HAK YOLU,
HAKİKAT YOLU,
ALLAH YOLUNDAN
ÇIKMADIK;
BUNDAN SONRADA
ÇIKMAYACAĞIZ...
Ülkesi, Ülküsü, ve Sevdalısı olduğu BÜYÜK TÜRK MİLLETİ ile;
#MHPMillettir#Ülkücü#İnandığınYoldaYürü
5,5 kilometre uzunluğu 80’den fazla burcuyla dünyanın en eski surlarından Diyarbakır surlarında süreçin özeti ,tüm ihtişamıyla….
Kardeşlik kalbimizde
Gelecek aklımızda
Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp “kavgada yumruk sayılmaz” mantığına evrilmesi son derece yanlıştır.
Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır.
Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır.
Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı, hele hele istismara tevessül etmemelidir.
Nifak siyaseti, bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir.
Kutuplaştırma siyaseti, bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır.
Bunların tekrarlanmasına Allah’ın izniyle müsaade etmeyiz.
Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız; böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.
Bir siyasetçinin ilk sorumluluğu, milletin ortak değerlerine sahip çıkmaktır. Ancak toplumun hassasiyetlerinden olduğu kadar siyasi etik ve ahlaktan da uzak bir tutum sergileyen Özgür Özel’in, Kur’an-ı Kerim üzerinden yapılan saygısızlığı “ifade özgürlüğü” kisvesiyle savunması; milletin vicdanıyla inatlaşması ve kendi densizliğini pervasızca sergilemesidir.
İnançlara hakaretin adı sanat olamaz. Kutsalları aşağılamanın adı mizah olamaz. Milletin manevi değerlerini hedef alan hadsizliği alkışlayanlar da, buna siyasi kalkan olmaya çalışanlar da utanç kaynağıdır.
Milletin değerlerine dil uzatanlar ve o dile meşruiyet kazandırmaya çalışanlar şunu iyi bilmelidir ki; bu toprakların harcı Kur’an’la, ezanla, bayrakla ve şehit kanıyla yoğrulmuştur. Ülkemiz, kutsallarını günlük siyasete feda edecek kadar ne hafızasını ne de haysiyetini kaybetmiştir!
Uydu teknolojileri, ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir.
İstihbarattan iletişime, savunma sanayisinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır.
Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme, tercihten öte zorunluluktur.
Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.
Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz.
Her ne kadar ufku burnunun dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.
30 Haziran Koruyucu Aile Günü’nün hayırlara vesile olmasını diliyor; yavrularımıza kucak açan, korunmaya ihtiyaç duyan çocuklarımıza sıcak bir yuva olan tüm ailelerimize şükranlarımı sunuyor, selam ve muhabbetlerimi iletiyorum. #KoruyucuAilem
Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır.
Netanyahu ve tetikçi avanesi, kurulan müzakere zeminine dahi fütursuzca diş göstermekte; barışı amaçlayan ve önceliklendiren mutabakatlara direnmeyi marifet saymaktadır.
Kendi kıyılarımızda deniz ticareti ve taşımacılık hakkını millileştirerek limanlarımızda yabancı imtiyazların sömürgeci gölgesini yırtıp atan Cumhuriyet iradesi; bugün Mavi Vatan’ımızın her bir damlasında, deniz yetki alanlarımızda, stratejik tersanelerimizde, şanlı donanmamızda ve her geçen gün büyüyen deniz ticaret filomuzda aynı haysiyet ve ruhla nefes almaktadır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Ne hazindir ki; bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum, şanlı ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır.
Kendi kıyılarımızda deniz ticareti ve taşımacılık hakkını millileştirerek limanlarımızda yabancı imtiyazların sömürgeci gölgesini yırtıp atan Cumhuriyet iradesi; bugün Mavi Vatan’ımızın her bir damlasında, deniz yetki alanlarımızda, stratejik tersanelerimizde, şanlı donanmamızda ve her geçen gün büyüyen deniz ticaret filomuzda aynı haysiyet ve ruhla nefes almaktadır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Türk ordusunun karadaki kudretinin özünde; Mete Han’dan Sultan Alparslan’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e uzanarak Mehmetçiğimize emanet edilen çelikten bir silsile vardır.
Türk Kara Kuvvetlerimizin 2235’inci kuruluş yıl dönümünü, dünya milletlerinin de şahitlik edeceği büyük bir iftiharla kutluyorum.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır.
Sözü evirip çevirmeden açıkça söylemek lazımdır: NATO, Türkiye için ne bir biat senedi ne de kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezidir. Ankara merkezli istikbal ve milli beka ufkumuz, kaynağını dışarıdan alan tüm ittifakların üzerindedir.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Cepheden cepheye koşup bu toprakları bize kanlarıyla vatan kılan, korkusuzluklarıyla güvenli kılan askerimize ben de diyorum ki:
Bu vatan hepimizden evvel sizindir! Bu vatan sizin sayenizde hepimizindir!
Türkiye, NATO masasına otururken arkasında içi boş dosyalarla yahut her sözüne ve adımına icazet arayan bir mahcubiyet ve acizlikle değil; her satırı şehadetle ve gazilikle örülmüş muazzam bir şeref siciliyle oturmaktadır.
MHP Genel Başkanı
Devlet BAHÇELİ
Gençliğinin baharını, mesleğinin yarınını, anasının duasını, babasının ocağını, yarinin hasretini geride bırakıp vatan nöbetine duran Mehmetçiğimize; aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize karşı borcumuz; askeri hastanelerin yeniden açılmasıdır.