The snake that bites its own tail is the Ouroboros. It represents the cycle of Life and Death.
The Antinatalist breaks the cycle by refusing to do procreation, and represented by the sword that cuts throught the Ourobors.
#InternationalAntinatalistDay#Antinatalism
Bir insan kalıcı doğum kontrolü kararı alacak kadar olgun sayılmıyorken -devlet onun yerine koruyucu sınırlar koyabiliyorken- neden otomatik olarak bir bebeğe bakacak kadar olgun/ehil sayılıyor?
#çelişki#Antinatalizm
Biz oyuncuların gördüğümüz ve bildiğimiz gerçekleri ailelere ve özellikle ebeveynlere anlatabilmemiz lazım.
Bu yüzden konu hakkında gerçekten bilgisi olan uzmanların, profesörlerin anlattıklarını derledik. Bunları hem oyuncular arasında yaymak hem de ailelerimize izletmek çok önemli.
https://t.co/XJNH4qI0Yg
Tasarruf ederek zengin olunmuyor kardeşim.
Gerçek zenginlik, her kuruşu biriktirmekle gelmez.
Bol para kazanmakla gelir.
Matematiği de basit alsında:
Ayda 20.000 TL giderin varsa, harcamalarını yarıya indirmek sana ayda en fazla 10.000 TL kazandırır.
Tasarrufla elde edebileceklerinin matematiksel bir sınırı var anlayacağın.
Ama gelirini iki katına çıkarmak, üç katına çıkarmak ve hatta on katına çıkarmak mümkün.
Burada tavan yok.
Kazanabileceğin para tamamen senin becerilerine, senin çalışmana, senin yaratıcılığına kalmış.
Bu yüzden çok para kazandıracak kariyerlerin, yüksek değerli yeteneklerin, cesur girişimlerin ve doğru yatırımların peşinden koşmalısın.
Hayatını cimriliklere değil büyümeye adamalısın.
Hayatını üç beş kuruşun peşinde cimrilik yaparak tüketme. O yol insanı küçültür, daraltır, potansiyelini öldürür.
Tutumlu olmak başka, cimrilik başkadır.
Tutumlu olmak akıllıca davranmaktır.
Gereksiz israf etmemek, kaynaklarını verimli kullanmak, her harcamanın bir mantığı olmasını istemektir.
Cimrilik ise hayattan vazgeçmektir.
Kaliteden, deneyimden, büyümeden feragat etmektir. Prestijden, konfordan, hatta bazen kapı açan küçük lükslerden kaçınmaktır.
Ve bir de kıtlık hissi meselesi var...
Harvard araştırmacıları Sendhil Mullainathan ve Eldar Shafir'in "Scarcity" kitabındaki bulgu net:
Sürekli kıtlık hissiyle yaşamak bilişsel kapasiteni fiziksel olarak düşürüyor.
Bir çalışmada, para sıkıntısı olan insanların IQ'sunun tam bir gecelik uykusuz kalmışlık kadar düştüğü ölçüldü.
Yani üç kuruşun hesabını yapa yapa, seni zengin edecek fırsatları görecek kafayı ve hayata geçirecek enerjiyi kaybediyorsun.
Kıtlık zihniyeti sana ne yapar?
Seni "ya yeterince param olmazsa?" korkusuyla yaşatır.
Risk almaktan alıkoyar.
Kazandığını değil, kaybetmediğini zafer sayan birine dönüştürür.
Zihnin darbeleri önceden hesaplamakla meşgulken, esas büyük oyunu oynayamaz.
Bolluk zihniyeti ise farklıdır.
Parayı bir araç olarak görür, bir tehdit olarak değil.
"Nasıl harcamam?" sorusu yerine "Nasıl daha fazla yaratırım?" sorusunu sorar.
Para akışını boğulacak bir nehir değil, döndükçe büyüyen bir çark olarak algılar.
Para akmalıdır.
Para su gibidir. Duran su bozulur, akan su besler.
Bırak aksın. Kazansın, dönsün, yatırım olsun, başkalarına da yararı dokunsun.
Akan para ekonomiyi büyütür, yeni fırsatlar yaratır, toplam değeri yukarı taşır. Hem sen kazanırsın, hem etrafındakiler.
Garson bahşişinden, iyi bir danışmanın ücretinden, çalışanının maaşından, güzel bir yemeğin hesabından, harika bir tatilin bedelinden, değer verdiğin insanın doğum günü hediyesinden kaçmaya başladığın anda sadece para kaybetmiyorsun.
İlişki kaybediyorsun.
İtibar kaybediyorsun.
Motivasyon kaybediyorsun.
Belki de sana bir fırsatı sunacak olan insanın zihnindeki yerini kaybediyorsun.
Her sabah şu soruyla uyanan adam hiçbir yere gidemez:
"Bugün harcamalarımı nasıl azaltırım?"
Doğru soru şudur:
"Bugün kazanma kapasitemi nasıl büyütürüm?"
Bir saatini 100 TL'lik bir indirimi aramakla geçirirsen, o saatin gerçek maliyeti 100 TL değildir — kaçırdığın o saatte öğrenebileceğin yeni yetenek, tanışabileceğin yeni insan, fark edebileceğin yeni fırsattır.
En değerli varlığını — yani zamanını ve enerjini — en ucuz meşgalede harcamış olursun.
Zengin insanların sırrı cimri olmak değildir.
Zaman ve enerjiyi nerede kazandıklarını bilmektir.
Büyük oyunu oynamak için küçük oyunu bırakmaktır.
Ömrü boyunca üç kuruşun hesabını yapan, fatura karşılaştıran, indirim kovalayan küçük hesapçı adamlardan mı olacaksın?
Yoksa parayı gerçekten akıtan, büyüten, çoğaltan, paylaşan ve özgürleşen insanlardan mı?
Birinci yol seni güvende tutar. İkinci yol seni büyütür.
Seçim senin.
Basit.
Oyun sektöründe çok önemli birinden çok kritik bir mesaj aldım, lütfen dikkate alın, oyunlar gerçekten tehlikede.
Arkadaşlar medya oyunlara savaş açmış durumda gördüğünüz gibi. Tek bir sebebi var: Gençler televizyon izlemiyor, reytingler düşüyor, reklam gelirlerinden oluyorlar. Özellikle Roblox yüzünden normalde çocukların ağırlıklı izlediği sabah kuşakları çökmüş durumda. Reklam verenlerin en sevdiği 18-25 yaş grubu en çok PUBG Mobile'da, YouTube, Twitch, Kick'de vakit geçiriyor. Özellikle bu oyunlara saldırmaları kazara, tesadüf veya cehaletten değil. Mecliste oyunlara en çok saldıran milletvekili Tuncay Özkan'ın medya patronu olması da tesadüf değil.
Biz "Bu ne cehalet!" diye izleyip saçımızı başımızı yoluyoruz ama bu cehalet değil, açık ve bilinçli, stratejik hareketlerle bizi bitirmek istiyorlar. Bunu saklamıyorlar da:
https://t.co/n1Kn4biUh8
https://t.co/8bJj7Swqaq
Şu an oyun yasa tasarısının geri çekilmesi için çok büyük bir lobicilik içindeler. Bu yasayı çekip, Tuncay Özkan'ın sunduğu, bütün oyun platformlarını kapatıp, oyun geliştiricileri hapse atacak zehir zembereği geçirmeye çalışacaklar. Bu hafta oyun yasası tasarısı meclise geliyor. Kamu oyunda yaratılan bu bilgi zehirlenmesini biraz olsun tersine çevirmek için sadece bir iki günümüz var.
Bu süreçte sosyal medya ve YouTube yayınlarında aklı başında, bilime ve gerçeklere göre konuşmuş uzman kaynaklarını listeledik. Uzman görüşlerinden alıntılar hazırladık. Doğru bilgiyi ebeveynlere ulaştırmak için çok çabalamamız gerekiyor. Yoksa oyuncuları çok kötü günler bekliyor.
https://t.co/4rwT3nErjS
Lütfen mesajı tanıdıklarınızla paylaşın...
@PsychicSenem is shaping Turkey’s gaming ecosystem—empowering developers, building communities & driving real impact 🎮
Read more: https://t.co/NZZHE48nwY
#Gaming#WomenInTech#Leadership
“Hümanizm kanserdir. Bir insan, sırf insan olduğu için sevilmeye ve saygı duyulmaya layık değildir, sevgi ve saygı hak edilen şeylerdir. Cehaletin kaynağı olan halka yaranma çabası olan popülizm ise düpedüz ölümdür.”
—Friedrich W. Nietzsche (Böyle Buyurdu Zerdüşt)
Oyun yasası, TBMM komisyonundan geçti!
Oyuncuların talep ettiği 11 maddeden 9'u tamamen, 1'i kısmen onaylandı.
📌 Bant daraltma oranı en fazla %50 olacak şekilde değiştirildi.
📌 Steam gibi platformların temsilci atama zorunluluğu ise halen devam ediyor.
https://t.co/PginvLtYy1
“İnsan, acı çekmeden kendini yeniden yaratamaz; çünkü o hem mermer hem de heykeltıraştır. Gerçek şeklini ortaya çıkarmak için, kendi özünü çekiç darbeleriyle parçalamalıdır.”
— Alexis Carrel
📢 18-29 yaş aralığındaki NEET gençlerin dikkatine!
SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği olarak yürüttüğümüz Tech4Youth Projesi kapsamında gerçekleştireceğimiz Oyun Tasarımına Giriş Eğitimi için başvurular devam ediyor!
Temel seviye olarak planladığımız bu eğitim, QA Takım Lideri - Matchingham Games Senem Aksakal (@PsychicSenem) tarafından verilecektir. 💯
🔗 Başvuru ve detaylar için linki ziyaret edebilirsiniz:
https://t.co/P7ztkWaLux
📅 Tarih ve Saat: 6 Nisan Pazartesi, 20.00 - 22.00
🎯 Tüm eğitimler ücretsizdir.
💻 Eğitimler online olarak Zoom üzerinden gerçekleştirilecek ve yaklaşık 2 saat sürecektir.
🎓 Katılım belgesi verilecektir.
👩💻 Eğitimlerimiz, 18-29 yaş aralığındaki NEET (ne eğitimde ne istihdamda olan) gençlerin katılımına açıktır.
💜 Eğitimlerimiz temel seviyededir; herhangi bir bilgi veya deneyimi olmayanlar da başvuru yapabilir.
Tech4Youth Projesi, NEET gençlerin dijital ve sosyal becerilerini güçlendirmek amacıyla YouthHub WB&T Ağı kapsamında Avrupa Birliği'nin eş finansman desteğiyle SistersLab - Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği (@SistersLaborg) tarafından yürütülmektedir.
@EU_Commission | @FondacijaDivac | @InstitutiD4D | @InstitutKULT | @YouthAlliance1 | @TOGVakfi
#YHWBT #Tech4Youth #SistersLab #NEET #DijitalBeceriler #GençlikProjeleri #TOGVakfı #EğitimDuyurusu
Büyük bir heyecan ve titizlikle hazırladığımız Türkiye Oyun Sektörü Raporu 10. kez karşınızda! 🎉
Türkiye Oyun Sektörü Raporu 2025’e https://t.co/tGWaojtFwo'dan ulaşabilirsiniz.
Raporumuzun 10. yılında destekleriyle yanımızda olan kıymetli sponsorlarımıza teşekkür ederiz. 🧡
Steam ve benzeri platformlar için ülkemizde ciddi kısıtlamalar söz konusu! Bunu önlemek adına hem bir gamer hem de sektör çalışanı olarak #OyunumaDokunma diyorum!
https://t.co/ivrOol7zhZ
Merhaba arkadaşlar, 5651 no'lu yasaya yapılacak ve hepimizi korkutan Ek Madde 5 ile ilgili olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile bir görüşme yaptık. Hazırladığımız "Türkiye'de Oyun Sektörünün Durumu" raporu Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Sayın Dr. Ömer Fatih Sayan Bey’e sunduk ve bizzat bu tasarıyla ilgili duyduğumuz endişeleri dile getirdik. Bazı yeni bilgiler de edindik ve bunları sizinle paylaşmak isteriz:
- Konu sadece PC ve konsol oyunlarını değil, mobil oyun dağıtıcıları da kapsıyor (Apple Store ve Google Play)
- Kanun çıktıktan sonra yönetmelikle kanunun tam nasıl işleyeceği belli olacak.
- Sektör paydaşlarının olduğu bir kurul oluşturma niyetleri var. Bu kurulun tavsiyeleri doğrultusunda kanun çıkmadan önce ve sonrasında yönetmelikte değişiklikler yapılabilecek.
- Gelelim en kritik mevzuya: Gelecek yükümlülükler yüzünden Steam veya diğer platformların aniden kapanması konusu…
Bize şu anda herhangi bir platformun bir suçlama karşısında mahkeme emriyle hemen kapatılma ihtimalinin zaten olduğu, Roblox’un başına bunun geldiği, bu kanun taslağıyla birlikte 5-6 ay süren bir sürecin sonunda ancak %90 kısıtlama sonucuyla karşılaşılabileceği iletildi. Ancak benzeri ihlal durumlarında BTK’nın sosyal medya platformlarında kısıtlama yapmadığı, oyun platformlarının yaklaşımına ve istişare ile kısıtlamanın yapılmayabileceği söylendi. Kısacası platformlara kısıtlama uygulamadan önce sektör endişelerine göre hareket edileceği izlenimini edindik.
Elbette taslağın uygulanışı ve kanunlaştığında nasıl bir sonuca sebep olacağıyla ilgili bir belirsizlik var. Keşke daha erkenden dahil olabilseydik sürece…
Yine de oyun sektöründen paydaşların ciddi bir şekilde dinlendiğini, BTK ve Aile Bakanlığı’nın bu konuyu bizlerin açısından da değerlendirdiğini söyleyebiliriz. Türk oyun camiası olarak süreci takip etmeye, sesimizi bir bütün halinde ve gür tutmaya devam edelim.
#oyunumadokunma @sinan_akkol@michbro66
"Antinatalist düşünceye göre, doğan her birey rızası olmadan acıya, kayba, korkuya ve ölüme maruz bırakılır. Bu nedenle üreme, bir armağan değil; geri alınamaz bir risk yaratma eylemi olarak değerlendirilir."
https://t.co/BYWIjvfopQ