Gaziantep’ten gelen acı haber hepimizi derinden üzmüştür. Kazada yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır diliyorum. Yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar temenni ediyorum.
20 milyar dolar…
Rakamı söyleyince kolay geliyor.
Gelin, 20 milyar doların ne demek olduğunu ve bu ülkede kimlerin cebine bu paranın gittiğini birlikte bir hesaplayalım.
Fon krizinde ortaya çıkan yaklaşık 20 milyar dolarlık büyüklük, tek başına Türkiye’nin dev yatırımlarıyla kıyaslanabilecek bir para.
Mersin Akkuyu’da yapılan nükleer santralin tamamının yapım maliyetine denk.
Türkiye’de özelleştirilmesi planlanan köprü ve otoyolların yaklaşık gelirinin 3 katı.
Atatürk Barajı’nın yapım maliyetinin yaklaşık 2,5 katı.
Marmaray tüp geçidinin yaklaşık maliyetinin 6 katı.
Bakın, nasıl bir paradan bahsettiğimizi anlayalım diye söylüyorum:
Bu büyüklükte bir kaynakla Türkiye’deki bütün emeklilerimize bir yıl boyunca her ay 5.000 TL ilave ödeme yapabilecek ölçekte bir kaynaktan bahsediyoruz.
Ya da Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine şehirlerimizi birbirine bağlayacak yaklaşık 13.500 kilometrelik hızlı tren hattı yapabilecek bir büyüklükten bahsediyoruz.
Bir Akkuyu…
Yaklaşık iki buçuk Atatürk Barajı…
Altı Marmaray…
13.500 kilometre hızlı tren hattı…
Şimdi 20 milyar dolar deyince ne kadar büyük bir paradan bahsettiğimiz biraz daha anlaşılıyor mu?
Peki bu para nerede?
Kimlerin kontrolündeydi?
Kimler kazandı?
Kimler kaybetti?
Kim hangi hisseye ne zaman girdi?
Kim ne kadar kazandı?
Kim tam zamanında çıkıp parasını aldı?
Bunların hepsinin ortaya çıkarılması lazım.
Şimdi bunun yanına bir de Borsa İstanbul’da yaşananları koyun.
Şirketlerin toplam piyasa değerinde yaklaşık 3,2 trilyon TL, yani yaklaşık 67 milyar dolarlık bir azalmadan bahsediliyor.
Bir tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık fon krizi…
Diğer tarafta borsada eriyen milyarlarca dolarlık piyasa değeri…
Ben şimdi devletimize soruyorum:
Böylesine büyük para hareketleri yaşanırken denetim kurumlarımız ne yaptı?
SPK ne yaptı?
Kim kimi denetledi?
Kim zamanında müdahale etti, kim etmedi?
Bu iş birkaç kişinin üzerine bırakılıp kapatılabilecek kadar küçük değildir.
455 binden fazla vatandaşımızın parasından bahsediyoruz.
O yüzden zarar edenleri zaten biliyoruz.
Şimdi kazananları bulun.
Paranın izini sürün.
Kim hukuka aykırı şekilde kazanç sağladıysa ortaya çıkarın.
Kim vazifesini yapmadıysa hesabını sorun.
20 milyar doların da, borsada eriyen trilyonlarca liranın da hesabı bu millete verilmelidir.
Anahtar Parti Eğitim Politikaları Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih Yalçın, Ankara İl Başkanımız Sayın Ömer Korkmaz, Kahramankazan İlçe Başkanımız Sayın Duralip Girdap ve il-ilçe yönetimimizle birlikte Kahramankazan’da esnafımızı ziyaret ettik.
Ali Şekeroğlu…
Emekli polis. İki çocuk babası.
Yıllarını bu ülkeye, bu millete hizmet ederek geçirmiş bir insan.
Allah rahmet eylesin.
Ailesine, evlatlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Mekânı cennet, hatırası daim olsun.
Adı Ali Şekeroğlu.
Emekli polis.
İki çocuk babası.
Yıllarca bu devlete hizmet etmiş bir insan.
“Geçinemiyorum.” diyor.
“Bizi bu hâle getiren utansın.” diyor.
Sonra şunu ekliyor:
“Para için değil, onurum için.”
Ve bugün Ali Şekeroğlu’nu kaybettik.
Benim canımı yakan şudur:
Bu memlekette yıllarca çalışmış, primini ödemiş, vergisini vermiş, evlat büyütmüş bir insan; ömrünün sonunda neden “geçinemiyorum” diyerek Anayasa Mahkemesinin merdivenlerine düşmek zorunda kalıyor?
Bizim büyüklerimiz bir kenarda üç kuruş saklardı.
Adına “kefen parası” derlerdi.
Kimseye yük olmayalım, son yolculuğumuzun masrafını bile kendimiz karşılayalım diye…
Şimdi siz bu milletin emeklisine kefen parasını yaşarken harcatıyorsunuz.
Ali Şekeroğlu’nun son sözlerinden biri “onurum için” oldu.
Allah rahmet eylesin.
Ailesine, evlatlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.
Bir tarafta Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın huzurunda imzalanan, 20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşması var.
100’ü kesin, 50’si opsiyon olmak üzere 150 uçak…
Diğer tarafta ne var?
455 binden fazla vatandaşımızın yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufunun kaybedildiği yönündeki ağır tablo var.
Şimdi ben devletimize şunu soruyorum:
20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşmasını yapabilen bir devlet, vatandaşının yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufuna sahip çıkamaz mı?
Bu insanlar bu parayı kolay kazanmadılar.
Evinden artırdı.
Maaşından artırdı.
Çocuğunun geleceği için biriktirdi.
Emekliliği için kenara koydu.
Sonra devletinin denetlediği piyasalara güvenip parasını yatırdı.
Peki sonra ne oldu?
SPK ne yaptı?
Borsa İstanbul ne yaptı?
Takasbank ve MKK ne yaptı?
Kamu yöneticileri neyi gördü, ne zaman gördü ve neden daha erken müdahale etmedi?
Biz devletimiz uçak almasın demiyoruz.
Uçak alsın.
Filosunu büyütsün.
Dünyayla rekabet etsin.
Ama devletin büyüklüğü sadece yaptığı anlaşmaların büyüklüğüyle ölçülmez.
Devletin büyüklüğü, vatandaşının alın teriyle biriktirdiği paraya sahip çıkabilme kudretiyle de ölçülür.
Bir tarafta 20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşması varsa, diğer tarafta yaklaşık 20 milyar dolarlık vatandaş tasarrufunun nasıl bu noktaya geldiğinin hesabı da sorulmalıdır.
Kim neyi gördü?
Kim neyi denetledi?
Kim neden zamanında müdahale etmedi?
455 binden fazla vatandaşımızın parasının hesabı verilmeden bu dosya kapatılmamalıdır.
Anahtar Parti Ankara İl Kadın Kolları Başkanlığımıza Sayın Sevgi Karaman atanmıştır.
Kendisine yeni görevinde başarılar diliyor; Ankara teşkilatımız ve kadın kollarımız adına hayırlı olmasını temenni ediyoruz.
Hayırlı olsun. 🇹🇷
Bozkırın tezenesi, gönüllerin ozanı… Neşet Ertaş’ı vefatının yıl dönümünde saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Türk halk müziğine bıraktığı eşsiz eserleri, sazı ve sözüyle gönüllerde yaşamaya devam eden büyük usta Neşet Ertaş’ı unutmadık, unutmayacağız.
Mekânı cennet olsun.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıyı üzüntüyle öğrendim.
Yaralanan öğrencilerimize ve vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, acil şifalar diliyorum.
Çocuklarımızın güvenli bir ortamda eğitim görmesi hepimizin ortak hassasiyetidir.
Ankara İl Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanımız Sayın Ruhi ILLIKAN, ilçe teşkilatlarımızla birlikte Kırım Derneği Başkanı Sayın Mükremin Şahin ve Kırım Tatar Millî Meclisi Üyesi Sayın Gayana Yüksel’i ziyaret etti.
Gerçekleştirilen ziyarette Kırım Tatar Türklerinin durumu, Türk dünyası ve Kırım davası üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.
Nazik ev sahiplikleri ve kıymetli sohbetleri için Sayın Mükremin Şahin’e ve Sayın Gayana Yüksel’e teşekkür ederiz.
“Anahtar Parti bir proje partisi midir?”
Sıkça karşılaştığımız bu sorunun cevabı nettir:
Anahtar Parti; projeleri ve çözüm önerileri güçlü, milletin gönlüne kurulmuş bir siyasi harekettir. Ancak herhangi bir otoritenin veya devletin vesayeti altında kurulmuş bir “proje partisi” değildir.
Bizim siyaset anlayışımızda velayet ve vesayet yoktur.
Millet vardır, irade vardır, çözüm vardır.
Projelerimizle geleceği konuşuyor, çözüm önerilerimizle Türkiye’nin ufkunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz.
Anahtar Parti | Yeni Siyasetin Anahtarı
Millet için, Türkiye için, gelecek için.
#anahtarparti #ankara #siyaset #turkiye #çözüm
Onlar, biz vatanımızda huzurla yaşayalım, her sabah özgür şafaklara uyanalım diye “Düşman çok, silahımız yok, hükûmet teslim oldu.” demediler. “Ya istiklal ya ölüm!” diyerek şehadeti göze aldılar; kimisi şehit, kimisi gazi oldu.
Bize bağımsız bir vatan armağan eden o büyük nesli, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere rahmet, minnet, sevgi ve saygıyla anıyoruz.
Teşkilat Vizyonu Bölge İl Başkanları Toplantımızın İkincisini Ankara’da Gerçekleştirdik.
Teşkilat Başkanımız Sn. Tahir Teşkinkılıç ve Başkan Yardımcımız Sn. Berat Akkaş’ın katılımlarıyla; Ankara, Kırıkkale, Yozgat, Çorum, Çankırı, Bilecik, Kırşehir, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu, Bolu ve Sakarya İl Başkanlarımızla Ankara’da bir araya geldik.
Bölgemizdeki teşkilat çalışmalarımızı, sahadaki gelişmeleri ve önümüzdeki dönemde atacağımız adımları kapsamlı şekilde ele aldığımız toplantımızda, il teşkilatlarımızın görüş ve önerilerini karşılıklı olarak değerlendirdik.
Ankara’nın ev sahipliğinde gerçekleşen bu buluşma; birlik ve beraberliğimizi pekiştiren, teşkilatlarımız arasındaki koordinasyonu güçlendiren önemli bir istişare zemini oldu.
Milletimizin beklentilerini merkeze alan, sahadan beslenen ve ortak akılla şekillenen güçlü teşkilat yapımızla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
Ortak akıldan, İleri Türkiye’ye!
Ünye Çevre Platformu’nun düzenlediği çevre duyarlılığı ve fındık üretiminin korunmasına yönelik basın açıklamasına; STK İlişkileri Genel Başkan Yardımcımız Sayın Hayati Çetin, İl Başkanımız Sayın Ömer Korkmaz, il ve ilçe yönetimlerimiz ile birlikte katılım sağladık.
Ünye’nin doğasına, toprağına, suyuna ve emeğine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Fındık ocağı bereket, maden ocağı felaket!
Doğamızı koruyacak, üreticimizin emeğinin yanında olmaya devam edeceğiz.
#AnahtarParti #Ünye #ÜnyeÇevrePlatformu
Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin öncü isimlerinden, büyük Türk dünyası sevdalısı Ebulfez Elçibey’i vefatının 26. yıl dönümünde saygı ve rahmetle anıyorum. Elçibey, ömrünü bağımsız, demokratik ve güçlü bir Azerbaycan idealine adamış büyük bir devlet ve fikir insanıdır. “Bütöv Azerbaycan” ülküsü ve Türk dünyasının birliği için verdiği mücadele, bugün de ortak geleceğimize ışık tutmaktadır. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Anahtar Parti Kurucular Kurulu ve MYK üyemiz Sayın Nazan Mehtap Göktaş’ın değerli eşi Bahri Göktaş’ın bugün Hakk’ın rahmetine kavuştuğunu derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah’tan rahmet; Sayın Nazan Mehtap Göktaş’a, Göktaş ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz.
Mekânı cennet olsun.
Dün “katilin yeri bellidir” denilenler, bugün aynı siyasi zeminde “beraber yürüyoruz” denilenler…
Siyasette sözler değişebilir.
Ama millet, dün söylenenleri de bugün yaşananları da unutmaz.
Sözleri değil, aradaki farkı izleyin.
Ankara İl Teşkilat Başkanımız Mehmet Marul ve Teşkilat Başkan Yardımcılarımız ile birlikte; er gazilerimiz ve şehit yakınlarının eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark’ta gerçekleştirdiği eyleme katılım sağladı.
Şehitlerimizin emanetleri ve kahraman gazilerimizin haklı mücadelesi bizim mücadelemizdir.
Hak, adalet ve eşitlik için her zaman yanlarındayız.
Bir millet, şehitlerini unutursa istikbalini de unutur.
Şehadetlerinin yıl dönümünde Eren Bülbül ile kahraman Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ferhat Gedik'i rahmet ve minnetle anıyorum.
Aziz şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak boynumuzun borcudur.