@gscnkudhavefali@BallerOfTheDay_ Soğuk bir Diyarbakır akşamında, düğünde mutsuz tek çocuk bendim bu herif yüzünden. Allah’ın cezası baruso gel şerefimizi kurtar
12 Mayıs 2012 | Unutmayacak, Unutturmayacak, Mücadeleden Vazgeçmeyeceğiz
3 Temmuz 2011’de başlayan Fenerbahçe’yi ele geçirme adımlarının bir yansıması olan 12 Mayıs saldırısının üzerinden 13 yıl geçti.
12 Mayıs 2012 tarihinde, stadımızda oynanan Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesinde FETÖ’cü polisler tarafından planlı bir gerginlik başlatılmış, hiçbir olay yokken stadımız gaza boğulmuş, sokaklarda taraftarlarımız kovalanmış, olaylar çıkarılmış, kadın erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden canlarımıza düşmanca kast edilmişti.
Tarihi boyunca yaşadığı haksızlıklara karşı duruşundan taviz vermeyen, gerçeklerden aldığı güçle geri adım atmayan, kenetlenmiş camiasıyla mücadelesinden vazgeçmeyen Fenerbahçemiz, yine haklı çıkmış, kendine ve camiasına yaşatılanları gün yüzüne çıkarmıştır.
O günlerde medyaları, algıları, iftiraları ve resmi makamlara sızmış planlı rol sahipleriyle Fenerbahçe’nin varlığına kast etmeye çalışanlar, bir camianın topyekün mücadelesiyle yok olmaya mahkum olmuştur.
3 Temmuz 2011’in yansıması olan 12 Mayıs’ı unutmayacak; varlığımıza kast edenlerle mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.
Dindar nesil yetiştirecektin, kadroların aileyi ifsad etti. Dindar nesil yetiştirecektin, evlilik yaşı 35’e dayandı. Dindar nesil yetiştirecektin, bir nesil ekonomik kaygılar nedeniyle fikirsiz, kimliksiz ömür sürer oldu. Artık aileler bir şeyleri zorlaştırmıyor, her şey en temel seviyede bile çok zor zaten. Aileler masaya evlilik için değil de ticari bir anlaşmanın tarafları gibi oturuyor.
Biz bu din için de bu topraklar için de aç kalmaya, ölmeye razıyız. Lakin 25 senenin sonunda bal tutanın yalnızca parmağını değil, elini kolunu yalamaya başladığını görüyoruz. Biz fakirleştikçe senin ve kadrolarının nasıl zenginleştiğini görüyoruz. Adam kayırmanın, torpilin, liyakatsizliğin nasıl normalleştiğini görüyoruz. Biz sevdiğimiz kadınla evlenmek için kılı kırk yarıp saç beyazlatırken, bir simit daha eksik yemenin muhasebesini tutarken, parti teşkilatlarınızdaki veletlerin çakarlı arabalarla bizi sollayışını seyrediyoruz.
Yanlış anlama he Reis! Ben senden rızık istiyor değilim. Sen kimsin ki? Sen Allah’ın aciz bir kulusun. O’nun bana vermediğini veremez, verdiğini de alamazsın. Ben diyorum ki, suçu sürekli başka yerlere atıp parti kadrolarına kendini alkışlatınca gece başını yastığa rahat koyuyorsan, devam et.