Kayyum kılı(ç)daroglu ve işbirlikçilerine uzun süredir soruyorum.
Genel başkanlığı kaybettikten sonra tutulduğu ofisin kirasını ve masraflarını kim ödedi?
Bindiği vip'in sahibi kim masraflarını kim ödüyor?
Arınmaktan söz eden saray işbirlikcilerine aparatlar yanıtınızı bekliyorum..
Kirayı ödeyen hem de vip'in müteahhit sahibini açıklayacam, bekleyin..
Not: İşbirlikçi kayyumun yanında bulunan ve arınmadan söz eden belediye başkanının kendi döneminde en büyük ihaleyi nasıl Aziz İhsan Aktaş'a verdiğini de anlatacam.
Dertlerinin arınma değil, saray desteği ile CHP'de iktidar gaspı ve Erdoğan'a koltuk değneği olmak olduğunu anlatmaya devam..
Evet Sayın AKİT mensupları soruyorum sizlere;
İBB davasında sahte faturalarla ve kaçak dökümden gelen paraları akladığı iddia edilen, etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Gülibrahimoğlu’nun şirketinden seçimlerden sadece 2 ay önce hangi sponsorluk için 5 Milyon 700 bin TL aldınız?
Kalemini namus bilen gazeteciler öyle miş,müş diye yalan haber yapmaz.Bak böyle ortaya belge koyar .
30.01.2024 tarihli e-faturada; “Kuzey İstanbul Modern İnşaat A.Ş.” tarafından, “AKİT TV SPONSORLUK HİZMETİ” açıklamasıyla, AKİT TV’ye 5 milyon 700 bin TL ödeme yapıldığı açıkça görülüyor.
Madem bu kadar büyük bir sponsorluk anlaşması yapıldı;
Hangi program için? Hangi organizasyon için?Hangi yayın karşılığında?
Kamuoyuna açıklayın.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce,
sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
“Mutasarrıf”ım demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam…
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” Demiş
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca..
ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım.
Makam, mevki, rütbe, unvan; bunların hepsi cekettir. Ceketi asar bir yere gideriz. Arkamızda sadece insanlığımız kalır ve öldüğümüzde sadece çıplaklığımızı götürebiliriz bu dünyadan."
Türk milletinin hafızası, kültürü ve bağımsızlığının en güçlü teminatı Türkçe'dir.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in “Bugünden sonra divanda, dergâhta, bargâhta ve meydanda Türkçe'den başka dil kullanılmayacaktır” fermanıyla Türkçe'nin Anadolu'da resmi dil ilan edilişinin 749. yıl dönümünde, 13 Mayıs Türk Dil Bayramı’nı kutluyorum.
Herkes ne çok şey biliyor! Peki öyleyse neden bu haldeyiz; aşırı bilmekten mi? Bilmediği şeylerden dolayı insanın başı derde girmez, bildiğini sandığı ama yanlış bildiği şeylerden dolayı girer. Bunu söyleyen Mark Twain’i tanımıyor olabilirim ama insanları tanırım. Yani yanlış bilgi fena halde bulaşıcıdır.
🤨
Antikitede bir zamanlar, insanlar hiçbir şeyi aşırılığa vardırmazdı. En aşırı gözüpekliklerinde bile, kutsal saydıkları bu ölçüye bağlı kalırlardı. Onlar için ölçüsüzlüğün doruğu denizi sopalarla dövmekti, bu bir barbar çılgınlığıydı. Tabiata yakınırlardı ama bunu düzeltilmez sözler etmeden yaparlardı. Şimdilerde ölçülü olmak kolay değil. Kuşku, tereddüt, ölçüsüzlük her yanda... Hayat bir zamanlar olduğundan daha karmaşık hale geldi. İnsanın içinde bulunduğu koşullar çoğu kez iki seçenekten fazlasını ya da çok daha azını dayatıyor. Bu şartlarda herkes bildiklerini gözden geçirse iyi olur.
🧐
Bu nedenle standartların, ayarların tekrar yerli yerine oturması daha da önemli. Vatandaşın yüzünün seçimden seçime güldüğü, iktidarların ancak biraz olsun o vakitlerde hesap verdiği görüldüğüne göre, seçimlerin en geç dört yılda bir yapılması lazım. Hepsi bir arada değil, seçmenin mesajını sık sık iletebilmesi için milletvekili seçimiyle cumhurbaşkanı seçiminin ayrı ayrı, diğerinden iki yıl arayla yapılması lazım. En azından yüksek yargı kurumlarının üyelerinin de seçimle iş başına gelmesi lazım. Samimiyetle düşünmek lazım... #NOWAnaHaber 19.00’da. Etiket #neysene Müzik: Zero 7 & Sophie Barker, In the Waiting Line
Öcalan barış koordinatörü olacakmış/ oldu o zaman Adolf Hitler’i BM insan hakları sözcüsü, Epstein’ı çocuk haklarını koruma yetkilisi yapın. Netanyahu da Filistin Halkı ile dostluk derneği başkanı olsun. @zaferpartisi
Ey PKK ile pazarlık masasına oturanlar!
Bebek katili Öcalan göz ameliyatı geçirmiş, artık daha iyi görecekmiş. O pazarlık masasında bir şeyler alıp verirken, lütfen gözlerini kaybetmiş gazi Mehmetçiklerimizin gözlerini de geri isteyin.
Veremiyorlarsa, o pazarlık masasını dağıtın!
Orta Asya’dan Anadolu’ya değerlerimizi yaşatan, milli bilinç ile köklerimize tutunan ve ömrünü istiklale adayan atalarımızın ruhu şâd, 3 Mayıs Türkçülük Günü kutlu olsun.
Türkiye cidden ilginç bir ülke. İngilizler ve Ruslar, Osmanlı'yı parçalamak için Ermeniler ve Kürtler arasında yıllarca etnik çatışma ortamı yarattı. Öyle ki 1870'lerde uluslararası anlaşmalarda Osmanlı hükümetine Ermenileri Kürtlerden korumak için madde yerleştirdiler.
Ermeni-Kürt etnik çatışması üzerinden Ermenileri silahlandırdılar. İsyana teşvik ettiler. Terör yarattılar. Ermeni-Kürt etnik çatışması daima bu bölünmenin ana faktörü olarak kullanıldı.
Büyük Ermeni isyanı sırasında Ermeni çeteler pek çok Kürt'ü katletti. Tehcirin ardından Ermeni örgütler, "Kürtlerin Ermeni mallarına çöktüğü" yönünde çok defa propaganda yaptı. Hatta bir Ermeni örgütünün infaz listesinde Hınıslı Said'in adı vardı. Çünkü Ermeni mallarına çöktüğü dillendiriliyordu.
Bugün meşhur bazı "ağa" kökenli siyasetçilerin bile ailesinin geçmişinde Ermeni malları üzerinden üretilen zenginlik türküleri söyleniyor.
Fakat Dem Parti tüm bu soykırım iftiralarını Türkler üzerinden kabul ediyor.
Türkiye'de böyle maskaralıklar ne zaman sona erecek?
Türkiye'de bu maskaralıklara ne zaman birileri esaslı cevap verecek?
Sizde hiç utanma, hiç arlanma yok mu?
Açık açık yazmışlar bi de “ortalama” 3 aylık maaşlarını ödemedik diye.
Maaşıyla kıt kanaat geçinen madencinin “ortalama” 3 aylık ücretini ödemediğini açık açık yazmış!
Bir de utanmadan devlete elektrik satamıyoruz ondan yazmış.
Asıl utanması gereken bu kan emiciler değil ama. Bunları başımıza bela edenler!
Asıl utanması gerekenler elektrik üretimi ve dağıtımı gibi zorunlu bir kamusal hizmeti bile özel sektöre parsel parsel peşkeş çekenler!
Asıl utanması gerekenler “şirket gibi” yönettikleri devlette açız diye başkentin ortasında haykıran madencilerin üstüne polis salanlar!
#HakkımıVerDorukMadencilik
Kerkük Valisi olarak ataması gerçekleşen Muhammed Seman Ağa'yı tebrik ederim.
Kerkük'te uzun bir sürenin ardından Türkmen bir valinin idareyi devralması, Türkmeneli'nin bölgedeki varlığı ve temsiliyeti açısından büyük bir adımdır.
Yeni dönemin Kerkük'te huzur ve adaletin tesisine katkı sağlamasını dilerim. @zaferpartisi
Dönemin AKP’li Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mevlüt Uysal, İETT otobüslerini AKP flamalarıyla donatıp AKP’nin Yenikapı’daki mitingine ücretsiz insan taşımış, yetmemiş otobüsteki yolculara kek ve su ikram etmişti.
Mansur Yavaş'a operasyon öyle mi?
İşiniz gücünüz yalan dolan.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, nominal fiyatların düşük olmasının enerjinin "ucuz" olduğu anlamına gelmediğini bilmiyor mu?
Satın alma gücünden hiç söz etmiyor!
Enerji enflasyonundan da hiç söz etmiyor!
OECD'nin Şubat 2026'da açıkladığı verilere göre Türkiye, 36 ülke arasında enerji enflasyonunda açık ara birinci!
Türkiye'nin enerji enflasyonu %26❗️
İkinci sıradaki Avustralya'nın enerji enflasyonu %7,2. İkinciyle bile aramızda uçurum var!
24 ülkede ise enerji enflasyonu eksilerde!
Mehmet Şimşek halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayıyor❗️