Murat Bardakçı, Enver Paşa'nın hatıratında geçen üzücü olayı anlatıyor:
🔹Paşa'nın yazdığı çok enteresan bir şey var.
🔹Makedonya tarafında bir yerde, bir Rus konsolos, geçtiği yerlerde Osmanlı askerlerinin kendisine selam vermesini istiyor.
🔹Bir asker "Moskofa selam vermem" diyor.
🔹Herif kırbacıyla çocuğun suratına vuruyor, suratı parçalanıyor.
🔹Çocuk da çekiyor silahı, konsolosu vuruyor.
🔹Adam ölüyor orada. Kıyamet kopuyor, Divan-ı Harp toplanıyor.
🔹Hem o nöbetçi askeri hem de bir arkadaşını idama mahkum ediyorlar.
🔹Arkadaşının idama mahkum olmasının sebebi de mani olmaması.
🔹Enver Paşa'ya, idam mangasını kumanda görevi verilir.
🔹Bir yolunu bulur görevi almaz.
🔹Fakat seyretmeye gider.
🔹Enver Paşa'nın dediği şudur aynen: "Ağlayarak seyrettim, kahroldum ve bunun tek bir müsebbibi vardır o da Abdülhamid'dir."
Ahmet Minguzzi Cinayeti’nin ispat ve işaret ettiği büyük hukuki gerçek, bu cinayet özelinde (somut olayımızda) “Suça Sürüklenen Çocuk” teriminin yetersiz kalışı ve kulaktan vicdana kadar rahatsızlık verişidir. Fail sanki yaptığının farkında olmayan küçük bir çocukmuş gibi sunulmakta ve işlediği suçta etken değil edilgen olduğu hissi verilmektedir. Gerçek ne? Planlayarak, canavarla hisle ve vahşi biçimde Ahmet’i kasten öldürüp işlediği cinayeti ardından gülerek zevk alarak anlatan 15-18 yaş arası faillerin olduğudur! O halde buyrun bu tür majör suçlara bulaşanlar için (Fransa Modelinde olduğu gibi) SSÇ yerine “Yasayla sorunlu çocuk” ya da “Devletle sorunlu olan çocuk” diyelim! (Fransızca: mineur en conflit avec la loi/l’etat) Hadi var mısınız?!
SSÇ’ler ile Devletle/Yasa ile sorunu olan çocukların birbirinden evvela ayrılması gerekiyor. Nasıl mı ayrılıyor?
📌Suç vahşi, planlı, örgütlü, topluma karşı ciddi bir tehdit içeriyorsa.
📌Failin ayırt etme gücü yüksek, suça bilinçli iştirak varsa.
Devletle yani Yasa ile sorunu olan 16 yaşındaki çocukları yetişkin gibi bu şekilde CEZALANDIRIRSINIZ.
Bilgilerinize sunarım.
@RTErdogan@adalet_bakanlik@yilmaztunc@rezan_epozdemir
İnandık, birlikte çalıştık, başardık...
Bayraktar TB2, dünyada kendi klasmanında açık ara en çok sipariş verilen ve en yüksek adetli seri üretim aşamasına geçmiş taktik sınıf bir SİHA sistemi.
Gövdesinden elektronik-aviyonik sistemlerine, uçuş kontrol bilgisayarından tüm yazılımlarına kadar tamamen milli olarak geliştirdiğimiz Bayraktar TB2'nin motoru, içten yanmalı bir piston motoruydu.
Zamanında "iyi ama motoru yerli değil" diyerek birçok algı operasyonu yapılmaya çalışıldı. Oysa bu sınıftaki bir SİHA için motor, görev başarısını belirleyen en kritik bileşenlerden biri değildi. Bu nedenle başta daha stratejik alanlara odaklandık.
Ayrıca o dönem üretim adetlerine bakıldığında yerli bir motor geliştirmek ekonomik olarak da fizibl değildi. Bu nedenle önceli��imiz olmadı. Konu zamanla karikatürlere dahi malzeme haline geldi.
Ancak Bayraktar TB2, sahada gösterdiği üstün başarıyla dünya çapında en meşhur SİHA haline geldi. Kendi sınıfında sadece en çok üretilen değil, aynı zamanda en fazla ihraç edilen ve gerçek koşullarında kendini en çok ispatlamış platform oldu.
Dünya çapında bir sembole dönüştü...
Bu başarının ardından daha yüksek performansa sahip yerli bir motor geliştirmek, tedarik zinciri emniyeti açısından artık bir ihtiyaç haline geldi.
Biz de kolları sıvadık...
Bu ihtiyaç doğrultusunda Anadolu’nun dört bir yanından @Sahaistanbul üyesi 40 farklı milli firmamızın da desteğiyle, tamamen @BaykarTech özkaynakları ile Baykar Motor Geliştirme Ekibi’nin liderliğinde TM100 motorunun tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerine başladık.
Bu çalışmaların neticesinde; 3 yedekli motor kontrol ünitesi, modüler güç grupları ve gelişmiş termal yönetim gibi öne çıkan özellikleriyle, TM100 kendi klasmanındaki en gelişmiş havacılık motoru oldu. İlk uçuş testlerimizi de başarıyla tamamladık.
Bu vesileyle başta Parsan (Krank dövme), Limöz (Dişliler), Estaş (Kam mili), Kanca (Biyel), Özgayd (Silindir bloğu dökümü) olmak üzere bu önemli projeye katkı veren tüm tedarikçi firmalarımıza ve emek veren çalışanlarına en içten şükranlarımı sunarım.
Vatanımıza, Milletimize hayırlı ve uğurlu olsun.
#MilliTeknolojiHamlesi ⚙️🌍🇹🇷
CHP'nin Esenyurt'ta düzenlediği mitingine katılmayan Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal:
Nerede ne zaman olacağımı başkaları değil ben bilirim. Gel deyince gelen git deyince giden sorgulamadan hareket edenlerden olmadım. Bizi kendinizle karıştırmayın.
Haburda davulla zurnayla teröristleri karşılayanların, Bebek katili Apo’nun Gazi Meclise çağrılmasına “aman beni görevden alırlar.“ diye tek kelime edemeyenlerin, sümüklü Fetönün önünde fotoğraf çektirmek için birbirini ezip sıraya girenlerin benim milliyetçiliğimi sorgulamak haddi de değildir hakkı da değildir.
Milliyetçiliğimin zekatı bile size fazla gelir.
Mankurtlaştırdığı beyinlerle asil Türk milletinin istiklal ve istikbaline kast eden, devletimize ve kahraman ordumuza büyük zarar veren FETÖ elebaşı ölmüştür.
Bu hainin “vatansız” olarak ölmesi ve sonsuza kadar böyle anılacak olması, bu yapıdan zarar gören vatandaşlarımızın acılarını dindiremese de vatanına ihanet edenlerin kaçınılmaz sonunu göstermesi bakımından ibretliktir.
Hâlâ bu yapının esiri olarak vatanına, milletine ihanet etmekte ısrar edenler bundan ders almalı ve bir an önce yüce Türk adaletine teslim olmalıdır.
Her türlü değeri istismar ederek insanımıza ve ülkemize ihanet eden başta FETÖ olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemiz, kökleri kazınana kadar azim ve kararlılıkla devam edecektir.
Bu vesileyle başta 15 Temmuz şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyor; gazilerimize, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine, saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.
#MillîSavunmaBakanlığı
Tüm beğeniler Kadıköy deplasmanında Yaptığımız bu besteye gelsin
Gitme sana muhtaçlar,cebinde para, dilinde yalan, muhtaçlar, senin bir p*ç olduğunu, bir hiç olduğunu, anlamıyorlar, aptallar." #FBvsGS
Askeri okul hayatım boyunca çok disiplinli bir öğrenciydim. Ne zaman teğmen oldum, acayip değiştim.
Harp okulunda 4 yıl boyunca hiç savunma almayan Orkun, Sınıf okulunda ilk 4 ayda tam 6 defa savunma aldı. Hepsi de dandik konulardı. Ama öz güven tavandı bende.
Komando kursundayken devre arkadaşımızın düğününe gitmek için izin istedik, O düğünde kılıç tutmamız gerekiyordu, devre arladaşımızı yalnız bırakacak değildik ya. İzin verilmeyince yaklaşık 20 teğmen Eğirdir'den Ankara’ya kaçtık ve düğüne gittik. Sonra aldığımız Cezamızı da terörle mücadeleden zaman bulamadığımız için çekemedik🤭.
Yıllar geçti.
Benim de teğmenlerim oldu. Neler yaptılar neler😀. Onların yanlışlarını görünce kendi yaptıklarım aklıma geliyordu. Gülüp geçiyordum ama nasihatımızı da yapıyorduk. Tıpkı bize komutanlarımızın yaptığı gibi.
TSK 'da Teğmen rütbesi başkadır.
Bir Cizgi kahramanı He-man (himen) vardı bir de bizim Teğmen. O Yenilmez savaşçıdır.
Teğmen heyacanlıdır
Teğmende acaba yoktur, kararlıdır,
Teğmen asidir,
İşte bu yüzden deriz ki;
Teğmendir ne yapsa yeridir.
Bakın Teğmenler ülkeyi nasıl da silkeledi, kimin ne olduğunu gösterdi, sahaya biraz hızlı bir giriş yaptılar... olsun
Tüm Mustafa Kemal'in Teğmenlerine selam olsun. Bu ülke için yapacak daha çok şeyleriniz var,
Kılıcınız keskin zaferleriniz daim olsun.
Su an arkadasimin nikahinda olup en ozel anina sahitlik yapacaktim ama sayenizde 16 saattir yollarda evime ulasmaya calisiyorum ve onumde hala 5-6 saat var Allah sizi bildigi gibi yapsin #pegasus utanmadan 750₺ para iadesi yapiyorsunuz.750₺ ye ucusunuz mu var @flymepegasus
Ankara Fen Lisesi öğrencilerinden 1984 yılında liselerarası müzik yarışmasında "Eye of The Tiger" performansı.
Skull ismiyle yola grup üyelerinin Hacettepe Tıp'ı kazanmasından sonra grubun ismi Dr. Skull olarak güncellendi.
https://t.co/M6teP7aL2j
Çocukluktan beri ailemde, çevremde duyduğum Kırşehir ağzı bu. Babama attım "tahmin et nereli" diye. "Homurlu Aydın bu. Ortaokulda beraber koşu takımındaydık" dedi :D babamın da feno arkadaşları var...