"Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum" diyen gönül rehberlerimiz vardı bizim.
Ne ara unuttunuz da;
29 harf öğretenlere el kaldırttınız?
Hak arayan öğretmenlerimizin yanındayız !..
Sıfır Mercedes alıyorsunuz, 15 dakika sonra yolda kalıyor. Başka markaları görüyoruz da Mercedes görmek şaşırtıyor. Servisin tavrı ise skandal:
“Sıfır km Mercedes-Benz, teslimden yalnızca 15 dakika sonra İstanbul E‑5 karayolu üzerinde seyir halindeyken aniden durmuştur. Yoğun trafik içinde meydana gelen bu olay nedeniyle araç tamamen kullanılamaz hâle gelmiş, trafik güvenliği ciddi şekilde tehlikeye düşmüş ve hem benim hem de diğer sürücülerin güvenliği açısından önemli bir risk oluşmuştur. Olay yerine polis ekipleri gelmiş, güvenlik gerekçesiyle polis çekicisi çağrılmış ve araç daha sonra Mercedes-Benz yol yardım ekipleri tarafından servise götürülmüştür.
Teslimattan yalnızca dakikalar sonra meydana gelen ve aracı tamamen kullanılamaz hâle getiren bu arıza, araçta ayıp bulunduğu yönünde kuvvetli bir kanaat oluşturmaktadır. Bu durum yalnızca teknik bir arıza değil, aynı zamanda bir güvenlik sorunudur.
Olayın ilk anından itibaren, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında sözleşmeden dönme hakkımı kullanmak istediğimi, onarım veya parça değişimini kabul etmediğimi açıkça bildirdim. Buna rağmen satış bayisi, aracı satan ve teslim eden taraf olmasına rağmen sorumluluğu fiilen üstlenmeyerek beni sürekli Mercedes-Benz Türkiye'ye yönlendirmiştir.
Mercedes-Benz Türkiye'ye yaptığım çok sayıda yazılı başvuruya rağmen somut ve resmi bir yazılı cevap verilmemiş, yalnızca üç telefon görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelerde satışın iptali ve bedel iadesi talebimin değerlendirilmeyeceği, aracın şanzıman/şanzıman kutusu tamir edilerek tarafıma teslim edileceği ifade edilmiştir. Ayrıca, yaşanan mağduriyet karşılığında ücretsiz bir adet bakım teklif edilmiştir.
Daha da önemlisi, araca ilişkin servis bulgularını, teşhis raporlarını ve teknik kayıtları talep etmeme rağmen bu belgelerin tarafıma verilmeyeceği, ancak yasal süreçler sonucunda temin edebileceğim belirtilmiştir. Aracın yasal sahibi ve yaşanan olayın doğrudan muhatabı olarak, teslimattan hemen sonra meydana gelen bu ciddi arızaya ilişkin teknik bilgilere erişememeyi kabul edilebilir bulmuyorum. Bugün itibarıyla arızanın sebebine ilişkin tarafıma verilmiş yazılı bir teknik açıklama bulunmamaktadır.
Aynı zamanda şeffaf iletişim kurulmaması, teknik belgelerin paylaşılmaması, yazılı açıklama yapılmaması ve hem bayi hem de Mercedes-Benz Türkiye tarafından sorunun çözümüne yönelik yapıcı bir yaklaşım sergilenmemesidir. Teslimden hemen sonra ağır bir arıza nedeniyle trafikte kalan sıfır kilometre bir aracın, sıradan bir garanti onarım vakası gibi değerlendirilmesinin makul olmadığını düşünüyorum. Tüketici olarak yasal haklarımın dikkate alınmasını ve talebimin objektif şekilde değerlendirilmesini bekliyorum.”
Ey Yusuf Kaplan: 'Osmanlı’nın çocukları, Batılıların palyaçosu olarak yaşamayı özgürleşmek zannediyor!' diyerek yine hamaset ve sahte felsefe pazarlamışsın!
Ey çakma filozof; madem Batı dünyası 'palyaço' yetiştiriyor, o halde senin bizzat öz kızın, o karşı çıktığın sistemin bu topraklardaki en büyük üssü olan Amerikan Robert Koleji’nin devamı Boğaziçi Üniversitesi'nde okumadı mı? Yetmedi, meydanlarda 'Batı sömürgeciliği' diye lanetlediğin o Avrupa'nın Erasmus Programı fonlarıyla bizzat gidip Paris’te eğitim almadı mı?
Anadolu'nun gariban çocuklarına tarikat gettolarında 'bir hırka bir lokma' afyonu yutturmaya çalışırken, kendi evlatlarınıza Batı'nın en prestijli seküler kapılarını sonuna kadar açmanız iki yüzlülüğün resmî vesikasıdır!
Boş boş hamaset yapmayı bırak, sözünü tart da öyle konuş!
Doğru, Kürtler’in sorunları olabilir. Türkler’in de sorunları vardır.
“Kürt Sorunu” diye bir şey yoktur, olamaz ve olamamalıdır.
Belki biraz vardı. Mustafa Kemal, Şeyh Said’i asarak bu sorunu çözdü.
Menemen’de Derviş Memed’i de asarak yine aynı şekilde çözdü.
Sorun böyle çözülür.
Evlenirsen pişman olursun. Evlenmezsen de pişman olursun. Çocuk yapsan da yapmasan da pişman olursun. Kierkegaard bunu 200 yıl önce şöyle söylemiştir:
"Neyi seçersen seç pişman olursun. Çünkü sorun tercihlerinde değil yaşanmamış bir hayatı romantize etmendir. İnsan her daim gidilmemiş bir yolu cazibeli ve gizemli bulur. Bu yüzden mesele en doğru seçimi yapman değil. Hangi pişmanlıkla yaşayacağını seçip karar vermendir."
Sen neye karar verdin?
ABB başkanı Mansur Yavaş:
"Önceki dönemde baraj kenarlarına 1 milyon fidan dikimi için ihale yapılmış.
Şahıs piyasadan 1,5 liraya aldığı fidanları aynı ay içinde belediyeye 15 liraya satmış.
Savcılık bu dosyaya 2 kere takipsizlik verdi."
Her fiyat artışına ( fahiş de olsa ) ,operasyon yaparak müdahale edersen ,o malın fiyatı daha da artar...Enflasyon sebebi bizzat sizin ekonomi politikalarınız aslında...
Kolluk gücü ve Yargı eliyle fiyatların düştüğü nerede görülmüş.?