https://t.co/qebGMHm3aG
Our theme this year is “explicit’ly explicit”—a reminder that we insist not just on survival, but on joy, connection, dignity, and resistance.
Pride Week includes panels, forums, workshops, and celebrations that create space for healing, protesting, and being together in solidarity. In a time when our very existence is under attack, our ability to organize is more important than ever.
Due to the economic crisis, limited queer-friendly venues, and increased pressure from authorities, we are unable to raise enough funds through our usual channels like Pre-Pride parties. That’s why we need your support.
Over 100,000 people filled Tel Aviv's streets for the annual Pride Parade - one of the world's largest Pride celebrations and the Middle East's most significant. In a region where LGBTQ+ individuals face persecution and danger, Israel stands out as a place where LGBTQ+ people can live openly, proudly, and authentically. 🇮🇱🏳️🌈
Ankara'da LGBTİ+ düşmanı 12. Yargı Paketi eylemine polis saldırdı. Gözaltılar var. Görüntülerde darp edilen kişiler avukat... Zulmünüz batsın
https://t.co/HUiNgNa2ek
Kuşadası Kaymakamlığı, Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi ve Kuşadası Kadın Platformu’nun “Onur Haftası” kapsamında planladığı tüm etkinlikleri 15 gün boyunca yasakladı.
Atatürk Meydanı, İsmail Cem Barış ve Dostluk Meydanı gibi kamusal alanlarda basın açıklaması, yürüyüş, panel, konser, piknik, afiş asma gibi her türlü eylem “kamu düzeni, genel ahlak ve güvenlik” gerekçesiyle yasaklanıyor.
Kaymakamlık, LGBTİ+’ların var olmasını ve sesini duyurmasını “provokasyon”, “toplumu bölme”, “kişi dokunulmazlığına saldırı” ve “genel ahlaka aykırı” olarak nitelendiriyor. Bu açıkça ayrımcılık, nefret söylemi ve devlet eliyle sistematik baskıdır.
Hangi “kamu düzeni”nden bahsediyorsunuz? İnsanların onuruna, varlığına ve özgürlüğüne yönelik bu yasaklar mı kamu düzenini koruyor? Yoksa toplumun bir kesimini ötekileştirip, korku iklimi yaratarak kendi iktidarınızı mı güçlendiriyorsunuz?
Bu karar, Anayasa’da belirtilen eşitlik ilkesinin, ifade özgürlüğünün, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma hakkının bir kez daha kâğıt üstünde kaldığının kanıtıdır.
Zorla susturamazsınız.
Nefretle, yasaklarla, baskıyla LGBTİ+ varoluşunu ortadan kaldıramazsınız. Onur Haftası’nı sokaklardan, meydanlarda söküp atamazsınız.
Yasaklanması gereken LGBTİ+’ların varoluşu değil, onları hedef gösteren nefret politikalarıdır.
@renkliguvercin
#KuşadasıOnurHaftası #LGBTİHaklarıİnsanHaklarıdır
Haziran ayı geldi.
Mücadelemizi direnişimizle, etkinliklerimiz ve yürüyüşlerimizle kutladığımız Haziran ayı bizim için yalnızca bir ay değil; hafızanın, direnişin, dayanışmanın ve özgürlüğün çağrısı.
Bu yıl da haziran ayında, her ay olduğu gibi, hayatlarımızı kontrol etmeye, görünmez kılmaya ve sınırlandırmaya çalışan tüm iktidarlara karşı sesimizi yükseltiyoruz.
Korkunun, nefretin ve inkârın karşısına cesaretimizi; yalnızlaştırmanın karşısına dayanışmamızı koyuyoruz.
Çünkü biz buradayız.
Sokaklarda, meydanlarda, dostluklarda, kolilerde, aşklarda, yaslarımızda ve mücadelemizde.
Bu yıl bir kez daha ilan ediyoruz:
AÇILIP S’AÇILACAĞIZ.
Yaralarımızı dayanışmayla, öfkemizi mücadeleyle taşıyoruz.
İzin istemiyoruz.
Uyum sağlamıyoruz.
Geri çekilmiyoruz.
Haziran bizimdir.
Onur bizimdir.
Sokaklar bizimdir.
Açılıyor, saçılıyoruz.
22-28 Haziran arasında birbirimize en kalabalık şekilde kavuşmamız için elimizden geleni yaptığımızı bil lubunya! Gözünüz kulağınız bizde olsun! <3
🏳️🌈 “Nerdesin Aşkım?” seçkisinin yokluğuna karşı “Burdayım Aşkım Film Festivali”
🗣️ İstanbul Onur Haftası: “Bize kapanan kapıları yeniden açıyoruz.”
https://t.co/ha1h8TsUhh
All funds raised will go directly to:
Travel and accommodation for LGBTI+ activists from across Turkey
Travel and accommodation for panelists
Communication and press costs (e.g. social media, website hosting)
Genetically Modified Tomato Awards (production, decor, video, logistics)
Event costs (e.g. security, venue fees, equipment)
Visuals and Pride materials (e.g. flags, banners)
The legal fees - since every year people are getting unlawfully detained, read the following reports for more information: 2023 Amnesty Report, 2024 Amnesty Report, 22nd Istanbul Pride March Observation Report by SPoD, 2025 İstanbul Trans and LGBTI+ Pride Weeks Monitoring Report by 17 May Association, Truth Justice Memory Center, Human Rights Association (IHD) Istanbul Branch, Kaos GL Association, Social Policy, Gender Identity and Sexual Orientation Studies Association (SPoD), Human Rights Foundation of Turkey (HRFT), and Amnesty International Türkiye.
Even a small donation—5 or 10 euros—can make a real difference. If you can’t contribute financially, please consider sharing this appeal.
With gratitude and in solidarity,
The Istanbul LGBTI+ Pride Week Committee
https://t.co/qebGMHm3aG
Our theme this year is “explicit’ly explicit”—a reminder that we insist not just on survival, but on joy, connection, dignity, and resistance.
Pride Week includes panels, forums, workshops, and celebrations that create space for healing, protesting, and being together in solidarity. In a time when our very existence is under attack, our ability to organize is more important than ever.
Due to the economic crisis, limited queer-friendly venues, and increased pressure from authorities, we are unable to raise enough funds through our usual channels like Pre-Pride parties. That’s why we need your support.
Etkinlik önerilerini bekliyoruz!
SON TARİH: 10 MAYIS
Bu sene 22-28 Haziran 2026 tarihleri arası gerçekleştireceğimiz 34. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nda olmasını istediğin etkinlik önerilerini bekliyoruz!
Nasıl bir hafta hayal ediyorsun? Bir etkinlik önerin var mı? Senin bir hayalin, bir çalışman, bir etkinliğin varsa hadi onu birlikte gerçekleştirelim, gönder gelsin 😘🥳
Form: https://t.co/CQiZBM0UJg
"Görünürlüğümüz; en küçük kişisel ifademizden yaşama sevincimize, haksızlıklara karşı dindirilemeyecek öfkemizden sarsılmaz direnişimize kadar, her halimizle var olduğumuzun açık bir beyanıdır.”
Hayatta kalmanın ayrıcalık olmadığı, kimin hayatının değerli ve yaşanılabilir olduğuna devletlerin ve patriyarkanın karar vermediği, yaşam süresinin kimlikle belirlenmediği bir dünya istiyoruz. Seks işçiliğinin kriminalize edilmediği, emeğin sömürülmediği, LGBTİ+'ların özgürce yaşayacağı ve yaşlanacağı, yas tutma hakkımızın dahi kontrol edilmeye çalışılmadığı bir dünya istiyoruz.
Bazıları buna ütopya diyor. Biz kaçınılmaz diyoruz.
İzin istemiyoruz.
Uyum sağlamıyoruz.
Geri çekilmiyoruz
Kaybettiğimiz mücadele arkadaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, bu coğrafyayı terk etmek durumunda kalan nedensiz göçmediklerini bildiğimiz, gözleri kulakları bizlerde olan tüm lubunya dostlarımızı özlemle selamlıyoruz. Elbet bir gün buluşacağız!
Hayatlarımızı sömürgeleştiren, istismar eden, kontrol eden; bizleri disipline etmeye ve yok saymaya çalışan tüm sistemlere ve iktidarlara karşı açıkça örgütleniyoruz. Bu düzenin bize biçtiği sınırları reddediyor, korkuyu değil cesareti, dayanışmayı ve direnişi büyütüyoruz. Bizler, Onur Haftasını ve Yürüyüşünü örgütlerken, sokakları terk etmemek için çabalayan, her yıl Onur yürüyüşünü varlığımıza dair bir kutlama olmakla birlikte, açık bir mücadele hattına dönüştürmeyi de kendisine görev biçen İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası olarak,
Bu yılın temasını ilan ediyoruz: AÇIK S'AÇIK.
Açığız, çünkü saklanmayı reddediyoruz.
Saçığız, çünkü düzeninizin ahlakına sığmıyoruz.
Açık saçığız, çünkü varoluşumuz sizin sınırlarınızı aşıyor, sizin sınırlarınızdan taşıyor.
Her zaman bir yolunu bulan, çatlaklardan sızan biz lubunyalar sizlere boyun eğmedik. Eğmeyeceğiz. Açılıp saçılacağız.
Cinselliklerin, cinsiyet ifadelerinin ve kimliklerin; devletten, kurumlardan, 12. cumhurbaşkanından aldığımız izinlerle değil, mücadeleyle korunacağını biliyoruz. Bu yüzden sesleniyoruz: Korkmadan, saklanmadan, boyun eğmeden yaşayan herkes bu mücadelenin bir parçasıdır. Buradan tüm herkese sesleniyoruz, LGBTİ+ mücadelesi sadece biz LGBTİ+'ların değil, kadınların, işçi sınıfının, Alevilerin, Ermenilerin, Kürtlerin, tüm ezilen halkların mücadelesidir. LGBTİ+ mücadelesi her mücadelenin ortak savunma hatlarından biri ve bu toprakların en direngen mücadelelerinden biridir. Bu sene herkesi bu direnişin bir parçası olmaya, mücadelemizi sahiplenmeye davet ediyoruz ve bir kez daha duyuruyoruz: birleşik mücadeleden geri durmayacağız. Ne 8 marta gitmekten, ne Suruç katliamı anmasına gitmekten, ne cumartesi annelerinin yanında olmaktan, ne Newroz’a gitmekten, ne Madımak katliamını anmaktan, ne işçi sınıfının mücadelesine omuz vermekten, ne Hrant için adalet istemekten ne Filistin’de soykırımı anmaktan, ne Roboski’yi hatırlatmaktan, ne de hayvanlar için adalet istemekten geri duracağız.
Bizleri, “genel ahlak” “ailenin korunması“ “büyük aile yılı” adı altında hapsetmeye çalıştığınız çaresizlik atmosferini görüyoruz. Bu kurum politikalarına karşı, bizi hapsetmeye çalıştığınız normlardan, kapılardan, barikatlardan, parmaklıklardan taşıyoruz. Bu direnç ve bağlılıkla; bedenlerimizi, arzularımızı ve öfkemizi sokağa taşıyoruz. Yalnızca görünmek ve duyulmak için değil, bize reva gördüğünüz hayat döngüsünü sarsmak için buradayız. Yıl boyunca gücümüzü büyüten, queer ve trans bir yürüyüşü ve haftayı birlikte örgütlüyoruz.
Savaşın, soykırımın, nefretin ve inkârın yükseldiği bu çağda susmuyoruz. Faşizmin karşısında hayatta kalmakla yetinmiyoruz; boyun eğmemekte ısrar ediyoruz. AÇILIYOR, SAÇILIYORUZ.
İktidarların tahakküm araçları birbirine bağlıdır. Sınırlar, iktidar, bedenler üzerinden yeniden üretilmeye çalışılır. Sömürgecilik, kapitalizm, emperyalizm, ırkçılık, patriyarka, transfobi, homofobi, sağlamcılık, türcülük ve ekolojik yıkım ayrı ayrı değil, birlikte işler. Bu düzenin bütününe karşıyız.
LGBTİ+ kimliklerimizin savaşları meşrulaştırmak için kullanılmasına izin vermiyoruz. Pinkwashing bir özgürlük değil, kanlı bir propagandadır. Katil devletlerin meşruiyet aracı olmayacağız.
Biz, İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası olarak, dünyanın dört bir yanındaki LGBTİ+’ların direnişini sahipleniyor; sömürülen, ihlal edilen, değersizleştirilen tüm hayatlar için adalet talep ediyoruz. Sürgünde olan, ailelerinin, arkadaşlarının, sevdiklerinin dahi cenazeleri için geri dönemeyen lubunya arkadaşlarımız, partnerini kaybettikten sonra dahi arkadaşını kaybetmiş gibi davranan lubunya arkadaşlarımız, kimsesizler mezarına defnetmek zorunda kaldığımız arkadaşlarımız, bize yaşatılan hiçbir şeyi unutmadık, unutmayacağız ve açıkça söylüyoruz: Hayatlarımız biricik ve eşittir ve bunu alana kadar durmayacağız.
Yaralarımızı öfkeyle ve mücadeleyle sarmaya, yer yer korksak da, birbirimizle dayanışmaya devam edeceğiz.
LGBTİ+ varoluş mücadelemiz, ikincil değildir; bahsettiğimiz gibi ortasındadır. Kimsenin bize özgürlük ya da gelecek vermesini beklemiyoruz. Özgürlüğümüzü istiyoruz, alacağız. Mücadelemiz derin yoksullukla, artan ırkçılık, göçmen düşmanlığı, homofobi, transfobi ile birlikte iyice çürüyen bu sistemde çalınan hayatlarımızı geri alma mücadelesidir. Bu bir başkaldırıdır ve başkaldırılar açık saçık olur.
Taleplerimiz pazarlık konusu değildir. LGBTİ+’ların, özellikle engelli, interseks ve transların, sağlık, barınma, ruh sağlığı ve hukuki destek hizmetlerine koşulsuz erişimi haktır. Uyum süreçlerine getirilmeye çalışılan tıbbi ve bürokratik engellere; karşımıza çıkarılan 'genel ahlak' ve 'müstehcenlik' bahaneli cezalara; gözaltı ve baskı mekanizmalarına rağmen biz LGBTİ+'lar hayatlarımız ve bedenlerimiz üzerindeki tahakkümü kabul etmeyececeğiz.
barış inşasında neden merkezi olduğunu ve dayanışma pratiklerinin nasıl güçlendirilebileceğini birlikte tartışacağız. Güvenli ve kapsayıcı bir alanda, deneyim paylaşımı ve kolektif düşünme yoluyla “barışın kimin için ve nasıl mümkün olduğu” sorusuna birlikte yanıt arayacağız.
Artan ırkçılık, göçmen karşıtlığı ve anti-gender hareketlerin yükseldiği bir dönemde, LGBTİ+’ların barış mücadelesindeki yerini birlikte düşünmeye davet ediyoruz. Bu atölyede; kesişimsel ayrımcılıkların barış süreçlerini nasıl etkilediğini, LGBTİ+’ların deneyimlerinin
İstanbul Film Festivali yönetimini;
Sansür ve otosansür politikalarına son vermeye, Verdiği sözleri tutmaya,
Kuir sanatın ve LGBTİ+’ların görünürlüğünü engelleyen bu tutumdan derhâl vazgeçmeye çağırıyoruz.
Bu dışlama politikalarını kabul etmiyoruz. İKSV boykot diyoruz!
34. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası temasını arıyor!
Aşkım, bu yılın hikayesini birlikte yazıyoruz. Neler yaşadık, neleri hala taşıyoruz, neleri dönüştürmek istiyoruz? Bu yılın İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası temasını birlikte bulalım.
https://t.co/l8xGJkjqul