Göktuğ beyin babası &&
Bilgisayar Mühendisi && Kamu Mühendisi && Türk Sağlık Sen Şube Başkan Yardımcısı &&
Türk Mühendisler Derneği Genel Başkan Yardımcısı
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ı ziyaret ederek, sosyal risk haritası çalışmasına ilişkin önerilerimizi; çalışanların sosyal hizmet tazminatı, saha tazminatı başta olmak üzere temel taleplerini ilettik, bu konularda kapsamlı bir raporu kendilerine sunduk.
Ayrıca Bakanlık bünyesinde kreş açılması, doğum izinlerinin uzatılması ve kadrolu çalışmanın esas alınmasına yönelik yürütülen çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimizi ifade ettik.
Fedakâr sosyal hizmet çalışanlarımızla ilgili önerilerimizin her zaman kıymetli olduğunu belirten Sayın Bakanımızın, yapılacak çalışmalarda önceden istişare mekanizmasını hayata geçireceklerini ifade etmelerini son derece değerli buluyor; kendilerine çalışmalarında başarı ve kolaylıklar diliyorum.
Türkiye Kamu-Sen Büyük bir sevdanın büyük bir mücadelenin adıdır.
İlkeli,kararlı dik duran sendikacılık anlayışından taviz vermeden,
hiç bir hesap kitap yapmadan doğruları söylemeye,
Türk memurunun ve Türk milletinin yanında durmaya devam edecektir.
TEŞEKKÜRLER...
ŞUBAT AYINDA 3149 YENİ ÜYEMİZ AİLEMİZE KATILDI.
Tercihini güçlü bir iradeyle “Türk Sağlık-Sen” diyerek ortaya koyan kıymetli üyelerimize ve gece gündüz demeden emek veren tüm teşkilat mensuplarımıza en içten şükranlarımızı sunuyoruz.
Gösterdiğiniz azim, cesaret ve özveri için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Nusaybin’de aziz bayrağımıza karşı alçakça saldırı yaparak ay yıldızlı al bayrağımızı bulunduğu yerden indirmeye kalkışanların hevesleri dün olduğu gibi bugünde kursaklarında kalacaktır.
Tarih açıkça göstermiştir ki Türk bayrağına el uzatanlar, bunun bedelini daima ağır ödemiştir. Bugün de yarında bu hakikat değişmeyecektir. Provokasyon peşinde koşanlar gereken cevabı alacaktır.
Türk milliyetçiliğinin birinci kaynağı Orhun Yazıtları’dır.
Yazıtlar edebî bir dille kayalara kazınmıştır.
Öyle yazıtlar ki, sadece Türklerin değil; her milletin dikkat etmesi gereken hususları gösterir.
Asya Hun imparatorlarından Çi-Çi’nin nutku, tarihte milliyet fikirlerinin ilk dile gelişi diye yorumlanmıştır.
Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu, Türklerin “milletçiliği” ilk vurguladığından bahseder:
“Batı'da milliyetçilik duygularının 18. yüzyılda belirmeye başladığı, bu fikirlerin yayılmasında Alman ve İtalyan siyasi birleşme harekâtının başlıca rol oynadığı kabul edilir ve bize de oradan geldiği söylenir.
bu umumî kanaatın eksik tarafları vardır. Milliyetçilikte Avrupa görüşünün batı dünyası bakımından doğruluğu belki mümkündür, fakat Türk tarihi yönünden doğru değildir,reddedilmelidir.
Çünkü Türklerde milliyetçiliği bundan iki bin yıl öncesine ait izleri bizzat Avrupalı bilginler tarafından tespit edilmiştir.
Tanınmış Alman ilim adamı sinolog Fr. Hirth eski Çin yıllıklarında araştırmalar yaparken Asya Hun İmparatorlarından Çi-Çi Yabgu'nun halka irat ettiği nutuktan parçalara rastlamış ve hayretle görmüştür ki, bu ünlü Türk başbuğunun devlet anlayışı doğrudan doğruya millî duygulara dayanmaktadır.
Çi-Çi'nin, atalardan kalan yadigârlar arasında, geniş ülkelerle birlikte, hürriyet ve istiklâlin de bulunduğunu ve bu en kıymetli emanetlere ehemmiyet verilmemesinin milli ihanet sayılacağını açıklayan sözlerini, dünya edebiyatında milliyet fikirlerinin ilk dile gelişi diye tefsir eder Fr. Hirth
Ankara 3 Nolu Şube Başkanımız Tahir Akyolal ve Şube yöneticilerimiz ziyaretimize geldiler.
Kendileri nezdinde Ankara'da sosyal hizmetlerde görev yapan tüm teşkilat mensuplarımıza başarı ve kolaylıklar diliyorum.
Üstü düzey memur denen yeni bir kavram üretildi evet dünyanın en büyük 3. barajını üretenden, yerli treni üretenden, yerli yazılımları üreten, devasa hastaneleri yolları üreten kamu Mühendislerinden daha üst düzey bir memur varmış bizde öğrenmiş olduk
TÜM KAMU ÇALIŞANLARINA EK ZAM VE REFAH PAYI VERİLEREK İYİLEŞTİRME YAPILMALIDIR
Geçtiğimiz gün üst düzey yöneticiler ile bazı uzman ve meslek mensuplarının maaşlarında artış yapılmasına yönelik bir düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmiştir. Kamu yönetimi içinde belirli kadro ve unvanlara yönelik olarak düşünülen bu iyileştirme, komisyonda hızla görüşülerek sürece dahil edilmiştir.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken temel bir gerçek vardır: Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tablo, yalnızca belirli görev gruplarının değil, kamu hizmeti yürüten tüm çalışanların maaşlarında ciddi bir iyileştirmeye ihtiyaç duyulduğunu çok açık biçimde ortaya koymaktadır. Gıda fiyatlarından barınma maliyetlerine, ulaşım giderlerinden temel ihtiyaçlara kadar her alanda yaşanan yüksek artışlar, kamu görevlilerinin gelirlerini hızla eritmekte; çalışanların yaşam standartlarını her geçen gün daha fazla geriye götürmektedir.
Böyle bir dönemde, kamu çalışanlarının yalnızca belli bir kısmına yönelik maaş artışı planlamak, çalışma hayatının gerçekleriyle de, sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşmamaktadır. Kamu görevlileri tek bir bütündür; yönetici, uzman, memur, hizmetli, teknik personel ayrımı yapılmaksızın aynı ekonomik koşulların etkisi altındadır. Dolayısıyla çalışanları kendi içinde gruplara ayırarak yalnızca bir kesime artış sağlamak, diğer büyük kesimin mali kayıplarını görmezden gelmek anlamına gelmektedir. Bu yaklaşım ne hakkaniyet ilkesine uymakta ne de iş barışını koruyabilmektedir.
Bu nedenle söz konusu düzenlemenin, yalnızca belli unvanlara odaklanan mevcut hâliyle kabul edilmesi mümkün değildir. Beklenti açıktır: Komisyon’dan geçen teklif, tüm memurlara ek zam ve refah payı verilmesini sağlayacak bir hükümle mutlaka genişletilmelidir. Uzun süredir yüksek enflasyon karşısında eriyen maaşların telafisi için başka bir seçenek kalmamıştır.
Kamu çalışanlarının ekonomik kayıplarını giderecek bu adım; hem çalışma barışının sağlanması, hem kamu hizmetinin etkinliğinin korunması, hem de devletin adalet ve eşitlik ilkelerine bağlılığının gösterilmesi bakımından artık ertelenemez bir zorunluluktur. Tüm kamu görevlilerinin ortak beklentisi, ayrım yapılmaksızın adil bir düzenlemenin yapılması ve emeğin gerçek değerinin teslim edilmesidir.
III. Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi, 06–08 Ekim 2025 tarihleri arasında “Teknoloji ve Mühendislik” temasıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde başarıyla tamamlanmıştır.
Zirvemize KKTC Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar ve T.C. son Başbakanı, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Heyeti Başkanı Sayın Binali Yıldırım ve Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci katılarak kapanış konuşmalarını gerçekleştirmiş ve zirvemizi onurlandırmışlardır.
Zirvenin açılış programı, Türk Mühendisleri Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı, KKTC Memursen Genel Başkanı Göktürk Ötüken, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkan Yardımcısı Yücel Kazancıoğlu, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Soner Can Tufanoğlu,
Ak Parti Dış İlişkiler Başkan Yrd. Levent Ali Yıldız, KKTC Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ve KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler’in protokol konuşmalarıyla başlamıştır.
Birinci günün ilk oturumu “Türk Dünyasında Mühendislik Eğitimi” başlığıyla gerçekleştirilmiş olup, YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa’nın başkanlığında yürütülmüştür. Oturuma Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, KKTC Uluslararası Final Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Gemikonaklı, KKTC Yükseköğretim Denetleme ve Akreditasyon Kurumu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, Kazakistan Zhanibekov Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yerzhan Kerimbekov ve KKTC Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Toycan katılım sağlamıştır.
Birinci günün ikinci oturumu “Enerji Teknolojileri, Gelişmeler ve Uygulamalar” temasıyla gerçekleştirilmiş, oturuma Prof. Dr. Metin Gürü başkanlık etmiştir. Oturumda Kazakistan Al-Farabi Ulusal Üniversitesi’nden Prof. Dr. Murat Kunalbayev, TEİAŞ Daire Başkanı Serhat Metin, TEDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Yakup Alan, KKTC ODTÜ den Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Fahrioğlu ve KKTC Aksa Enerji Müdürü Şener Şentürk sunumlarını yapmışlardır.
İkinci günün ilk oturumu “Türk Dünyası Üretken Yapay Zekâ” başlığıyla düzenlenmiş, YÖK Üyesi Prof. Dr. Derviş Karaboğa’nın başkanlığında yürütülmüştür. Oturumda Kazakistan Zhanibekov Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yerzhan Kerimbekov, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mirbek Turdiev ve KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Kamil Dimililer sunum yapmıştır.
İkinci günün ikinci oturumu Gazi Üniversitesi Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu’nun başkanlığında yürütülmüştür. Oturuma bağımsız stratejist ve güvenlik danışmanı Dr. Hüseyin Bayazıt, Gazi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Saadin Oyucu, BK Mobil Kurucu CEO’su İsrafil Dilmeç ve bağımsız eğitim danışmanı Dr. Miraç Özar katkı sunmuştur.
İkinci günün üçüncü oturumunda, Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Demirel’ in oturum başkanlığında, KKTC 15 Kasım Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Dr. Refet Ramiz, Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Bulut, Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. M. Tuncay Gencoğlu ve Birleşmiş Milletler Orman Forumu Başkanı İsmail Belen yer almıştır.
İkinci günün dördüncü oturumunda Prof. Dr. Fatih Vehbi Çelebi’ nin oturum başkanlığında, Dünya Bankası Uzmanı İlhami Aydın, Fırat Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Ulaş ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nden Doç. Dr. Kamil Yurtkan sunumlarını gerçekleştirmişlerdir.
Zirvemize ayrıca MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, EÜAŞ Genel Müd. Yrd. Ahmet Suat Üstün ve Daire Başkanı Zafer Çiçek, Türkiye Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, EMO Ankara Şubesi Başkanı Cevdet Aslan, Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi Yetkilileri, İş İnsanları, Sivil Toplum Kuruluşlarının Temsilcileri, Türk Mühendisleri Derneği Yönetim Kurulu Üyeleri ve İl Temsilcilerimiz ile geniş bir katılım sağlanmıştır.
III. Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi, Türk dünyasında, mühendislik alanında iş birliği, bilgi paylaşımı ve ortak teknolojik vizyon oluşturma hedefiyle başarılı bir şekilde tamamlanmıştır.
Türkiye Kamu-Sen, Türk memurunun göğsünde taşıdığı İstiklâl Madalyası'dır.
Marjinal gruplar ve siyasî meftalar, Türkiye Kamu-Sen'in kadim tarihini gölgeleyemez!
#KamuSenMemurunTeminatıdır