"Görgüsüz özgürlükler" var.
Bir özgürlük görgüsüzlüğü: "İstediğimi giyerim ben yhaa, istediğimi yaparım ben yhaa" (Cinsiyet fark etmiyor. Sadece kadınlar için geçerli değil, erkekler için de geçerli.)
Cenaze evine dekolteyle gidilmez. İbadethanelere pijamayla gidilmez. İç çamaşırlı askerlik yapılmaz.
Çünkü bazı kurallar medeniyettir, hem sosyal yaşamın bir getirisi hem de görgü kuralıdır. Dress code denen bir şey var. Bunlar özgürlük kısıtlayıcılar değil bir yaşam zarafetidir.
Bunu bir zorbalık olarak görenler içinse; senin bedenini teşhir etme özgürlüğün varsa birilerinin de bunu eleştirme özgürlüğü var.
Bu "istediğimi giyerim ben yhaa" özgürlüğünün suyu çıktı. Sokaklar çıplaklıktan bir önceki aşamada insan dolu. Bunun bir ötesi "Ben çıplak dolaşmak istiyorum" demek. Bir düşünce tutarlılığı gereği bunu savunan bakışın bunu da savunması gerekir. Bunu da savunacak mısınız?
"Bu ben istediğimi giyerim ben yhaa" dayatması başka insanları rahatsız ediyor. Medeni bir sosyal yaşam için ortak kurallar olmak durumunda. Otobüste telefonla konuşmamak gibi. Camide müzik dinlememek gibi. Cenaze evinde eğlenmemek gibi. Çünkü istediğimiz her şeyi yapamayız.
Kimse bir sınav anında birinin iç çamaşırını görmek zorunda değil. Kimse küçük çocuğuyla
alışveriş yaparken bir erkeğin/ kadının poposunu/özel bölgesini görmek zorunda değil.
Demokrat bir bakışla bakalım: Ülke hatta dünya genelinde bir seçim/anket yapılsa çok yüksek bir oran bunu tercih eder. Herkesin mutlak özgür olduğu bir dünya yok, olamaz. Aklı selim, adil ve başkalarının hakkını gasp etmeyen "özgürlük ortalamaları" bulunmalı. Ki hukuk kuralları tam da bu yüzden var.
@guaranteejo @vVeyl_ @melihaydin79@Zkusagiz Bi boktan anlamadığın her halinden belli. Şarap bozulur evet ve arkadasın dediği gibi bozuk olup olmadığını kontrol ediyor, tadını değil.