Tanımak adına tanınmayı feda etmek zorunda kalırsınız. Tabiri caizse, tasarınız ötekinin olmanızı istediği şeye (ya da olmanızı istediğini düşündüğünüz şeye) uymaktır, ancak her zaman ihtiyaç duyduğunuz bağları koparma tehlikesi arz eden yönleriniz vardır.
Yaşam, insanlar öyle her istediklerini elde edemedi diye değil, arzuları kendilerine hasar vermeye başladığında, istedikleri şey katlanılmaz kayıplara gebe olduğunda trajik bir hal alır
hüsrana uğratmak, söz konusu olan o garip make voyde tabiriyle ifade edildiği üzere kelimenin gerçek anlamıyla bir şeyi hiçe çevirmek, içini boşaltmak, kandırmak, birini yanlış bir şeye inandırmaktır, bir nevi sihir, gözbağıdır; görünen şey aslında yoktur, yanlış olan doğrudur.
Belki daimi bir öfke içindeyizdir ve kendimize yetemediğimiz için kendimizden, istediğimiz şeyi hiçbir zaman tam anlamıyla vermedikleri için de başkalarından intikam alıyoruzdur
Törenler, resmî kıyafetler, birbirini ısıran köpekler, yem için kapışan balıklar, karıncaların telaşı, korkudan titreyen kuklalar...
İşte dış dünyanın tüm o tantanası bundan ibarettir!
Kendime Düşünceler Marcus Aurelius