@lubeayar Oooo eski defterleri mi açacağız lube? Fazla tevazunun sonu ahlaksızdan nasihat dinlemekmiş. Yeter be git kendi geçmişini akla sonra konuşulur.
@seldatokat Şaraba buz olmaz efendim. Şarap herhangi bir içki değildir, bir ritüeli vardır. Diğer bütün içeceklerinize istediğinizi atınız lakin şaraba buz atmayınız. Azıcık serinletiniz…
@AybasOzgur Yav takip etme o zaman kardeşim dyeceksin ama takip de etmiyorum time’a düşüyor. Bunlar nasıl espriler seviye hemzemin? Kimse söylemiyor belliki ben diyeyim aga sen ne yapıyorsun? Ne ayaksın?
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
@mahir_gra2 Ama işin ilginci içeridekiler daha itidalli davranıyor. Barışa evet ama iktidara yaslanma noktasında net bir tavır sergiliyorlar şimdiye kadar… “eksik ama evet” minvalinde bir tavır gelişti halkın vicdanında. Bu sebepten keskin söylemlere gerek yok bence.
Kendi varlığı demokrasiye karşı bu rejimden demokratik çözüm beklenemeyeceği açık… Çerçeve yasa da Kürt sorununun demokratik çözümüne ilişkin değil…
Silahların susması ve savaşın sona ermesi, tüm toplumun ortak özlemidir. Bunun için atılacak adımlar da kimsenin karşı çıkacağı şeyler değildir.
Bugün önemli olan, geniş toplumsal kesimlerin de ortak ve haklı kaygısı olan, sürecin iktidarın ömrünü uzatacak bir pazarlığa dönüştürülmemesidir.
İktidarın hedefi, sürecin en başında ortaya koyduğu ifadelerde de yer aldığı üzere, Erdoğan’a ömür boyu başkanlık yolunu açmak ve yeni anayasa ile siyasal İslamcı faşist rejimi kalıcılaştırmaktır.
Bu süreç, ABD ve İsrail’in Orta Doğu’ya yönelik yeni düzen kurgusunun bir parçası olarak dayatılmaktadır. Etnik ve mezhepsel temelde bölünmüş, “Yeni Osmanlı Milletler Sistemi” olarak ifade edilen bu gerici-monarşik düzende barışa ve demokrasiye yer olmayacaktır.
Bütün ezilen halkların özgür geleceği için mücadele edenler, ABD ve İsrail’in Büyük Orta Doğu bataklığında kurdurmak istediği bu gerici-faşist rejim dayatmasına karşı birleşerek demokrasinin, kardeşliğin, barışın ve bir arada yaşamın yolunu açabilecek güçtedir.
Yeter ki ülkemiz ve bölge halklarının başına nice belalar açmış kişilerden ve güçlerden ezilen halklarımıza hiçbir hayır gelmeyeceğinin bilinciyle, onların kurdukları tuzaklara aldanmadan birlik ve dayanışma içinde mücadele edelim.