DÜŞÜK NEMA TBMM GÜNDEMİNDE !!!
CHP milletvekili Sayın Nurten Yontar, TBMM’de düşük nema konusunu gündeme taşıdı.
Konuşmasında çok net bir mesaj verdi:
“OYAK kimsenin özel şirketi değildir… Yüz binlerce asker ve emeklinin ortak emanetidir.”
Bu söz sadece siyasi bir açıklama değil; sınırda nöbet tutanların, operasyonda canını ortaya koyanların, ailesinden uzak yıllarca görev yapanların sesidir.
Çünkü OYAK’ın sermayesi; birilerinin lütfuyla değil, askerin maaşından yapılan zorunlu kesintilerle oluştu.
Bugün binlerce asker ve emekli aynı soruyu soruyor:
OYAK gerçekten üyelerinin hakkını mı koruyor? Yoksa üyeler sadece izlemekle mi yetiniyor?
Şeffaflık isteyen, hesap soran, emeğinin karşılığını arayan insanları artık görmezden gelemezsiniz.
Çünkü mesele sadece düşük nema değil…
Mesele; emek, adalet ve emanete sahip çıkma meselesidir.
#OYAK
@YontarNurten
BASIN AÇIKLAMASI
‘’OYAK 2025 YILI NEMASI’’
Değerli Meslek Büyüklerimiz,
Kıymetli Meslektaşlarımız,
Tamamlayıcı mesleki emeklilik fonu olarak, üye birikimlerini doğru yatırımlarla korumak ve sürdürülebilir şekilde büyütmek misyonu olan Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) 2025 yılı nemasını % 37,1 açıklayarak % 4,74 reel getiri ile üyelerin beklentisine cevap veremediği gibi 106 bin Emekli Maaş sistemi üyesi ve diğer tüm OYAK üyelerini hayal kırıklığına uğratmıştır.
OYAK son 23 yılın ‘’en düşük 2’nci nemasını’’ vermiştir.
Türkiye Emekli Subaylar, Türkiye Emekli Astsubaylar ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Dernekleri olarak;
Açıklanan nema oranını kabul edilemez bulduğumuzu,
OYAK’ın artık varoluş amacı ile çelişmeye başladığını,
Üye menfaatleri doğrultusunda yönetilmediğini açık bir dille ifade ediyoruz.
OYAK iştiraklerinin kamuyu aydınlatma platformunda açıklanan finansalları derneklerimizce izlenmekte olup, bazı şirketlerde uzun süredir karlılığa geçilemediği, şirket varlıklarının değerlemelerinin yeterince yapılmadığı, tasarruf tedbirlerine riayet edilmediği, bağış/yardım oranlarında geçmiş yıllara göre aşırılığa kaçıldığı kanaati ile sonuç olarak OYAK şirketlerinin iyi yönetilmediğinin de farkındayız.
OYAK varlıklarının %47’si emekli üyelerinden oluşmasına rağmen;
EMS üyeleri yönetim kadrolarında doğrudan temsil edilmedikleri gibi karar alma mekanizmalarında da söz sahibi olmamaktadırlar.
106.000 EMS üyesini ilgilendiren bu durum kurumsal aidiyet duygusunu zedelediği gibi anayasamızın adalet ve eşitlik ilkelerine de aykırılık oluşturmaktadır.
EMS üyelerinin yönetim ,temsilciler ve denetim kurullarında görev almaları artık bir tercih değil, demokratik katılım kurumsal denge ve hakkaniyet açısından bir zorunluluktur.
Son yıllarda açıklanan nemalar, üyelere yönelik yardım ve hizmetler göz önüne alındığında OYAK’ın kalıcı ve güvenilir bir değer üretemediği ve ortak değerlerini olması gerektiği gibi yansıtamadığı açıkça görülmektedir.
Özellikle emekliye ayrılan üyeler tarafından emekli olarak yaşamı sürdürebilme, çocuklarını okutabilme garantisi olarak görülen EMS’nin taşıyıcı kolonu nema oranları tespitinde üye ihtiyaç ve talepleri dikkate alınmalıdır.
Bizler; OYAK’ın daha güçlü, daha şeffaf, daha adil ve üyelerin hakkını hukukunu koruyan bir yapıya kavuşmasını istiyoruz.
OYAK yalnızca bir yatırım kurumu değil, bugüne kadar vatanımızın korunması için kan/ter dökmüş, emek vermiş yüzbinlerce askeri personelin, şehit dul, yetim ve öksüzlerinin günümüz ekonomik koşullarında hayata tutunabilme güvencesidir.
Türkiye Emekli Subaylar, Türkiye Emekli Astsubaylar ve Türkiye Emekli Uzman Erbaşlar Dernekleri olarak;
ÜYELERİMİZİN HAKLARININ KORUNMASI İÇİN KARARLILIKLA HAREKET EDECEĞİMİZİ,
Kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.
@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@iyiparti@zaferpartisi@SaadetPartisi@anahtarparti@kutlupartiresmi@devapartisi@bbpgenelmerkez@GelecekPartiTR@rprefahpartisi@tipgenelmerkez@_DemokratParti@BTP_Parti@TECPARorg@DSPGenelMerkez@Vatan_Partisi@tcbestepe@TC_icisleri@tcsavunma@TSKGnkur
#oyak
#temad
#oyak2025neması
Sn. Aksakallı:
Şehit Ömer Halisdemir'e "öl" emri verdin ve O emrini yerine getirdi. Şimdi sana düşen vazife, Şehit Halisdemir'in hakkını yedirmemektir.
"Sorunları Dile Getiriyor, Ama Ordu İçinde Astsubayın Önemini Vurgulayan Yok"
*
Daha çok konforuna düşkün, kolay olanı, basit olanı yapmayı tercih etmeye meyilli insan üzerinde belli bir yaştan sonra askeri disiplini meydana getirmek kolay bir iş değil. Bu işin ilk muhatabı Asb.
OYAK’ın bu yılki nema oranını %35-40 bandında tutacağı belirtilirken, kurumun kendi fon getirilerinin ise %82 civarında seyrettiği iddia ediliyor.
OYAK’ı sadece bir yardımlaşma sandığı değil, emeklilik döneminde tutunacak dal olarak gören askeri personel, enflasyona ezdirilmemiş bir tablo talep ediyor.
Asgari Değil, Askeri Ahlak !
Türkiye Cumhuriyeti’nin silahlı kuvvetleri, vatanın bekası için gece gündüz demeden görev yapan subayları, astsubayları, uzman erbaşları ve erleriyle bir bütündür. Bu bütünün en kritik unsurlarından biri, hiç şüphesiz astsubaylardır. Sahada en çok sorumluluk üstlenen, en uzun süre görev yapan, en zor koşullarda fedakârlık gösteren kesim astsubaylardır. Ancak ne yazık ki, yıllardır süren hak mücadelelerinde astsubaylar hep “söz verildi, unutuldu” döngüsünün mağduru olmuştur.Siyasetçiler kürsülerde, seçim meydanlarında, televizyon ekranlarında astsubayların özlük hakları için “gerekli adımlar atılacak” der. “Görevde yükselme”, “tazminat düzenlemesi”, “emeklilik hakları”, “fiili hizmet” gibi başlıklar bir bir sıralanır. Astsubaylar, devlete ve komutanlarına duydukları sadakatle bu sözlere inanır, sabırla bekler. Çünkü astsubay, susmayı görevde öğrenir; ama haksızlık karşısında susmayı değil.Gelgelelim, sözler havada kalır. Seçim biter, koltuklar sağlamlaşır, vaatler unutulur. Astsubayların hakları yine ertelenir, yine “bütçe imkanları”, yine “öncelik sıralaması” gerekçeleriyle askıya alınır. Bu durum, sadece bir adaletsizlik değil, aynı zamanda bir ahlak meselesidir.Asgari değil, askeri ahlak gereği, verilen söz tutulmalıdır.Askeri ahlak; namus, şeref, sadakat ve sözünün eri olmaktır. Bir komutan astına söz verdiyse, o sözü tutmak zorundadır. Bir siyasetçi, üniformasına saygı duyduğu askerlere “yapacağız” dediyse, bunu yapmakla yükümlüdür. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri’nin temel taşı, astsubayın devlete ve millete olan sarsılmaz güvenidir. Bu güven zedelenirse, zincir en zayıf halkasından kopar.Astsubaylar, ne lüks ne de ayrıcalık istemektedir. Sadece hak ettikleri ücreti, görevde yükselme imkanını, emeklilikte insanca yaşama hakkını ve fiili hizmetlerinin karşılığını talep etmektedir. Bunlar, bir lütuf de��il, haklardır. Ve bu hakların teslimi, asgari bir vicdan değil, askeri ahlak gereğidir.Yetkililere sesleniyoruz:
Verdiğiniz sözleri hatırlayın.
Astsubayın alın terine, fedakârlığına, sadakatine sahip çıkın.
“Sonra yaparız” demeyin; çünkü astsubay “sonra”yı çok bekledi.
Asgari ücret pazarlıklarında değil, askeri ahlak anlayışında buluşalım.
Astsubaylar suskunluğunu bozduğunda, meydanlar dolar. Çünkü astsubay, haksızlık karşısında susmayı görev kabul etmez. Asgari değil, askeri ahlak diyoruz.
Söz verdiniz, tutun.
Astsubay onurunu istiyor , başka bir şey değil.
#AstsubayOnurunuİstiyor
Astsubayların özlük, statü ve mali haklarının iyileştirilmesi ile;
✔ “TSK’nın insan kaynağı sürdürülebilirliği”
✔ “Operasyonel etkinlik ve kurumsal devamlılık”
✔ “Devlet kapasitesinin güçlendirilmesi” sağlanır. @Akparti@MHP_Bilgi@tcsavunma@HMBakanligi@herkesicinCHP#TSK