Bu ülkede binlerce baba, bir mahkeme kararı olmadan işinden edildi.
Binlerce aile, bir gecede yayımlanan KHK’lerle ekmeğinden, güvencesinden ve geleceğinden koparıldı.
Babalar cezalandırılmadı sadece…
Eşler cezalandırıldı.
Çocuklar cezalandırıldı.
Anneler cezalandırıldı.
Birçok çocuk, Babalar Günü’ne babasının elini tutarak değil; işsizliğin, yoksulluğun ve belirsizliğin gölgesinde girdi.
Bir evladın ilk güvencesi, ilk öğretmeni ve en büyük dayanağı babasıdır.
Evlatlarının arkasında dağ gibi duran, emeğiyle ve sevgisiyle hayatı güzelleştiren tüm babalarımızın Babalar Günü kutlu olsun.
Öncelikle Halk TV ailesine ve Anadolu’nun sesini, kültürünü, tarihini ve sorunlarını ekranlara taşıyan değerli gazeteci Serhan Asker’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nden gerçekleştirilen bu yayın, yalnızca bir televizyon programı değil; Van’ın tarihini, kültürünü, doğasını ve toplumsal gerçeklerini tüm Türkiye’ye anlatan önemli bir kamu hizmetidir. Van, binlerce yıllık geçmişiyle, Urartu Medeniyeti’nin mirasıyla, Van Kalesi’yle, Akdamar Adası’yla, Muradiye Şelalesi’yle ve eşsiz doğal güzellikleriyle ülkemizin göz bebeği şehirlerinden biridir.
Van denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de dünyada yalnızca Van Gölü’nde yaşayan inci kefalidir. Bu canlı türü sadece Van’ın değil, Türkiye’nin ve insanlığın ortak doğal mirasıdır. İnci kefali, nesli korunması gereken endemik bir türdür. Ancak Van Gölü’nün kirlenmesi, atık suların yeterince arıtılmadan göle bırakılması, çevre kirliliği, kaçak avcılık ve iklim değişikliğinin etkileri bu eşsiz canlıyı tehdit etmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Van Gölü’nün korunması, inci kefalinin yaşam alanlarının güvence altına alınması, çevresel kirliliğin önlenmesi ve göl ekosisteminin sürdürülebilirliği konusunda çeşitli yazılı soru önergeleri vererek konuyu defalarca gündeme taşıdık. Çünkü Van Gölü’nü korumak sadece Vanlıların değil, devletin ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Anayasa’nın 56’ncı maddesi çevrenin korunmasını devlete ve vatandaşlara görev olarak yüklemektedir. Çevreyi korumak aynı zamanda gelecek nesillere karşı hukuki ve vicdani bir sorumluluktur.
Öte yandan Van’ın yalnızca doğal güzelliklerini değil, demokratik sorunlarını da konuşmak gerekir. Van Büyükşehir Belediyesi’nde halkın oylarıyla seçilmiş yöneticilerin yerine kayyum atanması, yerel demokrasi ve seçme-seçilme hakkı açısından tartışılmaya devam eden önemli bir konudur. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri halkın iradesine saygıdır. Demokratik toplum düzeninde esas olan, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunmasıdır.
Van’ın gençleri iş istiyor, üreticileri destek bekliyor, esnafı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Çiftçiler yüksek maliyetler altında üretmeye çalışıyor. Bölgenin turizm, ulaşım, çevre ve istihdam sorunlarının çözümü için daha fazla yatırım ve daha güçlü kamu desteği gerekmektedir.
Bu vesileyle Van’ın tanıtımına katkı sunan Halk TV’ye, değerli gazeteci Serhan Asker’e ve programa katılarak Van’ın sesi olan Prof. Dr. Ahmet Özer’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nin coşkun suları nasıl durmadan akıyorsa, Van halkının demokrasi, adalet, kalkınma ve refah talepleri de aynı kararlılıkla yükselmeye devam edecektir.
Van’a selam olsun. Van Gölü’ne selam olsun. İnci kefaline selam olsun. Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkan tüm Vanlı hemşehrilerimize selam olsun.
@Serhan_Asker@halktvcomtr
"Bolivya:
Olağanüstü hal ilan edildi, ordu ve polis altı haftalık krizin ardından yol blokajlarını kaldırdı.
Bolivya Devlet Başkanı Cuma akşamı ana sendika federasyonuyla bir anlaşma imzaladı, ancak bazı örgütlerin baskıyı sürdürmesi üzerine hükümet, kolluk kuvvetlerine yolları temizleme emri verdi.
Siyasete alet edilen futbolun hazin sonu..
Hangi sıfatla etrafına federasyon başkanını, teknik direktörü, bakanı vs topluyor.
Başarısızlığın kaynağı sportif alanı da kirleten kaba siyasettir.
Özel uçaklarla Amerika’ya gitmeye hazırlananların şimdi saklanmalarına izin vermeyelim!
2-Bu nedenle Şanlıurfalıların “Bu kadar destek verdik, karşılığında ne aldık?” sorusunu sorması son derece meşrudur.
Sorunların azalması iktidarın değişmesi ile birlikte ; liyakatli yönetime, şeffaflığa, denetime, planlamaya ve kaynakların adil dağıtılmasına bağlıdır. Ancak çözüm sorumluluğu öncelikle ülkeyi ve yerel idareyi yöneten siyasi iktidardadır. Çünkü yetkiyi kullanan, bütçeyi yöneten ve yatırım kararlarını veren makam odur.
Şanlıurfa’nın bugün yaşadığı sorunların önemli bir bölümü uzun yıllardır devam eden yapısal sorunlardır. Ancak bir siyasi iktidarın uzun süre görevde olması, bu sorunların çözülememesinden doğrudan sorumludur.
Şanlıurfa’da;
Öğretmen açığı varsa,
Kalabalık sınıflar
Derslik yetersizliği
İkili eğitim
Okul öncesi eğitim eksikliği
Kırsal mahallelerde okul eksikliği
Üniversite yurt yetersizliği
Genç işsizliği
Kadın işsizliği
Mevsimlik tarım işçiliği
Çocuk işçiliği
Tarımsal sulama sorunu
DEDAŞ kaynaklı elektrik sorunları
Sürekli elektrik kesintileri
Düşük voltaj sorunu
İçme suyu yetersizliği
Sulama suyu eksikliği
Kuraklık
Yeraltı sularının tükenmesi
Çölleşme riski
Çiftçi borçları
Mazot maliyetleri
Gübre maliyetleri
Tohum maliyetleri
Tarımsal destek yetersizliği
Hayvancılıkta yem maliyetleri
Mera kayıpları
Besicilikte gerileme
Veteriner hizmetleri eksikliği
Tarım ürünlerinde düşük alım fiyatları
Pamuk üreticilerinin sorunları
Buğday üreticilerinin sorunları
Arpa üreticilerinin sorunları
Fıstık üreticilerinin sorunları
Doktor açığı
Uzman hekim eksikliği
Hastane yoğunluğu
MHRS randevu sorunu
Onkoloji hastanesi eksikliği
İlçelerde sağlık hizmeti yetersizliği
Ambulans yetersizliği
Kanser tedavi merkezi eksikliği
İstinaf Mahkemesi eksikliği
Adliye yoğunluğu
Yargılamaların uzun sürmesi
Cezaevi yoğunluğu
Kayıt dışı istihdam
Yoksulluk
Sosyal yardım bağımlılığı
Gelir dağılımı adaletsizliği
Organize sanayi yetersizliği
Fabrika sayısının yetersizliği
Katma değerli üretim eksikliği
İhracat yetersizliği
Küçük esnafın sorunları
Ticari finansman yetersizliği
KOBİ sorunları
Ulaşım altyapısı eksikliği
Şehir içi trafik sorunu
Çevre yolu eksiklikleri
Tamamlanmayan üst geçitler
İlçe bağlantı yolları sorunu
Demiryolu yatırımlarının yetersizliği
Hızlı tren eksikliği
Lojistik merkez eksikliği
Hava ulaşım kapasitesi sorunu
Turizm yatırımlarının yetersizliği
Konaklama tesisi eksikliği
Tanıtım eksikliği
Tarihi eserlerin korunamaması
Kültür turizminin geliştirilememesi
Plansız kentleşme
Gecekondu bölgeleri
Kentsel dönüşüm eksikliği
Riskli yapı stoku
Altyapı eksiklikleri
Kanalizasyon sorunları
Yağmur suyu drenaj eksikliği,Çarpık yapılaşma
Deprem hazırlık eksikliği,Toplanma alanı eksikliği
Afet yönetimi eksiklikleri,Hava kirliliği,Çevre kirliliği
Atık yönetimi eksikliği,Yeşil alan yetersizliği
Ağaçlandırma eksikliği,Göç yönetimi sorunları
Suriyeli nüfusun yarattığı altyapı baskısı
Sosyal uyum sorunları,Kadına yönelik şiddet
Erken yaşta evlilikler,Kadınların işgücüne katılım düşüklüğü
,Engelli bireylerin erişim sorunları
Çocukların eğitimden kopması,Sokakta çalışan çocuklar
Mevsimlik işçi çocuklarının eğitime erişememesi
Gençlerin göç etmesi,Beyin göçü
Spor tesisleri eksikliği,Gençlik merkezleri yetersizliği
Kamu yatırımlarının yetersizliği
GAP projelerinin tamamlanmaması
Sulama projelerinin tamamlanmaması
Kamu kurumlarında personel eksikliği
Liyakat sorunu
Dijital altyapı eksiklikleri
İnternet erişim sorunları
Kırsal kalkınma eksikliği
Köy yollarının yetersizliği
Tarımsal kooperatifleşme eksikliği
Gıda sanayisinin yetersizliği
Tarıma dayalı sanayi eksikliği
Enerji yatırımlarının yetersizliği
Güneş enerjisi potansiyelinin değerlendirilememesi
Kamu hizmetlerine erişim eşitsizliği
Sosyal konut yetersizliği
TOKİ altyapı sorunları
Kiraların yükselmesi
Şanlıurfa’nın nüfusuna uygun yatırım alamaması sorunları sürüyorsa,
bunlar kamu yönetiminin ve siyasi iktidarın çözmekle yükümlü olduğu sorunlardır.
Demokratik sistemlerde vatandaşın sorması gereken soru şudur:
Yıllardır aynı iktidar görevdeyse, bu sorunlar neden hâlâ çözülmedi?
Bir ilin sorunlarının tamamının bir günde çözülmesi mümkün değildir. Ancak yıllar geçmesine rağmen aynı sorunlar büyüyerek devam ediyorsa, vatandaşın hesap sorması da demokratik bir haktır.
Siyasi açıdan bakıldığında, Şanlıurfa uzun yıllardır iktidar partilerine yüksek destek vermesine rağmen; eğitimde, sağlıkta, tarımda, enerjide ve adalet hizmetlerinde Türkiye ortalamasının altında kalan birçok göstergeye sahiptir.
Özelikle iktidar partisi Urfa Milletvekilleri zaman zaman Bakanlarla poz verip, sözde Urfanın sorunlarını iletiyorlar.
Bireysel görüşmelerle sorunlar çözülemez!.
Bakanlara toplu çıkarma yapmak gerek.
Bireysel ancak sosyal medya için paylaşım olur!.
Ulaşımda, Sağlıkta, Eğitimde, Ulaşımda, Ticarette, Sanayide, Turizmde, Tarımda, Kentsel dönüşümde ve Üniversiteside sorunlar çözülmüyor...
Herşey dünden kalma!...
Ama Vekillerimizin güzel Bakan pozları var.
İyi seyirler Urfam
Köhnemiş, eskimiş, kaybetmeye alışmış siyaseti geride bıraktık.
Önümüze bakıyoruz.
Bugün bir bankın üstündeyiz ama milletin gönlündeyiz.
Saklayın o bankı.
İktidar partisinin genel başkanı olarak geleceğim, o bankın üstüne bir daha çıkacağım. Milletime sözümdür!
Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Demircilik Mahallesi’nde bulunan Şanlıurfalı mevsimlik tarım işçilerinden gelen görüntüler ve mesajlar, ciddi bir insani mağduriyeti ortaya koymaktadır.
İşçiler; kaldıkları çadırların yağmur ve rüzgâra dayanmadığını, elektrik, su, tuvalet, banyo ve aydınlatma gibi en temel ihtiyaçlardan yoksun olduklarını ifade etmektedir. Bu koşullar, insan onuruna yakışır yaşam hakkıyla bağdaşmamaktadır.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2024/5 sayılı Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi; valiliklere, kaymakamlıklara ve ilgili kurumlara mevsimlik tarım işçilerinin barınma, sağlık, eğitim, temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğü getirmektedir.
Kahramanmaraş Valiliği ve Elbistan Kaymakamlığı, genelgenin kendilerine verdiği sorumluluğu yerine getirerek bu mağduriyeti derhal gidermelidir. Temiz su, elektrik, tuvalet, duş ve güvenli barınma imkânları acilen sağlanmalıdır. Çocukların eğitim hakkı korunmalı, okul çağındaki öğrencilerin misafir öğrenci olarak kayıtları yapılarak eğitimden kopmaları önlenmelidir.
Deprem döneminde kullanılan ve uygun durumda bulunan AFAD çadırları ile boş konteynerlerin mevsimlik tarım işçilerinin kullanımına tahsis edilmesi de değerlendirilmelidir.
Bu insanlar yardım değil, anayasa ve yasaların kendilerine tanıdığı en temel hakların yerine getirilmesini istemektedir. Alın teriyle çalışan vatandaşlarımızın yaşadığı bu mağduriyet daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir.
Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesine bağlı Demircilik Mahallesi’nde bulunan Şanlıurfalı mevsimlik tarım işçilerinden gelen görüntüler ve mesajlar, ciddi bir insani mağduriyeti ortaya koymaktadır.
İşçiler; kaldıkları çadırların yağmur ve rüzgâra dayanmadığını, elektrik, su, tuvalet, banyo ve aydınlatma gibi en temel ihtiyaçlardan yoksun olduklarını ifade etmektedir. Bu koşullar, insan onuruna yakışır yaşam hakkıyla bağdaşmamaktadır.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2024/5 sayılı Mevsimlik Tarım İşçileri Genelgesi; valiliklere, kaymakamlıklara ve ilgili kurumlara mevsimlik tarım işçilerinin barınma, sağlık, eğitim, temizlik ve güvenlik ihtiyaçlarını karşılama yükümlülüğü getirmektedir.
Kahramanmaraş Valiliği ve Elbistan Kaymakamlığı, genelgenin kendilerine verdiği sorumluluğu yerine getirerek bu mağduriyeti derhal gidermelidir. Temiz su, elektrik, tuvalet, duş ve güvenli barınma imkânları acilen sağlanmalıdır. Çocukların eğitim hakkı korunmalı, okul çağındaki öğrencilerin misafir öğrenci olarak kayıtları yapılarak eğitimden kopmaları önlenmelidir.
Deprem döneminde kullanılan ve uygun durumda bulunan AFAD çadırları ile boş konteynerlerin mevsimlik tarım işçilerinin kullanımına tahsis edilmesi de değerlendirilmelidir.
Bu insanlar yardım değil, anayasa ve yasaların kendilerine tanıdığı en temel hakların yerine getirilmesini istemektedir. Alın teriyle çalışan vatandaşlarımızın yaşadığı bu mağduriyet daha fazla geciktirilmeden giderilmelidir.
Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sayın Rahmi Aşkın Türeli’nin kıymetli babası Feyzi Tunç Türeli’nin vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.
Merhuma Allah’tan rahmet; başta Sayın Rahmi Aşkın Türeli olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet olsun.
@ratureli
AKP Grup Başkanvekili çıkıp “Şanlıurfa’nın elektrik sorunu yoktur” diyordu.
Saat sabah 07.30…
Bana Karaköprü Çamlıyayla Mahallesi’nden gelen mesaj ise gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyuyor:
“Günlerdir internet kesiliyor, elektrik kesiliyor. Sınava gireceğimiz gün yine elektrik yok.”
Şanlıurfa’da elektrik sorunu yoksa bu vatandaş neden karanlıkta? Bu öğrenci neden sınav sabahına elektriksiz uyanıyor?
Gerçekler propaganda ile değişmez. Şanlıurfa’nın birçok ilçesinde ve mahallesinde elektrik kesintileri günlük hayatın parçası haline gelmiştir. Eğitim hakkı, çalışma hakkı ve haberleşme hakkı doğrudan zarar görmektedir.
Anayasa’ya göre vatandaşın temel hizmetlere erişimini sağlamak devletin görevidir. Elektriği sürekli kesilen, interneti çalışmayan, sınav döneminde mağdur edilen gençlere rağmen “sorun yok” demek, vatandaşın yaşadığı gerçeği inkâr etmektir.
Şanlıurfa’nın sorunu algıyla değil, yatırımla çözülür. Vatandaş karanlıkta kalırken makam odalarından yapılan açıklamalar değil, sahadaki gerçekler konuşur.