Çocuğun girişkenlik, akıcı konuşma, ısrarcı olmadan ilerlemesi, herşey 10/10... Tam bir semt çocuğu.
Çocuğu eleştirenler de, kız kankası olarak hayatına devam eden, sıra ona ne zaman gelecek diye sıra bekleyen, yada kız kankasını paralı abilerine peşkeş çeken zırıl zırıl zırlayan incel bebeler.😀
Farklı tribünlerde bireysel arkadaşlıklar tabiki olabilir
Beşeri ilişkiler su kaldırır
Bunu tribüne yansıtmadığın sürece sorun yok
Arkadaki taraftar kitlesine biz kavga etmiyoruz mesajı vermek adına dönemsel el sıkışmalar olabilir
Ama çizgi oraya kadardır...
Tribünler arası yakınlaşma,dostluk bana hep beyhude bir çaba şovenist bir yaklaşım gibi gelmiştir
Açıkçası haz da almam
Her tribünün kendi kantarı vardır
Ve ben o kantarı kimseyle bölüşmem
Tarihim, kültürüm, tribünsel aksiyonlarım hep farklıdır...
Hangi tribünse artık o, o tribüne karşı iyimsersen en baba küfür etmezsin olur biter...
Bırakın tribünde siyaseti tribünün içine tribün misyonu oluşmamış kimseyi bile sokmazsın...
Şu şiarı bir kere herkes ezberine yazsın
Beşiktaş'ın Beşiktaş'tan başka dostu yoktur...
Tribün liderleri listeleme olmadığını gördükleri anda
Deplasmana kimle gideceklerini bilmedikleri için açıklama yapsalardı keşke...
"Orada yaşanacaklardan biz mesul olamayız"
Kim gelmiş kim gitmiş kim kime dum duma...
Benim de çizgim buraya kadardır...
Bundan fazla yorum yapmam tribünü koşturan bir dolu kardeşime saygısızlık olur...
Söz onlarındır
Her zaman bu sözümün de arkasındayımdır
Kim koşturuyorsa o konuşur...
Hatasıyla yanlışıyla ne yaşandıysa mutlaka yetkili arkadaşlardan bir açıklama gelir...
Sakin kalın
Takımın yanında kalın...
Tribün çizgisinin dışına çıkmamaya özen gösterin...
Tribünde kalın tribünce kalın...
Bakın yarın Fener'le basket maçı var ve bize ayrılan tribün dolmamış diyorlar...
Yarı yarıya tribünlerin olduğu maçlar onur maçlarıdır...
Sevgiyle sıhhatle
Bir masa bir kasa varlık şirketinin, bünyesinde kaç kişi çalıştığı belli olmayan, Türkiye'nin en büyük markalarından birisi olan Tüpraş kadar büyüdüğünü düşünen, buna inanıp para yatıran adam, tabi ki 'Devlet ödesin' diyecek.
Bunu diyen adama 125 milyarın buhar olduğunu anlatamayız.
Biriktirdiği parasını nasıl yöneteceğini bilmediği için, bankacısı komisyon aldığı yeni fonlara "daha yüksek faiz" diye anlatır ama. Geçmiş olsun...
Fon mağdurları boşuna devlet parayı tamamlayacak diye beklemesin, öyle bir dünya yok borsada. SPK sadece içeride kalan malları satıp millete paylaştıracak, o şişik fiyatları değil..
Risk senin, zarar senin, devlet niye ödesin Allah aşkına...
Kar ederken devlete mi veriyordun ki zarar edince devlet ödesin, burası vadeli hesap değil ki...
Öncelikle belirtmek isterim ki bu paylaşımı bir hukukçu sıfatıyla yapıyorum.
Bahse konu paylaşımın tarafıma ait olduğu düşünülüyorsa öncelikle ifade özgürlüğü, eleştiri hakkı, kişilik haklarının korunması, suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile somut olayın unsurlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Somut paylaşımda açıkça belirlenebilir bir kişi veya tüzel kişiyi hedef alan, belirli ve somut bir isnat içeren ya da suçun maddi unsurlarını oluşturabilecek nitelikte açık bir ifade bulunmadığı halde bu paylaşım üzerinden “hukuki süreç başlatılmıştır” şeklinde kamuoyuna açıklama yapılması hukuken ciddi şekilde tartışmalıdır.
Daha da önemlisi bu başvuruyu hazırlayan ve hukuki dayanaklandıran meslektaşlara sormak gerekir: Hangi hukuki değerlendirme sonucunda bu paylaşımda suçun unsurlarının oluştuğuna kanaat getirdiniz? İfade özgürlüğü ile cezai sorumluluk arasındaki sınırı hangi kriterlere göre belirlediniz? Somut fiil, fail, mağdur, kast ve tipiklik unsurlarını nasıl ortaya koydunuz?
Bir hukukçunun görevi taraftar kitlesinin tepkisini yatıştırmak amacıyla her paylaşımı adli sürece taşımak değil; öncelikle olayın hukuki nitelendirmesini yapmak, suçun kanuni unsurlarını somutlaştırmak ve hukuki başvurunun makul bir başarı ihtimali bulunup bulunmadığını değerlendirmektir. Taraftarın gazını almak uğruna hukuki mekanizmaların araçsallaştırılması, hukuk mesleğinin temel ilkeleri bakımından ayrıca eleştiriye açıktır.
Anonim hesabın sahibinin tespit edilmesi ile cezai sorumluluğun doğması da birbirinden tamamen farklı hususlardır. Hesap sahibinin kimliğinin belirlenmesi tek başına paylaşımın suç teşkil ettiğini göstermez. Öncelikle kanunda düzenlenen suç tipinin maddi ve manevi unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin ortaya konulması gerekir.
Bu nedenle söz konusu paylaşımın mevcut haliyle cezai sorumluluk doğurup doğurmadığı bakımından belirleyici olan husus; paylaşımın bağlamı, hedef alınan kişinin veya kurumun belirlenebilirliği, isnadın somutluğu, ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığı ve ilgili suç tipinin tüm unsurlarının oluşup oluşmadığıdır. Salt rahatsız edici, sert veya eleştirel bir ifade bulunması tek başına cezai sorumluluk sonucunu doğurmaz.
Ayrıca bizlere ge��mişte “Rum piçi”, “Arapzon” gibi açıkça aşağılayıcı ifadeler yöneltilirken aynı hassasiyeti göstermeyenlerin, bugün açıkça hedef göstermeyen bir paylaşım üzerinden “Beşiktaş camiası hedef gösteriliyor” şeklinde ithamlarda bulunması da hukuki ve fiili tutarlılık açısından sorgulanmalıdır.
Elbette herkesin adli mercilere başvurma hakkı vardır. Ancak yapılan başvurunun hukuki sonucunu hep birlikte göreceğiz. Başvurunun yapılmış olması suç işlendiği veya hukuki sorumluluk doğduğu anlamına gelmez. Nihai değerlendirme yetkili adli mercilere aittir. Sürecin sonucunun da kamuoyuyla paylaşılmasını özellikle bekliyorum.
Meslektaşlara da son bir soru: Nasıl bir hukuk eğitimi aldınız ki somut hukuki unsurları ortaya koymadan, yalnızca taraftar baskısını bertaraf etmek amacıyla böyle bir süreci gündeme getirmeyi uygun gördünüz?
Hukuk, taraftarın gazını almak için kullanılan bir araç değildir. Hukuk; somut fiil, somut delil, kanuni dayanak ve hukuki nitelendirme üzerine kuruludur.
Sürecin sonucunu hep birlikte göreceğiz. Biz hukuki sınırlar içerisinde ifade ve eleştiri özgürlüğümüzü kullanmaya devam edeceğiz.
Bizi susturamayacaksınız, korkutamayacaksınız.