HYP Kaldırılmalı Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliği Değiştirilmelidir
1 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe giren Aile Hekimliği Ödeme ve Sözleşme Yönetmeliğinin birçok maddesine karşı 1.Basamak Sağlık emekçileri ısrarla karşı çıkmış günlerce süren eylemler düzenlemiştir.Buna karşın Sağlık Bakanlığı tüm itirazlara rağmen geri adım atmamış yönetmeliği uygulamaya koymuştur
#HYP
Bugün, İzmir Tabip Odası’nda İzmir Aile Hekimleri Derneği Seçimli Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdik.
Genel kurulumuza katılım sağlayan ve destek veren tüm üyelerimize, ayrıca süreci başarıyla yöneten divan heyetimize teşekkür ederiz.
Geçtiğimiz dönemde Yönetim Kurulu’nda görev alarak derneğimize emek veren ve bu dönem görevlerini devreden üyelerimize özverili çalışmaları için şükranlarımızı sunarız. Yeni seçilen Yönetim Kurulu üyelerimize ise görev dönemlerinde başarılar diler, derneğimiz ve aile hekimliği camiası adına verimli bir çalışma dönemi temenni ederiz.
Aile hekimleri: “Hastayı değil, veriyi tedavi ediyoruz”
İzmir Aile Hekimleri Derneği, performans sisteminin koruyucu hekimlikten çok “veri tamamlama” odaklı işlediğini öne sürüyor.
@9uncukoyorg
https://t.co/FIcoDCffh6
"Mutlak Butlan" tabirini kamuoyunda ilk kullanan kişinin zamanında ABD konsolosluğuyla haftalık rutin görüşmeler yapan, Ergenekon mahkemelerinde hem gizli hem de açık tanık olarak Zekeriya Öz'e ifadeler veren Nuray Başaran olduğunu gözden kaçırmamamız gerekiyor.
Cumhuriyet ateşini yakanların, teslim olmayanların, boyun eğmeyenlerin memleketi güzel İzmir…
Yine omuz omuza, yine meydan meydanayız.
Partimizi, irademizi, milletin meydanında savunuyor; yarın Cumhuriyet Meydanı’nda buluşuyoruz.
İzmir Cumhuriyet Meydanı | 26 Mayıs Salı |12.00
2024 yılından bu yana İZAHED neler yaptı?
Hem bilimsel içerikleri hem de sosyal programlarıyla dolu dolu, katılımcılarından tam not alan 3 ulusal kongreyi hayata geçirdi.
1 Kasım 2024'te yürürlüğe giren "Eziyet Yönetmeliği"ne karşı sürdürülen tüm iş bırakma eylemleri ve basın açıklamalarındaki aktif katılımı, ses getiren söylemleri ve saha ziyaretleriyle sadece İzmir'de değil, ulusal çapta da büyük dikkat çekti.
Birinci basamaktaki uygulamalara yönelik, güncel konularda yürüttüğü eğitim toplantılarıyla bilimsel odaklı çalışmalarına her geçen gün bir yenisini ekledi.
İl performans itiraz komisyonuna aktif katılımı sayesinde ve hukuk komisyonu aracılığıyla üyelerine sürekli ve düzenli olarak destek sağladı.
Üyelerinin her fırsatta katkı ve geri bildirimlerini alabilmek ve aralarındaki iletişimi arttırabilmek adına farklı sosyal etkinlikler aracılığıyla bir araya geldi.
Üyelerimizin katılımı ve komisyonlarımızın desteğiyle, aynı kararlılık ve azimle çalışmalarımızı devam ettirmeyi hedefliyor, henüz üye olmayan tüm İzmir aile hekimlerini derneğimize üye olmaya davet ediyoruz.
Çünkü: "Birlikte daha güçlüyüz!"
Değerli meslektaşlarımız,
Derneğimizin geleceğini birlikte şekillendirmek ve mesleki dayanışmamızı güçlendirmek için sandık başına gidiyoruz.
Tüm üyelerimizi derneğimizin yönetim kurulunun yeni döneminde söz sahibi olmak ve katkı sunmak adına İzmir Tabip Odası’nda gerçekleşecek olan genel kurulumuza katılmaya davet ediyoruz.
1. Toplantı (Çoğunluk aranarak): 24 Mayıs 2026 | 09.00 - 16.00
2. Toplantı (Çoğunluk aranmaksızın): 7 Haziran 2026 | 09.00 - 16.00
Yer: İzmir Tabip Odası Salonu, Alsancak
Genel kurulumuzda İZAHED'in dününü, bugününü ve yarınını konuşacağız.
Son 2 yıllık süreci değerlendirerek "Ne yapmalı?"yı tartışacağımız bir sürece doğru ilerliyoruz. Sizleri bu sürece katkı sunmaya davet ediyoruz.
Hep birlikte varız, hep birlikte güçlüyüz.
İZAHED YK
09.04.2026 tarihi itibariyle Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği'nde Değişiklik uyarınca;
1) Esnek mesai uygulaması kaldırılmıştır. Gruplandırma kriterleri arasında yer almamaktadır.
Esnek mesai kaldırıldığı için çalışt��rılan veya hizmet alınan personelin çalışma saatleri değişmek durumunda kalacaktır.
2) Kamera sistemi D sınıfı aile sağlığı merkezleri için de zorunlu hale getirilmiştir.
3) Aile sağlığı merkezlerinde yer alan ortak kullanım alanları ile bu alanlarda bulunan ve ortak kullanıma tahsis edilen her türlü demirbaş, tıbbi cihaz, ekipman ve sair malzeme müşterek kullanım kapsamındadır. Bunlar aile sağlığı merkezi yönetim karar defterine kaydedilir. Gider ödemesiyle temin edilmesinden dolayı müşterek kullanım kapsamında bulunan alan ve malzemeler üzerinde ayni veya şahsi herhangi bir hak iddiasında bulunulamaz; bedel, katkı payı veya sair ad altında talepte bulunulamaz; bunların devri istenilemez ve kullanımı engellenemez. Bu alan ve malzemeler, aile sağlığı merkezinde kullanılmaya devam edilir.
4) Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ve onay verilen AHBS kullanımı zorunlu hale getirilmiştir. Şu an mevcut farklı AHBS sitemi kullanan birimler için, ruhsat onayları bitene kadar engel görünmemektedir. Takvimin daha sonra belirleneceği açıklanmıştır.
5) Evde sağlık hizmetleri için uzaktan sağlık hizmeti sunulabileceği yönetmeliğe eklenmiştir.
6 İller arası boş kalan birimlere DHY kuraları ile başvurulabilecektir.
7) Yangına karşı tüm tedbirleri alma konusunda sorumluluk aile sağlığı merkezlerine verilmiştir.
8) Vekalet veya görevlendirme halinde bakmakla yükümlü olduğu birimin tüm işlerini yapmak maddesi olarak ekleme yapılmıştır.
9) Sağlık hizmeti sunumu sırasında meydana gelen şiddet olayının adli veya mülki idare makamlarınca verilen belgeyle belgelendirilmesi durumunda, aile hekimi veya aile sağlığı çalışanına şiddet uygulayan kişinin müdürlükçe mevcut aile hekiminden kaydı, ikamet ettiği bölge göz önünde bulundurulmak suretiyle öncelikle farklı aile sağlığı merkezine, ikametine yakın farklı aile sağlığı merkezi bulunmuyor ise aynı aile sağlığı merkezinde bulunan kayıtlı nüfusu en düşük aile hekimine yapılacaktır.
Yani şiddet olayı sonrasında şiddet faili aynı aile sağlığı merkezinden hizmet almaya devam edebilecek olup, bu durum olası şiddet risklerini tekrar doğurabilecektir.
10) "Enjektör, intraket, gazlı bez, atel, sargı bezi, sütur materyali ,pulse oksimetri gibi bakanlıkça belirlenen gerekli sarf malzemeleri" bulundurma zorunluluğu getirilmiştir.
İZAHED YK
Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik öngören teklif üzerine Genel Kurul’da önemli bir konuyu gündeme getirdim.
Konuşmamda özellikle sağlık sistemimizin en kritik basamağı olan birinci basakta görev yapan aile hekimleri ile Aile Sağlığı Merkezlerinde çalışan ebe, hemşire ve sağlık personelinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çektik.
Hastaların ilk başvurduğu, tedavi sürecinin başladığı bu hayati alanda çalışanların sözleşmeli ve güvencesiz istihdam edilmesi kabul edilemez.
Komisyon aşamasında, aile hekimleri ve ASM çalışanlarının doğum izninden kesintisiz şekilde yararlanabilmesi için yeni bir düzenleme önerdik. Ancak ne yazık ki bu teklifimiz kabul edilmedi.
Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:
Bu düzenleme Genel Kurul aşamasında mutlaka düzeltilmelidir.
ASM’de çalışan ve yeni doğum yapmış bir annenin, yerine bakacak kişi bulunamadığı için ya da maaşından kesinti yapılacağı endişesiyle çalışmak zorunda bırakılması kabul edilemez. Bir annenin bebeğiyle geçirmesi gereken o ilk ve en değerli zaman, elinden alınmamalıdır.
Bir yandan “aileyi güçlendireceğiz” denilirken, diğer yandan annelerin en temel hakkının kısıtlanması büyük bir çelişkidir.
Eğer gerçekten aileyi güçlendirmek istiyorsak, bunu söylemlerle değil, adil ve uygulanabilir politikalarla yapmak zorundayız.
@AHEF2008@ANKAHED@Tabip_Sen@hekim_birligi@asmgrupdernek
@saglikbakanligi@drmemisoglu@sagliklicozum
Koruyucu Sağlık Hizmetleri Birinci Basamağın asli görevidir. Aile Hekimleri olarak vatandaşlarımızın sağlığını koruyucu hizmetleri 15 Eylül 2005’den beri her gün 20 yılı aşkın süredir gerçekleştiriyoruz. Yeni uygulama ile eklenen 6 farklı HYP kriteri ile birlikte 18 farklı izlem şeklini, binlerce veriyi her ay hastalarımızdan alarak sisteme girmemiz beklenmektedir. Bu veriler izinli, raporlu olduğumuz günlerde düşüş göstermemekte, çalışma günlerimizde günlük yüzlerce veri sisteme girmemiz beklenmektedir.
Unutulmamalıdır ki bir Aile Hekimi günde ortalama 60-70 ‘e yakın hasta muayene etmekte, vekalet edilen günlerde bu sayı günlük 120-140 ‘lara çıkmaktadır. 140 Hastanın muayene edildiği bir günde hastalara sağlıklı tanı konabilmesi mümkün değildir! Bu günlerde ilgililer bu iş yüküne artı olarak saatlerce bilgisayar başında veri girilmesini istemektedir. Aile Hekimliği birimleri Aile Hekimi ve Aile Sağlığı Çalışanından oluşmakta olup kamuya ait herhangi bir veri giriş memuru veya tıbbi sekreter Aile Sağlığı Merkezlerinde bulunmamaktadır. Hekim binlerce veriyi giren bir tıbbi sekreter veya veri giriş memuru değildir! Böyle bir düşünceyi tıp etiğinden uzak ve hastalıklı buluyoruz. Elimizde ki imkanlarla bu iş yükünün gerçekçi uygulanabilirliği bulunmamaktadır.
Bahsedilen veriler girilmediğinde %50’yi aşan oranlarda maaş kesinti uygulanmasına gidilmesi durumu ilgililerce pozitif performans şekilde lanse edilmeye çalışılmaktadır. Gerçek ise maaşımızın %65’i belirsiz performans kriterlerine bağlanmıştır.
Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu olarak ilgilileri Uyarıyoruz! Angarya benzeri veri giriş işleriyle aile hekimlerini tükenmişliğe sürükleyen, ASM şartlar��nda zamansal olarak yapılmasına imkan bulunmayan , sahada ki gerçeklerle alakası bulunmayan iş ve işlemlerden artık vazgeçin!
Bizler AHEF ve 79 İl Derneği olarak saha da GERÇEK karşılığı olan, vatandaşımıza daha kaliteli bir hizmet sunacak formüllere hakim bilgi ve donanıma sahibiz . Göstermelik ve popülizmin eşlik ettiği politikalardan vazgeçilerek vatandaşımızın gerçekten hak ettiği sağlık hizmetine erişimini istiyoruz. Bu gerçekleri halkımıza anlatmak da dahil, her türlü platformda yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz.
Vatandaşımız GERÇEK sağlık hizmetini her zaman hak eder. Vatandaşımızın sağlığını korumak, sistemde çalışan Aile Hekimlerinin haklarının savunulması için, GERÇEKLERİ anlatmaya ve çabalamaya devam edeceğiz!.
Saygılarımızla …
AHEF Yönetim Kurulu .
İnsan Hakları Gözlemevi’nin son raporuna göre Suriye’de Aralık 2024’ten bu yana 4 binin üzerinde sivil katledildi. Çoğunluğu kimlik ve inançlarından dolayı katledilen (Alevi, Dürzi ve Hıristiyan) siviller.
El-Kaide yönetimi her ay 261 kişiyi katletmiş, katletmeye devam ediyor.
Maalesef yine bir tehdidi ifşa edeceğim.
Bu kez sadece ben değil, tüm ailem hedefte.
Bir kişi, isim de vererek “şayet o kişi ile röportaj yaparsam” 13 yaşındaki kızıma, eşime, kız kardeşlerime tecavüz edip; onları “Narin gibi katledeceğini” söylüyor.
Bu sefer, milyonlarca yurttaş gibi benim ve tüm ailemin kimlik bilgilerini ele geçiren, yapay zekâ ile porno fotoğraf / video üretip şantaj yapan bir çetenin tehditleri ile uğraşıyorum.
Adreslerimize kadar mahrem olması gereken tüm kişisel bilgilerimizin ellerinde olduğunu anladığım bu çete, ailemin tüm fertlerinin telefonlarına tehdit mesajları gönderiyor.
Mesajlarının bir kısmını paylaşıyorum…
Emniyet Siber Suçlar bu kişilere hemen ulaşır isterse… Kayda geçsin diye paylaşıyorum.
Biz gazetecilerin nasıl yaşadığını görün istiyorum.
📌 HTŞ’liler, Hama’da Hırıstiyan bölgelerinde alkollü içecek satan mekanları tahrip etmeye başladı.
Şu barbarlığı izleyin.
Gün boyunca ‘şeriat istiyoruz’ diye gösteriler yapan El-Kaide’ciler, Hıristiyanlara saldırıyor. Bu sırada İsrail güney Suriye’de bir bayrak daha astı.
Katil HTŞ rejimi, Banyas sahil bölgesindeki bir Alevi köyünde daha Sünni dini dayatmaya başladı. Colani rejimi bu uygulamayı son dönemde sistematik hale getiriyor.
Alevilerin tek ve gerçek gündemi bu vahşetden başka bir şey değil ve olmamalı. Türkçülük, Kürtçülük, bizden nefret edenler için Devrim, Kendine faydasız CHP umudu, Baas sevdası, İran fanatikligi, vb. boş çabalar, büyüyerek üstümüze gelen tehlike karşısında enerjimizi boşa harcamaktan başka bir halta yaramıyor.
Yarın kapımıza dayanacaklar, uğruna bedel ödedikleriniz olacak. Uğruna kendinizi paraladığınız İnsanların çoğu, yaşayacığımız katliamlar ve zulümlere bugün olduğu gibi sessiz kalacak, hatta Suriye'deki Aleviler için söylediklerini burada da tekrarlayıp "hak ettiler" diyecekler.
Suriye'de her gün ama her gün Aleviler katlediyor. Uğruna bedel ödediğiniz siyasi yapıların hiçbirinin zerre kadar umrunda olmadığı gibi gündemlerinde bile değil.
Bütün siyasi ezberlerimizi bir kenara atıp Alevi kimliği etrafında mücadele etmek, öncelikle kendi toplumumuzu korumak dışında başka bir seçeneğimiz yok.
Tecavüzcüsünün camı kırıldı diye üzülen ahmaklara dönmüş durumdayız. Mankurtlaşma tabirinin tam karşılığıyiz ve artık kendimize gelmeliyiz
Suriye’de yaşanan Alevi katliamlarını
Avrupa Parlamentodunda dile getiren
Yunanlı Sosyalist parlamenter Nikolas Farantouris ‘a teşekkür ediyoruz. @NFarantouris