Madencilerin tutsak avukatı Selçuk Kozağaçlı;
''Bu dosyaya eli değmiş 79 tane yargıç ve savcının isim ve sicil numaralarından bir listem var, bu 79 kişinin isim soy isim ve sicillerini sağ olduğum sürece takip edeceğim.
Babalarımız, annelerimiz, sevdiğimiz insanlar öldü. Siz bizi haksız yere hapiste tutarken çocuklarımızdan ayrı kaldık, sevdiklerimizden ayrı kaldık.
Bizi kapattınız ve sizinle helalleşmeyeceğiz, asla helalleşmeyeceğimizi bilin!''
Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.
Ş. Can Atalay -Seçilmiş Hatay Milletvekili-
Bir belediye başkanı çocuğunun eğitimi gerekçesiyle başka şehirde yaşamak yerine, belediye başkanlığı yaptığı şehri kendi çocuğu dahil tüm çocukların sağlıklı bir birey olarak yetişebileceği hale getirmeye çalışmalı.
Dem Parti’ye 10 yıl boyunca olağanüstü baskı yapıldı. Belediyelerine kayyum atandı. Binlerce üyesi, milletvekilleri, belediye başkanları tutuklandı ve hala tutsaklar. Buna rağmen neredeyse kimse “korkup” AKP’ye geçmedi.
CHP siyaseti en başta kendini sorgulamalı.
Seyit Aslan 'ayip' falan etmemiş. Yalan da söylememiş. Doğruyu eğmeden, bukmeden yüzüne söylemiş. Sırf AKP'nin teknesinden indi diye Davutoğlu'nu işlediği suçlardan aklayacak miyiz?
10 Ekim, Suruç, Diyarbakır…
7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 tarihleri arasında art arda yaşanan katliamlara tanık olduk.
IŞİD tarafından gerçekleştirilen tüm bu katliamlar emek, barış ve demokrasi için mücadele veren güçleri hedef almıştı.
Geçen 11 yılda ne AKP’ye yeniden tek başına iktidar olmanın yolunu açan bu katliamlar aydınlatıldı ne de katliamlara yol veren dönemin siyasi yetkilileri ve bürokratları hesap verdi.
30 Haziran’da bir kez daha Ankara Adliyesi’nde ailelerle adalet için bir araya geleceğiz.
Tüm failler ve kamu sorumluları hesap verene kadar mücadeleden ve hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.
10 Ekim, Suruç, Diyarbakır…
7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 tarihleri arasında art arda yaşanan katliamlara tanık olduk.
IŞİD tarafından gerçekleştirilen tüm bu katliamlar emek, barış ve demokrasi için mücadele veren güçleri hedef almıştı.
Geçen 11 yılda ne AKP’ye yeniden tek başına iktidar olmanın yolunu açan bu katliamlar aydınlatıldı ne de katliamlara yol veren dönemin siyasi yetkilileri ve bürokratları hesap verdi.
30 Haziran’da bir kez daha Ankara Adliyesi’nde ailelerle adalet için bir araya geleceğiz.
Tüm failler ve kamu sorumluları hesap verene kadar mücadeleden ve hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.
İsmail Saymaz, Barış Pehlivan gibi gazetecilere son dönemde çok denk geldim. Demirtaş ile ilgili bir şey söyleyecekleri zaman ilk önce her görüşlerinin uyuşmadigini, hatta onu elestirdigini 'bile' belirtiyorlar. Bu mesafe koyma çabası, meşruiyet kaygısı niye?
İsmail Saymaz:
"Bu kadar CHP'li siyasetçi adı soruşturmada geçiyor diye takla atarak AKP'ye geçerken, Demirtaş yalnızca DEM Partililere 'Oyunuzu AKP'ye verin' dese şimdiye dışardaydı.
Buna bile tenezzül etmedi, 10 yılı cezaevinde geçirdi."
@barisatay "...yapılan bu kadar güzellikleri, bu kadar ahlaklı, erdemli çalışmaları, bu kadar çalışmaları istismar ediyorsunuz..."
Osman'ın ahlak, erdem, güzellik anlayışı bu demek.
2020 yılının Mart ayı. Gülistan Doku kaybedildikten iki ay sonra... Dersimlilere mikrofon uzatmıştık. Halk şöyle diyordu; İnsanları bilerek suya yönlendiriyorlar. Kız orada değil. Gülistan'ı yok ettiler. Olayı kapatmaya çalışıyorlar.