tvf iktidar yaladığı için salonda çaldırtmasa da biz bi şekilde evrenlerimizi birleştiriyoruz rahatta kalın ayrıca eminim ilkinim size içinden sövüyordur
grup hepsi - sen bir tanesin… bu şarkının bize çocukken her şeyi başarabileceğimize inandıran hissi. ve her şeyi başarabilen kızlar olmamız.. 28 yaşındayım bu şarkıyı ilk dinlediğimde ne hissettiysem şu anda aynı hisleri yaşıyorum🥹
İnsan dediğiniz muhtemelen 2007’li bir çocuk. Zavallılar başka bir hayatın mümkünlüğünü mü gördüler? Bunlardan önce Tarkan, Mustafa Sandal, Burak Kut falan beline zil bağlar şakkıdı şakkıdı oynardı. Türkiye’de erkek grubu olmasa da neredeyse tüm kız çocukları Blue’yu dinler, Lee ya da Duncan için kavga falan ederdi. 4 kız öğrencinin başrol olduğu dizileri şimdilerde ‘precarious manhood’un göbeğinde yaşayan erkekler dahi heyecanla izler, diziler ‘aman kız çocuklarınızı okutun’ kamu spotu verir, ebeveynler değil çocuklar göz devirirdi. Ne yazık ki bu Türkiye’nin mümkünlüğü onların tezahür edeceği bir şey değil.
Nevbahar Koç ne zaman gündeme gelse bana düşündürttüğü şey hep aynı; çok şahane, çok çekici bir kadın, öyle böyle değil. Enerjisi, kendinden emin sıcaklığı, özgüvenli duruşu… Ama bu görünüm ve varoluş, refahtan gelmenin, refah içinde bir hayat sürmenin, hiç düşmemenin verdiği o şahane yaşam enerjisi, aşk enerjisi, dişilik enerjisinden doğuyor... Paradan bahsetmiyorum. Paraya sonradan kavuşan insanların çoğu böyle değil. Refahtan gelmekten, daha da ötesi refahı hissetmekten bahsediyorum. Para hiçbir zaman kendi gerçekliğimizi kabul etmemize, kendimize müthiş bir dünya kurmamızda direkt etki sahibi değil AMA %80 ETKİ SAHİBİ. Biz o %20’lik kısımda tamamen kendi çabamızla ayakta kalıyoruz. NEŞEMİZİ BEDAVA, içimizden üretiyoruz. Aferin kız bize. Helal.
uc kupayla kapattiklari sezonda bile kendileriyle gurur duyduklarini soylerken “bunu kendime soyleyebiligim icin gurur duyuyorum cunku bizler kendimizi cok iyi tebrik etmeyi becerebilen insanlar degiliz” diyolardi. siz neyle gurur duyuyosunuz acaba
istanbula şu kötülüğü yapan amerikan yavşağını, sırf araba kullanımını artırmak için şehrin her yerindeki tramvayları yok edip asfalt döktüren iti, asıldı diye kahraman zannediyorlar. Memleketin başına gelmiş en kötü şeylerde top 3’tür belki de birincidir.
Adnan Menderes döneminde, 1958 yılında yapılan yol genişletme çalışmaları kapsamında yıkılan Trabzon Opera Binası. 1900’lerin başında Art Nouveau tarzında inşa edilen bina, uzun yıllar boyunca birçok sanatsal etkinliğe ev sahipliği yaptı.