➡️ Türkiye’nin örgütsel anlamda bağımsız, demokratik, laik, halkçı ve ulaşılabilir sendikası.
➡️Kızılırmak Mah Next Level Çankaya/Ankara.
📞0312 911 93 80
📍 Türkiye'nin tek örgütsel anlamda bağımsız, parti güdümünde olmayan, demokratik, laik, Halkçı, ulaşılabilir sendikası TÖBSEN.
📍 Anti-emperyalist, Anti-kapitalist, kamusallığı sınıf mücadelesini ana politik hattı olarak belirlemiş sınıf kitle sendikası.
Bugün 10 Ekim.
2015 yılında barışı, emeği, kardeşliği ve eşit bir geleceği haykırmak için Ankara Garı Meydanı'nda buluşan yüzlerce yurttaşımızın, meslektaşımızın ve öğrencimizin karanlık odaklarca hedef alınışının yıl dönümü.
Aramızdan koparılan 104 canın düşlediği eşit, özgür, laik ve barış dolu bir ülkeyi inşa etme iradesinden asla geri adım atmayacağız. Eğitimi gericilikten, emeği sömürüden, yaşamı karanlıktan kurtarma mücadelemiz; katledilen canlarımıza borcumuzdur.
Yitirdiğimiz tüm canları saygı ve özlemle anıyor, emek ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimize söz veriyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız!
#10Ekim #10EkimAnkaraKatliamı #barış
1 Mayıs’ta, resmi tatilde iskenderunda çalıştırıldığı işyerinde ihmal ve denetimsizlik yüzünden hayattan koparılan 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün davasının bugün İskenderun 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında tutuklu sanıklar tahliye edildi. Adalet bir kez daha yana haklı olandan yana değil güçlü olandan yana taraf oldu.
Ölümden bir gün önce aynı yerde başka bir öğrencinin daha elektrik akımına kapıldığı belgelenip ispat edilmişken; kusurun hangi sanık veya sanıklar üzerinde olduğunun araştırması sürerken sanıklardanda kusur yokmuş gibi tutuksuz yargılamalarına karar verilmesi ne hukuka ne de vicdanlara sığar.
Savunmasında “günde 6 işçi ölüyor” diyerek çocukların ve işçilerin yaşamını sıradanlaştıran zihniyet, bu kararla birlikte yeni katliamların önünü açmaktadır. Bugün katledilen çocuklarımızın hesabını sormasını beklediğimiz adalet mekanizması vicdanları katletmiştir.
Mahir için de, göz göre göre iyi cinayetleri sonucu hayatını kaybeden tüm çocuklarımız için de hak hukuk adalet istiyoruz. Mesleki Eğitim adı altında çocuklarımızı ucuz ve güvencesiz iş gücü olarak piyasaya süren, bu düzene karşı herkesi hep beraber mücadele etmeye davet ediyoruz.
@DenizEzer
HİÇ KİMSE İNANCINDAN DOLAYI ŞİKAYET EDİLEMEZ!
Sendikamız üyesi bir öğretmenimiz,
Cuma namazı için camiye gittiği gerekçesiyle TÜGVA Reyhanlı İlçe Başkanı’nın eşi tarafından şikayet edilmiştir.
Bu olay, inanç özgürlüğünün ve düşünce hürriyetinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha göstermiştir. Hiç kimse, inançı, ibadeti veya yaşam tarzı nedeniyle hedef gösterilemez, baskı altına alınamaz.
@tcmeb@hataymem@tugvaTR@tugvahatay
Bugün İstanbul Başakşehir'de bir okulda yaşanan bıçaklı saldırıda 3'ü ağır olmak üzere 8 öğrencinin yaralanması, okullarımızda güvenlik ve şiddet sorununu bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Zaman artık her olayın ardından birkaç açıklama yapıp geçiştirme zamanı değildir. Çocuklarımızın yaşam hakkı, güvenliği ve geleceği için kalıcı, bilimsel ve bütüncül politikalar geliştirilmelidir.
Defalarca söyledik, söylemeye de devam edeceğiz: Milli Eğitim Bakanlığı önce çuvaldızı kendine batırmalı, kendi politikalarını sorgulamalı ve ciddi bir öz eleştiri yapmalıdır.
Öğrencilerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamayan, bilimsel ve pedagojik temellere dayanmayan, çocukların gelişim özelliklerini ve bireysel farklılıklarını dikkate almayan; yalnızca ideolojik kaygılarla hazırlanan eğitim programlarıyla eğitim sorunları çözülemez.
Bir programın adına “Maarif” demek, onu bilimsel ve pedagojik bir eğitim programı haline getirmez. Pedagojik temeli olmayan ve çocuğun gelişimini merkeze almayan hiçbir eğitim politikası öğrenciyi geliştiremez; aksine yeni sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
Sayın Bakan;
Daha kaç çocuğumuzun yaralanması, daha kaç okulda şiddet yaşanması gerekiyor?
Kaçıncı olaydan sonra sorumluluk alacaksınız?
İstifa etmeniz için daha kaç canın hiçe sayılması gerekiyor?
Biz artık çocuklarımızın güvenliğini tesadüflere veya olay olduktan sonra alınan önlemlere bırakmak istemiyoruz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin
#istanbul #basaksehir #Okul #meb
Ataması yapılmayan, özel sektörde ve kamuda çalışan, emekli olan, halkımızı aydınlatan ve geleceği inşa eden tüm öğretmenlerimizin Dünya Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığı, eğitimcilerin ağır ekonomik koşullara mahkum edildiği, eşit işe eşit ücret ilkesinin ortadan kaldırıldığı ve özlük haklarının zayıflatıldığı bir dönemden geçiyoruz. TÖBSEN olarak, dayatılan tüm haksızlıklara ve politikalara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
#TÖBSEN #DenizEzer #5EkimDünyaÖğretmenlerGünü #ÖğretmenlerGünü #Eğitim
5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ
Öğretmen; yalnızca ders anlatan değil, çocukların ve gençlerin geleceğine emek veren, bilimin ve aydınlanmanın ışığını taşıyan eğitim emekçisidir.
Bugün, emeği değersizleştirilen, güvencesizleştirilen, ekonomik ve özlük hakları her geçen gün geriletilen öğretmenlerin sorunlarını bir kez daha yüksek sesle dile getiriyoruz.
Nitelikli, laik, bilimsel ve kamusal eğitim; insanca çalışma ve insanca yaşama koşullarına sahip öğretmenlerle mümkündür.
Öğretmenin hakkı, halkın geleceğidir.
Başta tüm öğretmenlerimiz olmak üzere, eğitim ve bilim yolunda emek veren bütün eğitim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü kutlu olsun.
Yaşasın öğretmenlerin örgütlü mücadelesi!
Yaşasın TÖBSEN!
#5Ekim #DünyaÖğretmenlerGünü #TÖBSEN #Öğretmen #Eğitim
MADENCİLERİN ÖLÜMÜ KADER DEĞİL, İŞ CİNAYETİDİR!
Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçükte yaşamını yitiren madencilerimize rahmet, ailelerine ve tüm maden emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralı kurtarılan emekçilere acil şifa diliyoruz.
301 madencimizi yitirdiğimiz Soma Katliamı’nın üzerinden yıllar geçmesine rağmen değişen hiçbir şey yok. Denetimsizlik, taşeronlaşma, güvencesizlik ve kâr hırsı; maden emekçilerini hâlâ ölüme gönderiyor.
Ölüm madencinin fıtratı değildir! Alınmayan önlemler ve sermayenin kâr düzeninin sonucu madenciler ölüme gönderilmektedir.
Patronlarının kârı için emekçinin canını hiçe sayan,patronun her zaman aklandığı bu düzene karşı susmayacağız. Devletin görevi patronların kârını güvence altına almak değil, işçinin yaşam hakkını güvence altına almaktır.
Soma’da ve tüm maden iş cinayetlerinde sorumluluğu bulunan patronlar, kamu görevlileri ve denetim mekanizmaları yargı önünde hesap vermelidir.
BİR KAZA DEĞİL, İŞ CİNAYETİ
TÖBSEN YÜRÜTME KURULU
Bir tarafta insanların alın terini, yıllarca biriktirdiği parasını çalan fon hırsızları; diğer tarafta geçinemediği için çaresizlik içinde hayata tutunmaya çalışan insanlar var. Birilerinin milyonları konuşulurken, bir başkasının hayatta kalıp kalamayacağı tartışılıyorsa, ortada sadece ekonomik değil, vicdani ve ahlaki bir çöküş vardır.
#HesapGünü
BİR ÖĞRETMEN DAHA OKULUNDA HAYATINI KAYBETTİ
ARTIK YETER!
Bugün Osmaniye’de Farabi Anadolu Lisesi’nde görev yapan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, okul bahçesinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Mehmet Bilgili öğretmenimize rahmet; ailesine, öğrencilerine, yakınlarına ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz.
Bir öğretmenin okul bahçesinde silahla öldürülmesi, nedeninden bağımsız olarak eğitim emekçilerinin can güvenliği sorununu bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur.
Okullar eğitim yuvalarıdır. Öğretmenler ise her gün çocuklarımızın geleceği için emek veren eğitim emekçileridir. Okulların güvenli çalışma ve yaşam alanları olması için göstermelik tedbirler değil, kapsamlı ve kalıcı politikalar hayata geçirilmelidir.
Her olayın ardından başsağlığı mesajları yayımlamak yetmez.
Her saldırının ardından birkaç günlük tedbir almak yetmez.
Öğretmenlerin can güvenliğini güvence altına almak Millî Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluğudur.
Artık eğitim emekçilerinin ölümü sıradanlaştırılmasın.
Artık öğretmenler yalnız bırakılmasın.
Artık yeter!
TÖBSEN olarak, eğitim emekçilerinin can güvenliği konusunda gerekli sorumluluğu yerine getirmediğini düşündüğümüz Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya davet ediyoruz.
#MehmetBilgili #Öğretmen #YusufTekin #OkullardaŞiddet #ArtıkYeter
PARA İÇİN DEĞİL, ONURUMUZ İÇİN!
Anayasa Mahkemesi önünde emeklilerin seyyanen zam ve insanca yaşam talebiyle gerçekleştirdiği eylem sırasında yaşamını yitiren emekli polis Ali Şekeroğlu’nun ardından bir kez daha emeklilerin yaşam koşullarını konuşmak zorundayız.
Yıllarca çalışan, prim ödeyen ve kamu hizmeti veren milyonlarca emekli bugün ciddi bir geçim sıkıntısıyla karşı karşıya.
TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 verilerine göre dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcaması için gereken tutar 37.388 TL, yoksulluk sınırı ise 121.786 TL.
Bir insanın yaşamına son vermesinin tüm nedenlerini tek bir başlıkla açıklamak mümkün değildir. Ancak emeklilerin ekonomik koşullarının ve geçim sıkıntısının da bu toplumsal tablonun önemli bir parçası olduğu açıktır.
Ali Şekeroğlu’nun taşıdığı “Para için değil, onurunuz için” sözü, emeklilerin taleplerinin yalnızca gelir artışı değil, insanca ve onurlu bir yaşam talebi olduğunu ortaya koyuyor.
Ali Şekeroğlu’na rahmet, ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.
TÜM ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ SENDİKASI
Genel Başkan Deniz Ezer
@DenizEzer@Hizamrc@ahmet_urhan
Manisa Turgutlu'da 11 öğrencimizin yaralandığı silahlı saldırı, okullarımızdaki şiddet sorununun geldiği vahim boyutu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Çocuklarımızın yaşam hakkı, yalnızca okul kapılarına dikilecek birkaç güvenlik görevlisinin nöbetine bırakılamaz. Eğitimdeki şiddet sarmalı; yoksulluk, gelecek kaygısı ve fırsat eşitsizliğinden bağımsız düşünülemez.
Öğrencilerimizin psikososyal ihtiyaçlarını merkeze almayan, yalnızca müfredat değiştiren hiçbir eğitim politikası onları koruyamaz.
TÖBSEN olarak bir kez daha yineliyoruz: Milli Eğitim Bakanı, ideolojik kaygıları bir kenara bırakıp bu ağır tablonun siyasi ve idari sorumluluğunu almalıdır.
Çocuklarımız için bilimsel ve güvenli bir eğitim ortamı inşa edecek adımlar derhal atılmalı, aksi halde görevden istifa edilmelidir.
@DenizEzer@Hizamrc@ahmet_karaay@HseyinKoku@ahmet_urhan@Alituncer179950@Yusuf__Tekin@tcmeb
#TÖBSEN #EğitimdeŞiddeteHayır #ManisaTurgutlu #GüvenliOkul #EğitimHakkı #YaşamHakkı #MilliEğitimBakanlığı
ÇOCUKLARIMIZIN YAŞAM HAKKI GÜVENLİK GÖREVLİLERİNE BIRAKILAMAZ!
Manisa Turgutlu’da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınında bugün sabah saatlerinde gerçekleşen silahlı saldırıda, güncel açıklamalara göre 2’si ağır olmak üzere 11 öğrenci yaralandı.
Yaralanan öğrencilerimize ve vatandaşlarımıza acil şifalar diliyor, öğrencilerimizin ailelerinin ve eğitim emekçilerimizin yaşadığı kaygıyı paylaşıyoruz.
Ancak açıkça söylüyoruz:
Okulların önüne birkaç güvenlik görevlisi koyarak eğitimde şiddet sorununu çözemezsiniz!
Çünkü mesele yalnızca okul kapısındaki güvenlik değildir.
Yoksulluk, gelecek kaygısı, işsizlik, eşitsizlik, akran şiddeti, psikososyal destek yetersizliği, rehberlik hizmetlerinin yetersizliği, silaha erişim ve toplumsal yaşamda şiddetin sıradanlaşması birbirinden bağımsız sorunlar değildir.
Çocukların güvenliğini yalnızca okul duvarlarının arkasına hapsetmek mümkün değildir.
ŞİDDETİN KAYNAĞINI GÖRMEZDEN GELEREK GÜVENLİ OKUL YARATILAMAZ!
Her olayın ardından birkaç gün süren açıklamalar yapmak, soruşturmalar başlatmak ve güvenlik tedbirlerini artırmak tek başına çözüm değildir.
Çocuklarımızın yaşam hakkı, olay yaşandıktan sonra verilen talimatlarla korunamaz.
Eğitimin merkezinde çocukların yaşam hakkı, bilimsel düşünce, laiklik, kamusal eğitim, eşitlik ve özgürlük olmalıdır.
TÖBSEN olarak bir kez daha çağrımızı yineliyoruz:
Bakanlık sorumluluk almalı, çocukların gerçek sorunlarına odaklanan bilimsel ve kapsamlı bir eğitim politikası oluşturmalıdır.
Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin güvenliğini sağlayamayan bu eğitim politikasının sorumluluğu üstlenilmelidir.
Milli Eğitim Bakanı sorumluluk almalı; bu tabloyu değiştirecek adımlar atılmıyorsa görevinden istifa etmelidir.
Çünkü;
ÇOCUKLARIMIZIN YAŞAM HAKKI, BİRKAÇ GÜVENLİK GÖREVLİSİNİN NÖBETİNE BIRAKILAMAYACAK KADAR DEĞERLİDİR!
TÖBSEN YÜRÜTME KURULU
#TÖBSEN #Manisa #Turgutlu #Okul #EğitimdeŞiddet
TÖBSEN Genel Başkanı Deniz Ezer ve Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek'in devlet okullarında kayıt parası ve bağış adı altında velilerden talep edilen ücretlerle ilgili açıklamaları Nefes Gazetesi'nde haberleştirildi.
@serkanbebek61@DenizEzer
@mervsismn @nefesgazetesi
PISA 2025 Sürecindeki Şüpheler Açıklanmalıdır!
TÖBSEN olarak, PISA 2025 öncesinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından seçilen okullarda yürütülen hazırlıklara dair ulaştığımız bilgi ve belgeleri kamuoyuyla paylaşıyoruz. Antalya'daki PISA çalıştayının ardından Tatvan ve Mersin gibi illerdeki okullarda geçmiş PISA sorularının çözdürülmesi ve özel hazırlık planlamaları yapıldığı tarafımızca tespit edilmiştir. Bu durum, OECD'nin PISA teknik standartlarına aykırıdır ve ortada merkezi bir yönlendirme olduğuna dair şüphelerimizi güçlendirmektedir.
Kendi öğretmenine merkezi sınavlarda güvensizlik sergileyen Bakanlık, PISA için seçilen okullarda özel hazırlıklara girişerek suni bir başarı tablosu üretmeye çalışmaktadır.
Gerçek başarı, belirli bir öğrenci grubunu önceden hazırlayarak değil, ülkedeki tüm çocuklara eşit, bilimsel ve nitelikli eğitim sağlayarak elde edilir. Çocuklarımızın emeğinin ve öğretmenlerimizin itibarının korunması için sürecin takipçisi olacağız.
Basın açıklamamızın tamamını videodan izleyebilirsiniz.
@ahmet_karaay@DenizEzer@tcmeb
#TÖBSEN #PISA2025 #MilliEğitimBakanlığı #MEB #Eğitim #Öğretmen #Sendika
Okul kantinleri rant alanı, çocukların cebi tahsilat kapısı yapılamaz!
Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde açıklanan kantin fiyatları, eğitimdeki sınıfsal eşitsizliğin artık çocukların beslenme hakkına kadar uzandığını gösteriyor. Tost ve ayran 130 TL, tavuk döner 145 TL, dört çeşit yemek ise 285 TL!
Sorgulanması gereken yalnızca bu fahiş fiyatlar değil, bu fiyatları yaratan ekonomik düzendir. Büyük kentlerde 8-10 milyon TL'yi bulan, deprem yıkımının sürdüğü Hatay’da bile 3,5 milyon TL'ye ulaşan ihale bedellerinin faturası doğrudan çocuklara ve velilere kesilmektedir. İşletmecinin devlete ödediği bu devasa kira bedelleri; çocukların yediği tosttan, dönerden ve içtiği sudan tahsil edilmektedir.
Kantin ihaleleri yalnızca teknik bir kiralama işlemi değil, çocuğun beslenme hakkının piyasalaştırılmasıdır. Eğitim Bakanlığı, çocukların beslenmesini piyasanın insafına bırakamaz. Okul kantinlerinin amacı kamuya en yüksek geliri sağlamak değil, öğrencinin sağlıklı ve ulaşılabilir gıdaya erişimini sağlamaktır.
Biz eğitim emekçileri olarak talep ediyoruz:
✔️ Her öğrenciye her gün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli bir öğün yemek ile yeterli temiz su sağlansın.
✔️ Kantin ihalelerinde “en yüksek bedeli kim veriyor?” anlayışından derhal vazgeçilsin.
✔️ Çocukların açlığı üzerinden kâr ve rant düzeni kurulmasın!
Çocuk müşteri değildir. Kantin rant kapısı değildir.
TÖBSEN Yürütme Kurulu Başkanı Deniz Ezer
YENİ EYLEM KARARLARIMIZI AÇIKLIYORUZ!
Eğitim emekçilerinin haklarını, emeğini ve mesleki onurunu savunmak; angaryaya, dayatmalara ve eğitim alanının piyasalaştırılmasına karşı örgütlü mücadelemizi büyütmek için yeni eylem kararlarımızı hayata geçiriyoruz.
1. Angarya görevlere karşı duruyoruz.
2. MEB-İMES uygulamasını kabul etmiyoruz.
3. ÇEDES ve benzeri protokollere karşı çıkıyoruz.
4. Öz değerlendirme formuna karşı duruyoruz.
5. Birden fazla nöbet tutmuyoruz.
6. Servis taşımacılığına ilişkin eylem kararımızı uyguluyoruz.
7. Önlük giyme dayatmasına karşı çıkıyoruz.
Bu kararlar yalnızca birer talep değil; eğitim emekçilerinin birlikte hareket etme ve haklarına sahip çıkma iradesidir.
Eylem kararlarımız ve dilekçe örneklerine
https://t.co/EePxboOcl8 üzerinden ulaşabilirsiniz.
Birlikteysek güçlüyüz, örgütlüysek kazanacağız!
#TÖBSEN #Eğitim #Sendika #Eylem #Öğretmen
İMZA ATIYORUZ, HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ!
Değerli eğitim emekçileri,
2026-2027 eğitim öğretim yılının hepimiz için sağlıklı, huzurlu ve sorunsuz geçmesini diliyoruz.
Yeni eğitim öğretim yılıyla birlikte kurul toplantıları da gerçekleştirilecek. Bu toplantılarda alınacak kararlar ve idare tarafından gündeme getirilebilecek çeşitli dayatmalar karşısında mesleki, hukuki ve sendikal haklarımızı korumak hepimizin sorumluluğudur.
Kurul kararlarını imzalarken attığımız imzanın haklarımızdan vazgeçtiğimiz anlamına gelmemesi için, kararların altına veya dilek ve temenniler bölümüne şerh koyarak imzalamamızı öneriyoruz.
Çünkü biliyoruz ki; Anayasa’dan, kanunlardan ve uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımızı kullanmak bir lütuf değil, en temel hakkımızdır.
Bu nedenle TÖBSEN olarak tüm üyelerimizi, kurul kararlarını imzalarken aşağıdaki şerhi eklemeye ve mesleki, hukuki ve sendikal haklarını saklı tutmaya çağırıyoruz:
“İmzaladığım kurul kararlarının bazılarına şerh koyarak imzaladığımı beyan ederim. Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve kanunlardan doğan haklarımı korumak amacıyla, üyesi olduğum TÖBSEN Sendikasının aldığı eylem kararlarına uyacağımı; her türlü mesleki, hukuki ve sendikal hakkımı saklı tuttuğumu beyan ederim.”
İmzamız var, şerhimiz var, haklarımızdan vazgeçmiyoruz!
#TÖBSEN #EğitimEmekçileri #SendikalHaklar #Öğretmen #Eğitim #HaklarımızdanVazgeçmiyoruz #SendikalMücadele
🏆 AVRUPA’NIN ZİRVESİNDEYİZ!
Filenin Sultanları, finalde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek Avrupa Şampiyonu oldu! 🏆
Sahada son topa kadar mücadele eden, inancını ve dayanışmasını hiç kaybetmeyen A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten kutluyoruz.
Bu büyük başarı; emeğin, azmin, dayanışmanın ve birlikte mücadele etmenin neleri başarabileceğini bir kez daha gösterdi.
Filenin Sultanları’yla gurur duyuyoruz!
Tebrikler Şampiyonlar! ❤️
#FileninSultanları #AvrupaŞampiyonu #Türkiye #Şampiyon