"Ticaretin kitabını yazan adam" olarak bilinen Adnan Silinmez, tahta karşısına geçip kredi kartından nasıl para kazanılacağını uygulamalı anlatarak ezber bozan bir yönteme imza attı.
EKSPER RAPORU OLMAKSIZIN HASAR VE DEĞER KAYBI TALEBİ: SEDDK'NIN 05.08.2026 TARİHLİ SİRKÜLERİ ÇERÇEVESİNDE ZORUNLU BAŞVURU ŞARTININ DAVA ŞARTI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
Konuyla ilgili makalem hukuki haber de yayınlandı.
https://t.co/HwtvUQeBKh
Anlaşmalı boşanma protokolünde "taşınmaz satıldığında şu kadar ödenecek" denilmiş, yıllar geçmiş ama ödeme yapılmamıştır. Mahkemece onaylanan protokol boşanma ilamının ayrılmaz parçası olduğu hâlde, taahhüdün karşılığını almak için hangi kapıya gidileceği çoğu zaman belirsiz kalır.
Yargıtay'ın güncel içtihadı istikrarlı: protokoldeki mali taahhütler hem ilamlı icra yoluyla hem de Aile Mahkemesi'nde açılacak eda veya tazminat davasıyla talep edilebilir. Geciktirici şart varsa, şartın gerçekleştiğini ispat yükü davacıda; ifa edildiğini ispat yükü ise borçludadır.
Aynen ifa, tazminat ve icra yolunun sınırları:
https://t.co/H9XzfmRslM
YENİ DÖNEMDE KISMİ DAVA AÇILMASI:
7589 sayılı kanunla yapılan değişiklikle belirsiz alacak davası kalktığından, bugünden itibaren açılacak kısmi davalarda, ileride uygulayıcıların farklı yorumlarından kaynaklı hak kaybı oluşmaması için akla gelebilecek bazı noktaları şu şekilde vurgulayabiliriz:
1-) Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması,
2-) Miktar artırma işleminin bağımsız şekilde yapılması, artırma talebinde;
-HMK m. 109/4’e yer verilmesi,
-Islah etme anlamına gelecek kelimelerin kullanılmasından kaçınılması,
- “ıslah hakkımız baki kalmak üzere” gibi bir ifadeye yer verilmesi,
3-) Zamanaşımına dair getirilen avantajla ilgili tereddüt oluşmaması adına, ıslah hakkı olsa bile miktar artırımının ıslahla değil, HMK m. 109/4’e göre yapılması,
4-) Faizle ilgili ek bir düzenleme olmadığından, işçilik alacakları gibi davadan önce temerrüdün gerçekleştiği hâllerde temerrüt tarihi vurgusunun yapılması,
Farklı yorumlar nedeniyle hak kaybının önüne geçilmesini sağlayabilecektir.
Not: Geçiş hükmü uyarınca, bugüne kadar açılmış davalarda önceki sistem işleyecektir.
Farklı düşünce veya eklemeler yorum kısmında paylaşılabilir.
Belirsiz alacak davasına dair hükümler şöyle:
MADDE 20-12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 21- 6100 sayılı Kanunun 109 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
"(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır."
Yargıtay 6. Ceza Dairesi:
Baz istasyonu kayıtları ile sabit olan sanığın olay yerine yakın bölgede bulunuyor olması suçun işlendiğine ilişkin tek başına yeterli delil olamaz.
2021/17838 E.
2022/8452 K.
‼️ SORU: Görevsiz Mahkemede dava ikame edilmesi halinde tekrar Arabuluculuk görüşmesi yapılması gerekir mi ❓
📌 CEVAP: Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin uygulamasına göre görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra, ancak dosyanın görevli mahkemenin esasına kaydedilmesinden önce arabuluculuğa başvurulmuş ve sürecin sonuçlanmış olması hâlinde, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre arabuluculuk dava şartı gerçekleşmiş kabul edilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 30.10.2023 tarihli ve 2023/11279 Esas, 2023/16278 Karar sayılı; 15.01.2024 tarihli ve 2023/13461 Esas, 2024/312 Karar sayılı kararları).
👉 "...Somut uyuşmazlıkta 26.04.2018 tarihinde Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, Mahkemece 05.07.2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği ve kararın 26.09.2023 tarihinde kesinleştiği, 09.10.2023 tarihinde ise dosyanın Kuşadası İş Mahkemesinin esasına kaydedildiği, 12.12.2023 tarihinde Mahkemece yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 05.03.2024 tarihinde kesinleştiği, 20.03.2024 tarihinde ise Balıkesir 2. İş Mahkemesinin esasına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Davada arabuluculuk dava şartının sağlanmadığı görülmekle Mahkemece, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde h��küm kurulması hatalıdır."
Künye:
✒️ Yargıtay 9. HD, Esas Numarası: 2025/10213, Karar Numarası: 2026/1946, Karar Tarihi: 04.03.2026
Kira alacaklarında bilirkişi raporu nasıl hazırlanmalı
3 aylık sözleşmenin yenilenmesinde artış nasıl yapılır
Aynı dosyanın iki BAM kararı
İst BAM 59 HD 2024/1824 E 2025/301 K 17.01.2025 (İlk gönderi)
İst BAM 64 HD 2025/3442 E 2026/2033 K 06.07.2026 (ikinci gönderi)
✅ÖNEMLİDİR✅
Savcılık esas hakkındaki mütalaasında mahkumiyet istemişse,bu dilekçe örneğini MUTLAKA ama MUTLAKA çok İVEDİ olarak mahkeme kanalı ile savcılığa gönderin!
Cevap verilmemesi önemli değil, önemli olan kayıtlara girmesidir. Cevap verilmemesi savunmanın lehinedir.
👇
Avukat Bey biz bir şirketle ticaret yapıyorduk, bunlar bize uzun süre ödeme yapmadı ve sonradan ileri tarihli çek verdi. Duyduk ki bunlar bizi geçiştirirken aslında mal kaçırıyormuş, şimdi de ileri tarihli çek olunca iptal ettiremeyiz galiba doğru mu?
17. HD. 2019/4473 E., 2020/5175 K.;
Davacı dava konusu alacağın dayanağı olan çeklerin davalı borçlu ile arasındaki mal alış verişine dayalı olduğunu, çeklerin ileri tarihli olarak düzenlendiği, aslında 17.05.2013- 23.06.2013- 03.08.2013 ve 17.09.2013 tarihli ticari ilişkiye dayandığını beyan etmesine göre, davacı ve davalının ticari defterleri incelenmeksizin, eksik inceleme
ve araştırmaya dayalı olarak, davacının alacağının tasarruf tarihinden sonra doğduğu yönünde yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.