"Tahran, Türkiye'de Devrim Muhafızları hücrelerini harekete geçiriyor."
Vekil güçleriyle bölgeyi terörize eden kötü komşu İran şunu iyi anlamalı: Artık kendi iç meselelerine odaklanmalı ve bu faydasız kağir politikalarından bir an önce ivedilikle vazgeçmeli.
Ben, Türkiye'nin ulusal güvenliğini, istikrarını ve uluslararası kamuoyundaki imajını sarsacak her türlü sorumsuz atılan adımların ve ajan faaliyetlerin karşısındayım. Kendi gücüm dahilinde bu haklı mücadeleyi sürdüreceğimi ilgili taraflara duyururum.
İran'ın resmi haber ajansı IRNA, 15 Nisan'da İran'ın Tebriz kentinde, İran'a sadık Türk gazeteciler ve aktivistlerle İranlı gazeteciler ve aktivistleri bir araya getiren ortak bir toplantı düzenleneceğini duyurdu. Toplantının amacı, İran'ın bölgede yürüttüğü savaşın önemli bir parçası olarak, iki ülke arasında genişleyecek bir "direniş medyası" oluşturmaya hazırlanmaktı.
İran haber ajansına göre, aralarında gazeteci Nureddin Şirin'in de bulunduğu, İran'a bağlılıklarıyla tanınan birçok Türk gazeteci ve aktivist toplantıya katıldı. Ajans, Türk heyetinin İran liderliğindeki ve bölgedeki dış vekillerinden oluşan "İslam Hukukçularının Vesayeti" ve "Direniş Cephesi"ne desteğini açıkladığını bildirdi.
İran'a sadık Türk gazeteciler ve aktivistlerin molla rejim için çalışma yöntemi ve Tahran'ın benimsediği destek şekli...
Tahran adına resmi olarak faaliyet göstermeyen ancak siyasi olarak ve medyada Tahran'ın söylemini korumak, politikalarını haklı çıkarmak ve silahlı güçlerini meşru direniş hareketleri olarak sunmak için hareket eden figürler ve kurumlar aracılığıyla işliyor.
Vâridât: Emin Emine
• Topal Emine... Lise son sınıfta beraber okuduğumuz talebelerden, akranlarının aksine, Anadolu kokusundan tiksinmeyen ve köy ve kasaba hayatının sükûnetini her türlü şehir alâyişine tercih eden, temiz bir insan... Arkadaşlarının bu toprak adına ne varsa nefret ettiği ve özenti Batı gençliği cümlesinden olarak zamane moda müzik listelerini ezberleme hünerine düştüğü bir iklimde o, bir sazla elektro gitar arasındaki fark kadar onlardan uzaktır... Kendisi okulu bitirirken, nişanlısı da askerden dönecek ve evlenecekler... Mümkün olsa, Doğu vilâyetine bağlı köylerden birinde öğretmenlik yapmak ister... İsterdi!..
• Sene 1972... 12 Mart’tan birkaç ay sonra... Liseyi bitirmemizin üstünden 3-4 sene geçmiş... Eskişehir’de Köprübaşı’nda karşılaşıyoruz... Şaşkınlık içinde... Ama şaşkınlığı şu kadar zaman sonra bir tanıdığa rastlamaktan dolayı değil de, benim polis tarafından yakalanmamış olmamdan dolayı!..
• Milli Nizam Partisi zamanı... Günaydın gazetesinde, Resûlullah Efendimizin hayatı çizgi roman şeklinde ve şehvet gıcıklayın sosyal hayat sahneleriyle veriliyor... Tüller içinde göğsü göbeği açık kadınlar... Her biri bir andavallı ve iptidaî insan tipinde sahabiler... Neler neler!..
• Kalben buğz eden, tümen tümen... Gerçi müşahhas bir şahsı işaretleyip de “sen bir sahtekârsın!” diyemesek de, umumî bir ifâde hâlinde, kan pompalamaya yarayan ve mânâsını kaybetmiş bir âlet durumuna düşmüş kalblerde “Allah için buğz” diye bir ölçüye yer olmadığını da söyleyebiliriz... Her zaman sadece nefsini kurtarmayı ve rizikodan kaçınmayı benimsemiş bir ahlâk, yani ahlâksızlık sahibinde, ne aşk vardır, ne imân öfkesi ve tezahürü, ne de merhamet!..
• Ne yapmalı?.. Benim teklifim, Günaydın gazetesinin Anadolu’ya dağıtım yapan kamyonlarından birini, ihtar olsun diye yakmak... Yakalım, yakmayalım tartışması yanında, bu işi becermek için bize lâzım olan bir arabayı nasıl bulalım?..
• Aradan şu kadar mevsim geçtikten sonra, Emine ile karşılaşıyoruz... Bilecik Emniyet Müdürlüğü’nde sekreter olmuş... Bir gün Eskişehir Emniyeti’nden gelen bir haber:
— “Salih İzzet Erdiş ile İhsan Toköz, İstanbul-Eskişehir arasında Günaydın gazetesinin kamyonunu yakacaktır; tertibat alınması ve bu şahısların suçüstü yapılarak yakalanması için gerekenin yapılması!”
• Mesele anlaşıldı!.. Bu iş dedektif gazeteciyi oynayan Sinan’dan çıkmıştı... Sinan’a kızmak şöyle dursun, sebep olduğu telâşe bakımından epey eğlenmiştim bile!..
Salih Mirzabeyoğlu, Tilki Günlüğü Cilt 4, ″ORMANDA CASUS ELİ″ başlıklı 13 Nisan bölümü
İran ve Amerika, “Deccal İsrail”in Ehl-i Sünnet dünyasındaki iki önemli sopasıdır. Pakistan sürece dahil edilerek tuzağa çekilmiştir. Şii İran tekrardan İslam dünyasının başına bela edilmek isteniyor. Bu anlaşma en ziyade Türkiyeyi endişelendirmelidir.
GERÇEK BİR KURTULUŞ fikri karşısında, hangi düşüncenin ürünü oldukları ve nasıl DECCALİYET MİSYONU'nun askerliğini yaptıkları Müslümanlar için aşikardır!..
"Kurtuluş Yolu", adı üstünde, "Ehl-i Sünnet Yolu"nun bizzat kendisidir!
Dolayısı ile Müslümanlar için gerçek bir Kurtuluş ancak Ehl-i Sünnet Yolu ile mümkündür ve gayrısı felaket yönleridir.
Ehl-i Sünnet itikadının olmadığı yerde, ne HZ. MEHDİ MİSYONU, ne de HZ. İSA MİSYONU
anlaşılabilir.
Ehl-i Sünnet Yolu'nu kendi sefil anlayışları ve yahudi mizaclariyle güya vahdet ve tevhid bahanesi ile, mezhep şovenistliği olarak sulandırıp suçlayan İran ajanlarının,
Bu eser… İnsan ve toplum meselelerine “Kurtuluş Yolu” hakikatine uygun olarak yanaşabilmenin “ilmî” hâlidir. Ve, bilerek veya bilmeyerek İslâm’a hainlik edenleri enselemenin biricik anahtarıdır.
İBDA DİYALEKTİĞİ / TAKDİM
SALİH MİRZABEYOĞLU
Rafizilerin ve onların fedaisi İrancı ibişlerin “mezhepçilik yapmayın” söylemi altında, kendi necis akidelerini bu mübarek coğrafyada yayma emelleri vardır. Raifizilik bir mezhep değil, HÂŞÂ sahabeye söven, ümmetin annesine zina iftirası atan ve
Hemen herkesin acemî vahdet masalıyla uyuduğu 80'lerde, 90'larda, noksanlarda, yoksanlarda "Mut'a Piçleri" diye gong çalabilmiştik; hamdolsun kalite kalite uyananlar ve uyandıranlar var artık.
Bu @ducane adlı 25.sınıf düşünür, pornografide derin düçünce bulacak kadar çaplı(!) gençlere "oturup porno izleyin!" tavsiyesinde bulunacak kadar ahlaklı(!) filozof kırıntısı, @AltayCemMeric'in Ali Şeriati adlı zındığı eleştirmesine içerlemiş. İıııı , ıiııı diye konuşuyor.
@Seyyid_Sinan İbni Sebe'nin kurduğu Şiiliği benimseyenler, kendini çağdaş sanan seküler gavurlar gibi ilerici mi oluyorlar?
12 İmam=12 havârî
Allah-Muhammed-Ali = Baba-oğul-Ruhul Kuds
Velayeti Fakih Masum+ dedikleri dinden= Azizler,keşişler Masum+ söyledikleri dinden
Hristiyanlıkla aynı lan bu