Ülkenin haline ve gidişatına bakıp da "Ben ne yapabilirim ki?" diyen herkes, aslında er veya geç ne yapması gerektiğini gayet iyi biliyor.
Bu yüzden; lütfen bana ne yapabiliriz diye sormayın.
Ben size bu sorunun cevabını verdim.
Zahmet edin de 15 dakikanızı verip, dinleyin...
Türkiye’de sokak hayvanları tartışmasını X üzerinden inceleyen akademik araştırma, karşıt kampın en etkili 18 hesabının tamamının trol profillerden oluştuğunu ortaya koydu.
7,2 milyondan fazla paylaşımın analiz edildiği çalışma, koordineli hesapların sosyal medya gündemini şekillendirerek yapay bir “kamuoyu” görünümü yaratabildiğine dikkat çekiyor.
Karikatür: İdil Keysan / @aahsocute
https://t.co/jwhVorlrNT
Hazine ve Maliye Bakanı’na göre Türkiye’de kişi başına gelir 18 bin dolarmış. Yani her vatandaş yılda yaklaşık 850 bin TL gelir elde ediyormuş.
Milyonlarca insan asgari ücretle geçiniyor, bu aylık 28 bin, yıllık 336 bin TL eder. Milyonlaca emekliye ayda 23.500 TL, yılda 282 bin TL veriyorsunuz. Hani nerede 850 bin TL?
Zengin ettikleriniz üzerinden yaptığınız uydurma hesapların gerçeklikle hiçbir karşılığı yok! Yeter artık sayılara ve bu millete eziyet çektirdiğin Mehmet Şimşek. Düşün bu milletin yakasından.
"Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nde imzası bulunan Milletvekillerini ifşa ediyorum...
Zamanı geldiğinde (maalesef onlar için zamanı şu veya bu şekilde gelecek) bakalım aşağıdaki videoda imzası bulunanlardan kaç kişi "Vallahi bu imza benim değil. İmzamı taklit etmişler" diyecek...
Bugün gelinen noktada, bu iktidarın ülkeyi yönetemediği; adaletten eğitime, ekonomiden tarıma, sağlıktan çevre ve hayvan haklarına kadar hemen her alanda açıkça görülmektedir. Topluma bu denli büyük bir refah kaybı yaşatan, insanların geleceğe dair umutlarını törpüleyen bir anlayışın uzun vadede ayakta kalması mümkün değildir.
Ancak bu tablonun değişmesini geciktiren bir başka gerçek daha var. Halkın önemli bir kesiminin umut bağladığı muhalefet, “nasıl olsa kazanıyoruz” rehavetine kapılarak siyasetin en temel ilkelerinden biri olan kurumsal kaliteyi göz ardı etmektedir. Oysa siyasette de bir kalite kontrol mekanizması olmalıdır. Sorumluluk sahibi, ahlaklı, liyakatli ve topluma hizmet etmeyi amaçlayan kadrolar yerine; ahbap-çavuş ilişkileriyle öne çıkan, makam ve maddi çıkar hırsını önceleyen isimlerin tercih edilmesi, değişim umudunu zayıflatmaktadır.
Toplum artık sadece iktidarın yanlışlarını değil, muhalefetin eksiklerini de görmektedir. Türkiye’nin ihtiyacı; kişiler üzerinden yürüyen siyaset değil, liyakatin esas alındığı, ahlakın ve hesap verebilirliğin egemen olduğu güçlü kurumsal bir siyaset anlayışıdır. Gerçek değişim ancak bu anlayışla mümkündür.
AKP öncesi asgari ücrette listedeki tüm ülkelerin üzerindeydik.
Bugün en dipteyiz.
Bizde çalışanların yüzde 42'si asgari ücretli.
Çalışanlar açısından Balkan ülkelerinin bile gerisindeyiz.
Sıcaklar artti, kedisi köpeği kurdu kuşu, dostlarımız için su bulmak her geçen gün zorlaşıyor. ☀️💧
Sadece kapımızın önüne değil; parklara, sokak başlarına ve ağaç diplerine koyabileceğiniz her yere dağa taşa,koyacağımız bir kap temiz su bir hayat kurtarır.
Onları unutmayalım! 🐾
#BirKapSu #SokakHayvanları #YaşamHakkı
AKP’nin vatandaşın dikkatinden kaçırmaya çalıştığı gerçekler-56❗️
AKP tarzı Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan karayolu projelerinde;
Tutturulamayan araç geçiş garantileri nedeniyle Hazine’de açılan kara deliğin güncel boyutunu tespit ettik.
2026'nın ilk 6 ayında⬇️
Hazinenin görevli şirketlere yaptığı garanti ödemesi: 49.640.288.997 TL
49 Milyar 640 Milyon Lira!
Bunun adı mega soygundur!
Kaynak: KGM 2026 Mali Durum ve Beklentiler Raporu Sayfa 99
Seasons occur because the Earth is tilted on its axis by about 23.5 degrees as it orbits the sun.
This tilt means different parts of the Earth get varying amounts of sunlight throughout the year.
When the Northern Hemisphere tilts toward the sun, it experiences summer, while the Southern Hemisphere has winter, and vice versa.
Spring and autumn occur when neither hemisphere is tilted directly toward or away from the sun, leading to moderate temperatures.
This tilt and orbit combination affects day length, weather patterns, plant growth, and animal behaviours, making seasons essential for the natural cycle of life on Earth.
Video :: deometria onirica
Video of Harry R. Truman after he refused to evacuate Mount St. Helens, insisting, "They'll never get me off this mountain."
The 83-year-old had lived beside Spirit Lake for more than 50 years and ignored repeated evacuation orders as the volcano showed clear signs it was about to erupt.
When Mount St. Helens exploded on 18 May 1980, Truman, his lodge, and his 16 cats were buried beneath an estimated 150 feet of volcanic debris, and none of their remains were ever recovered.
Manisa’daki Sardes Antik Kenti’nde MÖ 5. yüzyılın ilk yarısına tarihlendirilen 2,2 metre yüksekliğinde, mermer genç erkek heykeli gün yüzüne çıkarıldı...
Detaylı bilgi için linke tıklayınız.
https://t.co/uMeWRGupJZ
"İhale verdiğin şirkete önce CEO olup, sonra tekrar bakan olmak..."
Gazeteci-Yazar Çiğdem Toker, son kitabı "Devletin Cebinden - Büyük Simbiyoz"da mega projelerde kamu ile özel sektör arasındaki "simbiyotik ilişkiyi" ve ihale süreçlerindeki girift ilişkiler ağını anlatıyor.
"Devletin Cebinden - Büyük Simbiyoz" kitapçılar ve online satış mağazalarında.
@cigdemtoker
https://t.co/Bzdk5B2Vg0
Jelibon Melih, Erdoğan belediyeden senin kökünü kazıdı, seni boş damacana gibi belediye önüne koydu, ağlaya ağlaya istifa ettin, hala boş boş konuşuyorsun.
Habertürk'ten Mahir Kılıç'ın haberine göre...
Eğer bu haber doğruysa hazırlanan taslağı dikkatle okudum.
5. madde kapsamında çok dikkat çekici bir şey var.
3713 sayılı terörle mücadele kanunu kapsamında yaralanan ama gazi sayılmayan kategorisinde olanları, 1005 sayılı kanun kategorisindeki haklara dahil etmişler.
1005 sayılı kanun, Türk Kurtuluş Savaşı'ndan başlayarak, Kore savaşı ve Kıbrıs savaşı gibi, Türk devletinin resmi olarak savaş ilan ettiği, başka devletlerle yaptığı savaşlara katılanları kapsıyor.
Burada kafa karıştırıcı olan şu, bölücü terör örgütüne karşı yürütülen operasyonlar, bir noktada 1005 sayılı kanun kapsamındaki devletler arası savaşlar kategorisine zımnen alınmış olmuyor mu?
Ben mi yanlış anlıyorum?
Koca mecliste, 1005 sayılı yasanın meşru devletlerle yapılan savaşları kapsadığını, bölücü terör örgütünün bu kapsamına girmediğini anlayacak kimse kalmamış mı?
Yoksa bu bilinçli olarak mı yapılıyor?
Eğer medyada dolaşanlar doğruysa, PKK bölücü terör örgütü üyesi olup suça karışmamış olanların ayırt edilmesi saçmalığı, zaten PKK terör örgütü üyeliğini zımnen suç olmaktan çıkarıyor.
Bunun üstüne bir de bu düzenleme yapıldığında, bebek katili terör örgütünün meşrulaştırılmasına doğru giden bir yolun açıldığı olgusu karşımıza çıkıyor.
1005 sayılı kanun kapsamına giren hakların, terörle mücadele malüllerine uygulanmasının yan etkilerini veya kaçınılmaz sonuçlarını başka nasıl izah edebiliriz?
PKK terör örgütü meşru bir devlet değildir, emperyalizmin kuklası şerefsiz bebek katillerinden oluşan etnik bir bölücü terör örgütüdür. Kanun yapıcı, bu ayrımı yazdığı her satırda gözetmek zorundadır. Çünkü hukuk normatif bir disiplindir, mantıksızlıkları kabul etmez.
Allah hepimize sabır versin.
Bir alacakaranlık kuşağının ortasındayız.
Dar gelirlinin gerçek enflasyonunun tablosu budur. Son bir yıllık TÜFE %31,75. Ama gıda, konut ve ulaşımdaki harcama kalemlerinde artış bunların katbekat üzerinde. Dar gelirlinin enflasyonunu bu tablo çok net gösteriyor!
AYDİN, ZULÜM ARTARAK
DEVAM EDİYOR
Aydın her yerinde olduğu gibi Nazilli’de hayvana yönelik zulüm durmuyor!
Anestezik uyuşturucu iğneyle vurulduğu iddia edilen bu canin akıbeti bilinmiyor...
Bundan 3 hafta önce besleme bölgemizdeki onlarca can aynı şekilde alınmış ve sonra tüm mucadelelerimize rağmen akıbetleri hakkında bilgi alamamıştık...
Halende Aydın Büyükşehir belediyesi hiç bir bilgi vermemektedir..
Bu can ve diğer canlar öldü mü?
Yaşıyorlarsa, sağlık durumu ve akıbeti kamuoyuyla paylaşılmalıdır.