BAHÇELİ'DEN RAHMİ KOÇ AÇIKLAMASI
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, iş insanı Rahmi Koç hakkında İzmir'deki bir hastane açılışında sarf ettiği sözler nedeniyle soruşturma başlatılmasına tepki gösterdi. Bahçeli, Koç'un ifadelerinin samimi bir sohbet ortamında dile getirilmiş bir "latife" olduğunu belirterek, bu durum üzerinden bir adli süreç işletilmesinin yanlış olduğunu savundu.
Güney Kore'de 48.000 sendikalı Samsung çalışanının eylemi!
Samsung küresel AI patlamasının sonucu 38,5 milyar doları aşan kârını duymuştu. Daha yüksek ücret ve ikramiye talebiyle çıkılan grev sonucu işçilerin prim üst sınırlarının kaldırılması ve adil bir şekilde bölüşülmesi 10 yıllığına garantiye alındı. Bu yıl sonu itibarıyla 366.000 ila 416.000 dolar arasında rekor primler almasının önü açıldı.
"Gerekirse bu başı vereceğim, ama onlara baş eğmeyeceğim"
Tutuklanma tehditleri altında olan Özgür Özel, saray dizaynına meydan okurken dokunulmazlıkların kaldırılması ve tutuklanma ihtimaline karşı hangi hazırlıkları yapıyor merak konusu.
Erdoğan’ın açtığı Esenboğa’nın yeni kulesi hatalı kolonlar yüzünden işlemiyor: Gözleri bağlı kontrolörler
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Uraloğlu’nun 19 Ocak’ta törenle açtığı Ankara Esenboğa Havalimanı’nın yeni hava trafik kontrol kulesinde mimari rezalet ortaya çıktı. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın ortaya çıkardığı belgelere göre, kuledeki 4 büyük kolon ve 2 balkon girişi pist görüşünü neredeyse tamamen engelliyor. Hava trafik kontrolörleri dev kolonlar nedeniyle bir pistin sadece başını görebiliyor, uçakların hızlandığı bölgeyi göremiyor.
Kulenin açılışının üzerinden tam 4 ay geçmesine rağmen hala doğru düzgün kullanılamadığını belirten Yavuzyılmaz, “Pistlerin her milimetresini net görmesi gereken hava trafik kontrolörlerinin şu anda adeta gözleri bağlanmış durumda. Bu tam bir beceriksizlik ve güvenlik zafiyeti” dedi. Kulenin ancak göstermelik sayıda (3-5) uçağa hizmet verebildiğini belirten CHP’li vekil, “Bu hatalı işler ve oluşan kamu zararı nedeniyle soruşturma başlattınız mı? Erdoğan’ın, bu rezalet nedeniyle kulenin ancak yarım yamalak çalışabildiğinden haberi var mı?” diyerek Ulaştırma Bakanlığı ve DHMİ’ye çağrıda bulundu.
Kukla Partisi ile Ucube Kadın Hareketi'nden eş zamanlı provokasyon
Sermayenin kuklası ve ilgi bağımlısı Zafer Partisi göçmen ırkçılığının gündemden düşmesinden sonra yeterince ilgi göremediği için ibreti Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’a çevirdi. Madencilerle çekilen orijinal fotoğrafını yapay zekâ ile değiştirerek kendi propagandasında kullanan sermaye aparatları, Baş’ın yüzünü silip yerine başka birini ekleyerek acizliklerini ortaya koydu.
Benzer bir operasyon ise İstiklal Kadın Hareketi isimli provokatör oluşum tarafından gerçekleştirildi.
Halihazırda iktidar medyası tarafından hedef gösterilen Erkan Baş'ın eş zamanlı olarak ucube Kadın Hareketi ve kukla Zafer Partisi tarafından hedef gösterilmesi de kimin hangi tarafta olduğunu da kamuoyuna gösterdi
Doruk Madencilik işçilerine 85 milyon lira ödendi: “Hakkımızı alana kadar holding önündeyiz”
Bağımsız Maden-İş Sendikası, Doruk Madencilik işçilerinin 163 milyon liralık maaş alacağı için başlattığı direnişte son durumu açıkladı. Sendika avukatı Mürsel Ünder, bugün itibarıyla 85 milyon liranın yattığını, 15 milyonun daha ödeneceğini belirtti. Ancak işçiler, tüm alacakları ödenene ve verilen sözler tutulana kadar Yıldızlar SSS Holding önünden ayrılmayacaklarını duyurdu. Bir kısım madencinin Beypazarı’nda ablukada olduğunu söyleyen sendika, 190 kilometre yürüdüklerini, gerekirse yeniden yürüyeceklerini vurguladı.
Direnişe SEP başta olmak üzere birçok sosyalist parti ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel de destek verirken, işçiler “Biz bitti demeden bitmez” diyerek kararlılıklarını sürdürüyor. #MadencilerAyakta
@bagimsizmadenis
Madenci eşinden mektup: “Çocuklarımın oyuncaklarını satıyorum ama davadan vazgeçmiyorum”
Doruk Maden işçilerine Özşen Madencilik’teki kardeşlerinden selam ve dayanışma mesajı geldi. “Derdimiz bir, direnişimiz bir” diyen işçiler, birlikte kazanacaklarını vurguladı. Bir madenci eşi ise yazdığı mektupta, ekmeği elinden alınmak istenen bir ailenin yaşadığı zorluğu anlattı: “Sırf mutfağımızda aş kaynasın diye çocuklarımın oyuncaklarını satıyorum. Ama bilinsin ki, evlatlarının oyuncağından vazgeçen bir anne, eşinin haklı davasından asla vazgeçmez. Biz tehditlerden korkmuyoruz, susmuyoruz.”
@bagimsizmadenis
Madenciye barikat işlemez: Doruk Maden işçileri yürüyor
Beypazarı girişinde yoğun polis kuşatmasına rağmen Doruk Maden işçileri hakları için yürüyüşünü sürdürüyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası, tüm halkı bugün saat 12.00’de Yıldızlar SSS Holding önüne çağırarak “Bizimle yürü Türkiye” çağrısı yaptı. İşçiler, barikatların kendilerini durduramayacağını bir kez daha haykırıyor.
@bagimsizmadenis
Doruk Maden işçilerine barikat: “Biz çıkacağız dediğimiz yerden çıkarız”
Ankara’ya yürümek isteyen Doruk Maden işçileri, Beypazarı girişinde barikatlarla karşılaştı. Bağımsız Maden İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, “Burada barikat kuruyorlar önümüze. Biz çıkacağız dediğimiz yerden çıkarız, ölürüz dediğimiz yerde ölürüz. Ama bu işçilerin hakkını kimseye yedirmeyiz” dedi. Üç kez otobüs tutmaya çalışan işçilerin tüm girişimleri engellenirken, sendika yarın saat 12.00’de herkesi Yıldızlar SSS Holding önüne çağırdı.
@bagimsizmadenis
Emekli polis memuru, para isteyen oğlunu vurdu: Uyuşturucu bir aileyi daha yok etti
Adana’da emekli polis memuru Faruk Kayhan, kendisinden para isteyen 23 yaşındaki oğlu Ahmet Kaan Kayhan ile tartıştıktan sonra tabancayla oğlunu vurarak öldürdü. Uyuşturucu bağımlısı olduğu öne sürülen genç olay yerinde hayatını kaybetti. Faruk Kayhan, oğlunun cansız bedeninin başında polisi arayarak teslim oldu.
Sermaye ve bürokrasinin himayesinde yürüyen kirli uyuşturucu ticareti, her gün onlarca genci pençesine alırken devlet ise bu cinayet karşısında yetersiz kalmaya devam ediyor. Ne yeterli önleyici politika var ne de bağımlıları kurtaracak bir sağlık sistemi. Uyuşturucu sarmalı bir aileyi daha yok ederken, failleri sadece sokak satıcıları değil, bu işi bürokrasi ve sermaye desteğiyle büyüten sistemdir.
Özşen Madencilik iş��ilerine polis barikatı: “Yolumuzdan çekilin, yürüyeceğiz”
Maaşlarını alamayan, işten atılan ve hakları gasp edilen Özşen Madencilik işçileri, Kiremitçiler Holding önüne yürümek isterken polis tarafından durduruldu. Jandarmanın “Anayolda yürürken ölseniz ne olacak” sözlerine işçiler, “Biz yerin altında her gün ölüyoruz” yanıtını verdi. Barikatları aşarak yoluna devam eden işçiler, “Haklarımızı söke söke alacağız. Bu yoldan dönmek yok” diyerek holdinge seslendi: “Kiremitçi, duyuyor musun madencinin ayak sesini?”
@bagimsizmadenis
Express1917 bir yaşında: Emekçinin sesi susmuyor, direniş büyüyor
Bugün, Express1917 olarak yayın hayatımızın ilk yılını tamamlıyoruz. Bir yıl önce “Umutsuz olma devrimci ol” diyerek çıktığımız bu yolda, patron zulmüne, iş cinayetlerine, grev kıranlara ve yargı darbelerine karşı hep emekçinin yanında olduk. Nice bir yıllara, mücadeleyle kazanacağız.
Sedef Tersanesi işçileri hukuksuz çıkışlara karşı direnişe başlıyor
Sedef Tersanesi yönetimi ve taşeron Scafis firması tarafından tüm işçilerin çıkışları hukuksuz biçimde verildi. DGD-Sen, tersane işçilerinin hakları ödenmeden bir adım geri atmayacaklarını belirterek tüm kamuoyunu işçilerle dayanışmaya çağırdı.
V. U. Arslan’dan Sosyalist Gündem’de Gezi yazısı: “İkinci dalga gelmedi, gelemezdi. Şimdi emekçi isyanı şart”
Gezi İsyanı’nın yıldönümünde V. U. Arslan, “Sosyalist Gündem” için kaleme aldığı yazıda ezber bozuyor. Arslan’a göre Gezi, AKP karşıtlığı etrafında şekillense de bir emek hareketi değildi, yoksul mahallelere dayanmıyordu ve bu yüzden toplumu dönüştürme yeteneği zayıftı. “Dost düşman ikinci bir Gezi dalgası bekledi ama gelmedi, gelemezdi” diyen Arslan, kitlelerin bu sınırı içgüdüsel olarak fark ettiğini savunuyor.
Arslan, sosyalistlerin Gezi’de en önde çatışmasına rağmen ciddi kazanım elde edemediğini, aksine sonraki yıllarda güç kaybettiğini anlatıyor. HDP’nin Gezi’ye mesafeli duruşundan TKP’deki bölünmeye, ÖDP’nin “Birleşik Haziran Hareketi”yle “mış gibi” yapmasına kadar solun iç eleştirisini de yapan Arslan, asıl ihtiyacın yoksul mahallelerde örgütlenecek bir emekçi isyanı olduğunu vurguluyor: “AKP’yi kurtaran kültürel bariyerleri aşmanın tek yolu emekçi radikalizmidir. Devrimcilerin görevi emekçi bölgelerinde mücadeleyi yükseltmektir.”
Yazının tamamını okumak için:https://t.co/KftUtMXn3y
@sosyalist_gundm
Kolombiya’da seçim hilesi şoku: Solcu aday Cepeda destekçileri sokaklarda
Kolombiya’da 31 Mayıs’ta yapılan devlet başkanlığı seçimlerinin ilk turunda resmî olmayan sonuçlara göre sağcı aday Abelardo de la Espriella önde gözükürken, solcu aday Iván Cepeda oyların yeniden sayılmasını talep etti. Seçim yazılımına 800 bin sahte kimlik eklendiği iddiaları ve resmî seçmen kütüğü ile sayım sistemi arasındaki uyumsuzluk, kitleleri sokağa döktü.
Cepeda, gençlik hareketine seslenerek “Bu gece barışçıl bir şekilde sokaklara çıkarak hayatı ve demokrasiyi koruyun. Cesaretiniz ve kararlılığınızla ikinci turda De la Espriella’yı ve aşırı sağı yeneceğiz” çağrısı yaptı. Kolombiya, olası bir seçim krizi ve dış müdahale iddialarıyla sarsılırken, gözler yargı sürecine ve sokaklardaki direnişe çevrilmiş durumda.
Şili'de Kast yönetiminin neoliberal politikalarına karşı Alameda'da kitlesel protesto: Polis, barışçıl göstericilere gaz ve tazyikli suyla saldırdı
Şili'nin başkenti Santiago'daki ana arter Alameda'da, aşırı sağcı José Antonio Kast yönetiminin 6 milyar dolarlık kemer sıkma planını protesto eden on binlerce işçi, öğrenci ve toplumsal örgüt üyesi sokağa döküldü. “El pueblo pasa la cuenta” (Halk hesap sorar) sloganıyla bir araya gelen göstericiler, sağlık ve eğitimdeki bütçe kesintilerinin yanı sıra büyük şirketlere vergi indirimi getiren “süper reform” tasarısını hedef aldı.
Polis, barışçıl protestoyu dağıtmak için geniş çaplı bir operasyon başlatarak göstericilere biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti. Kast'ın “vandallar sicili” oluşturacağını açıklayarak üniversitede ücretsiz eğitim ve yaşlılık maaşı gibi sosyal hakları protesto edenlerin üzerinden silme tehdidi savurması, ülkedeki otoriterleşme endişelerini artırdı. Çarşamba gününe ulusal grev ve büyük bir kitlesel eylem çağrısı yapılırken işçi sendikaları, Kast'ı tüm zamanların en kötü başlangıcını yapan aşırı sağcı bir lider olarak nitelendiriyor.
İstanbul Başsavcılığı’ndan CHP kurultayına MASAK talimatı: Tüm delegeler ve yakınları mercek altında
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, 38. CHP Olağan Kurultayı’nda oy kullanan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarını ilgili kurumlardan talep etti. Karar, Yüksek Seçim Kurulu, MASAK Başkanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na yazı yazılarak bildirildi. Başsavcılık, soruşturma kapsamında delegelerin mali ve sosyal hareketlerini detaylı şekilde inceleyecek. Uygulama, siyasi partiler üzerindeki devlet baskısının her geçen gün arttığının yeni bir göstergesi olarak kayıtlara geçti.