Soğuk ve siyah bir gecede tüm hislerini bırakmış gibi,
Hem göç vakti gelmiş,
Hem kalmak için kendine bir yer arar gibi,
Ben en çok böyle gecelerde seviyorum kendimi ve bu şehri...
Biz onun yaralarından öpelim nüpel
İyileşsin yeter gülsün yeter biz ona kalbimizi merhem edelim düşünmeden
Bizim bahçemizdeki papatyaları sevmesede bizi sevmesede.
Gülüşünden mahrum etmeyelim dünyayı yeter....
Kendini değersiz hissettiğin zamanların üzülme süresi vardır.
O süre bittiğinde kendine saygı duyman gerektiğini öğrenirsin, mantığın konuşur.
Kendine saygı duydukça, hak etmediğine inandığın, değersiz hissettiğin yerden kalkıp gitmeyi öğrenirsin.
Yürümeyi öğrenmek böyle bir şey.
Gelirsen koynunda bir tutam ülke kokusu getir..
Gelirsen koynunda bir tutam umut getir nüpel...
Getir'ki baharlar doğuran avuçlarına dokunurken şiir işçisi nasırlı ellerim
Yeniden yeni doğmuş bir çocuğun heyecanıyla can bulsun bu gri kederli yalnızlığın içinde...