Kılıçdaroğlu Özgür Özeli halk ayaklanması çığırtkanlığı yapmakla suçluyor. Bu sinsi bir ihbar mesajıdır. Halk ayaklanmıyor, onu uğradığı haksızlık karşısında kararlılıkla destekliyor. Halk ayaklanmasından korkması gerekenler ise halktan ve demokrasiden korkanlardır.
Bu daha başlamadan boykot çağrılarına hedef olan rezil Trump kupasındaki tek tesellimiz, milli takımımızın 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası’na katılması ve Yankileri sahada eze eze yenip İran başta tüm ezilen dünyanın öcünü alma şansına sahip olması.
https://t.co/Biryh4aPqQ
ADALET PARTİSİ OLARAK FEDERAL ANAYASAYA KARŞIYIZ!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bağımsız üniter bir yapıdır ve öyle kalacaktır!
Türk-Kürt-Arap sentezini kapsayan yeni bir anayasa dayatanlar, Gazi Mustafa Kemal Atatürk den daha mı ileri görüşlüler ki onun kurmuş olduğu tek uluslu bağımsız üniter devlet yapısını ortadan kaldırıp yerine çok kimlikli federal bir yapı tesis etmeye çalışıyorlar?
Bunun TCK 309'a göre suç olduğu bilinmiyor mu?
Bu gelişmelere sessiz kalan Milletvekilleri şerefleri üzerine ettikleri yemini unuttular mı?
Bakın değerli kardeşlerim,
Dünyada, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan resmi olarak 193 üye devlet bulunmaktadır. Birleşmiş Milletler'e üye olmayan gözlemci devlet statüsündeki Vatikan ve Filistin de dahil edildiğinde, genel kabul gören bağımsız ülke sayısı 195'tir. Bunlardan 25'i federal, geri kalanı ezici çoğunlukla üniter devlettir.
Yani dünyadaki ülkelerin sadece %14'ü federalizmle yönetilmektedir.
Bu ülkeler kıtalarda yer alış sırasına göre şunlardır:
* Amerika Birleşik Devletleri (ABD)
* Brezilya
* Kanada
* Meksika
* Arjantin
* Venezuela
* Almanya
* Rusya
* İsviçre
* Belçika
* Avusturya
* Bosna-Hersek
* Hindistan
* Avustralya
* Malezya
* Irak
* Mikronezya
* Nijerya
* Etiyopya
* Somali
Bu ülkelerin her biri, merkezi yönetimin yanı sıra kendi anayasalarına ve özerk karar mekanizmalarına sahip federe birimlerden (eyalet, kanton veya bölge) oluşmuştur.
Bunların hiçbiri sonradan federasyon kuralım diye üniter yapılarını parçalamamıştır. Bilakis yüzyıllardır var olan yerel devlet geleneklerini dış savunma ve ekonomik birlik için federasyon adı altında zorunlu merkezi yasal bir kılıfa büründürmüşlerdir. Zira üniter yapı kurmaları böylesi sert parçalı özerk yapılar için son derece zordur. Cazip ve güçlü olan model her zaman üniter devlet yapısıdır. 25 ülke kendi içinde birlik beraberlik ve mümkün olduğunca tek parça olma çabası içindeyken bizler ne yazık ki onların yegane arzusu olan mevcut üniter yapımızı parçalamaya çalışıyoruz!
Özetle, üniter devlet yapısını ortadan kaldırarak federal devlet kurmak isteyen tek ülkeyiz!
Anadolu'da sıkça telafuz edilen, "Alem gider Mersin'e, biz gideriz tersine" sözü yerini bulmuştur...
Çıkarılması düşünülen Federal Anayasa ve ardından kurulacak olan eyalet sistemi bölünmenin önünü açmak demektir!
Bu durum Türk Milleti'ne kulağa hoş gelecek şekilde, "Toprak büyüterek eski Misak-ı millimize geri dönüyoruz, Osmanlı'da olduğu gibi Türk-Kürt-Arap sentezi yeniden oluşuyor" diye servis edilmektedir ve Türk milletine uzatılan bir havuçtur!
Bu günlere gelineceğini yıllar önce öngören Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu yüzden, "Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır" demiş ve mesajını o gün vermiştir...
Ata'nın talimatına sadık kalmak ve çok uluslu federal anayasaya hep birlikte hayır demek tüm siyasi partilerin milli görevidir.
Sıkça telafuz ettiğim lakin muhalif partilerin ayak dirediği "Milli Mutabakat İttifakı" asıl bunun için gereklidir. Yoksa geçmiş olsun...
Dr. Vecdet Öz
#YeniAnayasa #AnayasaDegisikligi #Federasyon #Ozerklik @mansuryavas06@MDervisogluTR@umitozdag@huseyinbas_BTP@ComezTurhan@HalukDural@ovgunaercan@cemgurdeniznet@_OsmanAydogan@Orsatramola@HiImEzio@turkdegs@ipekkozbey@OzlemGurses@ismailsaymaz@Yalcinbayer@cosknbekr2@AvarBanu@Yilmaz_Ozdill@SabihSamur@ArslanBulut9@kubrapc@muratagirel@AtayFerit@merveyildirimtv@can_atakli_@ugurdundarTV@eminsirin12@gizemfidanhaber@ebasaksengul_@Gurbuz_Evren@MuratYetkin2@BayraktarOr@barispehlivan@cigdemtoker@Deniz_Zeyrek@MaliGuller@OzlemGurses@gazetesozcu
🔴 “Kulaklarıma inanamadım!”
▪️Eski CHP milletvekili ve hukukçu Atilla Kart, 2017 anayasa referandumunda YSK’nın saat 16.10’da mühürsüz oy pusulası ve zarfların geçerli sayılmasına ilişkin kararının ardından, CHP Genel Merkezi’nin yalnızca 10 dakika sonra tüm teşkilatlara “itiraz etmeyin” talimatı gönderdiğini öne sürdü.
Gazeteci Deniz Zeyrek ise konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi, YSK’nın o usulsüz kararını 10 dakika içinde kabul etmiş. Duyduğumda kulaklarıma inanamadım; akıl alır gibi değil!”
Rahmi Koç hakkında suç duyurusunda bulunmak ve sayın Bakanın “Adalet statüye,zenginliğe bakmaz” açıklaması tutarlı da;
Rümeysa Eker “Atatürk ve kemalistlere hakaret edince bakanlığın sessizliği neden (biz anlıyoruz da)?
Halka da anlatsa sayın bakan aydınlansak!
Biz NATO'ya girdikten (hatta Ata'nın vefatından) beri devlet aklı denilen şey Amerikan veya İngiliz aklı (kesişimi İsrail aklı). En fazla yapılan bunların kendi çelişkilerinden yararlanıp fırsat bulmak. Oysa gerçek devlet aklı Mustafa Kemal aklıdır.
https://t.co/2vFFqvasnf
Bu açıklama her yönüyle sorunlu ve bu bakanın hemen görevden alınmasını/istifa etmesini gerektirir.
Bakanların, başbakan/devlet başkanlarının açıklamaları devletleri bağlayıcı niteliktedir ve bununla ilgili olarak konunun muhatabı devletler karşı taraftan yani bizden izahat isteme hakkına sahiptirler.
Burada söz konusu olan Kudüs Türkiye Cumhuriyeti devletinin toprağı değildi, hiçbir zaman da olmadı. Vaktiyle Osmanlı toprağı olmuş olması 'bizim' toprağımız olması anlamına gelmez. Kudüs şehri halihazırda Filistin Yönetimi ile İsrail arasındaki egemenlik tartışmalarının önemli bir parçasını oluşturuyor. Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere bütün üst düzey yetkililer Filistin sorununa en ideal, en hakkaniyetli çözümden bahsettikleri zaman '1967 sınırları içinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devleti'nden söz ediyorlar. Bu durumda Kudüs nasıl bizim oluyor?
Eğer Osmanlı coğrafyasının bize yani Türkiye'ye ait olması gerektiğinden bahsediyorsak o zaman yandık demektir; çünkü böyle bir zihniyet Türkiye'yi etrafımızdaki bütün devlerlerle kavgalı yapar.
Zaten açıklamanın girişinde Şam ve Halep'ten bahsedilmesi de ayrı bir sorun. Bu şehirler Suriye'ye ait, bizim değil. Hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyeti devletine ait olmadı. Suriye'de rejim değişmesi (ki, buna tam destek vermek Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana yapılan en büyük dış politika hatasıdır ve ülkemize maliyeti yüz miyarlarca dolardır) bu toprakları bizim yapmaz. Buralar yine Suriye topraklarıdır.
Karabağ ise Azerbaycan toprağıdır. Sadece Karabağ değil etrafındaki yedi rayonun Ermeni işgalinden kurtarılması ve burada Ankara'nın oynadığı kritik rol hepimizin gururudur; ama bu, tamamen ayrı bir konudur.
Yukarıdaki mantıkla hareket edecek olursak Orta Doğu Arap dünyası ile papaz olmamız kaçınılmazdır; çünkü bazı ücra köşeleri hariç Orta Doğu'nun hemen hemen her tarafı Osmanlı toprağıydı. Bu tür tutarsız, bilinçsiz ve ideolojik içerikli açıklamalar üst düzey yetkililer tarafından yapıldığı zaman bölgedeki bütün ülkeler rahatsız olurlar. Bu mantığın bir başka versiyonu Türkiye'yi Orta Doğu Arap ülkeleri ile on yıla yakın bir süre kavgalı tutmuş ve büyük maliyetlere sebep olmuştu.
Bu kafa yapısının sorun yaratacağı alan sadece Orta Doğu ile de sınırlı da kalmaz. Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerini de durduk yere tedirgin eder. Yunanistan'ın etrafta 'bunlar yeniden Osmanlı kurmak istiyorlar' yaygarasına inandırıcılık kazandırır.
Türkiye'nin PKK'nın talepleri doğrultusunda 'açılım' tartışmaları yaptığı ve yasal/anayasal değişikliklere gidileceğinin konuşulduğu bir dönemde bir bakanın bu tür sözler etmesi tipik bir 'Tosya'ya pirince' gitme işidir.
Bu kafa yapısının Türk dış politikasını etkilemesine izin verilmeyeceğini göstermek açısından da bu bakanın 'istifa' etmesi gerekir.
İnsanlık tarihini sadece savaşlar, krizler, krallar ve imparatorluklar üzerinden okumayamayız.
Asıl mücadele kıta ile denizin; tahıl ambarları ile limanlar arasındaki mücadeledir.
Sümerlerin tahıla dayalı devlet modeli ile Fenikelilerin denize dayalı ticaret modeli arasındaki rekabet bugün de devam ediyor.
Mavi Vatan’dan deniz yetki alanlarına, enerji koridorlarından küresel tedarik zincirlerine kadar yaşadığımız jeopolitik çekişmelerin kökleri 5 bin yıl öncesine uzanıyor.
Yeni Substack yazım, "Tahıl mı Balık mı? Kara ve Deniz Güçlerinin Jeopolitik Evrimi", kıta gücünün düzeni ile deniz gücünün hareketliliği arasındaki tarihsel mücadeleyi ve Türkiye açısından bunun ne anlama geldiğini ele alıyor.
https://t.co/oXA7xlLTl4
🇦🇲🇦🇿🇺🇸 Jeffrey Sachs: TRIPP (Zangezur corridor) is a crazy idea. Armenia will end up getting blown up.
"Anyone that signs up with Trump should have his head examined right now. If you want to sign up with Trump, go talk to Bahrain, Qatar, Emirates, Saudis. Ask, 'Is that really a very good idea? Did the US protect you? Does having something called a Trump highway or Trump project, is that really helpful for you right now?'
It's a crazy idea. I'm sorry to say as bluntly as I can, stay away from American wars. This is not the business for the South Caucasus to get pulled into America's and Israel's craziness.
America's playing games with the rest of the world. It thinks it owns Latin America. It thinks it controls the Middle East. It wants to play games in the Caucasus. Don't get pulled into US stupidity because you'll end up getting blown up.
You need good relationships within the Caucasus. I know it's hard, but it's important. And then with Russia, with Turkey, with Iran, those are your neighbors. You let the United States in, you're just inviting war. Please don't do that."
CHP TBMM Grup İç Yönetmeliği şöyle diyor:"Grup Genel Kurulunu toplantıya çağırmaya yetkili
olanlar; Grup Başkanı, Grup YK ve Grup üyelerinden en az 5'te 1'idir."
Grup BŞK Özgür Özel, Grup Genel Kurulu Özel'le hareket ediyor. Çağrı için son koşul 28 vekil. O da bugüne kadar yoktu.
Ümit Özdağ:
"Kişi başına yıllık makarna tüketimi %80 artarak 8,5 kiloya çıktı.
AKP'nin Türk Milleti'ne layık gördüğü Türkiye Yüzyılı değil, ‘Makarna Yüzyılı’"
Kurtuluş Savaşı'nın görünmeyen cephesi olan Karadeniz'i, İnebolu'nun destansı lojistik mücadelesini ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Rusya ile kurduğu stratejik iş birliğinin tarihsel önemini bu programda ele aldım.
Kurtuluşu mümkün kılan 300 bin ton cephanenin Anadolu'ya ulaştırılmasında İnebolu'nun oynadığı kritik rolü, Kuvay-i Milliye ve Kağnı Donanmalarının fedakârlıklarını ve bir milletin kaderini nasıl değiştirebildiğini anlattım.
Ayrıca günümüz Karadeniz jeopolitiğini de masaya yatırdık. Ankara'da icra edilecek NATO Zirvesine bir ay kala Karadeniz'de yaşanan son saldırılardan hareketle, NATO-Rusya geriliminin, Karadeniz'e yansımalarını, Türkiye'nin Montrö dengesi içindeki konumunu ve tarihsel tecrübelerden çıkarılması gereken dersleri değerlendirdim.
Karadeniz neden Türkiye'nin stratejik manevra alanıdır? Atatürk neden "Gözüm Sakarya'da, kulağım İnebolu'da" dedi? Kurtuluş Savaşı'nın kazanılmasında lojistik, denizcilik ve jeopolitiğin rolü neydi? Geçmiş ile bugünü birleştiren bu kapsamlı değerlendirmede, tarihten günümüze uzanan jeopolitik sürekliliği masaya yatırdık.
https://t.co/An9YaFKxPE @YouTube aracılığıyla
A Turkish fishing boat was struck by a drone in Blacksea - İnebolu, Kastamonu: One fisherman was killed and five others were injured.
Brits and Ukro nazis did it!
CNN'e göre, İsrail, İran'la savaş sırasında Azerbaycan'a gizlice onlarca seçkin askeri, Mossad ve istihbarat birimi konuşlandırdı.
Azerbaycan, İsrail birliklerinin İran'a karşı topraklarında faaliyetine izin veren dördüncü ülke. Diğerleri BAE, Somaliland ve Irak.
Eski CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Süheyl Batum:
"Bana bir ülke gösterin. Bir parti, ana muhalefet partisi lideri diyoruz ama anketlerde birinci. Son seçimlerde de aldığı oyla birinci parti.
Her gün bir mahkeme çıkıyor, 'Ben kongreni iptal ettim' diyor. Ertesi gün biri çıkıyor, özel hukuk işlemlerinde kiracınıza bile yapamayacağınızı CHP'ye yapıyor.
Kiracınızı polis zoruyla ertesi gün tahliye ettiremezsiniz. Ama CHP'ye polisler geliyor.
İçişleri Bakanı mı, vali mi, Cumhurbaşkanı mı kim bunu yetkilendirdiyse anayasamızda açık hüküm var. Kanunsuz emir diye bir şey var.
Eğer konusu suç ise, kanunsuz ise hiç kimse 'Uyguladım, ben ne yapayım, emir kuluyum' diyemez."
(SZC)
İsrail’in ABD ile olan “kuyruğun köpeği sallaması” ilişkisinin tarihi eskidir. Yeni yasayla ABD, işkence ve soykırım konusunda uzman küçük bir apartheid devletiyle işbirliğinde dibe doğru bir sarmalın içinde.
https://t.co/63UeSQtENd
Yunanistan Ukrayna'ya diplomatik nota verdi.
Yunan Dışişleri Bakanlığı, Mayıs ayında ülkenin batı kıyısında bulunan bir İDA ile ilgili Ukrayna'ya resmi bir diplomatik şikayet gönderdi.
Bunun 10 katı saldırıya uğrayan Türkiye'den ise tık yok!