk milliyetçisi değildir.
@ilyastopsakal