Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi yargı modunu açtı:
"Bir günlüğüne bile olsa Allah bana Kudüs valiliği nasip etsin"
Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz.
Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı; Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye."
eşinin gözlerine bakıp halini hatırını sormayalı aylar geçmiş ama internette kadınların gönderilerine alev yağdırmaktan parmakları uyuşmuş modern zaman sahtekarları bunlar. sosyal medyadaki tartışma gruplarında kanaat önderi hepsi ama mutfakta bir bardak suyu almaktan aciz paşalar birçoğu.
kafasını şarj soketine zincirlemiş, gözlerini telefon camına çivilemiş, arada sırada mırıldanarak "şimdiki çocuklar çok şanslı" diye söylenen ama kendi evladının en yakın arkadaşının adını bile bilmeyen yeni çağ yabancıları gibiler.
nefesine sevgi katmadan soluk alan, babalığın ağırlığını omuzlamadan evin odalarında bir yabancı gibi dolanan bu silüetler, evlerinin kapısını sadece otel kapısı gibi görüyor olmalı.
öyle olmalı ki geçip giden zaman umurlarında olurdu belki de.
zaman gelip geri dönülmez yolların sonuna vardıklarında, harcadıkları yılları geri getirmeyecek bu hayat. "şimdi işim var" diye erteledikleri tüm anlar uçup gitmiş olacak ve büyüyen çocuklarının kırgın, uzak bakışlarından başka hiçbir şey kalmayacak ellerinde.
yokluğunu idrak edemediğimiz koca bir boşluğun içinde boğuluyoruz hepimiz.
boşluk, kendiliğinden oluşan bir şey değil ki; bakılmayan gözlerden, tutulmayan ellerden, “sonra” diye ertelenen cümlelerden yapılmış bir yığın o. zamanla ağırlaşan ve zamanla eşyaların arasına sinen bir şey üstelik.
bilmiyorum, nereden başlanır.
ama belki hâlâ vakit vardır; bir bardak suya uzanacak kadar belki. belki bir “nasılsın?”ı gerçekten soracak kadar. çocuğun adını, sevdiği rengi, korktuğu şeyi öğrenecek kadar zaman vardır belki.
ezgi akgül
6 mayıs 2026 / ankara
Esfeli Safilin...
Bizler şerefli bir dinin ,şerefli bir Peygamberin ümmetiyiz ve Allah bizi beşeri mahlukat olarak yaratmışken birinin çıkıpta ben insan değil hayvan'ım demesi tüm insanoğlu 'na hakarettir...
@Sevincteacher ne kadar güzel bir konuşma bravo👏🏼👏🏼
Kurban Bayramı 9 gün tatil ilan edilmiş ama bilin bakalım kime...
Memurlara...
Çünkü işçiler, özel sektör çalışanları bu ülkenin insanı değil lahana onlar...
Peki hangi memurlara, mesela Polisler 9 gün emniyeti kapatıp tatil yapacak mı...
Ya doktorlar için tüm ülkedeki hastaneler 9 gün kapatılacak mı...
Hemşireler, ebeler, paramedikler, itfaiyeciler...
Askerler 9 gün kışlaları kapatıp gidecek mi...
Eee sorması ayıp kim kaldı geriye...
Masa başı memurları...
Zaten aşırı zengin bir ülkeyiz enflasyon %2 faizler %1,5 bir elimiz yağda ötekisi balda 9 gün daha tatil yaparsak tınmaz bile...
Yıllarca laiklik kisvesi altında İslamsız eğitimi savunanlar, bugün gençliğin kimlik krizinden, değer boşluğundan,savrulmuşluğundan şikâyet etmesinler..İSLAM’ın İNSAN etmesine müsade etmediler..!
Bir ay önce ilahilerle coşan okullarımızı hazmedemediler.
Gözlerini, Allah peygamber kelamıyla dolan okullarımıza diktiler.
Leş projeleri için de yine çocuklarımızı kullandılar.
İNADINA YUSUF TEKİN
#SONDAKİKA
Gürgen Öz bombayı patlattı:
“Özel okullar eğitim vermiyor, elitlik satıyor!”
“Gittik baktık… Sözde biraz Avrupai, sözde modern sistem olsun diye!
Ama karşımıza çıkan şey eğitim değil, resmen vitrin şovu oldu.
6-7 yaşındaki çocuğa golf öğretiyorlar!
Evet, yanlış duymadınız… Plastik çim sermişler, çocuğun eline sopa vermişler!
Üstüne bir de mikrofon uzatıyorlar:
‘I love my golf club…’
Biz ilk başta ‘Vay be ne kadar elit!’ dedik.
Ama sonra fark ettik…
👉 Bu çocuk için değil!
👉 Bu tamamen anne-babaya oynanan bir senaryo!
“Milli takıma golfçü yetiştiriyoruz” diyorlar…
Sanki herkesin çocuğu yarın olimpiyatlara gidecek!
Ama gerçek şu:
Parkta top oynamayan, arkadaşlarıyla koşmayan,
elinde sopayla dolaşan yapay bir çocuk profili çiziyorlar!
Ve bunun bedeli? 1 milyon TL!