1 Kasım 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girecek olan sosyal medyada yaş doğrulama düzenlemesini fırsat bilen kötü niyetli kişilerin; “Hesabınız kapatılacak”, “Yaş doğrulamanızı hemen yapın” gibi ifadeler içeren sahte SMS, e-posta ve sosyal medya bağlantılarıyla vatandaşlarımızın kişisel ve finansal bilgilerini ele geçirmeye çalışabileceği tespit edilmiştir.
Çocukların dijital ortamda korunmasını ve kişisel verilerin güvenliğini esas alan yeni düzenleme kapsamında yaş doğrulaması yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden alınacak “yaş doğrulama belirteci” ile yapılacaktır. Bu sistemde sosyal medya platformlarına hiçbir kimlik bilgisi aktarılmamakta; sadece kullanıcının yaş sınırını karşılayıp karşılamadığı bilgisi iletilmektedir.
Uygulama, 1 Kasım itibarıyla yalnızca yeni açılacak hesaplar için geçerli olacaktır. Mevcut sosyal medya hesapları için doğrulama süresi 31 Mart 2027 tarihine kadar devam edecektir. Bu nedenle “Bugün doğrulamazsanız hesabınız kapatılacak” şeklindeki panik oluşturmayı amaçlayan mesajlara kesinlikle itibar edilmemesi önemle rica olunur.
MAVİ VATAN'DA HAK, DİPLOMASİDE DENGE
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikası, deniz yetki alanlarının hukuki statüsünden bölgesel güvenlik ilişkilerine kadar uzanan çok boyutlu bir gündeme sahip. Libya Temsilciler Meclisi'nin Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması, bu gündemin diplomatik ve hukuki boyutunu yeniden öne çıkardı.
20 Ekim 2026’da alınan karar, 2019’dan beri yürürlükte olan mutabakatın Libya Temsilciler Meclisi tarafından da kabul edilmesi anlamına geliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, gelişmenin iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözettiğini ve iş birliğini derinleştirebileceğini açıkladı.
Mavi Vatan yaklaşımı, Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini koruma hedefini ortaya koyuyor. Ancak bu hedefin sürdürülebilirliği, deniz gücü kadar uluslararası hukuk, diplomasi ve bölgesel diyalogla da bağlantılı. Deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıkların yönetilmesinde, hukuki argümanların tutarlılığı ve diplomatik kanalların işlerliği önem taşıyor.
Bu gelişmenin hemen ardından Doha’da imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı, güvenlik gündeminin farklı bir boyutunu gündeme getirdi. Türkiye, Katar, Endonezya ve Pakistan arasında imzalanan metin, savunma sanayisi alanında ortak projeler, Ar-Ge, eğitim ve üretim kapasitesinin geliştirilmesini hedefliyor.
Bu iki gelişmeyi aynı çerçevede değerlendirmek, Türkiye’nin güvenlik politikasının çeşitliliğini anlamaya yardımcı olabilir. Bir tarafta deniz yetki alanları üzerinden hukuki ve diplomatik ilişkiler; diğer tarafta savunma teknolojileri ve üretim kapasitesi üzerinden gelişen ortaklıklar bulunuyor.
Bununla birlikte, imzalanan mutabakatların etkisi somut uygulamalarla ölçülmeli. Deniz yetki alanları anlaşmasının bölgesel ilişkilere katkısı, diplomatik süreçlerin seyriyle; Bedir Mutabakatı’nın başarısı ise hayata geçirilecek projelerle daha net görülecek.
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu
"8 kişiden yedisi ocaktan çıkarıldı. Maalesef bu 7 madencimizden iki kardeşimiz hayatını kaybetti. Şu anda bir madencimiz madende ona ulaşıldı, çıkarılmaya çalışılıyor; hayati durumunu kesin teyit etmedik."
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan:
"Türkiye’nin Libya’daki çabaları karşılıklı rıza ve karşılıklı güvene dayanıyor. Libya’da kalıcı çözüm her zamankinden daha yakın."
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Öncelikle ticaret ve yatırımların artırılmasını teminen Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl sonundan önce başlanmasını kararlaştırdık."
Yedinci Fon Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Toplantıya Adalet Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bu bakanlıklarımızın ilgili kurum ve kuruluşları katılmıştır.
SPK’nın 15.10.2026 tarihli Kararı ile tasfiye ödemelerine başlanan Hedef Portföy Yönetim Şirketi A.Ş.’nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemleri ile ilgili olarak; 31 fonun 18’inin tasfiye işlemleri 21.10.2026 itibarıyla tamamlanmıştır. Bu kapsamda, toplam 10.008 adet hesaba 8,9 milyar TL ödenmiştir. Söz konusu grubun kalan 13 fonunun tasfiyesine ilişkin çalışmalar da hızlıca tamamlanacaktır.
Böylece, sürecin başından bu yana; tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131’den 47’ye düşmüş, 55.755 hesaba toplam 49,7 milyar TL tutarında ayni ve nakdi tasfiye ödemesi yapılmıştır.
Önceki Fon Koordinasyon Kurulu kararlarına istinaden Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi ve ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulmasını sağlayacak kanun teklifinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulunda devam etmekte olup, teklifin kısa süre içinde yasalaşacağı öngörülmektedir. Görüşülmekte olan kanun teklifinin kabul edilmesinin ardından, kalan fonlara ait ara ödemelere ilişkin süreçler hızlıca ilerletilecektir. Elde edilen fahiş ve haksız kazançların geri alınmasına yönelik süreçler Adalet Bakanlığı, TMSF ve MASAK tarafından titizlikle takip edilmektedir.
Tasfiye süreci; hisse senedi piyasalarını olumsuz etkilemeyecek bir anlayışla ve en yüksek sayıda yatırımcının, ödemelerini mümkün olan en yüksek değerde alabilmesini temin edecek bir yaklaşımla yürütülecektir.
Tasfiye sürecinin teknik düzeyde günlük bazda takibini yapmak ve kurumlar arası ortak çalışmalarda eş güdümü sağlamak üzere Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Kutluhan Taşkın görevlendirilmiştir. Bağımsız düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile tasfiye sürecinde görev alan diğer kurumlar, kendi yetkilerinde bulunan hususlarda kamuoyunu bilgilendirecektir.
▪️MKE TOLGA, dakikada 3 bin 200 atım hızı ve 1.000 m menziliyle hava ve deniz tehditlerine karşı görev yapıyor
▪️Ateş Serbest 2026’da hedef dronunu etkisiz hale getirdi.
📍MKE TOLGA 20 mm Çift Silahlı Revolver Sistemi göreve hazır!
Hakikat sisi dağıtır, fitne sisi çoğaltır. Fitnenin hedefi yalnızca gerçeği gizlemek değil; güveni aşındırmak, safları ayrıştırmak ve insanları hakikat yerine şüpheye mahkûm etmektir.
ALGI OPERASYONUYLA HAKİKAT GÖLGELENEMEZ!
Fon soruşturması üzerinden yürütülen tartışmalarda dikkat edilmesi gereken en önemli tehlikelerden biri, iddiaların algı operasyonlarına ve karakter suikastlarına dönüştürülmesidir. Önce bir şüphe dolaşıma sokulur, ardından tekrarlarla büyütülür ve nihayetinde hüküm verilmiş gibi sunulur. Böylece hakikatin yerini algı, delilin yerini dedikodu alır.
Amaç gerçeği ortaya çıkarmak değil, zihinlerde peşin hüküm oluşturmaksa burada gazetecilik değil, itibar aşındırma mekanizması işler.
Algı geçici olabilir, ancak hakikat er ya da geç kendini gösterir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Liderler, Türkiye-Bulgaristan ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konuları ele aldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, iki ülke ilişkilerini geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceğimizi, ticaret başta olmak üzere iş birliğimizi artıracak somut hamleler yapmaya devam edeceğimizi belirtti.
Cumhurbaşkanımız, Türkiye olarak Karadeniz’de seyrüsefer emniyetini tesis etmek için Rusya ve Ukrayna ile temaslar gerçekleştirdiğimizi, Bulgaristan’ın Münhasır Ekonomik Bölgesinde gerçekleşen SİHA saldırısından üzüntü duyduğumuzu belirterek geçmiş olsun dileklerini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Bulgaristan Başbakanı Radev’i, 11-12 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi’ne de davet etti.
9 akademisyenin, 9 farklı alanda Gazze’yi ele aldığı “Gazze’ye Dair Her Şey” video serisi çok yakında.
Bilimin ışığında anlamak, hakikatin izinde anlatmak için… 🇵🇸 🇹🇷
#NÖHÜ#Niğde
Fon meselesinin kendi tabanımız ve özellikle yıllardır bize destek veren camiamız tarafından yakından takip edildiğini gayet iyi biliyoruz.
İnancımızın bir gereği olarak “emri bil maruf, nehyi anil münker” çizgisini hatırlatan her türlü teklif ve tenkidi elbette önemsiyoruz.
AK Parti sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir.
Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var; yanlışa yanlış, doğruya doğru diyen bir seçmenimiz var.
Bizi bugünlere getiren, önce yüce Allah’ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, bunlarla birlikte irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kırmayı, dökmeyi değil; inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeye inşallah devam edeceğiz.
ÇELİKKUBBE’nin uzun menzilli kalkanı SİPER’den tam isabet.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen eğitim atışında, yerli ve milli uzun menzilli hava savunma sistemi SİPER-1 hedefini tam isabetle vurdu.
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan ve Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanları Anlaşması’nı hedef alarak Türkiye’nin Doğu Akdeniz’i istikrarsızlaştırdığını iddia eden paylaşımlar kamuoyunu manipüle etmeye yönelik açık bir dezenformasyondur.
İki egemen devletin meşru haklarını korumak amacıyla imzaladığı bu anlaşma; taraf ülkelerin onay süreçlerinden geçmiş, uluslararası hukuka ve hakkaniyet ilkelerine tamamen uygun şekilde yürürlüğe girmiştir.
Doğu Akdeniz’i çatışma alanı haline getirmeye çalışan ve taraf olmadığı deniz yetki alanlarında hukuksuz tasarruflarda bulunan odakların Türkiye’yi hedef alması, kendi ihlallerini örtbas etme çabasıdır. Türkiye, her zaman ve her yerde olduğu gibi Doğu Akdeniz’de de barıştan, istikrardan ve hakkaniyetten yana olmaya devam etmektedir.
Bölgede her türlü hukuku ve normu ayaklar altına alanların, egemen devletlerin meşru anlaşmalarını hedef alan asılsız iddialarına itibar edilmemesi önemle rica olunur.
Emine Erdoğan (@EmineErdogan):
"Çocuklar bizim en önemli meselemizdir ve Türkiye olarak onlara fayda sağlayacak işbirliklerine her zaman hazırız"
📍 Çocukların Refahına Yatırım Yapmak Programı
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Biz, millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız. Bizim referansımız muhalefet değildir, bizim örneğimiz onlar asla değildir. Biz, kendimizden, kendi yapıp ettiklerimizden sorumluyuz."
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"Benim menfaatime olacaksa, isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin” tavrı, son derece bencilce bir tavırdır; Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavırdır."
Maveraünnehir’in incisi Semerkant’ta düzenlenen “Çocukların Refahına Yatırım Yapmak: Gelecek Nesillerin Sürdürülebilir ve Adil Kalkınmasına Giden Yol” Dünya Zirvesi’nde, değerli lider eşleri ve farklı ülkelerden temsilcilerle bir araya geldik.
Çocuklarımızın refahını çağın ihtiyaçları doğrultusunda ele aldık ve geleceğe dair ortak sorumluluklarımızı değerlendirdik.
Türkiye olarak hiçbir ayrım gözetmeden tüm çocukların yanında olmayı önemsiyoruz.
Bizim nazarımızda çocuk, insanlığın kalbidir.
Onlara dair meseleler her zaman küresel gündemin merkezinde tutulmalıdır.
Özellikle Gazze başta olmak üzere savaş bölgelerindeki çocukların sesi olmayı insanlık vazifemiz olarak görüyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki kimsenin geride kalmadığı bir dünya, ancak savaş sirenleri sustuğunda mümkün olabilir.
Bu anlamlı zirve vesilesiyle kurduğumuz gönül birliğinin daim olmasını diliyor, Özbekistan Devlet Başkanı’nın kıymetli eşi, dostum Ziroat Mirziyoyeva Hanımefendi’ye yürekten teşekkür ediyorum. #InvestInChildren2026