Memur-Sen önceki dönem Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaytan Sendika Genel Merkezimizi ziyaret ederek Genel Başkanımız Hacı Bayram Tonbul ile bir araya geldi.
Öz Finans-İş Genel Başkanı Ahmet Eroğlu ve beraberindeki Yönetim Kurulu üyeleri, Toç Bir-Sen Genel Başkanımız Hüseyin Öztürk ile birlikte bizleri ziyaret etti.
Kendilerine nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.
Manisa’nın Akhisar ilçesinde meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.
Yaralı vatandaşlarımızın bir an önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum.
“İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı” kapsamında düzenlenen “Kamu Sendikacılığı ve Personel Rejimi Sorunları” başlıklı oturumda, kamu görevlilerimizin sorunlarını ve çözüm önerilerimizi gündeme taşıdım.
Toplu görüşmeden toplu sözleşmeye uzanan süreçte elde edilen kazanımların yanında, mevcut sistemin eksiklikleri de giderilmeli. Kamu görevlilerine grev hakkı tanınması, emeklilerimizin sendikal haklara kavuşması ve toplu pazarlığın taraflar arasında eşitliği sağlayan bir zeminde yürütülmesi, güçlü bir sendikal sistemin temel şartlarıdır. Emeklilerimizin yaşam koşulları iyileştirilmeli, 3600 ek gösterge düzenlemesi eksiksiz biçimde hayata geçirilmeli, emekli aylıkları yükseltilmeli ve emeklilik sistemi, emeklilerimizin beklentilerini karşılayacak şekilde yeniden ele alınmalı.
4688 sayılı Kanun’un ve kamu personel sisteminin günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda yeniden düzenlenmesine yönelik Memur-Sen olarak uzun süredir yürüttüğümüz çalışmalar, bu değişimin zeminini oluşturuyor. Mevcut Kamu Görevlileri Hakem Kurulu yapısı, adil ve dengeli sonuçlar üretmekten uzak; bu yapı mutlaka değişmeli. Geçtiğimiz yıl toplu sözleşme sürecinde ortaya koyduğumuz irade ve binlerce kamu görevlisiyle Ankara’da gerçekleştirdiğimiz iş bırakma eylemi, bu değişim talebimizin açık bir göstergesiydi.
Ülkemizin kalkınmasında ve kamu hizmetlerinin yürütülmesinde kritik sorumluluklar üstlenen mühendislerimizin hakları da güvence altına alınmalı. Memur-Sen olarak hazırladığımız Mühendislik Meslek Kanunu teklifi, mühendislerimizin emeğinin karşılığını alması ve mesleki haklarının güvenceye kavuşması açısından önemli bir adım.
Kamu görevlilerimizin taleplerini ve çözüm önerilerimizi paylaşma imkânı sunan çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
2026 yılının ikinci KPDK toplantısında, Genel Yetkili Sendika olarak taleplerimizi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Vedat Işıkhan başkanlığındaki Kamu İşveren Heyeti’ne sözlü ve yazılı olarak sunduk.
Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin beklentisi, yıllardır dile getirilen sorunların çözümü için somut adımlar atılmasıdır. Aynı taleplerin her toplantıda yeniden gündeme gelmesi, çözümün daha fazla ertelenmemesi gerektiğini gösteriyor.
KPDK’nın istişareye açık yapısını önemsiyoruz. Ancak bu masanın anlamı ve değeri, alınan sorumluluğun hayata geçirilen düzenlemelere dönüşmesiyle güçlenecektir. Beklentimiz, taleplerimizin bir takvim çerçevesinde ele alınması ve sonuçlarının takip edilmesidir.
🎙️ KPDK SONUÇ ÜRETMEYECEKSE TOPLANIP TOPLANIP BEKLENTİ OLUŞTURULMASIN !
Son 10 yıllık süreçte; her yıl 2 defa toplanan, yüzlerce sorunun sıralandığı KPDK toplantısında; kayda değer, elle tutulur ve kamu görevlileri ile emeklilerinin haklı beklentilerini karşılayacak bir düzenleme yapılmamıştır.
Emek tarafının gayreti, sabrı ve çözüm odaklı yaklaşımı; kamu idaresinin görmezden gelme ve sorunları geçiştirme mantığıyla karşılık bulmuştur.
Mart KPDK’sında 4688 sayılı Kanunu görüştük, çalışmasını yaptık, raporunu ortaya koyduk. Halen beklenen adım atılmıyorsa bu emek tarafının değil, kamu idaresinin sorunudur.
Her toplantıda sorunlar konuşuluyor, sıralanıyor, kamu idaresi tarafından dinleniliyor ve bitiyor.
Yıllardır KPDK gündemli olsun diye uğraşıyoruz. Şimdi de KPDK’da karar çıksın diye uğraşıyoruz.
Bu kadar yetkili organın olduğu, kamu adına sorumlu yöneticilerin olduğu masa sorumsuz olmamalıdır…
Her birimiz oturduğumuz koltuklarda; ülkemizin, milletimizin ve kamu görevlilerimizin sorunlarını çözmek, siyasetin ve devletin omuzlarındaki yükü hafifletmek için sorumluluk alıyoruz.
Fakat artık kamu görevlilerinin de memur emeklilerinin de; KPDK masasına dair güveni ve beklentisi kalmamıştır.
Şayet, bu KPDK toplantısında alınan, karar verilen ya da çalışması bir sonraki KPDK toplantısına kadar tamamlanmayan bir çalışma olmazsa; KPDK toplantılarının yapılmasına gerek yok!
SAYIN BAKAN 4688 SAYILI KANUN DEĞİŞİKLİĞİ TALEBİNE İLİŞKİN TARAFLARLA TOPLANTILARIN YAPILDIĞINI SÖYLEDİ.
🔴”ŞİMDİ; TEKLİFLERİ OLGUNLAŞTIRMA, ÇALIŞMAYI SONUÇLANDIRMA, MECLİSE SEVKETME ZAMANIDIR” DİYORUZ
Zaman kaybedilmeden çalışma sonuçlandırılmalı ve Kanun Değişikliği Meclis’e gelmelidir.
4688 sayılı Kanuna ilişkin Mart KPDK toplantısı sonrasında heyetler çalıştı, talepler konuşuldu. ÇSGB bu noktada önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı.
Konuyu muhataplarına ilettik. Sorunu anlattık. Masanın ve yasanın eksikliklerini aktardık.
Şimdi sıra çalışmanın nihai halini belirleyip, Meclis aşamasına gelmesini sağlamaktır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız KPDK’da yakın zamanda taraflarla paylaşacağını belirtti.
Yargı tarafının iptal ettiği kararlarla örgütlenmenin, masada elde ettiğimiz kazanımlarla toplu sözleşmenin kapsamı genişledi.
Şimdi;
•süresiyle,
•kapsamıyla,
•tutanak sistemiyle,
•adil hakem heyetiyle,
•grev hakkıyla,
•uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümüyle,
•sendikal mücadelenin ve kazanımların hakkını yetkili konfederasyona teslim eden sistematiğiyle;
ILO normlarına uygun bir Kanuna geçmemiz, mevcut kanunu revize etmemiz gerekiyor.
EMEKLİLİK SİSTEMİ DÜZELTİLMELİ, EMEKLİLERİN FERYADI DUYULMALIDIR!
Sosyal güvenlik sistemi sadece emeklilerin değil, yarın emekli olacak bugünden alın ve akıl teri akıtan emekçinin de gündemindedir.
Emekli olanlar tekrar çalışmak istiyor, emekli olacaklar zorunlu yaşa kadar çalışıyor, emeklilik süresi uzadığı için memuriyete giriş uzuyor, bu da doğal olarak evlilik yaşını geciktiriyor.
🔴 Bu sorun zincirleme etkisiyle toplumsal soruna dönüşüyor. Bugün emekli olan bir mühendis görev aylığının %48’ini, başöğretmen %50’sini, teknisyen %51’ini alıyor. Geçmişte %75, %80 olan denge maalesef %50, %45’e kadar geriledi.
🔵 Sistemsel olarak emekli aylığı görev aylığının %75’inden az olmamalıdır.
🔵 5510 sayılı Kanuna göre aylık bağlama oranı %2’den %3’e yükseltilmelidir.
🔵 1.Dereceye 3600 ek gösterge acilen hayata geçirilmelidir.
🔵 İlave seyyanen ödeme emekli aylığına yansıtılmalıdır.
🔵 Seyyanen ödeme, ek ödeme dahil bütün gelirler prime esas kazanca dahil edilmelidir.
PERSONEL SİSTEMİNİN İLK ADIMI; MALİ HAKLARIN İYİLEŞTİRİLMESİ, EMEKLİLİK SİSTEMİNİN DÜZELTİLMESİ VE KAMUDA ÇALIŞMA BARIŞININ SAĞLANMASI OLMALIDIR
Kamu görevlilerinin mali haklarına ilişkin ödemeler 7-8 ana kalemden toplamda 20’ye yakın farklı ödemeden oluşuyor.
✅ İlk aşamada seyyanen zam ile kamuda statüler arasındaki denge tekrar kurulmalı, en düşük memur maaşı en düşük diğer statüdeki personelden yüksek olmalıdır.
✅ 3 farklı katsayı 1’e düşürülmeli, ödeme kalemleri 3’e indirilmelidir.
✅ Bölgesel kalkınmışlıklar, yaşam koşulları, geçim maliyetleri, kurumun iş yoğunluğu, çevresel etkiler, iş ve temininde güçlük gibi farklı sorunlar dikkate alınarak ödemeler düzenlenmelidir.
✅ Kıdem uygulaması daha etkin, mali açıdan makul bir ödeme kalemine dönüştürülmeli ve sınırını kesinlikle kaldırmalıdır.
✅ Eş ve çocuk yardımları artırılmalı, kira yardımı verilmeli, bayram ikramiyesi gelmeli, lojman uygulaması yaygınlaştırılmalı ve kamu hizmeti sunarken memurların bölgesel etkilerden korunması sağlanmalıdır.
▪️ Kariyer uzmanlarının mali sorunları var. Toplu sözleşme masasında gündeme getirdik, işveren tarafı kabul etmedi. Statüler arası dengeyi koruyacak şekilde iyileştirmenin muhakkak yapılması gerekiyor.
▪️ Gelir vergisi noktasında birçok sorun var. Matrahların adil belirlenmemesinden kaynaklı verilen zamlar yıl içerisinde 6-7 aydan itibaren çalışanın elinden alınıyor. Vergilerin %15’e sabitlenmesi ve matrahların adil olarak belirlenmesi gerekiyor. Vergide adalet olmadan, gelirde adalet olmaz!
▪️ Yiyecek Yardımı yönetmeliği, harcırah gibi toplu sözleşmede kayıt altına aldığımız hükümlerin sonuçlandırılması ve düzenlemelerin yapılması gerekiyor.
▪️ Güvenceli olacak şekilde; esnek, uzaktan, yarım ve benzeri yeni çalışma modelleri hem kamu hizmeti sunumunu hem de kamu görevlilerini koruyacak şekilde düzenlenmesi gerekiyor.
▪️ İş-aile hayatı uyumu çerçevesinde; izinlerin iyileştirilmesi, vergi, prim ve diğer teşviklerin hayata geçirilmesi, aile kurumumuzun korunması, iş-aile hayatı uyumunun sağlanması gerekiyor.
▪️ Derece/kademe sınırlamasının kaldırılması gerekiyor.
KPDK MASASI: SORUNLARI ÇÖZECEK İRADEYE SAHİPTİR
Toplu sözleşme masasında “masanın konusu değil” denilerek kapsam dışında bırakılan kamu personel sistemine ilişkin sorunların çözüm merkezi KPDK masasıdır.
Masanın iradesi, yetkisi ve kararlılığı personel sistemindeki sorunları sosyal diyalog mekanizmasıyla çözecek güçtedir. 65 yıllık süreçte yaşanan sorunlar daha fazla ötelenmeden çözüme kavuşturulmalıdır.
Mali bir külfet doğurmayan, kimi zaman yalnızca basit düzenlemelerle binlerce kamu görevlimizin sorununu çözme imkânımız varken, sorunları halının altına süpürmek; çözüm üretmek yerine sosyal maliyeti büyütmekten başka bir sonuç doğurmuyor.
🔵 Personel sistemine ilişkin sorunları konuşacaksak, önce gömleğin ilk düğmesini doğru iliklemek zorundayız. Çünkü ilk düğme yanlış iliklenirse, sonraki bütün düğmeler yanlış iliklenir. Ülkemizde “mülakat mağdurları” diye bir grubun varlığının bulunması ülkemizin büyüklüğüne ve gücüne yakışmamaktadır.
🔵 Onun için mülakat tamamen kaldırılmalı, başarıyı esas alacak şekilde branş zenginleştirilmeli, alan içerikleri genişletilmeli, mesleki bilgi ve beceriyi ölçen liyakat esaslı objektif sistem hayata geçirilmelidir.
🔵 İstihdam türündeki çeşitlilik son bulmalı, sözleşmelilik tarihe karışmalı, kadrolu istihdam esas olmalıdır. Anayasa’nın amir hükmü karşılığını bulmalı, asli ve sürekli işler memur eliyle görülmelidir.
🔵 Kamu görevlilerimizin hakları, yasakları, ödev ve sorumlulukları yeniden düzenlenmeli; siyaset yasağı kaldırılmalı, eylem yasağı sonlandırılmalı ve grev hakkı verilmelidir.
🔵 Disiplin suç ve cezaları yeniden düzenlenmeli, disiplin affı çıkarılmalı, uygulamadaki boşluklar giderilmeli, soruşturmayı kimlerin yapabileceği düzenlenmeli, keyfi tutumlar engellenmelidir.
2026 yılının son Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında gerçekleştiriyoruz.
Kamu görevlilerimizin taleplerini ve çözüm bekleyen sorunlarını toplantı gündemine taşıyoruz.
İstanbul’un Maltepe ilçesinde meydana gelen bina çökmesinde bir vatandaşımızın hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendik.
Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Enkaz altında olduğu değerlendirilen vatandaşlarımıza bir an önce sağ salim ulaşılmasını temenni ediyor, arama kurtarma ekiplerimize çalışmalarında kolaylıklar diliyoruz.
Olaydan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Özgür Filistin için Ankara Ayakta!
Memur-Sen olarak bileşeni olduğumuz @anfidap organizesinde bu akşam on binlerce vicdan sahibi yürüyüşte buluştu.
Katiller sürüsü İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de hayatını kaybeden çocukların, kadınların ve masum sivillerin acısını yüreğinde taşıyan vicdan sahipleri; Filistin’in özgürlüğü, Gazze’deki soykırımın sona ermesi ve işlenen insanlık suçlarının son bulması için sivil toplum olarak Ankara sesini yükseltti.
Biliyoruz ki zulüm ne kadar büyük olursa olsun, hakikatten daha güçlü değildir. Zulüm ne kadar uzarsa uzasın, insanlığın vicdanından daha uzun sürmeyecektir.
Bugün Ankara’dan yükselen ses, dünyanın dört bir yanında yükselen vicdanların sesine karıştı. Elbet bu ses, en sağır kulakları bile delip geçecek; Gazze’nin çığlığı duvarları, sınırları ve suskunlukları aşacaktır.
Çocukların öldürüldüğü, masumların açlığa ve yokluğa mahkûm edildiği bir dünyada susmak zuldür. İnsanlık, Gazze’de yalnızca bir halkın değil, kendi vicdanının da sınavını vermektedir.
Biz susmayacağız. Gazze’yi unutmayacağız. Filistin’in özgürlük ve adalet mücadelesinin yanında durmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz: Zulüm ilelebet payidar olmaz. Hakikat er ya da geç yerini bulur.
Gazze özgür olacak. Filistin özgür olacak. İnsanlık kazanacak.
@anfidap ve tüm bileşenlerine yürekten teşekkürler.
#GazzeİçinÖzgürFilistin
Genel Başkan Yardımcımız Hasan Akyıldız’la birlikte KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu’nu ziyaret ettik.
Görüşmemizde, koruyucu giyim yardımının uygulanması başta olmak üzere, mühendislik kadrolarının verilmesi ve üyelerimizin diğer taleplerini gündeme getirdik. Bu konularda yaşanan sorunları ve çözüm önerilerimizi paylaşarak taleplerimizin karşılanmasına yönelik beklentilerimizi kendilerine ilettik.
İlgi ve alakaları için teşekkür ediyorum.
Ankara’nın Pursaklar ilçesinde görev başında uğradığı silahlı saldırı sonucu şehit olan polis memurumuz Ahmet Türkoğlu��na Allah’tan rahmet, kıymetli ailesine ve yakınlarına sabır diliyorum.
Milletimizin başı sağ olsun. 🇹🇷
ENFLASYON, MEMUR VE EMEKLİSİNİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR
TÜİK tarafından 2026 yılı Eylül ayı enflasyon oranı %1,84 olarak açıklandı. 3 aylık enflasyon %5,57 olurken yıllık enflasyon %29,73 olarak gerçekleşti. Hakem Kurulu’nun hatalı ve haksız kararı kamu görevlilerimiz ve emeklilerimizin hayatını olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Geçtiğimiz ay açıklanan TCMB III. Enflasyon Raporu ile 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da (OVP), 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon hedef ve beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesi; kamu görevlileri ve emeklilerinin maaş ve ücretlerinde yaşanan reel kaybı ve aşınmayı bir kez daha resmî veriler üzerinden açıkça ortaya koymuştur.
Bir kez daha altını çizerek ifade etmek gerekir ki; açıklanan genel enflasyon oranlarının üzerinde seyreden zorunlu harcamalar, gıda fiyatlarındaki artış, kira ödemeleri ve özellikle akaryakıt fiyatlarına yapılan zamlar; başta kamu görevlilerimiz ve emeklilerimiz olmak üzere tüm sabit gelirlilerin satın alma gücünü daha da azaltmakta ve reel kayıpları her geçen gün derinleştirmektedir.
4 Nisan 2026 tarihinde yürürlüğe giren doğalgaz kademeli tarife uygulamasıyla birlikte hanehalklarının enerji faturalarında da ilave artışlar yaşanacak; böylece zaten yüksek seyreden zorunlu giderlerin hane bütçeleri üzerindeki yükü daha da ağırlaşacaktır. Okulların açılmasıyla birlikte eğitim harcamalarının da hane bütçelerine eklenmesi, gıda, barınma, ulaşım ve enerji gibi temel ihtiyaçlarla birlikte değerlendirildiğinde, kamu görevlilerimiz başta olmak üzere sabit gelirlilerin zorunlu harcama yükü taşıyamayacakları bir noktaya sürüklenmektedir.
Piyasalarda yaşanan bu gelişmeler; gelir dağılımında adaletsizliğin giderek derinleştiğini, toplumsal farklılaşma ve ayrışmanın belirginleştiğini ve buna bağlı olarak ekonomik ve sosyal maliyetin her geçen gün daha da büyüdüğünü açıkça göstermektedir.
Memur ve Emeklisinin Alım Gücü Korunmalı, Kayıplar Telafi Edilmelidir!
Yüksek enflasyon, döviz kuru ve faizlerin oluşturduğu ağır ekonomik maliyetin yükü, sabit gelirlilerin omuzlar��nda daha fazla taşınmamalıdır. Toplumun geniş kesimlerini rahatlatacak, enflasyon karşısında eriyen gelirleri güçlendirecek ve kamu görevlilerimizin yaşadığı kayıpları telafi edecek güçlü, kapsamlı ve kalıcı gelir politikaları hayata geçirilmelidir.
Bu politikaları destekleyecek en önemli adımlardan biri de hiç şüphesiz Kamu Personel Sisteminde kapsamlı bir reform ihtiyacının hayata geçirilmesidir.
KPDK’nın gündeminde yer alan “Kamu Personel Sisteminde Düzenleme İhtiyacı Bulunan Hususlar” başlığı altında, kamu görevlilerimizin karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha açık ve kararlı biçimde gündeme taşıyacak; seyyanen zam talebimizi ifade edecek ve hem kamu personel sisteminin daha adil bir yapıya kavuşturulmasını hem de kamu görevlilerimizin mali, sosyal ve özlük haklarının güçlendirilmesini sağlayacak düzenlemelerin gerekliliğinin altını ısrarla çizeceğiz. Kamu görevlilerimizin ve emeklilerimizin yaşadığı gelir kayıpları artık görmezden gelinmemeli; artan sosyal maliyet görülmeli ve yıllardır biriken sorunlar daha fazla ötelenmemelidir.
Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı’nın kıymetli kızının nikâh merasimine katılarak ailelerinin mutluluğuna ortak olduk.
Genç çiftimizi tebrik ediyor, kendilerine sağlık ve huzur içinde bir ömür, iki cihan saadeti diliyorum.
Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçükten etkilenen madenci kardeşlerimize ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Göçükte hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Göçük altında bulunan madencilerimize sağ salim ulaşılması için sürdürülen arama kurtarma çalışmalarının bir an önce başarıyla sonuçlanmasını, kurtarılan madencilerimizin de en kısa sürede sağlıklarına kavuşmasını temenni ediyorum.
Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan muhafaza eylesin.
Önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Prof. Dr. Vedat Bilgin’in kıymetli validesi Gülhanım Bilgin Hanımefendi’ye Allah’tan rahmet diliyorum.
Başta Vedat Bilgin hocamız olmak üzere ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı temenni ediyorum.
Rabbim merhumeyi rahmetiyle kuşatsın, mekânını cennet, makamını âli eylesin.