Bu tür krizlerin önüne geçebilmek için aile tuvaletlerinin yaygınlaştırılması gerekiyor. Günümüzde birçok AVM'de bulunsa da akaryakıt istasyonları, şehir meydanları ve diğer kamusal alanlarda da standart hale gelmeli. Çünkü dışarıda her zaman iki ebeveyn birlikte olmuyor. Kız çocuğuyla dışarıda olan babalar da erkek çocuğuyla dışarıda olan anneler de benzer zorluklar yaşayabiliyor. Tasarım aşamasındayken Aile tuvaletlerini eklemek hem çocukların güvenliğini hem de diğer kullanıcıların mahremiyetini koruyan en uygun çözüm olacaktır.
Bir Akaryakıt İstasyonunun Kadınlar Tuvaletinde "Kız Çocukları" Gerginliği: Polis Çağrıldı!
Bir akaryakıt istasyonunda iki küçük kızını kadınlar tuvaletine götüren bir baba ile diğer müşteriler ve istasyon personeli arasında sert bir tartışma yaşandı. Cep telefonu kameralarına yansıyan olayda, taraflar uzun süre uzlaşamadı ve durum polise bildirildi.
"Kızlarımı Erkekler Tuvaletine Götüremem"
Edinilen bilgilere göre olay, bir akaryakıt istasyonunun lavabo bölümünde meydana geldi. İki küçük kızının ellerini yıkamak ve ihtiyaçlarını gidermek için kadınlar tuvaletini kullanan bir baba, kapıda bekleyen bir başka erkek müşteri tarafından tepkiyle karşılandı. Kızlarının yaşının küçük olduğunu ve onları erkekler tuvaletine sokmasının uygun olmayacağını belirten baba, kadınlar tuvaletini kullanmakta bir sakınca görmediğini ifade etti.
Personel Devreye Girdi, Tartışma Büyüdü
Kapıda bekleyen adam ise eşinin ve oksijen tüpüne bağlı hasta kayınvalidesinin sıra beklediğini söyleyerek babaya tepki gösterdi. Tartışmaya daha sonra istasyonun kadın müdürü de dahil oldu. Personel, babaya dışarı çıkması yönünde uyarılarda bulunurken, durumu yetkililere bildirmek üzere polise haber verdi.
Tartışmanın büyümesi ve seslerin yükselmesi üzerine babanın yanındaki küçük kız çocuğunun korktuğu ve gözyaşlarına hakim olamadığı görüldü. Babasının elini tutarak ağlayan çocuğu sakinleştirmeye çalışan adam, "Onlar daha çocuk ve kız çocukları kadınlar tuvaletini kullanır. Erkekler tuvaletinde ne işleri var?" diyerek kendisini savundu.
Sosyal Medyayı İkiye Bölen Görüntüler
Olay anını cep telefonuyla kayda alan baba, kapıda kendisini polise şikayet eden adamı ve sırasını bekleyen yaşlı kadını da görüntüledi. Olay yerinden ayrılmadan önce polisin gelmesini bekleyeceğini söyleyen adam ile istasyon personeli arasındaki gerilim, küçük kızların ellerinin yıkanmasının ardından istasyon içerisindeki market bölümünde de bir süre devam etti.
Sosyal medyada paylaşılan görüntüler kullanıcıları ikiye böldü. Bir kısım kullanıcı babanın haklı olduğunu ve küçük kız çocuklarının güvenlik ile hijyen gerekçesiyle babaları tarafından kadınlar tuvaletine götürülebileceğini savunurken; diğer bir kısım ise kadınlar tuvaletinde bir erkeğin bulunmasının oradaki diğer kadınları rahatsız edebileceğini belirterek istasyon yönetimini haklı buldu.
@gundem7x24 "İzin ver de Kabe'ni görelim Allah " sözü tüm Türkiyenin diline dolandı sanki toplu bir niyaz gibi.. Ramazanda dua hükmüne geçer. Önümüzdeki günlerde umreye gidenlerde ciddi bir artış görürsek hiç şaşırmam. Hiç planında olmayanlar bile yollara düşebilir.😄
@hackentirol 1,5 yıl önce düzenli olarak okumaya başlamıştım. Denildiği gibi kısa sürede çok farklı kapılar açtı bana da. Bu yüzden Mülk Suresini, beni koruyan, bana eşlik eden ve kalbime yön veren bir yoldaş gibi görüyorum🥹 okumaya niyet edenler için 3 aylar büyük fırsat..
En kritik, en zor anda kutsal emanetleri İstanbul'a gönderen Fahrettin Paşa'ya selam olsun. Mekanı âli, makamı yüce olsun.
Müslümanlar oraya gitmesin istiyorlar. Gidenlere de büyü yapıyorlar. Bu yüzden başta gençler olmak üzere tüm Müslümanlar mukaddes topraklara gitmeli, oraya sahip çıkmalıdır. Suud yönetimine duyulan kızgınlık sebebiyle kutsal topraklardan uzak durulmamalıdır. Aksine bilinçle ve niyetle orada bulunulmalıdır. Özellikle de gençler.
Tarafımızı net bir şekilde belli etmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Şeytanın mı tarafındayız, Allah'ın mı? Hak ile mi yürüyoruz, bâtılla mı?
Saflar giderek sıklaşıyor.
Önümüzdeki yıllarda bu ayrışmayı daha net bir şekilde göreceğiz.
Şeytanın düzeni yok olup gidecektir.
De ki: “Hak geldi, bâtıl yok olup gitti. Zaten bâtıl, mahiyeti gereği yok olmaya mahkûmdur.”
(İsrâ, 17/81)
@asayisberkemal0 Caydırıcılığını yitirmiş ceza sisteminin bu tür vahşetleri önleyemediği ortada artık. 'Kısasta hayat vardır' sözünü daha iyi anlıyoruz ve kısas istiyoruz.. 'Aile yılı' deniliyor ama mevcutta olan çocukları bile artık ne hukuk ne de devlet koruyabiliyor.
Mimarlar ne alaka diyen çok olmuş. Bence bu karar için epey geç kalınmıştı. Yeşil pasaport kimseye lüks sağlamak için değil, yurt dışında proje yapan, ülkeyi temsil eden nitelikli mesleklere hareket kolaylığı vermek içindir.
Mimarlar sadece çizim yapan kişiler değil, kültür üreten sanatçılardır. UNESCO, ICOMOS ve UIA gibi kurumlarda mimar, eserin gerçek sahibi yani "kültürel mirasın müellifi" kabul edilir. Özellikle Avrupa’da Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerde törenlerde mimarlar öncelikli davetli olur. Resmi açılışlarda projeyi yapan mimarın yatırımcıdan, müteahhitten bile önce anılması bu yüzdendir.
Türkiye’den çıkan mimar ve mühendislerin dünyada iş yapması ülkeye hem döviz hem itibar kazandırır. Bu düzenleme ayrıcalık değil, mesleğin dünyadaki değerinin Türkiye’de de kabul edilmesidir.
Mimar ve mühendislere yeşil pasaport verilmesini öngören kanun teklifi TBMM'ye sunuldu.
• Teklif, 15 yılını doldurmuş meslek odasına kayıtlı fiili çalışanları kapsıyor.
@Aslanefem6 +100 yaş ve üzeri tarihi binaları restore ederken insanlar hep 'bir şey buldunuz mu?' diye soruyor 😅 demek ki kafalarında böyle bir şey canlanıyor.
@ViveLaLiberte_0@ihsanmrcn Türkiyede değil. Dünyanın en İslamofobik ülkelerinden biri olan Belçika da yaşıyordu. Böyle deyince de gurbetçi olduğunu düşünebilirsin ama Türk kökenli değil tamamen yabancı birisi.
Ateist bir ailede, ateist bir mahallede büyümüş hatta ailesi Hristiyan din derslerine bile girmesine izin vermemiş olan bir arkadaşımız vardı. Ve o Müslüman oldu. Bu cümlenin ucu Allah’a gidiyor. Dikkatli konuşmak lazım. Çünkü O dilerse, hiçbir şey imkansız değildir. Ol der ve olur.