21 yaşındaki Uğur Yıldırım'ın hayatını yitirmesine ilişkin davanın duruşması 24 Haziran 2026'da Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesin de görülecek.
Otizmli Uğur 18 ay önce kaldığı bakım merkezinde bilinçsiz bakım personelleri elinde darp ve işkenceye maruz kalarak yüksek dozda sakinleştiriciler verilerek hayatını kaybetti.
Bakım ve rehabilitasyon merkezinde kalan engelli bir bireyin yaşamını yitirmesi, yalnızca bir ailenin değil, toplumun ve engellilik alanında çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarının sorunudur.
Bu dava; bakım hizmetlerinde hesap verilebilirliğin, denetimin, şeffaflığın ve engelli bireylerin yaşam hakkının korunmasının sınandığı önemli bir süreçtir.
Otizm, engellilik ve insan hakları alanında çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarını, hak savunucularını ve duyarlı yurttaşları duruşma salonunda bir olmaya, sosyal medyada da süreci takip etmeye davet ediyoruz.
Beklentimiz; olayın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve benzer ihlallerin bir daha yaşanmaması için emsal niteliğinde bir kararın ortaya çıkmasıdır.
Uğur Yıldırım’ın ailesinin hazırladığı afişle, mahkeme gün ve saatini tekrar hatırlatıyoruz.
24 Haziran 2026,
Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesi
Saat 13.30
Bu dava da bugün Uğur için, yarın tüm otizmliler için bir karar çıkacaktır. Uğur Yıldırım davasını takip edeceğiz.
#UğurYıldırımİçinAdalet
#OtizmliAdaletBekliyor
#FarkindalikYetmezSistemGerek
#EngelliHakları
#YaşamHakkı
#Adalet
#OtizmliSistemBekliyor
#Otizm365GünBizimle
Bakım emeği Türkiye’de hala cinsiyetçidir. Engelli çocuğuna bakan anne, kendi yaşlılık döneminde hem kendi kronik hastalıklarıyla boğuşuyor hem de artık kendisinden fiziksel olarak daha güçlü hale gelen yetişkin çocuğunun bakımını tek başına üstleniyor.
Otizmli bir bireye ,sevdiği işi yaptığı için “Sadakası neyse verelim de bu videoları çekmeyin” diyen kötü,vicdansız,mallar ordusuyla yaşamak zorunda olmak çok kötü …
Kaynaştırma eğitimi bir tercih değil, bir haktır.
Kaynaştırma öğrencisi desteklenmesi gerekirken, kriz anlarında ilk vazgeçilen kişi haline getirilmesi büyük bir sorundur.
Okul yönetimlerinin bu tür baskılara boyun eğmesi, “kolaylastırıcı kişi/gölge öğretmen” gibi destekleri dışlaması ya da çocukları sistem dışına itmesi kabul edilemez.
Bu noktada Millî Eğitim Bakanlığı’nın acilen açık ve net bir tutum alması,
hem çocukların güvenliği hem de özel gereksinimli bireylerin haklarının korunması açısından hayati önem taşımaktadır.
Sağduyu, bilim ve hak temelli yaklaşım şimdi her zamankinden daha gerekli.
Bakanlıklar görevini gerçekten yapsaydı bugün "yarın ya da benden sonra otizmli çocuğum ne sorun yaşar" diye bu kadar endişeli olmayabilirdik.
Otizm sivil toplumu olarak yıllarca çalışıp 2013'te teslim ettiğimiz ve @FatmaSahin döneminde ilan edilen 1. Otizm Eylem Planı'nın ilk maddesi
Eksan A.
Toplumun tüm kesimlerinin OSB konusunda farkındalık düzeyinin artırılması ile OSB olan bireylere yönelik sağlık, eğitim ve destek hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması için kurumlararası işbirliğinin güçlendirilmesi.
Maalesef sivil toplumun vizyonu mevcut kamu yönetiminin imkanlarının çok üstündeydi ve değil toplumun tüm kesimlerini eğitmek ve bilinçlendirmek kendi bakanlıklarını bile bu konuda yeterince eğitemediler.
Bugün otizm konusunda ülkemizde azıcık bir farkındalık oluşmuş, bazı alanlarda az da olsa kabul düzeyi artmışsa bu tamamen sivil toplumun emeğiyle olmuştur. Ne iktidar, ne muhalefet buna bir katkı vermedi.
Umuyorum ki artık aileler de çözümün sivil toplumda yani aslında kendilerinde olduğunu anlar. #otizm365günbizimle
Atatürk’ün bır ülkeyı korumak çocukları korumaklar başlar derken askeri bir güçle değilde sosyal güvenli bir ortamda her türlü istismardan ve ihmalden korumakla güvenden eğitimden geçer derken bu günleri işaret etmiş sanırım
Genel olarak bakıldığında bu caniliği ayrı yere tutuyorum ) ama şiddet hikayeleri olan ergen koğuşunda kaldım bu durumda olan gençler için b çocuk ergen yatiş Türkiye genelinde yok denecek kadar az polisle gelip aileyle geri çıkılıyor takıp tedavi muamma ..?
10 yıla yakın çocuğum olmadı. Eşimle çocukları çok severiz. 5 sene önce ikiz kızlarımız oldu. O kadar mutlu olduk ki, hayatımıza birbirimizin sevgisi yeterken bir de onların mutluluğu ile katmerlendi. Bugün ilk defa, bu dünyaya çocuk getirecek kadar salak olduğumu fark ettim.
Zihnin tarafından kabul edilemez bulunan, inkar edilen eşcinsel arzularının, yine zihnin tarafından tersine çevrilerek fanatik bir LGBT düşmanlığı olarak ortaya çıktığının farkında olmadan yaşayıp giderdin.
Şimdi de öyle yapmıyor musun?
Sayın @tcailesosyal önce lütfen engelli yakınlarından istediğiniz geri ödemeleri iptal edin mağduriyet hergün büyüyor. Yoksulluk sınırının 106.817 TL olduğu bir yerde, kira, mutfak ve temel yaşam giderleri hesaba katılmadan, 18.717 TL’lik gelir kriterini aştı diye geriye dönük engelli yakınlarına 300 bin TL'ye kadar borç çıkarılıyor. Yönetmelikte adı “yardım”, uygulamada ise faiziyle geri istenen bir “yüksek faizli bakım kredisi”ne dönüşmüş durumda. Engelli yakınına bakmanın bedeli yoksulluğu derinleştiren ömürlük borca dönüşmemeli. Mağduriyet yaratan bu geri ödemeler acilen iptal edilsin.
#EvdeBakımYardımı #EngelliHakları #MağduriyetGiderilsin #GeriÖdemelerİptalEdilsin
Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, 2022 yılında Munzur Üniversitesi mezuniyet töreninde “Kardeşimin diplomasını beraber alacaktık, Gülistan nerede?” diye sorduktan sonra ÖGB tarafından yaka paça kürsüden indirildiği anlar: