Can Atalay, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Mine Özerden, Osman Kavala, Selahattin Demirtaş, Merdan Yanardağ, Nasuh Mahruki, Deniz Göktaş, Oğuzhan Uğur, Ekrem İmamoğlu, Resul Emrah Şahan, Murat Çalık, Sinem Dedetaş ve daha nice insan haksız hukuksuz hapsedilirken…
Siyasal iktidarın talimatı altına girmiş yargı, muhalif olan herkesi ezerken…
Yargı eliyle iktidar partilerinde yolsuzluklar örtülüp muhalefetin belediyelerine delilsiz, sadece gizli tanık ifadeleriyle bitmek bilmez operasyonlar yapılırken…
AKP’ye geçmeyen belediye başkanları tutuklanma tehdidi altındayken…
CHP’li ve DEM Partili belediyeler kayyumlara teslim edilmişken…
Türkiye, halkın kendisini yönetecek kişileri seçme hakkının elinde alındığı bir döneme sürüklenirken…
Ana muhalefet partisi fiilen kapatılıp binasına polislerce biber gazı ile baskın düzenlenmişken….
Ana muhalefet liderinin dokunulmazlığının kaldırılıp tutuklanmasından bahsedilirken…
İnsanlar düşüncelerini ifade etmekten korkar haline getirilmişken…
Yeni Parti, ‘Çerçeve Yasa’ya ‘Evet’ demek zorunda değil. Bu yasa için kurulan komisyonun, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarının uygulanmasına, ülkenin demokratikleştirilmesine dair sözü var. Bu sözlerin yerine getirilmeyeceği bu kadar aşikarken Yeni Parti’nin ‘Hayır’ oyu meşrudur. Yeni Parti, Kürt sorununun bu otoriter, baskıcı iktidar tarafından demokrasiden uzak zihniyetle çözülemeyeceğini topluma anlatabilir. Kendi iktidarında demokratik bir cumhuriyet inşa ederek bu sorunu çözeceğine halkı ikna edebilir. Yeni Parti her gün hukuksuz uygulamalarla kendisini ezmeye çalışan iktidarın peşine takılmış bir görüntü verirse halkın güvenini kaybedecek.
Özgür Özel ve kurmayları bugün genel merkezde toplantı yapmak yerine sokağa çıkacakları bir organizasyon yaparlarsa çerçeve yasa hakkında daha sağlıklı bir karara varabilirler.
Tabana rağmen eski alışkanlıklarla siyaset yapılmaz; müzmin muhalifler olarak yola devam edilir. Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız diyerek çıkılan yolculuk böyle gitmez.
Amiyane bir tabirle; Seni adeta yok etmek isteyen bir siyasi iktidarın değirmenin su taşır gibi; teröristlere umut yolculuğu bahşedecek bir yasa tasarısını onaylamak, bunun vebali altına girmek tam bir akıl tutulması.
Çoğu belediye başkanın tutuklu, çoğu belediyene kayyum atanmış, partin dahi butlan eliyle işgal edilmiş, seni bile hapse atma ihtimalleri konuşuluyor; sen gidip sana bunları yapan insanların yasa tasarılarına destek veriyorsun...
Ne farkın kaldı şimdi; AKP'den, MHP'den ya da butlancı CHP'den...
Yeni Parti'nin "Öcalan'ı umuda çıkarmayı..." planlayan yasa tasarısına komisyonda evet oyu vermesi, Genel Kurul'da evet oyu verecek olması vs büyük bir hayal kırıklığı.
Özgür Özel maalesef cesur davranamadı; partiyi kurduran millet iradesine kulak vermedi. Bu kabul edilemez...
"Evet" denmesi durumunda burada bile görüş ayrılığı, kırılma ve hayal kırıklığı yaşanıyorsa bunun toplumdaki karşılığını siz düşünün Sayın Başkan.
Halka rağmen siyaset yapılmaz, halka sırtınızı dönemezsiniz. "Bizim genel merkezimiz sokak" dediniz, bunu unutmayın.
@eczozgurozel
Sarayın bahçesinde siyaset yapmak, seçimsiz bir Türkiye’de kumda oynamak demektir.
Özgür Özel bu liderlik sınavında başlıktaki soruyu verdi bize. Çünkü son 24 yıldır görmeye alıştığımız CHP, tam olarak böyle bir tavır sergilerdi.
Yeni Parti Y CHP mi? 👇🏽
https://t.co/7zPgcsekse
15,5 milyon vatandaşın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu'nun kritik çerçeve yasa sürecinde görüşünün bilinmesi elzemdir. Vekillerden ve partiden önce Cumhurbaşkanı adayının görüşü bilinmelidir. Belirsizlik yaratmak, büyük soru işaretlerine neden olur.
Onlar TV'de Şule Aydın'ın sorularını yanıtlayan Gökhan Günaydın taşı gediğine koymuş: Asıl hedef Anayasa değişikliği ve erken seçim. Üstelik Günaydın sözünü hiç sakınmamış.
Seçimlerin yenilenmesi, meclisin feshi, Can Atalay-vekillik ve 3. Dönem adaylık tartışmaları gibi pek çok konu Anayasa metni üzerinde bilinçli bir kanun boşluğu yaratılması sebebiyle ortaya çıkıyor.
Muhalif unsurlar bunu dahi okuyamıyor.
RTE 2010'dan beri bütün kanun değişikliği-yasa tasarılarında kendisine takdir yetkisi tanıyacak birtakım düzenlemelerle etki alanını genişletiyor.
Kanun lafzı muallak bırakılıyor. Muhalefet bunun özensizlikten kaynaklandığını düşünse de RTE o cümleleri kendine göre dönüştürüyor.
Düne kadar sırf Selahattin Demirtaş’a selam gönderdiği için Ekrem İmamoğlu’na “terör sempatizanı” yakıştırması yapıp,
Erzurum’da miting taşlatan kötülük, bırakın; şimdi Apo ile umuda yolculuğa çıksın. Siz bu yola yoldaşlık etmeyin. Kötüler kötülerle kalsın, iyiler iyilerle…
Değerli Kamuoyunun ve Üsküdar halkının dikkatine;
Üsküdar Belediyesi Belediye Başkanvekili seçiminde hiçbir turu kazanamayan AKP’nin kurnazlık ile seçimi kazanmaya çalışmasını halkımızın takdirine sunuyoruz.
Geçersiz oylar hakkında sürekli itiraz ederek algı yaratmaya çalışan AKP grubunun itirazlarını incelediğimizde 4 tur sonucunda ortaya çıkan geçersiz oy sayısının toplamının 12 olduğunu ve bunların 6’sının CHP, 6’sının AKP adaylarına ait olduğunu görüyoruz.
(Detaylı seçim sonuçları metnin en sonunda yer almaktadır.)
Zarftan çıkan ismi bile görmeden itiraz etmeyi alışkanlık haline getiren AKP meclis üyesinin, üçüncü tur oy sayımında sıra 6. oya geldiğinde yarattığı kaos sebebiyle, aynı oyu iki kere saydırarak kendilerine haklı galibiyet görenlerin acizliğini hep beraber izleyelim.
Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçiminin ilk tur sonuçları:
🗳️ CHP: 26
🗳️ AK Parti: 16
🗳️ Boş Oy: 1
🗳️ Geçersiz oy : 1 (CHP)
Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği İkinci tur seçiminin sonuçları:
🗳️ Sibel Tan Çetinkaya: 26 oy
🗳️ Dündar Ziya Gültekin: 16 oy
🗳️ Geçersiz oy: 2 ( 1 Chp 1 Akp )
Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçiminin üçüncü tur sonuçları:
🗳️ CHP: 21
🗳️ AK Parti: 18
🗳️ Geçersiz oy : 1 (CHP) 4 (AKP)
Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçiminin dördüncü tur sonuçları:
🗳️ CHP: 22
🗳️ AK Parti: 18
🗳️ Geçersiz oy : 3 (CHP) 1 (AKP)
@hilmiturkmen34 4. turda AKP'nin 1, CHP'nin 3 oyu iptal edildi. Son turda CHP 22, AKP 18 geçerli oy aldı
Sakatlanan sadece G ve 6 olsun milyonlarca insanın iradesini sakatladınız, yediniz yediniz doymadınız.
"Milletin dediği olur." mottosuyla "halkın kurduğu" bir partide siyaset yapıp referandumu popülizm olarak lanse eden @serkanozcan1 önce yurttaştan sonra Yeni Parti'nin bütçesini oluşturan seçmeninden özür dilemeli; demokrasiyi angarya iş olarak görüyorsa derhal istifa etmelidir.